bugün
- uludağ sözlük gazozu7
- puura10
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan6
- 7 şişe eker çilekli kefir içmek7
- buzlu çorba4
- velvet44
- puura yetkili olsun kampanyası5
- kaçak elektrik tüketimi yüzde 94 olan bölge5
- ben eskiden birinci nesildim6
- kürt devleti5
- ctrlx istesin anında nikahı kıyarım6
- pompeii de eli sikinde taş olan adam5
- irfan can kahveci gerard lampard'a dönüşür mü4
- buzlu salata yapmak4
- true yahudi mi10
- bisiklet sürmek3
- lezbiyenler kız hakkımızı yiyorlar7
- seri gizli artı oy veren meleğin yapay zeka olması4
- samsun yazısının önünde fotoğraf çektirmek3
- arkadaşlar bakar mısınız9
- nick uzunluğu ile zeka arasındaki ters orantı6
- habire1239
- sol frame'in sözlük içi başlıklarla dolması4
- eğer gerçekten mehdi varsa o da atatürk tür4
- mastürbasyon yapmayı unutmayın10
- bir yazara uzaktan aşık olmak5
- ctrlx vs velvet4
- mars patatesi2
- hz ömer'in şişmanlık uyarısı3
- yeni parti24
- fake hesapların sahibi6
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- bu başlıkta üstteki yazarı övüyoruz4
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir7
- true nefreti6
- hepinizi karim yapacam olum4
- hz muhammed'in meyveyi dalında sevmesi2
- velvet bu sevgi ve ilgi selinden memnun mu soruau4
- sözlükteki israil sempatizyanları4
- ahmet sezer bey3
- true vs yagmurcu12
- kız arkadaşa alınabilecek hediyeler9
- adana'ya damat gitmek3
- bu entry 15 artı oy alsın true'ye veriyorum4
- adolf hitlerin adamın dibi olması2
- din olmadan ahlak temellendirilemez10
- erdoğan'ın peygamber gibi bir adam olması3
- kızların keko erkek seviyoruz demesi13
- yazın yeme isteğinin azalması2
- taylan koyayım da yaylan2
yılbaşının ocağa denk geldiği bir yalandır, her bahar başlangıcında insanı garip duygular alır ve de zamanın aktığı gerçeği sizi derin düşüncelere gark eder. evet evet, zamanın kimseyi iplediği yok!
gün itibarı ile havaların ısınması nedeniyle sol framede sıkça görmeye alışacağımız mevsim.
en sevdiğim mevsimdi vaktiyle. karlar artık erimeye başlar; yağmur daha kısa sürer; çiçekler yavaş yavaş açmaya başlardı. tadından yenmezdi baharda deniz kenarında yürümek.. bahar doğaya verdiği o canlılığı, sanki senin de içine vermiş gibi hissederdin. sanki dalgalar kıyıya değil de kalbine vuruyor; güneş içinde doğuyor gibi olurdu sanki.. şimdiyse böylesine bir baharın gelişini beklemek neredeyse imkansız. şubatta kar yağması gerekirken güneş açar, nisanda birden hava soğur oldu. yaz ile kış arasında yaşanması gereken mevsim artık yok. sıcağı ve soğuğu uçlarda yaşıyoruz. bravo bize, mahvetmeye son sürat devam etmekteyiz. ey doğa; kurtul artık bizden.
en güzel mevsimlerdendir. diğer mevsimlerde güzeldir.
fakat çiçek kokusu yeşeren kırlar insanın içine dolan huzur. ayrı bir sevgi katar bu mevsime.
fakat çiçek kokusu yeşeren kırlar insanın içine dolan huzur. ayrı bir sevgi katar bu mevsime.
(bkz: 15nci nesil çaylak)
(bkz: bahar şenliği)
sevilesi mevsim.
bahar, yalvarırım çek git işine!..
salma üstüme çiçeklerini,
aklımı çelme!..
her sabah çimenlerin çiyden ürpererek uyanıyor bahçemde; sonra güneşle oynaşıp tütsülenmiş gibi buğulanıyor.
ne zaman sokağa çıksam badem ağaçları salkım saçak çiçek...
kavaklar kıpır kıpır, ıslık ıslığa meltem...
kırda dayanılmaz bir kekik kokusu, toprakta türlü çeşit börtü böcek...
yapma bunu bana bahar,
böyle üstüme gelme...!
zaten damarlarıma zor zaptediyorum kanımı...
çoktan cemreler düşmüş beynime, yüreğime...
kalbimin buzları erimiş.
göğüs kafesimde ne idüğü belirsiz bir kıpırtıyla geziyorum nicedir...
bir de sen çıldırtma beni...
krizdeyim ben... tembelliğin sırası değil, uyamam sana...
al git serçelerini sabahlarımdan, çağlalarına, kokularına hakim ol.
meltemlerine söyle, deli gibi ıslık çalıp sokağa çağırmasınlar beni...
bulutların üşüşmesin başıma...
girme kanıma benim...
yoldan çıkarma...!
sen ki en cilvelisisin mevsimlerin,
afrodizyakların en etkilisi,
sevdanın suç ortağısın.
kıyma bana...!
biliyorum çünkü, yine kandırıp yeşillendireceksin aşka; gövdemi azdırıp sonra birden çekip gideceksin.
tam kanım kaynamışken sana, toplayıp allarını morlarını, beni bir kuraklığın ortasında terk edeceksin...
o iple çektiğim ışığın, dayanılmaz olacak o zaman...
ne o delişmen sabahlar kalacak, ne günaha çağıran çapkın eteklerin
uçuştuğu günbatımları...
tembel kuşların şakımaktan bitap, ebruli çiçeklerin kokmaktan...
buselerin nemi kuruyacak çöl rüzgarlarında...
yeşerttiğin çiçekler, yürekler solacak; damar damar çatlayacak ruhumuz...
hayat, bir ezik otlar diyarına dönüşecek yeniden... yüreğim viraneye...
her bahar sarhoşluğu gibi, geçecek bu sonuncusu da...
ebedi bahar, bir başka bahara kalacak.
iyisi mi, hiç azdırma ruhumu bahar...
iş açma başıma...
git işine!
yoldan çıkarma beni!...
can dündar
salma üstüme çiçeklerini,
aklımı çelme!..
her sabah çimenlerin çiyden ürpererek uyanıyor bahçemde; sonra güneşle oynaşıp tütsülenmiş gibi buğulanıyor.
ne zaman sokağa çıksam badem ağaçları salkım saçak çiçek...
kavaklar kıpır kıpır, ıslık ıslığa meltem...
kırda dayanılmaz bir kekik kokusu, toprakta türlü çeşit börtü böcek...
yapma bunu bana bahar,
böyle üstüme gelme...!
zaten damarlarıma zor zaptediyorum kanımı...
çoktan cemreler düşmüş beynime, yüreğime...
kalbimin buzları erimiş.
göğüs kafesimde ne idüğü belirsiz bir kıpırtıyla geziyorum nicedir...
bir de sen çıldırtma beni...
krizdeyim ben... tembelliğin sırası değil, uyamam sana...
al git serçelerini sabahlarımdan, çağlalarına, kokularına hakim ol.
meltemlerine söyle, deli gibi ıslık çalıp sokağa çağırmasınlar beni...
bulutların üşüşmesin başıma...
girme kanıma benim...
yoldan çıkarma...!
sen ki en cilvelisisin mevsimlerin,
afrodizyakların en etkilisi,
sevdanın suç ortağısın.
kıyma bana...!
biliyorum çünkü, yine kandırıp yeşillendireceksin aşka; gövdemi azdırıp sonra birden çekip gideceksin.
tam kanım kaynamışken sana, toplayıp allarını morlarını, beni bir kuraklığın ortasında terk edeceksin...
o iple çektiğim ışığın, dayanılmaz olacak o zaman...
ne o delişmen sabahlar kalacak, ne günaha çağıran çapkın eteklerin
uçuştuğu günbatımları...
tembel kuşların şakımaktan bitap, ebruli çiçeklerin kokmaktan...
buselerin nemi kuruyacak çöl rüzgarlarında...
yeşerttiğin çiçekler, yürekler solacak; damar damar çatlayacak ruhumuz...
hayat, bir ezik otlar diyarına dönüşecek yeniden... yüreğim viraneye...
her bahar sarhoşluğu gibi, geçecek bu sonuncusu da...
ebedi bahar, bir başka bahara kalacak.
iyisi mi, hiç azdırma ruhumu bahar...
iş açma başıma...
git işine!
yoldan çıkarma beni!...
can dündar
insana, ''haydee bree efeeleerrr'' nidasıyla zeybek bile oynatabilecek güzellikte bir replikas deneyi
kaybolmak istiyor insan.... Unutulmak değil, hiç yaşanmamış olmak...Köşelere saklanmak değil, uzaklara yürümek...Saklambaçta en sona kalıp, sobelenmeden terkedilmek ömür boyu... Şu kısacık baharı doyasıya yaşamak için geride bırakmayı göze alabilir misiniz herşeyi? Çok tehlikeli bu bahar çook! Çorak toprakların taşlı çirkinliği, ağaçların gökyüzünü yırtan kolları ve terkedilmiş soğuk ormanların sessizliğini saklar kış...insanın sırtını sıvazlarcasına ısıtan güneş, irili ufaklı patlayan tomurcukların sessiz çırpınışları, cesur renkleri ile kafasının estiği yerde biten şımarık çiğdemler, seslerini herkese duyurmak istercesine akan ırmaklar sürer baharın ilk izlerini. Görülecek ne çok renk, duyulacak ne çok ses vardır baharda. Gezginleri sarhoş eden bütün kokuları saklar bahar rüzgarları.
Her kıvrımını itina ile ezberlediğimiz yollar bile yabancılaşır bu mevsimde. Sıkıntılı sarı renkler gider, yemyeşil düzlüklere bırakır yerini. Tabelalar daha güzel köylerin girişlerini gösterir. Dağların karanlık yüzleri aydınlanır. Cam önlerinde, mahalle aralarında, otlakların kenarında aydın yüzlü insanlar daha güleç selamlar akıp giden yolcuları. işte bu yüzden, ertelenen bütün seyahat planlarını baharları iştahla tekrar sereriz masaların üzerine. Çiçekler, yeşil, ot kokusu bütün kusurlarını kapatır doğanın. O yüzden her yer güzeldir, her yer gidilesi... Baharda kaygı yoktur. Herşey ne kadar parlak, ne kadar renkli, ne kadar da yalandır. Bahar aşktır, bu yüzden tadını alamadan kalpte bir ağrıyla bitiverir aniden... Söylenecek çok şey varken, akılda kalan ve acı veren cümleler gibi. Telaştır. Rehavetten uyuşan ayakların hızlı adımlar atarken birbirine dolanması, kokuların izini sürerken başımızı ne yöne çevireceğimizi şaşırdığımız zamandır bahar...Nerede olacağını bilmeden insan, kaçıracağı bütün anların yasını tutarak uyuyakaldığı akşamlardır.
Terkedişlerin, keskin dönüşlerin, sivri kararların, acı sözlerin, tatlı iltifatların, iyinin-kötünün mevsimidir bahar. Kışın buzlanan yollarda tutmayan frenler değil, bahar yeşeren çimenlerde kaydığımda çıkmayan lekedir asıl tehlike.
kaybolmak istiyor insan, Unutulmak değil, hiç yaşanmamış olmak... Köşelere saklanmak değil, uzaklara yürümek...Saklambaçta en sona kalıp, sobelenmeden terkedilmek ömür boyu... Şu kısacık baharı doyasıya yaşamak için geride bırakmayı göze alabilmek herşeyi Çok tehlikeli bu bahar çook!
Her kıvrımını itina ile ezberlediğimiz yollar bile yabancılaşır bu mevsimde. Sıkıntılı sarı renkler gider, yemyeşil düzlüklere bırakır yerini. Tabelalar daha güzel köylerin girişlerini gösterir. Dağların karanlık yüzleri aydınlanır. Cam önlerinde, mahalle aralarında, otlakların kenarında aydın yüzlü insanlar daha güleç selamlar akıp giden yolcuları. işte bu yüzden, ertelenen bütün seyahat planlarını baharları iştahla tekrar sereriz masaların üzerine. Çiçekler, yeşil, ot kokusu bütün kusurlarını kapatır doğanın. O yüzden her yer güzeldir, her yer gidilesi... Baharda kaygı yoktur. Herşey ne kadar parlak, ne kadar renkli, ne kadar da yalandır. Bahar aşktır, bu yüzden tadını alamadan kalpte bir ağrıyla bitiverir aniden... Söylenecek çok şey varken, akılda kalan ve acı veren cümleler gibi. Telaştır. Rehavetten uyuşan ayakların hızlı adımlar atarken birbirine dolanması, kokuların izini sürerken başımızı ne yöne çevireceğimizi şaşırdığımız zamandır bahar...Nerede olacağını bilmeden insan, kaçıracağı bütün anların yasını tutarak uyuyakaldığı akşamlardır.
Terkedişlerin, keskin dönüşlerin, sivri kararların, acı sözlerin, tatlı iltifatların, iyinin-kötünün mevsimidir bahar. Kışın buzlanan yollarda tutmayan frenler değil, bahar yeşeren çimenlerde kaydığımda çıkmayan lekedir asıl tehlike.
kaybolmak istiyor insan, Unutulmak değil, hiç yaşanmamış olmak... Köşelere saklanmak değil, uzaklara yürümek...Saklambaçta en sona kalıp, sobelenmeden terkedilmek ömür boyu... Şu kısacık baharı doyasıya yaşamak için geride bırakmayı göze alabilmek herşeyi Çok tehlikeli bu bahar çook!
insani direkt lise yıllarına alıp götüren özlem tekin şarkısı. ekürisi de aşka dair'dir.
diriliş mevsimidir.
candan erçetin'in mükemmel melodisiyle kulakları ve de *ruhu okşayan şarkısıdır. uzun zaman sonra bu kadar sevilesi bir melodi, candan erçetin'e tebriklerimizi iletiyoruz efendim.
insanda mutluluk hormonu sağlanmasına sebep olan şarkı. hem kendine güvenen, hem de güzel şeyler yaşayan insanın sözlerini aktarıyor. özellikle de "bahar geldiğinde mi ben böyle olurum? yoksa böyle olduğum için mi bahar? ayrıca bunun seninler ne ilgisi var? tabi ki ben böyle olduğum için bahar" kısmı insanda yüksek sesle söyleme isteği uyandırıyor.
ayrıca bütün kış dallarımda tomurcuklar var. *
ayrıca bütün kış dallarımda tomurcuklar var. *
''ayrıca bunun seninle ne ilgisi var?''
kırık kalpler durağında albümünün sevimli ötesi şarkısı. ayrıca, bugüne kadar dinlediğim en güzel candan erçetin şarkısı.
(bkz: bahar geldiğinde mi ben böyle olurum)
(bkz: yoksa böyle olduğumda mı gelir bahar)
(bkz: ayşe kulin)
(bkz: candan erçetin)
(bkz: yoksa böyle olduğumda mı gelir bahar)
(bkz: ayşe kulin)
(bkz: candan erçetin)
(bkz: aaa benim lan bu)
candan erçetin'den uzun zamandır beklenen bir aşk daha doğrusu aşık şarkısı, bayıldım, doyamıyorum dinlemey.
her ne kadar "mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır" dense de, artık her geçen gün akşamları havanın daha geç kararmasından geldiğini anladığmız mevsimdir..
ayşe kulin ile candan erçetin beraber çalışırsa işte böyle süper olur, kesinlikle son yılların en güzel şarkılarından...
çevremdeki herkese acayip bir bok yapıyor bu meret. tam anlatamayacağım galiba da kabaca bir halta yetişmeleri lazımmış da yetişemediklerinden mutsuzlarmış gibi diyerek tarif etmeye çalışayım.
neyse işte size de oluyorsa böyle şeyler az sakin durun. bir sikimin değişeceği-yakalayacağınız bir halt yok. aynı yerde uyanıp, aynı yerde uyuyacak, aynı işyerine-okula gidip aynı kişileri göreceksiniz. heyecan yapınca çevrenizdeki makul insanları kıl ediyorsunuz.
neyse işte size de oluyorsa böyle şeyler az sakin durun. bir sikimin değişeceği-yakalayacağınız bir halt yok. aynı yerde uyanıp, aynı yerde uyuyacak, aynı işyerine-okula gidip aynı kişileri göreceksiniz. heyecan yapınca çevrenizdeki makul insanları kıl ediyorsunuz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar