bugün
- sözlük erkeklerinin bicepsleri22
- kale'nin bicepleri altında güvende hissetmek7
- bicepsleriyle gündem olmak isteyen erkek yazar6
- izmirbeyfendisi5
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması11
- sözlük yazarlarının tatlıları4
- kale'nin bicepsleri5
- yemek yapmayı bilmeyen erkek5
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- kale3112 de olup true da olmayan ne var3
- abur cuburu tamamen bırakmak3
- nohut köftesi6
- fon vurgunu39
- from gold from dust9
- kale3112 buraya üçlü çektir tayfaya2
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur13
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
- sergen yalçın9
- boşalırken anıran erkek5
- özelden gelen saçma mesajlar12
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- kurallara neden uyduğumuz sorusu2
- acı soslu süs domuzu7
- salat namaz değildir3
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- clemence baptista16
- anın görüntüsü18
- nervio4
- kim bu erzincanlı9
- günlük tutmak2
- kolye140
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor5
- arkadaşlar hayırlı olsun der misiniz lütfen9
- hakkını helal etmeyen evlat3
- fenerbahçe 5 slavia prag 13
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker10
- mercimek makarnası5
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı22
- sözlükten 50 kişi çıkarırsam yazacak kimse kalmaz6
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı7
- üsküdar da cumhur ittifakı başkanvekili seçimi7
- devlet putu2
- günü geçmiş buz gibi süt4
- haberler3
- palmiye4
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi10
- devletin bisiklet ehliyeti zorunluluğu3
benim annem
küçücükken başucumda
bana ninni söylerdin
sabahları uyanınca
beni okşar severdin
benim annem güzel annem
beni al kollarına
kucağında okşa beni
ninniler söyle bana
bu gün hala kulağımda
çınlıyor tatlı sesin
güzel annem kalbimin sen
en büyük neşesisin
benim yavrum tatlı yavrum
gel benim kollarıma
kucağımda uzan öyle
ninniler söyleyim sana
(bkz: alın teri değil kopyala yapıştır)
küçücükken başucumda
bana ninni söylerdin
sabahları uyanınca
beni okşar severdin
benim annem güzel annem
beni al kollarına
kucağında okşa beni
ninniler söyle bana
bu gün hala kulağımda
çınlıyor tatlı sesin
güzel annem kalbimin sen
en büyük neşesisin
benim yavrum tatlı yavrum
gel benim kollarıma
kucağımda uzan öyle
ninniler söyleyim sana
(bkz: alın teri değil kopyala yapıştır)
benim annem senin anneni döver *
beni hiç kimseye övmez,
yaptığım hiç bir işi beğenmez,
beceriksiz olduğumu söyler durur,
başkalarının yanında beni hep küçük düşürür,
evde kaldığımı söyler ve ' seni kim ne yapsın ki ' diye bir de üzeri mum diker (daha sadece 24 yaşındayım )
su içtiğim bardaktan su içmez, benimle aynı tabaktan yemez (sanırım benden iğreniyor)
Beni hiç öpmez, bana dokunmaz ve asla ama asla sarılmaz...
ama onu yine de seviyorum :(
hem de çok
bir gün onsuz kalırsam ne yaparım diye bazı geceler ağlıyorum...
yaptığım hiç bir işi beğenmez,
beceriksiz olduğumu söyler durur,
başkalarının yanında beni hep küçük düşürür,
evde kaldığımı söyler ve ' seni kim ne yapsın ki ' diye bir de üzeri mum diker (daha sadece 24 yaşındayım )
su içtiğim bardaktan su içmez, benimle aynı tabaktan yemez (sanırım benden iğreniyor)
Beni hiç öpmez, bana dokunmaz ve asla ama asla sarılmaz...
ama onu yine de seviyorum :(
hem de çok
bir gün onsuz kalırsam ne yaparım diye bazı geceler ağlıyorum...
benim annem;
yemeğin yanmış tarafını kimseye göstermeden kendi tabağına alandır.
gecenin bir vakti uykusunu bölüp üstümü örtendir.
uzak memleketten gelen misafirlerini ağırlamak için altın setini bozdurandır.
gözüme bakar bakmaz söylemediklerimi anlayandır.
25 yıldır kayınvalidesine anası gibi bakan, yeri geldiğinde ona banyo yaptıran, yeri geldiğinde onun altını temizleyendir.
öğrencilerine daha fazlasını öğretebilmek için bilgisayar ve internet kullanmayı öğrenen, saatlerce araştırma yapandır.
sırf öğrencileri istedi diye melodika çalmayı öğrenen, sonra da öğrencilerine bunu öğretip topluluk oluşturandır.
hasta olmasına rağmen gece gündüz demeden çalışan, hastalığını hiçbir şeye bahane etmeyendir.
misafirliğe gittiği aileye yük olmamak için, ev sahibesinden daha çok kendini paralayandır.
yazın durumlar sıkışınca, aslında bu yaz evde kalmanın ona daha iyi geleceğini söyleyebilendir.
bir iki saat içinde elde avuçta ne varsa ortaya döken, sofrayı çeşit çeşit yiyeceklerle donatabilendir.
mükemmel bir anne, mükemmel bir aşçı, mükemmel bir eş, mükemmel bir evlat, mükemmel bir kadındır.
benim sıkıntıma benden daha çok üzülen, sıkıntımı gidermek için benden daha çok çaba sarfedendir.
dersi öğleden sonra olmasına reğmen sabahın yedisinde babama kahvaltı hazırlayabilmek için kalkandır.
özetle, benim annem bir başkadır. onun evladı olmaktan her zaman gurur duyarım.
yemeğin yanmış tarafını kimseye göstermeden kendi tabağına alandır.
gecenin bir vakti uykusunu bölüp üstümü örtendir.
uzak memleketten gelen misafirlerini ağırlamak için altın setini bozdurandır.
gözüme bakar bakmaz söylemediklerimi anlayandır.
25 yıldır kayınvalidesine anası gibi bakan, yeri geldiğinde ona banyo yaptıran, yeri geldiğinde onun altını temizleyendir.
öğrencilerine daha fazlasını öğretebilmek için bilgisayar ve internet kullanmayı öğrenen, saatlerce araştırma yapandır.
sırf öğrencileri istedi diye melodika çalmayı öğrenen, sonra da öğrencilerine bunu öğretip topluluk oluşturandır.
hasta olmasına rağmen gece gündüz demeden çalışan, hastalığını hiçbir şeye bahane etmeyendir.
misafirliğe gittiği aileye yük olmamak için, ev sahibesinden daha çok kendini paralayandır.
yazın durumlar sıkışınca, aslında bu yaz evde kalmanın ona daha iyi geleceğini söyleyebilendir.
bir iki saat içinde elde avuçta ne varsa ortaya döken, sofrayı çeşit çeşit yiyeceklerle donatabilendir.
mükemmel bir anne, mükemmel bir aşçı, mükemmel bir eş, mükemmel bir evlat, mükemmel bir kadındır.
benim sıkıntıma benden daha çok üzülen, sıkıntımı gidermek için benden daha çok çaba sarfedendir.
dersi öğleden sonra olmasına reğmen sabahın yedisinde babama kahvaltı hazırlayabilmek için kalkandır.
özetle, benim annem bir başkadır. onun evladı olmaktan her zaman gurur duyarım.
bütün anneler gibi eli öpülesidir.
Az evvel anamla konuştum , cayı demledim oturduk kardesinle ictik diyor, rüzgar da esıyormuş, ben hala daha okuyom da adam olacakmışım.
benim annem toyota gibi adam.
Bir şeyi kırıp döktüğünde ben yakınlardaysam hemen beni suçlama moduna giren tapılası varlıktır.
benim annem;
çocukluğumda bana tok gözlü olmayı öğreten insandır.
çocukluğumda bana tok gözlü olmayı öğreten insandır.
benim annem;
çocukluğumda bana tok gözlü olmayı öğreten insandır.
bana reçel yapmayı öğretmiştir.
bana topuklu ayakkabı ile nasıl kırıtmadan yürüneceğini öğretmiştir.
daima bir b planımın olması gerektiğini öğretmiştir.
babam dahil hiçbir erkeğe sırtımı dayamadan hayatımı kazanmam gerektiğini öğretmiştir.
şevkat duygusunu bana aşılayan insandır.
kötülük yapana kötülükle değil de iyilikle cevap verirsem karşımdakini daha fazla mahçup edebileceğimi göstermiştir.
çiçekleri bana sevdiren insandır.
bana araba kullanmayı öğreten insandır.
kek yapmayı tutturana kadar sabırla defalarca kek yaptırmıştır. *
hep bugünü yaşamamı, geleceği beklerken zaten geleceğin şu an olduğunu söylemiştir.
anaç bir insan oluşum annemin aşıladığı bir yönümdür.
güçlü olmam için çok güçlü olmuştur.
telefon kullanmayı sevmemesine rağmen uzaklara gittiğim için mesaj atmayı sever hale gelmiştir.
benim ''indim anne'' mesajım gelmeden yastığa başını koymayan insandır.
beni her uçuşa dualarla gönderen insandır.
küs kalmanın kimseye bir faydası olmadığını, yarın belki o kişinin hayatta olmayacağını bu sebeple kimseyle küs kalmamamı tembihleyen insandır.
işim gereği insanlarla olan diyaloglarımda kimseye küstahlık etmememi, kötü davranmamamı bunun bana bir faydasının olmayacağını sürekli hatırlatan şahane insandır.
gürcüydü ve çok güzeldi..
akıllıydı..
beni tüm kötülüklerden koruyan insandı.
naifti..
zarifti..
bana mütevazi olmayı öğretmiştir.
sevmekle heyecan arasındaki o ince çizgiyi gösterdi.
ve bugün bu güzel insan, benim annem hayatta değil. öğrettiği yüzlerce şey için minnettarım. özlemim hiçbir yere sığmasa da benim annem olduğu ve birlikte geçirdiğimiz zamanlar için bir kez daha şükrediyorum. nur içinde yatsın benim güzel annem..
çocukluğumda bana tok gözlü olmayı öğreten insandır.
bana reçel yapmayı öğretmiştir.
bana topuklu ayakkabı ile nasıl kırıtmadan yürüneceğini öğretmiştir.
daima bir b planımın olması gerektiğini öğretmiştir.
babam dahil hiçbir erkeğe sırtımı dayamadan hayatımı kazanmam gerektiğini öğretmiştir.
şevkat duygusunu bana aşılayan insandır.
kötülük yapana kötülükle değil de iyilikle cevap verirsem karşımdakini daha fazla mahçup edebileceğimi göstermiştir.
çiçekleri bana sevdiren insandır.
bana araba kullanmayı öğreten insandır.
kek yapmayı tutturana kadar sabırla defalarca kek yaptırmıştır. *
hep bugünü yaşamamı, geleceği beklerken zaten geleceğin şu an olduğunu söylemiştir.
anaç bir insan oluşum annemin aşıladığı bir yönümdür.
güçlü olmam için çok güçlü olmuştur.
telefon kullanmayı sevmemesine rağmen uzaklara gittiğim için mesaj atmayı sever hale gelmiştir.
benim ''indim anne'' mesajım gelmeden yastığa başını koymayan insandır.
beni her uçuşa dualarla gönderen insandır.
küs kalmanın kimseye bir faydası olmadığını, yarın belki o kişinin hayatta olmayacağını bu sebeple kimseyle küs kalmamamı tembihleyen insandır.
işim gereği insanlarla olan diyaloglarımda kimseye küstahlık etmememi, kötü davranmamamı bunun bana bir faydasının olmayacağını sürekli hatırlatan şahane insandır.
gürcüydü ve çok güzeldi..
akıllıydı..
beni tüm kötülüklerden koruyan insandı.
naifti..
zarifti..
bana mütevazi olmayı öğretmiştir.
sevmekle heyecan arasındaki o ince çizgiyi gösterdi.
ve bugün bu güzel insan, benim annem hayatta değil. öğrettiği yüzlerce şey için minnettarım. özlemim hiçbir yere sığmasa da benim annem olduğu ve birlikte geçirdiğimiz zamanlar için bir kez daha şükrediyorum. nur içinde yatsın benim güzel annem..
1.59'luk bir kadın...
aşk gibi, sevda gibi...
huysuz ve tatlı bir kadın.
küçücük; elleri, gözleri, ayakları...
nasıl yeter bu küçücük beden herşeyi kucaklamaya, şaşırırır insan.
herşeyi fazla gelir kendisine, hep birilerine dağıtacak kadar çoktur şefkati, sevgisi, parası... olmayanı bile bulur buluşturur da olmayana verir benim annem.
ağabeyinin böbrekleri iflas edince, kendi böbreğini çıkarıp veren bir kadın... iyileşen ve hayatına devam eden bir ağabey ve iyileşemeyip abisinden beter olan annem... yine de şikayet etmez, arada söylense de halinden memnun gibi davranır benim annem.
üvey oğlunu, babasıyla artık bir bağı kalmamasına rağmen,*annesiymiş gibi koşuşturup evlendiren bir kadın...
üvey oğlunun çocuğuna, sanki kendi torunuymuş gibi bakan, hakettiği saygıyı bile göremezken kendini iki yaşında bir çocuğa adayan miniminnacık bir kadın...
çocuklarını tek başına büyütüp okutan, kimseye muhtaç olmayıp böyle yaşamayı öğreten erkek fatma, sabır taşı...
"ben kararlı uçarken yolumda,
sen çatık kaşlarının altında...
her yeni güne sevgiyle başlarsın
anneemm, sen benim yanıma kalansın...."
aşk gibi, sevda gibi...
huysuz ve tatlı bir kadın.
küçücük; elleri, gözleri, ayakları...
nasıl yeter bu küçücük beden herşeyi kucaklamaya, şaşırırır insan.
herşeyi fazla gelir kendisine, hep birilerine dağıtacak kadar çoktur şefkati, sevgisi, parası... olmayanı bile bulur buluşturur da olmayana verir benim annem.
ağabeyinin böbrekleri iflas edince, kendi böbreğini çıkarıp veren bir kadın... iyileşen ve hayatına devam eden bir ağabey ve iyileşemeyip abisinden beter olan annem... yine de şikayet etmez, arada söylense de halinden memnun gibi davranır benim annem.
üvey oğlunu, babasıyla artık bir bağı kalmamasına rağmen,*annesiymiş gibi koşuşturup evlendiren bir kadın...
üvey oğlunun çocuğuna, sanki kendi torunuymuş gibi bakan, hakettiği saygıyı bile göremezken kendini iki yaşında bir çocuğa adayan miniminnacık bir kadın...
çocuklarını tek başına büyütüp okutan, kimseye muhtaç olmayıp böyle yaşamayı öğreten erkek fatma, sabır taşı...
"ben kararlı uçarken yolumda,
sen çatık kaşlarının altında...
her yeni güne sevgiyle başlarsın
anneemm, sen benim yanıma kalansın...."
hayatta paradan başka hiçbir şeye değer vermeyen, sadece erkek çocuğunu seven, bizden nefret ettiğini her fırsatta yüzümüze söyleyen, çocukluğumu gençliğimi mahveden, babamızı bizden ayıran, benim hayatımı zehir eden...
Benim annem hasta olunca herkese saldırasım var benim. Siz hasta olun, annem olmasın.
benim annem iyi biri. düşünceli, yardımsever ve saf, temiz.
ama benim annem kendine aynada hiç bakmıyor.
ergenliğimde delirttiği gibi şimdi kardeşimi de delirtiyor. ben kollarımı bacaklarımı tırmalardım, kardeşim kollarını cam parçasıyla kesmiş dün.
anlamıyorum anne, daha ne olmasını bekliyorsun aynaya bakmak için? koca insan oldum hala ben bile deli oluyorum sana, 13 yaşındaki kızın intihar etmesini mi istiyorsun düzelmek için?
"insanlar nankörmüş" diyorsun, "yazıklar olsun" diyorsun ben sana söylendiğim zaman, peki dedin mi hiç "ben ne yapıyorum" diye?
kız 30 dakika duşta durduysa ne olmuş yani?
gerek var mı ceza diye kızın cep telefonunu bi alıp bi geri vermeye?
çok mu lazım bilgisayara şifre koymak?
o kadar önemli mi televizyonun fişini çekmek?
sürekli birilerini örnek gösterip birileriyle karşılaştırıyorsun. hep muhalefetsin her cümleden kavga çıkartıyorsun, her zaman ama her zaman söylenecek bir şeyler buluyorsun.
"dövdük mü, istediği şeyi yapmasına izin vermedik mi?" diyorsun, hayır dövmedin, istediği şeyi yapmasına izin verdin ama sen hep kafasına kaktın bunları. hep gözüne gözüne soktun yaptığın iyi şeyleri. ve onun yaptığı kötü ne varsa dilinden düşürmedin be anne, hiç susmadın be anne.
düşünüyorum bazen sen olmasaydın ne olurdu diye. bir bok beceremezdim sanırım, sen bize 90 yaşımıza da gelsek lazımsın evet ama içerden kemiriyorsun bizi be.
aç gözlerini de bir bak!
sen ağır konuşuyorsun, kırıcı konuşuyorsun, dur durak bilmeden paramparça yapıyorsun.
anne herkes mükemmel olmak, çok çalışmak, iyi bir yere girmek zorunda değil.
sen zamanında çok çalıştın diye biz de öyle olmak zorunda değiliz be annem, bizden neden hala yapamayacağımz şeyleri istiyorsun?
neden kabul etmiyorsun, niye be niye?!!
iki evladın da senden nefret edecek bu gidişle. yaptıklarını unutmayacaklar merak etme.
hiç kabul etmedin, hiç "tamam siz haklısınız" demedin.
bir günümüz geçmedi sesinin yükselmediği, tek bir gün"
ve tek seferle de bitmedi, en az 5-6 posta söylendin her allahın günü. işin kötüsü söylenmeye de devam edeceksin.
sen bizim hep iyiliğimizi istedin, bizi çok sevdin, seviyorsun biliyoruz ama allah aşkına bir bak, boğazımızdaki ellerin hiç gevşemedi. neden bunu kendine de bize de yapıyorsun? neden kendinden bu kadar uzaklaştırıyorsun?
bi kabul etsen, bi anlasan yaptıklarını...
ya çocukların seninle bir şey paylaşmıyor, bir derdini, bir sevincini paylaşmıyor. sana sevgilinin "s"sini söyleyemiyorum be anne, sana anlatamıyorum bir şey.
sen neden böyle davranıyorsun anne? neden?
"mendil mi sat dedik, ders çalışmaktan başka ne bekledik?" diyorsun ya anne, biz istemedik işte. sıkı sıkı ders çalışmak istemedik, okul birincisi olmak istemedik, kendi istediğin gibi davranmamızı istiyorsun ya anne, hiç gelip sordun mu "bir sıkıntın var mı?" diye, hiç güleryüz gösterdin mi son zamanlarda? ailecek muhabbet ederken, "dersler" diye başlayıp o güzel ortamın içine etmediğin bir gün oldu mu son zamanlarda anne?
istediğimizi yaptın, izin verdin ama sonra bunu defalarca defalarca defalarca söylemediğin bir zaman oldu mu?
sana hiçbir zaman kötü birisin diyemem, sen çok iyi birisin.
ama berbat bir annesin.
üzgünüm.
ama benim annem kendine aynada hiç bakmıyor.
ergenliğimde delirttiği gibi şimdi kardeşimi de delirtiyor. ben kollarımı bacaklarımı tırmalardım, kardeşim kollarını cam parçasıyla kesmiş dün.
anlamıyorum anne, daha ne olmasını bekliyorsun aynaya bakmak için? koca insan oldum hala ben bile deli oluyorum sana, 13 yaşındaki kızın intihar etmesini mi istiyorsun düzelmek için?
"insanlar nankörmüş" diyorsun, "yazıklar olsun" diyorsun ben sana söylendiğim zaman, peki dedin mi hiç "ben ne yapıyorum" diye?
kız 30 dakika duşta durduysa ne olmuş yani?
gerek var mı ceza diye kızın cep telefonunu bi alıp bi geri vermeye?
çok mu lazım bilgisayara şifre koymak?
o kadar önemli mi televizyonun fişini çekmek?
sürekli birilerini örnek gösterip birileriyle karşılaştırıyorsun. hep muhalefetsin her cümleden kavga çıkartıyorsun, her zaman ama her zaman söylenecek bir şeyler buluyorsun.
"dövdük mü, istediği şeyi yapmasına izin vermedik mi?" diyorsun, hayır dövmedin, istediği şeyi yapmasına izin verdin ama sen hep kafasına kaktın bunları. hep gözüne gözüne soktun yaptığın iyi şeyleri. ve onun yaptığı kötü ne varsa dilinden düşürmedin be anne, hiç susmadın be anne.
düşünüyorum bazen sen olmasaydın ne olurdu diye. bir bok beceremezdim sanırım, sen bize 90 yaşımıza da gelsek lazımsın evet ama içerden kemiriyorsun bizi be.
aç gözlerini de bir bak!
sen ağır konuşuyorsun, kırıcı konuşuyorsun, dur durak bilmeden paramparça yapıyorsun.
anne herkes mükemmel olmak, çok çalışmak, iyi bir yere girmek zorunda değil.
sen zamanında çok çalıştın diye biz de öyle olmak zorunda değiliz be annem, bizden neden hala yapamayacağımz şeyleri istiyorsun?
neden kabul etmiyorsun, niye be niye?!!
iki evladın da senden nefret edecek bu gidişle. yaptıklarını unutmayacaklar merak etme.
hiç kabul etmedin, hiç "tamam siz haklısınız" demedin.
bir günümüz geçmedi sesinin yükselmediği, tek bir gün"
ve tek seferle de bitmedi, en az 5-6 posta söylendin her allahın günü. işin kötüsü söylenmeye de devam edeceksin.
sen bizim hep iyiliğimizi istedin, bizi çok sevdin, seviyorsun biliyoruz ama allah aşkına bir bak, boğazımızdaki ellerin hiç gevşemedi. neden bunu kendine de bize de yapıyorsun? neden kendinden bu kadar uzaklaştırıyorsun?
bi kabul etsen, bi anlasan yaptıklarını...
ya çocukların seninle bir şey paylaşmıyor, bir derdini, bir sevincini paylaşmıyor. sana sevgilinin "s"sini söyleyemiyorum be anne, sana anlatamıyorum bir şey.
sen neden böyle davranıyorsun anne? neden?
"mendil mi sat dedik, ders çalışmaktan başka ne bekledik?" diyorsun ya anne, biz istemedik işte. sıkı sıkı ders çalışmak istemedik, okul birincisi olmak istemedik, kendi istediğin gibi davranmamızı istiyorsun ya anne, hiç gelip sordun mu "bir sıkıntın var mı?" diye, hiç güleryüz gösterdin mi son zamanlarda? ailecek muhabbet ederken, "dersler" diye başlayıp o güzel ortamın içine etmediğin bir gün oldu mu son zamanlarda anne?
istediğimizi yaptın, izin verdin ama sonra bunu defalarca defalarca defalarca söylemediğin bir zaman oldu mu?
sana hiçbir zaman kötü birisin diyemem, sen çok iyi birisin.
ama berbat bir annesin.
üzgünüm.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar