bugün
- silver ile evlenecek erkek31
- fenerbahçe nin transferi kapaması16
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği6
- sözlük yazarlarının kombinleri11
- parayla saadet olması18
- ismet biradere koşarken çelme takmak6
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması8
- kot ceketin havalı olduğu yıllar9
- amedspor19
- aykolik 31 çekmeyi nerden öğrendi sorunsalı3
- ışıktan altın elde etmek4
- kürt sorunu12
- zengin olunca yapılacak ilk görgüsüzlük9
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir5
- evlenme masrafını balayında kullanmak8
- sabah kahvaltısını gevrekle yapmak3
- iran düşmanlığı11
- crimson desert2
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
- gammaz gammazı neresinden tanır4
- karizmatik soyadları6
- sinem dedetaş4
- hepinizi karim yapacam olum2
- 2026 ağustos ayı nasıl geçti2
- evlilikle saadet olması3
- silvermist vs zendaya2
- ama yeni parti tüzüğü11
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı27
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz8
- sözlükten hatun götürmek3
- era7capone4
- evlenecek kız kalmaması13
- bostanlı da kahve içip kitap okumak7
- çekirdek yiyen erkek3
- diamond basphorus2
- ibrahim mbaye2
- çin halk cumhuriyeti4
- mauro icardi6
- küpe takan erkek3
- altındaki 12 tl 74 kuruşluk zararımı kim ödeyecek6
- trafikte sinirlenip bağırmak10
- mühendis abazanlığı2
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- montun cebinden tek çekirdek çıkması2
- flört yapay zekası5
- dürüm yerken suikaste uğramak6
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- 1 eylül dünya barış günü4
- 2026 yazı3
- sarapci koala60
benim annem
küçücükken başucumda
bana ninni söylerdin
sabahları uyanınca
beni okşar severdin
benim annem güzel annem
beni al kollarına
kucağında okşa beni
ninniler söyle bana
bu gün hala kulağımda
çınlıyor tatlı sesin
güzel annem kalbimin sen
en büyük neşesisin
benim yavrum tatlı yavrum
gel benim kollarıma
kucağımda uzan öyle
ninniler söyleyim sana
(bkz: alın teri değil kopyala yapıştır)
küçücükken başucumda
bana ninni söylerdin
sabahları uyanınca
beni okşar severdin
benim annem güzel annem
beni al kollarına
kucağında okşa beni
ninniler söyle bana
bu gün hala kulağımda
çınlıyor tatlı sesin
güzel annem kalbimin sen
en büyük neşesisin
benim yavrum tatlı yavrum
gel benim kollarıma
kucağımda uzan öyle
ninniler söyleyim sana
(bkz: alın teri değil kopyala yapıştır)
benim annem senin anneni döver *
beni hiç kimseye övmez,
yaptığım hiç bir işi beğenmez,
beceriksiz olduğumu söyler durur,
başkalarının yanında beni hep küçük düşürür,
evde kaldığımı söyler ve ' seni kim ne yapsın ki ' diye bir de üzeri mum diker (daha sadece 24 yaşındayım )
su içtiğim bardaktan su içmez, benimle aynı tabaktan yemez (sanırım benden iğreniyor)
Beni hiç öpmez, bana dokunmaz ve asla ama asla sarılmaz...
ama onu yine de seviyorum :(
hem de çok
bir gün onsuz kalırsam ne yaparım diye bazı geceler ağlıyorum...
yaptığım hiç bir işi beğenmez,
beceriksiz olduğumu söyler durur,
başkalarının yanında beni hep küçük düşürür,
evde kaldığımı söyler ve ' seni kim ne yapsın ki ' diye bir de üzeri mum diker (daha sadece 24 yaşındayım )
su içtiğim bardaktan su içmez, benimle aynı tabaktan yemez (sanırım benden iğreniyor)
Beni hiç öpmez, bana dokunmaz ve asla ama asla sarılmaz...
ama onu yine de seviyorum :(
hem de çok
bir gün onsuz kalırsam ne yaparım diye bazı geceler ağlıyorum...
benim annem;
yemeğin yanmış tarafını kimseye göstermeden kendi tabağına alandır.
gecenin bir vakti uykusunu bölüp üstümü örtendir.
uzak memleketten gelen misafirlerini ağırlamak için altın setini bozdurandır.
gözüme bakar bakmaz söylemediklerimi anlayandır.
25 yıldır kayınvalidesine anası gibi bakan, yeri geldiğinde ona banyo yaptıran, yeri geldiğinde onun altını temizleyendir.
öğrencilerine daha fazlasını öğretebilmek için bilgisayar ve internet kullanmayı öğrenen, saatlerce araştırma yapandır.
sırf öğrencileri istedi diye melodika çalmayı öğrenen, sonra da öğrencilerine bunu öğretip topluluk oluşturandır.
hasta olmasına rağmen gece gündüz demeden çalışan, hastalığını hiçbir şeye bahane etmeyendir.
misafirliğe gittiği aileye yük olmamak için, ev sahibesinden daha çok kendini paralayandır.
yazın durumlar sıkışınca, aslında bu yaz evde kalmanın ona daha iyi geleceğini söyleyebilendir.
bir iki saat içinde elde avuçta ne varsa ortaya döken, sofrayı çeşit çeşit yiyeceklerle donatabilendir.
mükemmel bir anne, mükemmel bir aşçı, mükemmel bir eş, mükemmel bir evlat, mükemmel bir kadındır.
benim sıkıntıma benden daha çok üzülen, sıkıntımı gidermek için benden daha çok çaba sarfedendir.
dersi öğleden sonra olmasına reğmen sabahın yedisinde babama kahvaltı hazırlayabilmek için kalkandır.
özetle, benim annem bir başkadır. onun evladı olmaktan her zaman gurur duyarım.
yemeğin yanmış tarafını kimseye göstermeden kendi tabağına alandır.
gecenin bir vakti uykusunu bölüp üstümü örtendir.
uzak memleketten gelen misafirlerini ağırlamak için altın setini bozdurandır.
gözüme bakar bakmaz söylemediklerimi anlayandır.
25 yıldır kayınvalidesine anası gibi bakan, yeri geldiğinde ona banyo yaptıran, yeri geldiğinde onun altını temizleyendir.
öğrencilerine daha fazlasını öğretebilmek için bilgisayar ve internet kullanmayı öğrenen, saatlerce araştırma yapandır.
sırf öğrencileri istedi diye melodika çalmayı öğrenen, sonra da öğrencilerine bunu öğretip topluluk oluşturandır.
hasta olmasına rağmen gece gündüz demeden çalışan, hastalığını hiçbir şeye bahane etmeyendir.
misafirliğe gittiği aileye yük olmamak için, ev sahibesinden daha çok kendini paralayandır.
yazın durumlar sıkışınca, aslında bu yaz evde kalmanın ona daha iyi geleceğini söyleyebilendir.
bir iki saat içinde elde avuçta ne varsa ortaya döken, sofrayı çeşit çeşit yiyeceklerle donatabilendir.
mükemmel bir anne, mükemmel bir aşçı, mükemmel bir eş, mükemmel bir evlat, mükemmel bir kadındır.
benim sıkıntıma benden daha çok üzülen, sıkıntımı gidermek için benden daha çok çaba sarfedendir.
dersi öğleden sonra olmasına reğmen sabahın yedisinde babama kahvaltı hazırlayabilmek için kalkandır.
özetle, benim annem bir başkadır. onun evladı olmaktan her zaman gurur duyarım.
bütün anneler gibi eli öpülesidir.
Az evvel anamla konuştum , cayı demledim oturduk kardesinle ictik diyor, rüzgar da esıyormuş, ben hala daha okuyom da adam olacakmışım.
benim annem toyota gibi adam.
Bir şeyi kırıp döktüğünde ben yakınlardaysam hemen beni suçlama moduna giren tapılası varlıktır.
benim annem;
çocukluğumda bana tok gözlü olmayı öğreten insandır.
çocukluğumda bana tok gözlü olmayı öğreten insandır.
benim annem;
çocukluğumda bana tok gözlü olmayı öğreten insandır.
bana reçel yapmayı öğretmiştir.
bana topuklu ayakkabı ile nasıl kırıtmadan yürüneceğini öğretmiştir.
daima bir b planımın olması gerektiğini öğretmiştir.
babam dahil hiçbir erkeğe sırtımı dayamadan hayatımı kazanmam gerektiğini öğretmiştir.
şevkat duygusunu bana aşılayan insandır.
kötülük yapana kötülükle değil de iyilikle cevap verirsem karşımdakini daha fazla mahçup edebileceğimi göstermiştir.
çiçekleri bana sevdiren insandır.
bana araba kullanmayı öğreten insandır.
kek yapmayı tutturana kadar sabırla defalarca kek yaptırmıştır. *
hep bugünü yaşamamı, geleceği beklerken zaten geleceğin şu an olduğunu söylemiştir.
anaç bir insan oluşum annemin aşıladığı bir yönümdür.
güçlü olmam için çok güçlü olmuştur.
telefon kullanmayı sevmemesine rağmen uzaklara gittiğim için mesaj atmayı sever hale gelmiştir.
benim ''indim anne'' mesajım gelmeden yastığa başını koymayan insandır.
beni her uçuşa dualarla gönderen insandır.
küs kalmanın kimseye bir faydası olmadığını, yarın belki o kişinin hayatta olmayacağını bu sebeple kimseyle küs kalmamamı tembihleyen insandır.
işim gereği insanlarla olan diyaloglarımda kimseye küstahlık etmememi, kötü davranmamamı bunun bana bir faydasının olmayacağını sürekli hatırlatan şahane insandır.
gürcüydü ve çok güzeldi..
akıllıydı..
beni tüm kötülüklerden koruyan insandı.
naifti..
zarifti..
bana mütevazi olmayı öğretmiştir.
sevmekle heyecan arasındaki o ince çizgiyi gösterdi.
ve bugün bu güzel insan, benim annem hayatta değil. öğrettiği yüzlerce şey için minnettarım. özlemim hiçbir yere sığmasa da benim annem olduğu ve birlikte geçirdiğimiz zamanlar için bir kez daha şükrediyorum. nur içinde yatsın benim güzel annem..
çocukluğumda bana tok gözlü olmayı öğreten insandır.
bana reçel yapmayı öğretmiştir.
bana topuklu ayakkabı ile nasıl kırıtmadan yürüneceğini öğretmiştir.
daima bir b planımın olması gerektiğini öğretmiştir.
babam dahil hiçbir erkeğe sırtımı dayamadan hayatımı kazanmam gerektiğini öğretmiştir.
şevkat duygusunu bana aşılayan insandır.
kötülük yapana kötülükle değil de iyilikle cevap verirsem karşımdakini daha fazla mahçup edebileceğimi göstermiştir.
çiçekleri bana sevdiren insandır.
bana araba kullanmayı öğreten insandır.
kek yapmayı tutturana kadar sabırla defalarca kek yaptırmıştır. *
hep bugünü yaşamamı, geleceği beklerken zaten geleceğin şu an olduğunu söylemiştir.
anaç bir insan oluşum annemin aşıladığı bir yönümdür.
güçlü olmam için çok güçlü olmuştur.
telefon kullanmayı sevmemesine rağmen uzaklara gittiğim için mesaj atmayı sever hale gelmiştir.
benim ''indim anne'' mesajım gelmeden yastığa başını koymayan insandır.
beni her uçuşa dualarla gönderen insandır.
küs kalmanın kimseye bir faydası olmadığını, yarın belki o kişinin hayatta olmayacağını bu sebeple kimseyle küs kalmamamı tembihleyen insandır.
işim gereği insanlarla olan diyaloglarımda kimseye küstahlık etmememi, kötü davranmamamı bunun bana bir faydasının olmayacağını sürekli hatırlatan şahane insandır.
gürcüydü ve çok güzeldi..
akıllıydı..
beni tüm kötülüklerden koruyan insandı.
naifti..
zarifti..
bana mütevazi olmayı öğretmiştir.
sevmekle heyecan arasındaki o ince çizgiyi gösterdi.
ve bugün bu güzel insan, benim annem hayatta değil. öğrettiği yüzlerce şey için minnettarım. özlemim hiçbir yere sığmasa da benim annem olduğu ve birlikte geçirdiğimiz zamanlar için bir kez daha şükrediyorum. nur içinde yatsın benim güzel annem..
1.59'luk bir kadın...
aşk gibi, sevda gibi...
huysuz ve tatlı bir kadın.
küçücük; elleri, gözleri, ayakları...
nasıl yeter bu küçücük beden herşeyi kucaklamaya, şaşırırır insan.
herşeyi fazla gelir kendisine, hep birilerine dağıtacak kadar çoktur şefkati, sevgisi, parası... olmayanı bile bulur buluşturur da olmayana verir benim annem.
ağabeyinin böbrekleri iflas edince, kendi böbreğini çıkarıp veren bir kadın... iyileşen ve hayatına devam eden bir ağabey ve iyileşemeyip abisinden beter olan annem... yine de şikayet etmez, arada söylense de halinden memnun gibi davranır benim annem.
üvey oğlunu, babasıyla artık bir bağı kalmamasına rağmen,*annesiymiş gibi koşuşturup evlendiren bir kadın...
üvey oğlunun çocuğuna, sanki kendi torunuymuş gibi bakan, hakettiği saygıyı bile göremezken kendini iki yaşında bir çocuğa adayan miniminnacık bir kadın...
çocuklarını tek başına büyütüp okutan, kimseye muhtaç olmayıp böyle yaşamayı öğreten erkek fatma, sabır taşı...
"ben kararlı uçarken yolumda,
sen çatık kaşlarının altında...
her yeni güne sevgiyle başlarsın
anneemm, sen benim yanıma kalansın...."
aşk gibi, sevda gibi...
huysuz ve tatlı bir kadın.
küçücük; elleri, gözleri, ayakları...
nasıl yeter bu küçücük beden herşeyi kucaklamaya, şaşırırır insan.
herşeyi fazla gelir kendisine, hep birilerine dağıtacak kadar çoktur şefkati, sevgisi, parası... olmayanı bile bulur buluşturur da olmayana verir benim annem.
ağabeyinin böbrekleri iflas edince, kendi böbreğini çıkarıp veren bir kadın... iyileşen ve hayatına devam eden bir ağabey ve iyileşemeyip abisinden beter olan annem... yine de şikayet etmez, arada söylense de halinden memnun gibi davranır benim annem.
üvey oğlunu, babasıyla artık bir bağı kalmamasına rağmen,*annesiymiş gibi koşuşturup evlendiren bir kadın...
üvey oğlunun çocuğuna, sanki kendi torunuymuş gibi bakan, hakettiği saygıyı bile göremezken kendini iki yaşında bir çocuğa adayan miniminnacık bir kadın...
çocuklarını tek başına büyütüp okutan, kimseye muhtaç olmayıp böyle yaşamayı öğreten erkek fatma, sabır taşı...
"ben kararlı uçarken yolumda,
sen çatık kaşlarının altında...
her yeni güne sevgiyle başlarsın
anneemm, sen benim yanıma kalansın...."
hayatta paradan başka hiçbir şeye değer vermeyen, sadece erkek çocuğunu seven, bizden nefret ettiğini her fırsatta yüzümüze söyleyen, çocukluğumu gençliğimi mahveden, babamızı bizden ayıran, benim hayatımı zehir eden...
Benim annem hasta olunca herkese saldırasım var benim. Siz hasta olun, annem olmasın.
benim annem iyi biri. düşünceli, yardımsever ve saf, temiz.
ama benim annem kendine aynada hiç bakmıyor.
ergenliğimde delirttiği gibi şimdi kardeşimi de delirtiyor. ben kollarımı bacaklarımı tırmalardım, kardeşim kollarını cam parçasıyla kesmiş dün.
anlamıyorum anne, daha ne olmasını bekliyorsun aynaya bakmak için? koca insan oldum hala ben bile deli oluyorum sana, 13 yaşındaki kızın intihar etmesini mi istiyorsun düzelmek için?
"insanlar nankörmüş" diyorsun, "yazıklar olsun" diyorsun ben sana söylendiğim zaman, peki dedin mi hiç "ben ne yapıyorum" diye?
kız 30 dakika duşta durduysa ne olmuş yani?
gerek var mı ceza diye kızın cep telefonunu bi alıp bi geri vermeye?
çok mu lazım bilgisayara şifre koymak?
o kadar önemli mi televizyonun fişini çekmek?
sürekli birilerini örnek gösterip birileriyle karşılaştırıyorsun. hep muhalefetsin her cümleden kavga çıkartıyorsun, her zaman ama her zaman söylenecek bir şeyler buluyorsun.
"dövdük mü, istediği şeyi yapmasına izin vermedik mi?" diyorsun, hayır dövmedin, istediği şeyi yapmasına izin verdin ama sen hep kafasına kaktın bunları. hep gözüne gözüne soktun yaptığın iyi şeyleri. ve onun yaptığı kötü ne varsa dilinden düşürmedin be anne, hiç susmadın be anne.
düşünüyorum bazen sen olmasaydın ne olurdu diye. bir bok beceremezdim sanırım, sen bize 90 yaşımıza da gelsek lazımsın evet ama içerden kemiriyorsun bizi be.
aç gözlerini de bir bak!
sen ağır konuşuyorsun, kırıcı konuşuyorsun, dur durak bilmeden paramparça yapıyorsun.
anne herkes mükemmel olmak, çok çalışmak, iyi bir yere girmek zorunda değil.
sen zamanında çok çalıştın diye biz de öyle olmak zorunda değiliz be annem, bizden neden hala yapamayacağımz şeyleri istiyorsun?
neden kabul etmiyorsun, niye be niye?!!
iki evladın da senden nefret edecek bu gidişle. yaptıklarını unutmayacaklar merak etme.
hiç kabul etmedin, hiç "tamam siz haklısınız" demedin.
bir günümüz geçmedi sesinin yükselmediği, tek bir gün"
ve tek seferle de bitmedi, en az 5-6 posta söylendin her allahın günü. işin kötüsü söylenmeye de devam edeceksin.
sen bizim hep iyiliğimizi istedin, bizi çok sevdin, seviyorsun biliyoruz ama allah aşkına bir bak, boğazımızdaki ellerin hiç gevşemedi. neden bunu kendine de bize de yapıyorsun? neden kendinden bu kadar uzaklaştırıyorsun?
bi kabul etsen, bi anlasan yaptıklarını...
ya çocukların seninle bir şey paylaşmıyor, bir derdini, bir sevincini paylaşmıyor. sana sevgilinin "s"sini söyleyemiyorum be anne, sana anlatamıyorum bir şey.
sen neden böyle davranıyorsun anne? neden?
"mendil mi sat dedik, ders çalışmaktan başka ne bekledik?" diyorsun ya anne, biz istemedik işte. sıkı sıkı ders çalışmak istemedik, okul birincisi olmak istemedik, kendi istediğin gibi davranmamızı istiyorsun ya anne, hiç gelip sordun mu "bir sıkıntın var mı?" diye, hiç güleryüz gösterdin mi son zamanlarda? ailecek muhabbet ederken, "dersler" diye başlayıp o güzel ortamın içine etmediğin bir gün oldu mu son zamanlarda anne?
istediğimizi yaptın, izin verdin ama sonra bunu defalarca defalarca defalarca söylemediğin bir zaman oldu mu?
sana hiçbir zaman kötü birisin diyemem, sen çok iyi birisin.
ama berbat bir annesin.
üzgünüm.
ama benim annem kendine aynada hiç bakmıyor.
ergenliğimde delirttiği gibi şimdi kardeşimi de delirtiyor. ben kollarımı bacaklarımı tırmalardım, kardeşim kollarını cam parçasıyla kesmiş dün.
anlamıyorum anne, daha ne olmasını bekliyorsun aynaya bakmak için? koca insan oldum hala ben bile deli oluyorum sana, 13 yaşındaki kızın intihar etmesini mi istiyorsun düzelmek için?
"insanlar nankörmüş" diyorsun, "yazıklar olsun" diyorsun ben sana söylendiğim zaman, peki dedin mi hiç "ben ne yapıyorum" diye?
kız 30 dakika duşta durduysa ne olmuş yani?
gerek var mı ceza diye kızın cep telefonunu bi alıp bi geri vermeye?
çok mu lazım bilgisayara şifre koymak?
o kadar önemli mi televizyonun fişini çekmek?
sürekli birilerini örnek gösterip birileriyle karşılaştırıyorsun. hep muhalefetsin her cümleden kavga çıkartıyorsun, her zaman ama her zaman söylenecek bir şeyler buluyorsun.
"dövdük mü, istediği şeyi yapmasına izin vermedik mi?" diyorsun, hayır dövmedin, istediği şeyi yapmasına izin verdin ama sen hep kafasına kaktın bunları. hep gözüne gözüne soktun yaptığın iyi şeyleri. ve onun yaptığı kötü ne varsa dilinden düşürmedin be anne, hiç susmadın be anne.
düşünüyorum bazen sen olmasaydın ne olurdu diye. bir bok beceremezdim sanırım, sen bize 90 yaşımıza da gelsek lazımsın evet ama içerden kemiriyorsun bizi be.
aç gözlerini de bir bak!
sen ağır konuşuyorsun, kırıcı konuşuyorsun, dur durak bilmeden paramparça yapıyorsun.
anne herkes mükemmel olmak, çok çalışmak, iyi bir yere girmek zorunda değil.
sen zamanında çok çalıştın diye biz de öyle olmak zorunda değiliz be annem, bizden neden hala yapamayacağımz şeyleri istiyorsun?
neden kabul etmiyorsun, niye be niye?!!
iki evladın da senden nefret edecek bu gidişle. yaptıklarını unutmayacaklar merak etme.
hiç kabul etmedin, hiç "tamam siz haklısınız" demedin.
bir günümüz geçmedi sesinin yükselmediği, tek bir gün"
ve tek seferle de bitmedi, en az 5-6 posta söylendin her allahın günü. işin kötüsü söylenmeye de devam edeceksin.
sen bizim hep iyiliğimizi istedin, bizi çok sevdin, seviyorsun biliyoruz ama allah aşkına bir bak, boğazımızdaki ellerin hiç gevşemedi. neden bunu kendine de bize de yapıyorsun? neden kendinden bu kadar uzaklaştırıyorsun?
bi kabul etsen, bi anlasan yaptıklarını...
ya çocukların seninle bir şey paylaşmıyor, bir derdini, bir sevincini paylaşmıyor. sana sevgilinin "s"sini söyleyemiyorum be anne, sana anlatamıyorum bir şey.
sen neden böyle davranıyorsun anne? neden?
"mendil mi sat dedik, ders çalışmaktan başka ne bekledik?" diyorsun ya anne, biz istemedik işte. sıkı sıkı ders çalışmak istemedik, okul birincisi olmak istemedik, kendi istediğin gibi davranmamızı istiyorsun ya anne, hiç gelip sordun mu "bir sıkıntın var mı?" diye, hiç güleryüz gösterdin mi son zamanlarda? ailecek muhabbet ederken, "dersler" diye başlayıp o güzel ortamın içine etmediğin bir gün oldu mu son zamanlarda anne?
istediğimizi yaptın, izin verdin ama sonra bunu defalarca defalarca defalarca söylemediğin bir zaman oldu mu?
sana hiçbir zaman kötü birisin diyemem, sen çok iyi birisin.
ama berbat bir annesin.
üzgünüm.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar