bugün
- sözlüğün en muhteşem yazarlarının fotoğrafları10
- rafadan yumurta kaç dk olmalı11
- üst düzey yönetici olabilmek için gerekenler6
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın17
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı24
- rakının ülseri geçirmesi5
- pernado bey birader bey3
- donald trump'ın anıtkabir'i ziyaret etmemesi6
- öbür sözlük5
- elin bir başka kadının eline değmesi4
- nato zirvesine katılacak yazarlar3
- beybi leydi'nin ayakları3
- yoğurt11
- bugün arjantin mısır maçı saat 19 da trt 1 de3
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim16
- velvet31
- hayata direnmek5
- kol saati takmanın anlamsızlığı5
- çalışmadan rahat yaşamanın yolları3
- boşanmış erkeğin aile evine geri dönmesi2
- yazarların mezun olduğu okullar6
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır9
- atm'ye ateme diyen hanzo13
- saraca finch house21
- ölmesi gereken türk gelenekleri5
- nasreddin hoca'nın eşeğine kayyum olarak atandım4
- pforzheim şu an 30 derece2
- din kardeşimiz filistin6
- günün şiiri23
- tuvalet atıkları bile abd'ye götürülecek4
- yaşamak gibi ölmeyi de hak etmeli insan3
- istanbul da yaşamanın imkansız hale gelmesi4
- sigara molası2
- dövmesi olan erkek7
- bic çakmak2
- ben bu çağa ait değilim2
- sevilen kadının topuklarını öpüp ısırmak7
- sigarayı günde 1 dala düşürmek5
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı16
- melankolik2
- nike2
- metres ilişkisine eğilimli erkek7
- öbür sözlükte yazan biriyle ciddi düşünür müsünüz2
- sözlüğe nude atar mısınız6
- erdoğan'ın trump'ı havaalanında karşılaması2
- tai lung'un kız halini kıskanıyor olmam6
- psikiyatri servisinde bir kızla tanışmak3
- çorabın tekini yutan çamaşır makinesi3
- daha 17 dizisi2
- jagermeister4
ne güzel şeysin sen.
başımı döndüren.
günümüzde artık anlamını yitirdi. herkes başka şeylerin arayışında.
başımı döndüren.
günümüzde artık anlamını yitirdi. herkes başka şeylerin arayışında.
sevgi kelimesinin eş değil yakın anlamlısı.
(bkz: mauro icardi)
cok basic bir tanımı var.
-insanın baskalarıyla sevisme sansı olmasına ragmen hep ısrarla onunla sevismeyi secmesine aşk deniyordu.
orhan pamuk
-insanın baskalarıyla sevisme sansı olmasına ragmen hep ısrarla onunla sevismeyi secmesine aşk deniyordu.
orhan pamuk
aşkın bir tanımı icin begendigin bedenlere hayalini kurdugun ruhları monte ediyorsun diyorlar.
ben bu tanımla hemfikir degilim.
hatta aşk bunun tam tersi bence.
bir adam veya kadın var mesela, vuruluyorsun, kafanda ona dair bilmedigin seyleri hayaline gore tamamlıyorsun.
sonra hayatına giriyor. kendi degisik tarafları, garip garip huyları, mukemmel tarafları, zaafları vs ile kafanda canlandırdıgından bambaska biri cıkıyor. ama sen ısrarla bu yeni tanıstıgın adama ya da kadına hayranlık duyuyor, onunla cehennemi bile kimseyle cennete degismiyorsun.
aşk bence sevebilecegin insana dair butun checklistleri taruman eden bir sey.
sadece o ve o oldugu icin.. buyuk hayranlıkla..
ben bu tanımla hemfikir degilim.
hatta aşk bunun tam tersi bence.
bir adam veya kadın var mesela, vuruluyorsun, kafanda ona dair bilmedigin seyleri hayaline gore tamamlıyorsun.
sonra hayatına giriyor. kendi degisik tarafları, garip garip huyları, mukemmel tarafları, zaafları vs ile kafanda canlandırdıgından bambaska biri cıkıyor. ama sen ısrarla bu yeni tanıstıgın adama ya da kadına hayranlık duyuyor, onunla cehennemi bile kimseyle cennete degismiyorsun.
aşk bence sevebilecegin insana dair butun checklistleri taruman eden bir sey.
sadece o ve o oldugu icin.. buyuk hayranlıkla..
Fromm' un nefis bir tanımı var, şöyle der:
"Aşk doğal bir şey değildir. Aksine disiplin, konsantrasyon, sabır, inanç ve narsisizmin üstesinden gelmeyi gerektirir. Bir his değil, bir uygulamadır."
modern dünyanın iş birliğine dair yarattığı tahribat ile sarıldığımız tekilliği bir kenara itip karşımızdakinin duygularına, istek ve ihtiyaçlarına zaman zaman kendimizinkileri göz ardı ederek yanıt verebilmek; beklentilerimizi gerçekçi bir seviyeye getirmek adına nevrozlarımızla savaşmak ve en nihayetinde alma-verme dengesinin sağlandığı bir ilişkide var olabilmek.. oldukça zorlu bir uygulamadır.
"Aşk doğal bir şey değildir. Aksine disiplin, konsantrasyon, sabır, inanç ve narsisizmin üstesinden gelmeyi gerektirir. Bir his değil, bir uygulamadır."
modern dünyanın iş birliğine dair yarattığı tahribat ile sarıldığımız tekilliği bir kenara itip karşımızdakinin duygularına, istek ve ihtiyaçlarına zaman zaman kendimizinkileri göz ardı ederek yanıt verebilmek; beklentilerimizi gerçekçi bir seviyeye getirmek adına nevrozlarımızla savaşmak ve en nihayetinde alma-verme dengesinin sağlandığı bir ilişkide var olabilmek.. oldukça zorlu bir uygulamadır.
demet akalın'ın 2011 yazını kasıp kavuran şarkısı.
aşk her şeyi geride bırakır
en sevdiğim yanı hep önüne baktırır
düşünmeden geçmişi sildirir
bir bakmışsın ki iki yüzük seçtirir
düşünmeden yeniyi sevdirir
bir bakmışsın ki gelinlik giydirir
mutlu olan herkes el kaldırsın
kutla kutla kutla kutla
çekemeyen aramızdan ayrılsın
hızla hızla hızla hızla
aşk her şeyi geride bırakır
en sevdiğim yanı hep önüne baktırır
düşünmeden geçmişi sildirir
bir bakmışsın ki iki yüzük seçtirir
düşünmeden yeniyi sevdirir
bir bakmışsın ki gelinlik giydirir
mutlu olan herkes el kaldırsın
kutla kutla kutla kutla
çekemeyen aramızdan ayrılsın
hızla hızla hızla hızla
Sonsuz arzulama...
aşk meşk olaylarında 2 yolunuz olan:
-ya kalp kırarsınız
-ya kalbiniz kırılır.
-ya kalp kırarsınız
-ya kalbiniz kırılır.
günümüzde belli tip ve özelliklere sahip olamayanların yaşayamadığı, olanların yaşadığı, aslında herkesin yaşaması gerekirken ne yazık ki kısıtlanan güzel duygu.
elif safak kitabı.
dinlemeyi bilene suskunlugun da dili vardır:
---spoiler---
Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. insanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...
"Hamuş" derdi Mevlâna kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç, bir şairin, hem de nâmı dünyayı sarmış bir şairin, yani işi gücü, varlığı, kimliği ve hatta soluduğu hava bile kelimelerden müteşekkil olan ve elli binden fazla muhteşem dizeye imza atmış bir insanın, nasıl olup da kendine SUSKUN adını verdiğini?...
Kâinatın da tıpkı bizimki gibi nazenin bir kalbi ve düzenli bir kalp atışı var. Seneler var ki nereye gidersem gideyim o sesi dinledim. Her bir insanı Yaradan'ın emaneti saklı bir cevher addedip, anlattıklarına kulak verdim. Dinlemeyi sevdim. Cümleleri, kelimeleri ve harfleri... Oysa bana bu kitabı yazdıran şey som sessizlik oldu.
Mesnevi'yi şerh edenlerin çoğu bu ölümsüz eserin "b" harfiyle başladığına dikkat çeker. ilk kelimesi "Bişnev!"dir. Yani "Dinle!" Tesadüf mü dersin ismi "Suskun" olan bir şairin en kıymetli yapıtına "Dinle!" diye başlaması. Sahi, sessizlik dinlenebilir mi?
Bu romanda her bölüm aynı sessiz harfle başlar. "Neden?" diye sorma, ne olur. Cevabını sen bul. Ve kendine sakla.
Çünkü öyle hakikatler var ki bu yollarda, anlatırken bile sır kalmalı.
A. Z. Zahara Amsterdam, 2007
elif safak-ask
----spoiler----
dinlemeyi bilene suskunlugun da dili vardır:
---spoiler---
Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. insanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...
"Hamuş" derdi Mevlâna kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç, bir şairin, hem de nâmı dünyayı sarmış bir şairin, yani işi gücü, varlığı, kimliği ve hatta soluduğu hava bile kelimelerden müteşekkil olan ve elli binden fazla muhteşem dizeye imza atmış bir insanın, nasıl olup da kendine SUSKUN adını verdiğini?...
Kâinatın da tıpkı bizimki gibi nazenin bir kalbi ve düzenli bir kalp atışı var. Seneler var ki nereye gidersem gideyim o sesi dinledim. Her bir insanı Yaradan'ın emaneti saklı bir cevher addedip, anlattıklarına kulak verdim. Dinlemeyi sevdim. Cümleleri, kelimeleri ve harfleri... Oysa bana bu kitabı yazdıran şey som sessizlik oldu.
Mesnevi'yi şerh edenlerin çoğu bu ölümsüz eserin "b" harfiyle başladığına dikkat çeker. ilk kelimesi "Bişnev!"dir. Yani "Dinle!" Tesadüf mü dersin ismi "Suskun" olan bir şairin en kıymetli yapıtına "Dinle!" diye başlaması. Sahi, sessizlik dinlenebilir mi?
Bu romanda her bölüm aynı sessiz harfle başlar. "Neden?" diye sorma, ne olur. Cevabını sen bul. Ve kendine sakla.
Çünkü öyle hakikatler var ki bu yollarda, anlatırken bile sır kalmalı.
A. Z. Zahara Amsterdam, 2007
elif safak-ask
----spoiler----
bana en dogru versiyonu -aşıklar acısından- yogun hayranlık gibi gelen...
Aşk insanı güzelleştirir güçlendirir.
Zamanım geldi galiba yine yeniden.
Zamanım geldi galiba yine yeniden.
Cennet azığı...
Üç şey seçtiler cennetten çıkarmak için:
Bir: Kelimeler.
iki: Aşk.
Üç: Annelik duygusu.
Kelimeleri Adem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak Havva'ya kaldı.
Ama aşk çok ağırdı.
ikisinin de aşkı tek başına taşıması mümkün olmayınca, ikisinin zembili de aşkı bir başına kaldıramayınca, bölüştüler yükü.
Yarısını Adem sırtlandı, aşkın yarısı Havva'ya kaldı.
nazan Bekiroğlu
Üç şey seçtiler cennetten çıkarmak için:
Bir: Kelimeler.
iki: Aşk.
Üç: Annelik duygusu.
Kelimeleri Adem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak Havva'ya kaldı.
Ama aşk çok ağırdı.
ikisinin de aşkı tek başına taşıması mümkün olmayınca, ikisinin zembili de aşkı bir başına kaldıramayınca, bölüştüler yükü.
Yarısını Adem sırtlandı, aşkın yarısı Havva'ya kaldı.
nazan Bekiroğlu
Belli özelliklerin yoksa yaşayamadığın güzel duygu. Ötesi yok.
şeyh gâlib'den :
"ey güzeller güzeli, yüzün mehtaba misâl,
her gören âşık olur, her bakan pervane hâl."
"ey güzeller güzeli, yüzün mehtaba misâl,
her gören âşık olur, her bakan pervane hâl."
Arapça fiil "aşak" ile eş kökenlidir. Aşak- aşk- sarmaşık.
Milli piyango. Denk gelirsen eğer erbabına.
20' li yaşlardaki heyecanın ve tutkunun ilerleyen dönemlerde rastlanmamasından ötürü aynı tadı vermeyendir. çok az kadın 20' li yaşlardaki güzellik ve albeniye sahip olabiliyor zaten 30' dan sonra. onlardan biri denk gelmedikçe de inadına yalnız kalmak istiyorsun çünkü herhangi biriyle sırf yalnız kalmamak ve sevişmek için bağ kurasın gelmiyor. 20' li yaşlarda ya da o yaşlarda gözüken 30 yaş üstü bir kadın hayatıma girmedikçe yalnız kalıp son nefesimi yalnız vereceğim. yapacak bir şey yok. içimi tek rahat ettiren bu durumdan benden daha fazla sorumluluğu olanlar olması... behzat ç' de harun da demişti: '' bir tek şans istedim onu bile çok gördüler ''. yakışıklı ve uzunlarla iyi aşklar, seksler size... ne diyeyim ki ? çok kırgınım.
Günümüzde belli özelliklere sahip olamayanların yaşayamayacağı ilişki türü. Eğer dış görünüşün heyecan uyandırmıyorsa, güldürmüyorsan aşkı da seksi de unutacaksın. Ötesi yok.
günümüzde seks ile birlikte sadece belli özelliklere sahip olabilenlerin ulaşabildiği adaletsiz ve anlamından sapmış ilişki türü.
aşk nasıl geldiği ve gittiği belli olmayan bir duygudur demiş maria puder. Bu nedenle de aşk yerine "dostluk" daha kuvvetlidir, dost olmak için çaba vardır, dost kalmak için de.
etkileyici bir tanım.
etkileyici bir tanım.
Eskiden ilber ortaylı gibi düşünürdüm. Şimdi celal şengör gibi düşünüyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar