bugün
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması9
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı71
- güney kore34
- yağmur altında bisiklet sürüp müzik dinlemek4
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı6
- ilk buluşmada sevişenler6
- sabah erken kalkma erdemi2
- motorcuların trafikte terör yaratması5
- ok atmak2
- zirvede örf icabı emsal ve akranlarla oturmak4
- jamaika gülü2
- yazarların sözlükten kaçması2
- kimsenin sizi sevmemesi8
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek5
- erotik şarkılar5
- mel bakan gibson'a sarılıp teselli etmek4
- sayın ismet von pforzheim efendi3
- fenerlilerin ağlaması3
- en son ne aldınız3
- j. k. rowling2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları2
- nev dinlemek2
- sözlükteki galatasaraylılar5
- sevgi vs aşk13
- kereviz2
- kolye21
- muşlettin bey amca birader bey3
- 27 ekim 2026 için hava durumları3
- chatgpt'nin bana yürümesi13
- jaws filmindeki sikko balik26
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek13
- atatürk ün hataları16
- 25 ekim 2026 oktay saral'ın görevden alınması2
- türkiye de sıcaklık düşüşü ve yağış2
- nevzat doğansoy2
- vajinaya dil atmak4
- nervio tarzı entry girmek18
- ismail kartal16
- sözlükteki fenerbahçeliler15
- meksika6
- sabah ezanı okunurken huzurla uyumak2
- okan buruk9
- en son alınan iltifat7
- fenerbahçe8
- futbol18
- didem soydan6
- mısır2
- arda güler16
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
bir gün sonra başka yönlere yelken açacak kadar ayağa düşmüş olan duygudur. aslında aşkın suçu yoktur, bunu kullananların suçu vardır. aşkı kendi çirkin emellerine alet ederler. aşkla filan alakalı yoktur, dertlerin ve niyetleri apaçık bellidir. böylelerinden uzak durmak lazımdır.
25 yaşına kadar yaşanabilen daha sonra duyguların körelmesiyle son bulan olgudur.
25 ten sonra aşk yakalamak çıplak elle balık tutmak kadar zor...
25 ten sonra aşk yakalamak çıplak elle balık tutmak kadar zor...
(bkz: zor be gülüm)
aşk çiğ köfte gibidir, acıdır ama tatlı gelir, yersin güzel gelir, bir daha bir daha istersin... çıkarken inletir, çıkmaz yine inletir.
sen kendine aşık ol,
ki ışığına tüm yaradılanlar aşık olsun... *
ki ışığına tüm yaradılanlar aşık olsun... *
"aşka uçma kanatların yanar" *
biten aşkın sonunda başa gelendir. dinlenip kanatları yenilemek gerekir.
mevlana'nın dedği gibi
"Aşka uçmadıktan sonra kanat neye yarar."
biten aşkın sonunda başa gelendir. dinlenip kanatları yenilemek gerekir.
mevlana'nın dedği gibi
"Aşka uçmadıktan sonra kanat neye yarar."
tarihte bir çok hikaye şarkı ve şiire konu olmuş hormonsal olay.
el yazısıyla günlük yazmaktır...
aşk kimsenin tarifini koyamadığı ve kendini ondan alamadığı bir duygudur.
bir kişinin dünyanın geri kalanından daha önemli olmasıdır.
insanoğlunun yaşadığı ve yaşamaya devam ettiği ve yaşarken tat aldığı en büyük ahlaksızlık.
sevgiyle, dostlukla, mantıkla, akılla, elde etme hırsıyla, ilişkiyle ve en önemlisi alışkanlıkla asla karıştırılmaması gerekilen..
dizelerdeki ayrıntıları yakalamaktır..
Ve gönül Tanrısına der ki:
- Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kabulüm, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden!
Cahit Sıtkı Tarancı*
Ve gönül Tanrısına der ki:
- Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kabulüm, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden!
Cahit Sıtkı Tarancı*
varolduğuna inanmadığım ve asla inanmayacağım duygu.
kaçan kovalanır hadisesinin baş sorumlusudur.
Görünce heyecanlanmak,
tanışmak, hayata dair yepyeni bir paragraf açmak,
hediyeler almak,
ona dair yazilar yazmak,
onunla dolu güzel bir rüyadan uyanınca yastığı yumruklamak,
yokluğunda yok olmak, varlığında var olmak,
gelecek hayalleri kurmak,
adını herhangi bir yerde ya da herhangi birinde gördüğünde, duydugunda mutlu olmak,
dersteyken elini çenene dayayıp onu düşünmek,
film izlerken güzel sahnelerde onu hayal etmek,
her aşk şarkısına onu yüklemek, sonraki dinleyişlerde ilk notanın ardından onu hatırlamak,
okunan kitabın en güzel kahramanını onun yerine koymak,
mesajlarının hiçbirini silmeye kıyamamak, her gece yatarken o günkü mesajlarını okumak,
msn’deki konuşmaları defalarca okumak, hatta kimi cümlelerini ezberlemek,
fotoğraflarına saatlerce bakmak,
onsuzken onun icin ağlamak,
sonra el ele tutuşmak, onunlayken de ağlamak,
kahkahalar atmak,
buluşmaya yarım saat geç gelmesinden bile haz duymak,
saçlarını, ellerini, avuçlarını okşamak,
kulağına güzel şeyler fısıldamak,
gözlerine bakmak,
iltifatlara boğup utandırmak,
aynı anda aynı kitabın aynı satırlarını okumak,
uzanıp beraber yıldızları izlemek,
saatlerce konuşmak,
hatta konuşmamak,
yağmurda ıslanmak,
'hadi bakalım en son kim öpecek?' oynamak,
gül satan çingenelerden kaçmak,
beraber çubuklu şeker yemek,
başka yerlerdeyken, aynı anda aynı şarkıyı dinlemek,
tenin tene değişinin sıcaklığı,
yeni doğan güne beraber uyanmak,
tartışmak, küçük, zevkli kavgalar etmek,
sonra bokunu çıkarmak,
kızmak,
alttan almak,
soğumak,
idare etmeye çalışmak,
bir süre sonra dayanamamak
ve paragrafı kapamak, noktayı koymak.
Bu kadar basit değil aşk... Bu kadar basit olamaz onu tarif eden kelime toplulukları...
işin içinde başka bir iş var...
tanışmak, hayata dair yepyeni bir paragraf açmak,
hediyeler almak,
ona dair yazilar yazmak,
onunla dolu güzel bir rüyadan uyanınca yastığı yumruklamak,
yokluğunda yok olmak, varlığında var olmak,
gelecek hayalleri kurmak,
adını herhangi bir yerde ya da herhangi birinde gördüğünde, duydugunda mutlu olmak,
dersteyken elini çenene dayayıp onu düşünmek,
film izlerken güzel sahnelerde onu hayal etmek,
her aşk şarkısına onu yüklemek, sonraki dinleyişlerde ilk notanın ardından onu hatırlamak,
okunan kitabın en güzel kahramanını onun yerine koymak,
mesajlarının hiçbirini silmeye kıyamamak, her gece yatarken o günkü mesajlarını okumak,
msn’deki konuşmaları defalarca okumak, hatta kimi cümlelerini ezberlemek,
fotoğraflarına saatlerce bakmak,
onsuzken onun icin ağlamak,
sonra el ele tutuşmak, onunlayken de ağlamak,
kahkahalar atmak,
buluşmaya yarım saat geç gelmesinden bile haz duymak,
saçlarını, ellerini, avuçlarını okşamak,
kulağına güzel şeyler fısıldamak,
gözlerine bakmak,
iltifatlara boğup utandırmak,
aynı anda aynı kitabın aynı satırlarını okumak,
uzanıp beraber yıldızları izlemek,
saatlerce konuşmak,
hatta konuşmamak,
yağmurda ıslanmak,
'hadi bakalım en son kim öpecek?' oynamak,
gül satan çingenelerden kaçmak,
beraber çubuklu şeker yemek,
başka yerlerdeyken, aynı anda aynı şarkıyı dinlemek,
tenin tene değişinin sıcaklığı,
yeni doğan güne beraber uyanmak,
tartışmak, küçük, zevkli kavgalar etmek,
sonra bokunu çıkarmak,
kızmak,
alttan almak,
soğumak,
idare etmeye çalışmak,
bir süre sonra dayanamamak
ve paragrafı kapamak, noktayı koymak.
Bu kadar basit değil aşk... Bu kadar basit olamaz onu tarif eden kelime toplulukları...
işin içinde başka bir iş var...
özdemir asafın "sen kocaman çöllerdeki kalabalık gibisin,kocaman denizlerde ender bir balık gibisin,bir ısıtır bir üşütür bir ağlatır bir güldürür,sen hem bir hastalık hem bir sağlık gibisin"dediği,aziz nesinin "sevişirken yılan bile dokunmaz,tapınmakla aşktan saygın olamaz.."dediği,can yücelin "aşk deprem gibidir ne zaman kimi vuracağını asla bilemezsiniz"dediği üzerine çok yazılıp çizilen olmazsa olmaz duygulardan biridir.bir seversin bin defa ölürsün,aşk der kalpler çizer içine baş harflerini yazarsın,ya mutlu olursun ya da hayallerin ümitlerin herbişeyin senden gider.aşk bir değnektir,iki ucu da birbirinden bok püsür olan.mutlu olmak istiyorsan yeterki boka basma ya da bokun yakınına yaklaşma.
saçmalık
cinsel ilişki esnasında hiçbir işlevselliği olmayan saçma-sapan ve emperyalist duygu-düşünce. orospu çocukluğunu iyi kamufle ettiği de söylenir. *
nedensiz sevmektir.
(bkz: mideye kramp girmesi)
gözleri dünyaya kapamaktır.
kimine göre içinde her türlü rengin bulunduğu duygu zirvesi, kimine göre de en fazla 15 dakika kadar sürecek, ıslak bir his.
pek eski bir lanettir. hepimizin üstünde...
eski bir tanıdık; tanınabiliyor yani.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar