bugün
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek10
- yahudi olmak için anneniz yahudi olması gerekiyor3
- yahudilere sallayan kitaplar3
- yaşlandığının farkına varmak9
- eşitlik mi özgürlük mü6
- müzik dinlemek5
- yeni partinin çerçeve yasa kararı14
- adavet2
- asosyal ve çirkin olmak4
- dağ evi olmayan erkek5
- sözlük yazarlarının kekleri5
- sigara içmeyen erkek4
- 80 yaşında sözlük yazarı olmaz2
- clean girl akımı4
- ekşi sözlük referans17
- eline kız götü değmemiş sözlük erkekleri2
- iki arada bir derede kalmak2
- özgür özel7
- evlenmeme nedenleri5
- sözlüğün çok durgun olması6
- sözlük yazarlarının hayatını değiştirecek şey2
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar4
- sıcak hava vs soğuk hava6
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- hem sosyal hem sözlük yazarı olunmaz2
- hacel obasını engin sanan sözlük yazarları2
- balide bok koklamaya gidenler2
- yaşlı izlenimi veren isimler3
- meis2
- mekke anlaşması20
- pkk silah bırakıyor diye rahatsız olan tipler2
- sözlük yazarı olunmaz2
- 2000 doğumlu kızlar6
- bok kokan bali'ye balayına giden münasip çiftler3
- geleceğe yolculuk vs geçmişe yolculuk4
- kirov reporting2
- baliye balayına gitme ezikliği4
- ekonomi16
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- arkadaşlar bi bakar mısınız3
- özkürt özel2
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu2
- one by one2
- ulu parti5
- türkiye11
- anın görüntüsü11
- arkadaşlar hesabımı sildim haberiniz olsun3
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
osmanlı devletinde bayram için;
http://tarihibilgi.blogsp...m-nasl-olurdu-osmanl.html
http://tarihibilgi.blogsp...m-nasl-olurdu-osmanl.html
kimisi için okula-işe gitmemekten ibarettir.
Şu müstesna şiiri de paylaşmayı bir borç bilirim aynı zamanda:
nefes almak bayramdır, mesela;günün birinde soluksuz kalınca anlar insan..
görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık..
bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek..
kurda kuşa yem olmayıp 'çok şükür bugünü de gördük, diyebilmek'
sevdiklerinle geçen her gün bayramdır..
küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır..
güne gülümseyerek başlamak bayramdır..
zamanı donduran fotoğraflara nedametsiz bakabilmek, altı çizilmiş eski kitapları
aynı inançla okuyabilmek,yol arakadaşlarının yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdır..
bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur...
meraklanmayın öyledir diye size deli demezler..
deseler de böyle delilik, bayram artığı günlerdeki nankör akılllıktan evladır..
her gününüz bayram olsun..
Can Yücel
nefes almak bayramdır, mesela;günün birinde soluksuz kalınca anlar insan..
görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık..
bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek..
kurda kuşa yem olmayıp 'çok şükür bugünü de gördük, diyebilmek'
sevdiklerinle geçen her gün bayramdır..
küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır..
güne gülümseyerek başlamak bayramdır..
zamanı donduran fotoğraflara nedametsiz bakabilmek, altı çizilmiş eski kitapları
aynı inançla okuyabilmek,yol arakadaşlarının yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdır..
bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur...
meraklanmayın öyledir diye size deli demezler..
deseler de böyle delilik, bayram artığı günlerdeki nankör akılllıktan evladır..
her gününüz bayram olsun..
Can Yücel
iyi bayramlar da bilirim ben...
birinde üç kağıtçı çocuğu oynuyordum, gözümü şeker bürümüş hırs yapmıştım, çok şeker toplayacaktım, en çok şekeri toplayacaktım ben.
elimde naylon poşet tüm mahalleyi turlamıştım ama yeterince şeker toplayamamıştım, çünkü utangaçtım, diğer çocuklar şeker tabağı uzatıldığında küçücük elleriyle alabildiklerince avuçluyorlardı, ben ise uzanıp bir tane alıyordum ve bu halimle beğeni kazanmayı, kapıyı açan ev sahibelerinin "aaa sen ne akıllı çocuksun, al bunları da al" deyip poşedimi şekerle doldurmalarını umuyordum ama olmuyordu, hiçbir kadın benim "iyi çocuk" olduğumu farketmiyor ve beni mükafatlandırmıyordu.
evet artık bir karar vermeliydim; eğer iyi çocuk olacaksam topladığım az şekerle yetinecek, kimseyle rekabete girmeyecek elimde yarısı dolu* poşetimle eve dönecektim ya da elimi kirletecek * ve gerçek bir şeker toplayıcı olacaktım.
bu kez elimi kirletmeyi seçmiştim, şeker toplayan başka bir çocuk grubunun içine sızmış daha önce uğrayıp şeker aldığım evlerden, bu yeni gruba dahil olarak mükerrer şeker alacaktım.
ama bu kadar üç kağıtçılık üstümde eğreti durmuş olacak ki, daha kapısını çaldığımız ilk evin sahibesi şeker kasesini uzatırken benle göz göze gelmiş ve beni suç üstü eden o dehşet soruyu sormuştu;
- canım sen daha demin de gelmemiş miydin?
tek ayak üzerinde yakalandığım bu soru karşısında gardım düşmüş "ııı, onu ben, hıı, demin" gibi sözcüklerle teslim bayrağını çekmiştim.
ama işte o ev sahibesi anlamıştı benim "iyi çocuk" olduğumu, utandığımı ve "bişi* olmaz evladım" demiş poşedime bir avuç şeker atmıştı.
dediğim gibi iyi bayramlar da bilirim ben, çocukların pes kapışmadığı, kal of dati*'nin olmadığı bayramlar...
birinde üç kağıtçı çocuğu oynuyordum, gözümü şeker bürümüş hırs yapmıştım, çok şeker toplayacaktım, en çok şekeri toplayacaktım ben.
elimde naylon poşet tüm mahalleyi turlamıştım ama yeterince şeker toplayamamıştım, çünkü utangaçtım, diğer çocuklar şeker tabağı uzatıldığında küçücük elleriyle alabildiklerince avuçluyorlardı, ben ise uzanıp bir tane alıyordum ve bu halimle beğeni kazanmayı, kapıyı açan ev sahibelerinin "aaa sen ne akıllı çocuksun, al bunları da al" deyip poşedimi şekerle doldurmalarını umuyordum ama olmuyordu, hiçbir kadın benim "iyi çocuk" olduğumu farketmiyor ve beni mükafatlandırmıyordu.
evet artık bir karar vermeliydim; eğer iyi çocuk olacaksam topladığım az şekerle yetinecek, kimseyle rekabete girmeyecek elimde yarısı dolu* poşetimle eve dönecektim ya da elimi kirletecek * ve gerçek bir şeker toplayıcı olacaktım.
bu kez elimi kirletmeyi seçmiştim, şeker toplayan başka bir çocuk grubunun içine sızmış daha önce uğrayıp şeker aldığım evlerden, bu yeni gruba dahil olarak mükerrer şeker alacaktım.
ama bu kadar üç kağıtçılık üstümde eğreti durmuş olacak ki, daha kapısını çaldığımız ilk evin sahibesi şeker kasesini uzatırken benle göz göze gelmiş ve beni suç üstü eden o dehşet soruyu sormuştu;
- canım sen daha demin de gelmemiş miydin?
tek ayak üzerinde yakalandığım bu soru karşısında gardım düşmüş "ııı, onu ben, hıı, demin" gibi sözcüklerle teslim bayrağını çekmiştim.
ama işte o ev sahibesi anlamıştı benim "iyi çocuk" olduğumu, utandığımı ve "bişi* olmaz evladım" demiş poşedime bir avuç şeker atmıştı.
dediğim gibi iyi bayramlar da bilirim ben, çocukların pes kapışmadığı, kal of dati*'nin olmadığı bayramlar...
erken kalkma günüdür, asıl mevzu budur, ya bütün ailenin başka derdi yoktur, beyhudeliğinizi de bayramda kalkma saatinize göre belirlerler! isyan ve nisyandayım;** ya bayram namazına gitmiyorum, sabahın köründe de bi şey yemiyorum, niye kaldırıyorsunuz* beni ne yapıcam, bayram konuşması mı! 30 ağustosta üstelik bugün, iki bayram arası bi şey yapılmaz!**
arife günü alışveriş yapmak için bütün mağazaları dolaşığ geçe geç yatıp sabah erken kalkığ namaz kılındıktan sonra bütün yorgunluğun üstüne insanların tatlı tatlı gülümseleri ve çocukların heyecanlarıyla tatlı bir yorgunluğa dönüşen günlere denir.
büyüdükçe gerçekten önemini yitiren gün. misafirler gelecek siz misafirliğe gideceksiniz. tanımadığınız insanları öpeceksiniz vb. artık heyecan vermeyen gün.
bir erkek için bayram; bayram namazıyla başlar babayla birlikte sabahın köründe kalkılır, abdest alınır ve camiye gidilir. biz ne zaman gitsek hep geç gideriz ve cami'nin önünde kalabalık olur. imamın ''sayın müminler ön safları dolduralım! ön safları dolduralım! bakınız yer var! sayın müminleer!'' şeklinde verdiği vaazdan sonra namaz kılınır eve gidilir. bayramın en sevmediğim kısmı akraba gezisidir, genel olarak akrabalarımızın hepsi pintidir ve kuruş para vermezler. bagzı akrabalarım ise elini öptürmez böyle uzanıyorum öptürmüyo manyak çekiyo elini, oda benle eğiliyo, kolumu büküyo felan. alt tarafı öpücez yani bu ne artislik? sevmediğim bir diğer hadise ise kapı kapı dolanıp şeker için gelen çocuklar hepsine sevmediğim beyaz bademlerden veriyorum! beter olsunlar!
Deliye her gün bayramdır.
yan gelip yatmaktır.
küçükken bayram gelmeden günler öncesinden 'bayramlık'lar alınırdı,şimdiki gibi kendi seçtiğimiz,marka ya da 'yaea ondan merve'de de vaaer ben almaaem' tarzındaki saçmalık ve sahtelik barındırmayan kıyafetlerdi zira 'anne' seçmişti onları sana.sana düşen nerden alındığı,ne kadara alındığı ya da merve'de de olup olmadığı değil, kıyafetlerini dolaba asmak,arife gecesi de ayakkabılarını yanına alıp,ya da yatağın yakınında bir yerlere koyup onlara bakarak uykuya dalmak ve de alındığı günden bayrama kadar rutin aralıklarla kontrol etmek hala ordalar mı deyü.
arife günü anne baba ve bilimum akrabalarla birlikte mezarlık ziyareti yapmak da 'bayram' heyecanını barındırır.belki de hayatın boyunca hiç görmediğin hatta sen doğmadan yıllar öncesinde ölen 'akrabalarının' mezarı başında dua etmek,duygulanmaktır arife günü.her kabrin başında,içinde yatan kişiyle ilgili söylenecek şeyler vardır hep.'bu da dedenin babası.ah kızım çok emeği var bizde tehey teheyy' gibi aslında her arife günü dile getirilen ritüelleşmiş günün ardı arkası gelmeyen rutin cümleleri.
ziyaretler bittikten sonra da eve gelirken tuz alınır.evet evet,tuz.bu sadece bizim sülalede mi var bilmiyorum ama böyleydi.sebebini babama sormuştum ama hatırlamıyorum ne dediğini.niye tuz yahu?e tuzu alıp evin yolunu tutarsın evde kalıp mezarlığa gelmeyen evdeki bireyler ayağa kalkarlar sen evin içine girip oturana kadar.bunun nedenine de babam açıklamıştır mutlaka ama bilmiyorum,hatırlamıyorum neyse artık.
arife gecesi uyuyamazsın,bir türlü uykuya dalamazsın,yarın bayramdır,gezilecektir,para toplanacaktır,şeker ve tatlıda sınır olmayacaktır,candır canandır eş dost ziyaretleri.
bayram sabahı evin erkekleri bayram namazına giderler.ki hepsi sinekkaydı traş olmuşlardır,jilet gibi giyinmişlerdir,bi ağırbaşlılık,beyefendilik almıştır başını gidiyordur.kahvaltı edilir,ramazan/şeker bayramıysa kahvaltıdan sonra evde yaşlılar varsa 2'ye-3'e kadar beklenir ziyarete gelenler için, eğer yoksa büyüklü olan evlere ziyarete gidilir.şayet kurban bayramıysa kurban kesilir,ettir,ızgaradır,temizliktir derken ilk gün belki de ikinci gün müthiş bir 'hız-yorgunluk-telaş' üçlüsü içerisinde sıkışır kalır.eve misafir geldiğinde annenin 'kızım hatice teyzenlere kolonya döktün mü?şeker de tutsana' sözü sabırsızlıkla beklenir.şeker kasesi uzatılırken içinden hep bir tanesini kestirirsin gözüne,misafirlere tuttuktan sonra onu alır yersin.ha,senin gözüne kestirdiğini misafir aldıysa ve aynısından bi tane daha kalmadıysa (bkz: umut sarıkaya tipi mutsuzluk) yaşıyorsunuzdur,endişelenmeyin komşularınızda çok daha iyi çikolatalar şekerler sizi bekliyordur.
bayram tatilleri için hocaların yok lan ne hocası,örtmenlerin verdiği 'bayram ödevi' kasvetine ne demeli peki?böyle bi tatilde bacak kadar çocuğa ne ödevi verirsin,neden sorumluluk yüklersin bre örtmen kişisi,bırak dilediği gibi yesin içsin el öpsün para toplasın,s.kerler ödevini.
işte önceden böyleydi,çok güzeldi bayram günü,öncesi,sonrası...şimdi mi?evet bugün bayram,arife günü eve gelmek üzere yoldaydım;sadece yol kenarında bikaç saniye mezarlıklar görüyorum.yıllardır tek kelime etmediğim amcam ve kuzenimin trafik kazası geçirdiklerini ve çok ağır yaralı olduklarını öğreniyorum ve hiçbir şey hissedemiyorum,ziyarete de gitmiyorum.nedendir bilmiyorum.bu sabah da sıradan bir günmüşcesine uyanıyorum,kahvaltımı ediyorum,bayram sonrası gireceğim vizelere çalışıyorum.e s.kerler vizeyi diyor ve sözlüğe yazmaya başlıyorum,saatin farkına varıyorum yeniden derse devam ediyorum.yarın da ders çalışıyorum diğer gün de ankara'ya gidiyorum,bir bayram da böyle bitiyor.
iyi bayramlar!
arife günü anne baba ve bilimum akrabalarla birlikte mezarlık ziyareti yapmak da 'bayram' heyecanını barındırır.belki de hayatın boyunca hiç görmediğin hatta sen doğmadan yıllar öncesinde ölen 'akrabalarının' mezarı başında dua etmek,duygulanmaktır arife günü.her kabrin başında,içinde yatan kişiyle ilgili söylenecek şeyler vardır hep.'bu da dedenin babası.ah kızım çok emeği var bizde tehey teheyy' gibi aslında her arife günü dile getirilen ritüelleşmiş günün ardı arkası gelmeyen rutin cümleleri.
ziyaretler bittikten sonra da eve gelirken tuz alınır.evet evet,tuz.bu sadece bizim sülalede mi var bilmiyorum ama böyleydi.sebebini babama sormuştum ama hatırlamıyorum ne dediğini.niye tuz yahu?e tuzu alıp evin yolunu tutarsın evde kalıp mezarlığa gelmeyen evdeki bireyler ayağa kalkarlar sen evin içine girip oturana kadar.bunun nedenine de babam açıklamıştır mutlaka ama bilmiyorum,hatırlamıyorum neyse artık.
arife gecesi uyuyamazsın,bir türlü uykuya dalamazsın,yarın bayramdır,gezilecektir,para toplanacaktır,şeker ve tatlıda sınır olmayacaktır,candır canandır eş dost ziyaretleri.
bayram sabahı evin erkekleri bayram namazına giderler.ki hepsi sinekkaydı traş olmuşlardır,jilet gibi giyinmişlerdir,bi ağırbaşlılık,beyefendilik almıştır başını gidiyordur.kahvaltı edilir,ramazan/şeker bayramıysa kahvaltıdan sonra evde yaşlılar varsa 2'ye-3'e kadar beklenir ziyarete gelenler için, eğer yoksa büyüklü olan evlere ziyarete gidilir.şayet kurban bayramıysa kurban kesilir,ettir,ızgaradır,temizliktir derken ilk gün belki de ikinci gün müthiş bir 'hız-yorgunluk-telaş' üçlüsü içerisinde sıkışır kalır.eve misafir geldiğinde annenin 'kızım hatice teyzenlere kolonya döktün mü?şeker de tutsana' sözü sabırsızlıkla beklenir.şeker kasesi uzatılırken içinden hep bir tanesini kestirirsin gözüne,misafirlere tuttuktan sonra onu alır yersin.ha,senin gözüne kestirdiğini misafir aldıysa ve aynısından bi tane daha kalmadıysa (bkz: umut sarıkaya tipi mutsuzluk) yaşıyorsunuzdur,endişelenmeyin komşularınızda çok daha iyi çikolatalar şekerler sizi bekliyordur.
bayram tatilleri için hocaların yok lan ne hocası,örtmenlerin verdiği 'bayram ödevi' kasvetine ne demeli peki?böyle bi tatilde bacak kadar çocuğa ne ödevi verirsin,neden sorumluluk yüklersin bre örtmen kişisi,bırak dilediği gibi yesin içsin el öpsün para toplasın,s.kerler ödevini.
işte önceden böyleydi,çok güzeldi bayram günü,öncesi,sonrası...şimdi mi?evet bugün bayram,arife günü eve gelmek üzere yoldaydım;sadece yol kenarında bikaç saniye mezarlıklar görüyorum.yıllardır tek kelime etmediğim amcam ve kuzenimin trafik kazası geçirdiklerini ve çok ağır yaralı olduklarını öğreniyorum ve hiçbir şey hissedemiyorum,ziyarete de gitmiyorum.nedendir bilmiyorum.bu sabah da sıradan bir günmüşcesine uyanıyorum,kahvaltımı ediyorum,bayram sonrası gireceğim vizelere çalışıyorum.e s.kerler vizeyi diyor ve sözlüğe yazmaya başlıyorum,saatin farkına varıyorum yeniden derse devam ediyorum.yarın da ders çalışıyorum diğer gün de ankara'ya gidiyorum,bir bayram da böyle bitiyor.
iyi bayramlar!
delilerin her günü ...
sabahın köründe hevesle şeker toplamaya çıktığımız günlerdi. müstakil evlerle dolu mahallemizin yakınındaki bir apartmana - yakınlık göreceli tabi- gitmişiz. bir dairenin ziline basıyoruz ısrarla birkaç dakika. en sonunda uykulu gözlerle genç biri açıyor. uyandırmışız. şekeri de yok. biraz bekletip elinde cevizlerle geliyor. her bayram bu anım geliyor nedense aklıma. şimdi uykulu genç benim ama ısrarla kapı çalıp şeker bekleyen çocuklar yok artık. bu başlık altında varacağımız bkz belli. (bkz: nerde o eski bayramlar)
biraz daha büyüyünce komşu teyzelere bayramlaşmaya gitmeye başladık. bu kez kapıdan dönmeyip içeride oturmalı ziyaretler. takım elbise giymeyi çok seven bir arkadaşımla gezerdik hep. ona ne kadar şık olmuşsun diye iltifatlar dizip, kotu içinde hafif salaş bana sen de çok güzel olmuşsun diye yalandan laf söylemeyi ihmal etmezlerdi. kızardım ama çok da önemsemezdim. hala da takım elbise giymem bayramlarda. kendimce bir isyan sanırım, kim farkındaysa.
(bkz: bugün anılarımı anlatacağım sözlük)
biraz daha büyüyünce komşu teyzelere bayramlaşmaya gitmeye başladık. bu kez kapıdan dönmeyip içeride oturmalı ziyaretler. takım elbise giymeyi çok seven bir arkadaşımla gezerdik hep. ona ne kadar şık olmuşsun diye iltifatlar dizip, kotu içinde hafif salaş bana sen de çok güzel olmuşsun diye yalandan laf söylemeyi ihmal etmezlerdi. kızardım ama çok da önemsemezdim. hala da takım elbise giymem bayramlarda. kendimce bir isyan sanırım, kim farkındaysa.
(bkz: bugün anılarımı anlatacağım sözlük)
her yıl bana aynı ikilemi yaşatan günlerdir.20li yaşlarda biri olarak 30lu yaşlardakilerle tokalaşmalı mıyım, yoksa ellerini mi öpmeliyim.Olay anındaki kararsızlık, arada kalma çok can sıkıcı sözlük.
bayram
ölüm ölene bayram, bayrama sevinmek var;
oh ne güzel, bayramda tahta ata binmek var!..
(1982)
necip fazıl kısakürek.
ölüm ölene bayram, bayrama sevinmek var;
oh ne güzel, bayramda tahta ata binmek var!..
(1982)
necip fazıl kısakürek.
--spoiler--
Mevlâ bizi afvede
Gör ne güzel ıyd olur
Cürm ü hatalar gide
Bayram o bayram olur
Merhamet ede Rahîm
Dermanı ver Hakîm
Lutfede luf-i Kadîm
Bayram o bayram olur
Feyz-i mehabbet-i Hak
Nur-i hidayet siyak
Cennet-i â'lâ durak
Bayram o bayram olur
Hakk'ı seven merd-i şîr
Kalbi olur müstenîr
Allah ola destigîr
Bayram o bayram olur
Merhametin kânıdır
Afv ü kerem şânıdır
Hep ânın ihsânıdır
Bayram o bayram olur
El tuta kitâbını
Dil tuta hitâbını
Can tuta şitâbını
Bayram o bayram olur
Mevlâ'yı candan seven
Rıza-yı Hakk'a even
Lüft-i Hüdâ'ya güven
Bayram o bayram olur
Hakk'ı seven dîl ü cân
Aşkı eden heyecân
Feth ola bâb-ı cinân
Bayram o bayram olur
Bahr-i keremden Hüdâ
Gark eden nûr-i Hüdâ
Afv ola bây u gedâ
Bayram o bayram olur
Ganîler ede kerem
Ref' ola derd-i verem
Sahî ola muhterem
Bayram o bayram olur
Nûr-i hidayet dola
Dilde hidayet bula
Nâsırın Allah ola
Bayram o bayram olur
Tevhîd ede zevk ile
Hakk'ı seve şevk ile
Tasdîk inerse dile
Bayram o bayram olur
Dilde ki Rahmân olur
Dertlere dermân olur
zâde fermân olur
Bayram o bayram olur
Lutfî'ye lutf u kerem
Dâhil-i bâb-ı harem
Dâima Allah direm
Bayram o bayram olur
ALVARLI EFE HAZRETLERi
(Muhammed Lütfi Efendi)
--spoiler--
https://www.youtube.com/watch?v=ofThBp5tox8
Mevlâ bizi afvede
Gör ne güzel ıyd olur
Cürm ü hatalar gide
Bayram o bayram olur
Merhamet ede Rahîm
Dermanı ver Hakîm
Lutfede luf-i Kadîm
Bayram o bayram olur
Feyz-i mehabbet-i Hak
Nur-i hidayet siyak
Cennet-i â'lâ durak
Bayram o bayram olur
Hakk'ı seven merd-i şîr
Kalbi olur müstenîr
Allah ola destigîr
Bayram o bayram olur
Merhametin kânıdır
Afv ü kerem şânıdır
Hep ânın ihsânıdır
Bayram o bayram olur
El tuta kitâbını
Dil tuta hitâbını
Can tuta şitâbını
Bayram o bayram olur
Mevlâ'yı candan seven
Rıza-yı Hakk'a even
Lüft-i Hüdâ'ya güven
Bayram o bayram olur
Hakk'ı seven dîl ü cân
Aşkı eden heyecân
Feth ola bâb-ı cinân
Bayram o bayram olur
Bahr-i keremden Hüdâ
Gark eden nûr-i Hüdâ
Afv ola bây u gedâ
Bayram o bayram olur
Ganîler ede kerem
Ref' ola derd-i verem
Sahî ola muhterem
Bayram o bayram olur
Nûr-i hidayet dola
Dilde hidayet bula
Nâsırın Allah ola
Bayram o bayram olur
Tevhîd ede zevk ile
Hakk'ı seve şevk ile
Tasdîk inerse dile
Bayram o bayram olur
Dilde ki Rahmân olur
Dertlere dermân olur
zâde fermân olur
Bayram o bayram olur
Lutfî'ye lutf u kerem
Dâhil-i bâb-ı harem
Dâima Allah direm
Bayram o bayram olur
ALVARLI EFE HAZRETLERi
(Muhammed Lütfi Efendi)
--spoiler--
https://www.youtube.com/watch?v=ofThBp5tox8
insanı inanılmaz huzursuz eden, can sıkıcı zaman dilimi.
ilkokulda şöyle yazardım bayramlarla ilgili: insanlar kaynaşır, büyükler ziyaret esnasında mutlu edilir, küçükler sevinir hoplar zıplar.... burada önemli olan dersi bitirip, teneffüste kızlarla yerden yüksek oynamaktı. şimdi ise o bebe aklımla yazdığım ezber vıdı vıdıların doğruluğunu görüyorum. nenem ikram ettiği her şekeri aldığımda tüm dişlerini göreceğim şekilde, içten gülümsüyordu. dedem ise harçlık verirken yüzümdeki non-kanaatkar ifadeye aldırmaksızın omzumu sıvazlıyordu. hep mutluluk bunlar. her yer ilkokulda çizdiğim resimlerdeki gibi pastel boyayla boyanmıştı.
bugün.
(:
(bkz: bu gün bayram erken kalkın çocuklar)
(bkz: bayram gelmiş neyime kan damlar yüreğime)
(bkz: iyi bayramlar)
(:
(bkz: bu gün bayram erken kalkın çocuklar)
(bkz: bayram gelmiş neyime kan damlar yüreğime)
(bkz: iyi bayramlar)
bayram gelmiş neyime
anam anam garibem
kan damlar yüreğime....
anam anam garibem
kan damlar yüreğime....
yarın gelecek olandır.
aile ve akrabaların biraraya gelip, maneviyatın canlandırılması gereken (dini bayramların), bir tatil macerasına dönüştürüldüğü günlerdir.
çok eskidendi belki el öpmeler, kenarı dantelli mendiller içinde şekerler,
avuca zor sığan kocaman 2,5 liralık bayram harçlıkları...
postacının getirdiği, uzaktaki dostların bayramı
kutlayan bayram kartlari...
aniden yok oldular, yittiler eskilerde bir yerlerde.
yıllarca sadece seyahate gidenler tesadüfen karşılaştılarsa kutladılar
birbirlerinin bayramlarını.
artık bayramlar sadece birer "fırsat" oldu, yorgun bedenlerin dinlenmesi için...
ve birgün sanal alemle tanıştık ve yeniden hatırladık bayramlaşmanın keyfini...
kenarı dantelli mendiller, parlak kağıda sarılı şekerler, madeni
2,5 liralık bayram harçlıkları yoktu belki ama bir küçük haber vardı dostlardan;
uzun süredir karşılaşmadığın, hala aynı adreste olup olmadığını bilmediğin...
sanal da olsa hatırlandığını, unutulmadığını öğrendiğin..
ve eski, tek yaprak bayram kartlarında yazıldığı gibi:
iyi bayramlar
bu bayramda ;
kahkahalar, yeni heyecanlar, bebekler, düğünler, eğlence ve tatlı sürprizler olsun..
tatlılar olsun kazandibi, tarçınlı kurabiyeler, elmalı kekler, şekerli
kahveler. buluşmak için telefonlaşmalar olsun.. buluşmalar olsun,
kavuşmalar olsun..
kayıplar, depremler, afetler olmasın.
kırgınlıklar anlasmazlıklar,ayrılıklar, yalanlar olmasın.
" biz" olsun; "ben" olmasın
mutluluk parayla, eğlence zoraki olmasın, en önemlisi sevgi olsun...
bayraminiz kutlu olsun .*
avuca zor sığan kocaman 2,5 liralık bayram harçlıkları...
postacının getirdiği, uzaktaki dostların bayramı
kutlayan bayram kartlari...
aniden yok oldular, yittiler eskilerde bir yerlerde.
yıllarca sadece seyahate gidenler tesadüfen karşılaştılarsa kutladılar
birbirlerinin bayramlarını.
artık bayramlar sadece birer "fırsat" oldu, yorgun bedenlerin dinlenmesi için...
ve birgün sanal alemle tanıştık ve yeniden hatırladık bayramlaşmanın keyfini...
kenarı dantelli mendiller, parlak kağıda sarılı şekerler, madeni
2,5 liralık bayram harçlıkları yoktu belki ama bir küçük haber vardı dostlardan;
uzun süredir karşılaşmadığın, hala aynı adreste olup olmadığını bilmediğin...
sanal da olsa hatırlandığını, unutulmadığını öğrendiğin..
ve eski, tek yaprak bayram kartlarında yazıldığı gibi:
iyi bayramlar
bu bayramda ;
kahkahalar, yeni heyecanlar, bebekler, düğünler, eğlence ve tatlı sürprizler olsun..
tatlılar olsun kazandibi, tarçınlı kurabiyeler, elmalı kekler, şekerli
kahveler. buluşmak için telefonlaşmalar olsun.. buluşmalar olsun,
kavuşmalar olsun..
kayıplar, depremler, afetler olmasın.
kırgınlıklar anlasmazlıklar,ayrılıklar, yalanlar olmasın.
" biz" olsun; "ben" olmasın
mutluluk parayla, eğlence zoraki olmasın, en önemlisi sevgi olsun...
bayraminiz kutlu olsun .*
ana babanın telefondaki sesiyle,
çıkarsa bir iki vefalı arkadaş, onların sesiyle/yazılarıyla,
vodafone'un ve başka uyduruk firmaların yazılımlarının gönderilmeye zamanlanmış iletileriyle,
ve sözde tanıdıkların toplu gönderilen kalıp iletileriyle
kısacası sadece 1000 kilometre uzaktaki ana babanın güzel sesiyle kutlanacak olandır.
çıkarsa bir iki vefalı arkadaş, onların sesiyle/yazılarıyla,
vodafone'un ve başka uyduruk firmaların yazılımlarının gönderilmeye zamanlanmış iletileriyle,
ve sözde tanıdıkların toplu gönderilen kalıp iletileriyle
kısacası sadece 1000 kilometre uzaktaki ana babanın güzel sesiyle kutlanacak olandır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar