bugün
- ümit kocasakal15
- mersin6
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları6
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması16
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- cadılar bayramında kabak tatlısı yapıp getiren kız4
- motorcuların trafikte terör yaratması8
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi6
- victor osimhen15
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır3
- vajinaya dil atmak7
- gocunun sözlüğe vedası3
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor8
- ismail kartal20
- zemzem suyunun yüzyıllardır bitmemesi7
- ara vereceğim diyen kız4
- güney kore34
- şarkıyı devam ettiriyoruz6
- yanında lipstick taşımayan yollu erkek2
- kimsenin sizi sevmemesi12
- hazırlanırken ebru gündeş dinlemek4
- fenerbahçelilerin ağlak olması6
- atatürk ün hataları19
- sevgiliyle araya mesafe koymak9
- atatürkün yakışıklı olması6
- ngark5
- korkut kanadoğlu3
- yazarların sözlükten kaçması4
- cadılar bayramında cadı süpürgesine binmek2
- attaristan3
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması9
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı7
- karı istiyorum5
- dinci3
- siz hayırdır2
- entrysinde emoji kullanan yazar gizli eşcinseldir3
- anın görüntüsü17
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek6
- sözlükteki galatasaraylılar6
- platin sarısı saç2
- cadılar bayramı temalı fotoğraf çekilen kızlar4
- sabah erken kalkma erdemi5
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar10
- muşlettin bey amca birader bey6
- ok atmak4
- en son alınan iltifat8
- okan buruk10
- oktay saral14
- metalcilere satanist muamelesi yapan piçler4
- galatasaray11
insana yakışan en güzel duygudur.
Aşk vurur birdenbire
Kalbini okşar, ürperirsin
Aşk savurur hayallere
Aklını çalar kaçamazsın.
(bkz: aşkın tortusu kalır)
Aşk vurur birdenbire
Kalbini okşar, ürperirsin
Aşk savurur hayallere
Aklını çalar kaçamazsın.
(bkz: aşkın tortusu kalır)
alışkanlıktır efendim. bittiğinde veya bittiğini sandığınızda daha iyi hissedersiniz *
iki ucu belli yol. girilmek istenen, ama çıkılacağı bilinen.
belki de, "aşk eninde sonunda biter, sevgi kalıcıdır" edebiyatı bizi bu hale getirdi. biteceğini bilmek ne kötü bi şeydir aslında. yaptığımız olsa olsa, "biteceğini düşünmemek" oluyor.
aşk, sonlu heyecan yaşamayı isteyecek kadar deli olmak aslında. belki biraz da mazoşist olmak. belki biraz da anı yaşamak istemek.
"anı yaşamak" dedikleri manyaklığa kağılırsan aşk seni bulur. böyle bir şey aşk. sümük gibi afedersiniz. bahsetmeye bile başlasan tanımlar bitmiyor.
ama insanda bu akıl ve bu duygusallık oldukça ne aşklar, ne aşk kırıkları göreceğiz daha.
git sev kardeşim. derdin ne.
deli misin nesin.
belki de, "aşk eninde sonunda biter, sevgi kalıcıdır" edebiyatı bizi bu hale getirdi. biteceğini bilmek ne kötü bi şeydir aslında. yaptığımız olsa olsa, "biteceğini düşünmemek" oluyor.
aşk, sonlu heyecan yaşamayı isteyecek kadar deli olmak aslında. belki biraz da mazoşist olmak. belki biraz da anı yaşamak istemek.
"anı yaşamak" dedikleri manyaklığa kağılırsan aşk seni bulur. böyle bir şey aşk. sümük gibi afedersiniz. bahsetmeye bile başlasan tanımlar bitmiyor.
ama insanda bu akıl ve bu duygusallık oldukça ne aşklar, ne aşk kırıkları göreceğiz daha.
git sev kardeşim. derdin ne.
deli misin nesin.
karşılıklı güven ve sevgi üzerine inşa edilen duygu.
aşk alır seni götürür heyecanın dehlizlerine.
arşınlarsın yolları bir şey bulma umudu ile.
sonra kayıp sokaklar keşfedersin kendine.
kaçıncı kat olduğuna dikkat etmeden bir ev tutarsın,
içine yerleşirsin.
tasını tarağını yavaşça yerleştirisin.
sonra kendin yerleşirsin usuldan içine, dışına...
aşk kaybeder inceden heyecanını,
ezberlemeye başlar her şeyi ama yerine meşki bırakır olgunluk deminde.
arşınladığın heyecanlı yol ve dehlizler, kayıp sokaklar, bilinmez katlı evler ve içlerde barınan aymazlık yerine sokağın adını, apartmanın adını ve kaçıncı katında olduğunu, bilindik sokakları; emin olmayı, güvenmeyi, sevmeyi, sadakati, birbirinizin olmayı telkin eder...
arşınlarsın yolları bir şey bulma umudu ile.
sonra kayıp sokaklar keşfedersin kendine.
kaçıncı kat olduğuna dikkat etmeden bir ev tutarsın,
içine yerleşirsin.
tasını tarağını yavaşça yerleştirisin.
sonra kendin yerleşirsin usuldan içine, dışına...
aşk kaybeder inceden heyecanını,
ezberlemeye başlar her şeyi ama yerine meşki bırakır olgunluk deminde.
arşınladığın heyecanlı yol ve dehlizler, kayıp sokaklar, bilinmez katlı evler ve içlerde barınan aymazlık yerine sokağın adını, apartmanın adını ve kaçıncı katında olduğunu, bilindik sokakları; emin olmayı, güvenmeyi, sevmeyi, sadakati, birbirinizin olmayı telkin eder...
sevgi + tutku = aşk
yani sevgiyle tutkunun bir harmanı.
yani sevgiyle tutkunun bir harmanı.
Herkesin tadması gereken bir duygu *
Bilim adamları aşkı maddesel bir bağımlılık olarak tanımlamış ve kanıtlamıştır.
Aşkı tetikleyen de tutkudur, tutkuyu tetikleyen en büyük etki de seksdir
Seksten sonra sevgiliniz kenara çekilip sigara yakmıyor ve siza sarılıp dinleniyorsa evet size tutku dolu bir aşk duyuyordur.
Bu maddesel bağımlılık olayına verebileceğim örnek aşık olduğunuz kişinin yanında heyecanlanmak, dokunma, konuşma isteğidir..Bilim adamları hormonel ve daha geniş kapsamlı açıklamışlardır ve kanıtlamışlardır.
"Yalan dostum aşk diye bir şey yok." diyenlere uçan tekme atarım. * *
Özetle, müptelası olmak zorunda olduğumuz duygu...
(bkz: hormon) (bkz: seks) (bkz: tutku)
Bilim adamları aşkı maddesel bir bağımlılık olarak tanımlamış ve kanıtlamıştır.
Aşkı tetikleyen de tutkudur, tutkuyu tetikleyen en büyük etki de seksdir
Seksten sonra sevgiliniz kenara çekilip sigara yakmıyor ve siza sarılıp dinleniyorsa evet size tutku dolu bir aşk duyuyordur.
Bu maddesel bağımlılık olayına verebileceğim örnek aşık olduğunuz kişinin yanında heyecanlanmak, dokunma, konuşma isteğidir..Bilim adamları hormonel ve daha geniş kapsamlı açıklamışlardır ve kanıtlamışlardır.
"Yalan dostum aşk diye bir şey yok." diyenlere uçan tekme atarım. * *
Özetle, müptelası olmak zorunda olduğumuz duygu...
(bkz: hormon) (bkz: seks) (bkz: tutku)
kafası kırılasıca iş, tekel çalışanlarının geçim kaynağı.
"derler ki, bir yerden sonra
acımaz daha fazla
zaten ask kötü bir şaka
anlamaya çalışma
her güzel şey bitermiş
aşk nedensiz sevmekmiş"
acımaz daha fazla
zaten ask kötü bir şaka
anlamaya çalışma
her güzel şey bitermiş
aşk nedensiz sevmekmiş"
kaçtığınız anda mutlaka sizi bulan çeşitli tanımları bulunmasına rağmen, koca bir yalandır.
birlikte zillere basıp kaçabilmektir.
kimi zaman bile bile mutluluğu elinin tersi ile itmek, uzun zaman alsada gerçek mutluluğu beklemektir.
sülük gibi birşey... yapıştımı bırakmaz ama kesin yapışır.
her sabaha onla uyanmak uzaklığa inat..her gece iyi olsun diye isyan edilen tanrının önünde yalvarmak gözyaşlarıyla boyun eğmek,sadece gözlerini hayal etmek en umutsuz ve kırılgan anlarda..gülmek için de bağıra bağıra ağlamak için de varlığına ihtiyaç duymak..çocuklar gibi kıyafet seçmek buluşmaya giderken "ne giysem" diye uykusuz kalmak,heyecandan hafif pembe yanakla öpmek..aşk çocukça yaşamak tüm duyguları;saf,samimi,içten geldiği gibi..
keşke yerine iyi ki diyebilmektir.
(bkz: üç harfliler)
bazen, burnumuzun dibindeyken görmediğimiz, elimizin tersiyle ittiğimiz duygu. bize karşı bu duyguyu taşıyana inanmadığımız, sahibini kırdığımız, yalancılıkla itham ettiğimiz o güzel his. bir şekilde kendini ispatlayan, gerçek aşksa, eninde sonunda kendini belli eden ve gerçekten aşık olana yaptıklarımızdan utandıran, gerçeği az bulunan his. sevgisine inanmayıp, yerden yere vurduğumuz bir insanı, göklere çıkarmamız gerektiğini anladığımız an, gözyaşlarına boğan, özür dileyip belimizi kırdıran, havaya kalkmış burnumuzu saygıyla indirecek kadar hürmet ettiğimiz, duyguların kralı.
platonik bile olsa sizi mutlu eden, onu her gördüğünüz de yüzünüzü güldüren yüce duygu.
(A)cıya (Ş)ikayetsik (K)atlanmak.
hakkında pek çok şiir yazılan ve şarkı bestelenen organizma faaliyeti. bir beyin ifrazatı olarak diğer beyin aktivitelerini alabora edebildiği için sakınılmasına rağmen uzak durmanın mümkün olmadığı egzotik olduğu kadar ekzantrik ve bir o kadar da otistik vakalar zinciri.
misal:
(bkz: aşk nedir nasıldır bilen var mı)
misal:
(bkz: aşk nedir nasıldır bilen var mı)
Bir önyargı biçimidir aşk. ihtiyaç duyduğun şeyi seversin, sana iyi bir duygu veren şeyi, işine geleni. Dünyada tanıyabilsen daha çok seveceğin on kişi varken birine aşık olduğunu nasıl söyleyebilirsin? Ama asla tanımayacaksın o insanları.
charles bukowski
charles bukowski
aşk, aynı inançlar gibidir; aslında var olmadığı halde sistemin bizi daha kolay ele gecirebilmesi için ortaya attığı bir oyun hamurudur. o oyun hamuruyla oynadıktan sonra şeklini verip fırına süreriz. önemli olan şeklini nekadar koruyabildiğidir.
3 harfli kelimeden çıkıp adını en güzel şarkılara yazdıran kelime.
aşk ki, şiirde su kasidesi, mimaride selimiye, musikide ferahfezadır. aşk, haddehanelerden dökülen ateş, nağmeye gebe sözdür. aşk, meşktir...
bir şeyin aşk olabilmesi için tutkulu olması, platonik olması, anormal olması gerekir zannımca. aşk bir bedeni hastalık olsaydı yalnızca hastahanelerde tedavi ederlerdi onu; oysa bimarhanelerde tımara çekilir aşk son ucunda..
iştahla yemek yerken hatırlayıp sevileni, yemek boğazında düğümleniyorsa, derin uykularda görülen rüyadan sonra bir daha uyku girmiyorsa gözlere, şen bir mecliste adı anıldığında onun, inziva engin bir boyut kazanıyorsa; hamasi bir söylevin tam ortasındaki bir kelime, bir cümle ne dediğini bilmezleştiriyorsa insanı, işte odur aşk.
aşk şiirdir. "şiir gibi"ye çıkar yolu.mahlas seçerken aşki *sıfatını tercih edenler bilir aşkı. hak aşığı diye eline bağlamayı alıp yürek yaralarını çığıranlar bilir..
sevgi üzerine kullanılabilecek bütün mecazları üstüne alınmadır aşk..aşk acıdır, hasrettir. hicran ve hayrettir, firkat ve gurbettir. gözyaşı ve ahtır; tazarru ve münacattır. aşk ölümdür, can vermedir, kurban olmadır..
(bkz: iskender pala)
bir şeyin aşk olabilmesi için tutkulu olması, platonik olması, anormal olması gerekir zannımca. aşk bir bedeni hastalık olsaydı yalnızca hastahanelerde tedavi ederlerdi onu; oysa bimarhanelerde tımara çekilir aşk son ucunda..
iştahla yemek yerken hatırlayıp sevileni, yemek boğazında düğümleniyorsa, derin uykularda görülen rüyadan sonra bir daha uyku girmiyorsa gözlere, şen bir mecliste adı anıldığında onun, inziva engin bir boyut kazanıyorsa; hamasi bir söylevin tam ortasındaki bir kelime, bir cümle ne dediğini bilmezleştiriyorsa insanı, işte odur aşk.
aşk şiirdir. "şiir gibi"ye çıkar yolu.mahlas seçerken aşki *sıfatını tercih edenler bilir aşkı. hak aşığı diye eline bağlamayı alıp yürek yaralarını çığıranlar bilir..
sevgi üzerine kullanılabilecek bütün mecazları üstüne alınmadır aşk..aşk acıdır, hasrettir. hicran ve hayrettir, firkat ve gurbettir. gözyaşı ve ahtır; tazarru ve münacattır. aşk ölümdür, can vermedir, kurban olmadır..
(bkz: iskender pala)
Ey insanoğlu, doğaya geri dönüşünde, hemen
öncesinde, belki son nefesinde her şeyi unutacaksın birden
yaşamın anlamını anlayacaksın:
AŞK
diyeceksin, suların tersine aktığı yıl sekizinci günde yarattığı
şey insanın, denizin birden dalgalandığı, cırcırların birden
sustuğu anda her kör laternacıdan kuşkulanmayı artık
kimseye miras bırakmayacaksın, yıldızın kaydığı gökte bir
buluta yepyeni isim bulduğun zaman uykusunda döner
dünya, uykusuzluğunda ay. Sen yağmurun sınırını bulmak
için yıllardır yerkürede koşarken yatağında sayıklıyor dünya,
güneş özenle örtüyor evladının uykusunda açılmış üstünü. e
ne de olsa dünyasının uyurgezer sarsaklığını kolluyor
güneş. O sıra bir ana gözyaşı döküyor dağda kurşunlanmış
oğluna benim diyemeden. Bir sanık sanıyor ki hiç adaletin
terazisinde çiçek açıp dengeyi bozmaz, son idamlık son
görevini yapıyor savcıya, avukata, cellada: teselli ediyor
onları ve barışı biraz daha hak ediyor insanlık, bu denli yakın
o denli uzakken ona, sen yaşamın anlamını anladım derken
AŞK
burcundan demir alıyor dünya, sular korkuyla çekiliyor, bir
balık gümüşlükte yatıyor, birisi güzelliğin peşinde yüzgeç,
unutulmuş fundalıklar oğlakları ağırlıyor, yazık artık kimse
aşk mektubu almıyor, Leyla mecnun’a bakmıyor, herkes
sevdiğini sahipleniyor, öldürüyor aşkı. Herkes her aradığını
nasıl oluyorsa bir kişide buluyor, ne ne aradığından
kuşkulanıyor ne de tükettiği hazinesinden. Ellerin yara bere
yine de hep güller içindesin: hepsini de seviyorsun, hepsi
birbirinden öte çağlı. Sizlere uzun ömür diliyorum de,
bilemiyorum iyiliğinize mi, ki olup bitene tanık olun şu
dünyada, olun ve isterseniz bir gün ayağa kalkın de,
dengeyi bozmuş olsun terazide açan o çiçek:
AŞK
burcun demir atsın sevdiği sevildiği limanlara
sen doğaya, bana geri dönmeden.
i. mısırlıoğlu
kafa karıştırıcı, beyni zorlayıcı, ayın hiç görmediğimiz karanlık yüzünü anlatan ilginç şiir için bakınız:
http://www.izmirizmir.net...lari/yazi.php?yazi_no=182
öncesinde, belki son nefesinde her şeyi unutacaksın birden
yaşamın anlamını anlayacaksın:
AŞK
diyeceksin, suların tersine aktığı yıl sekizinci günde yarattığı
şey insanın, denizin birden dalgalandığı, cırcırların birden
sustuğu anda her kör laternacıdan kuşkulanmayı artık
kimseye miras bırakmayacaksın, yıldızın kaydığı gökte bir
buluta yepyeni isim bulduğun zaman uykusunda döner
dünya, uykusuzluğunda ay. Sen yağmurun sınırını bulmak
için yıllardır yerkürede koşarken yatağında sayıklıyor dünya,
güneş özenle örtüyor evladının uykusunda açılmış üstünü. e
ne de olsa dünyasının uyurgezer sarsaklığını kolluyor
güneş. O sıra bir ana gözyaşı döküyor dağda kurşunlanmış
oğluna benim diyemeden. Bir sanık sanıyor ki hiç adaletin
terazisinde çiçek açıp dengeyi bozmaz, son idamlık son
görevini yapıyor savcıya, avukata, cellada: teselli ediyor
onları ve barışı biraz daha hak ediyor insanlık, bu denli yakın
o denli uzakken ona, sen yaşamın anlamını anladım derken
AŞK
burcundan demir alıyor dünya, sular korkuyla çekiliyor, bir
balık gümüşlükte yatıyor, birisi güzelliğin peşinde yüzgeç,
unutulmuş fundalıklar oğlakları ağırlıyor, yazık artık kimse
aşk mektubu almıyor, Leyla mecnun’a bakmıyor, herkes
sevdiğini sahipleniyor, öldürüyor aşkı. Herkes her aradığını
nasıl oluyorsa bir kişide buluyor, ne ne aradığından
kuşkulanıyor ne de tükettiği hazinesinden. Ellerin yara bere
yine de hep güller içindesin: hepsini de seviyorsun, hepsi
birbirinden öte çağlı. Sizlere uzun ömür diliyorum de,
bilemiyorum iyiliğinize mi, ki olup bitene tanık olun şu
dünyada, olun ve isterseniz bir gün ayağa kalkın de,
dengeyi bozmuş olsun terazide açan o çiçek:
AŞK
burcun demir atsın sevdiği sevildiği limanlara
sen doğaya, bana geri dönmeden.
i. mısırlıoğlu
kafa karıştırıcı, beyni zorlayıcı, ayın hiç görmediğimiz karanlık yüzünü anlatan ilginç şiir için bakınız:
http://www.izmirizmir.net...lari/yazi.php?yazi_no=182
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar