bugün
- aşk acısı çekiyorum sözlük6
- nickten isim tahmini yapmak10
- guinness birası3
- ölümü gösterip sıtmaya razı etmek2
- isteklerinize nasıl sınır koyuyorsunuz2
- arkadaşlar pizza yer miyiz4
- haramidere de haramilik yapmak5
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- sözlüğü doğru kullanmak2
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur3
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- muşlettin amca2
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı12
- her gün tuvalete çıkmak2
- yürüyen bok4
- caddebostan da bostan yetiştirmek3
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- cabrio tigra süren kadının arabasına atlatmak2
- yeğen yerine yiğen diyen insanlar2
- kedin mi var derdin var4
- kilolu olmak5
- amerikaya taşınmak2
- sinem dedetaş11
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak2
- başlarım böyle hayata deyip akp'ye üye olmak4
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- oral süspansiyon3
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- zall adlı yazar4
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- şaka maka 40'a yaklaşmak6
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- sozluk yazarlarinin zengin olmasi2
- mason greenwood11
- tavsiye4
- çerçeve yasa7
- allah 1 metin 2 rte 33
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- 6 ağustos 2026 hradec kralove beşiktaş maçı2
- batıl inançlar6
- yorgun mermi10
- üsküdar da başkan vekili seçimi tartışması2
- 15 temmuz tiyatro mu7
- velvet hanım ile kahve içmek8
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- abant su3
bazen hayatı karartan tanımsız hissiyat. his mi heves mi o da meçhul. nesin lan sen?
Reflüye sebep olmaktan başka bir işe yaramayan hede hödö. Hayatımı zehir etti lan!.
her şeyin gelip geçici olduğu bu dünyada var mıdır? diye düşündürür.
en tehlikeli üç harflidir.
aşk, yazın sıcağında bunalmışken aniden yağmur yağmasıdır. hiç bitmesin istersin ama sen daha hevesini alamadan biter o yağmur. kursağında kalır.
birer birer, seve seve çıkılan basamakları; onar onar, söve söve indiren şeydir aşk.
aşkta para önemli değildir ama gereklidir. *
Yunanlısına Eros, Romalısına Amor dediler.
ikisini de Tanrı yaptılar Aşk'ın başına.
Tanrı olmak basitti de hiç gerçek olamadılar.
Masal olmak çok koydu gerçek olamayan Tanrı kırıntılarına..
Gün bitti, değişti zaman.
Ne Roma kaldı geriye ne Eski Yunan.
Eros'tan biblo yaptılar, Amor'dan parfüm.
Tanrılıklarını satıp ekmeklerini kazandılar..
Aşk ateistti, çok geç anladılar !
ikisini de Tanrı yaptılar Aşk'ın başına.
Tanrı olmak basitti de hiç gerçek olamadılar.
Masal olmak çok koydu gerçek olamayan Tanrı kırıntılarına..
Gün bitti, değişti zaman.
Ne Roma kaldı geriye ne Eski Yunan.
Eros'tan biblo yaptılar, Amor'dan parfüm.
Tanrılıklarını satıp ekmeklerini kazandılar..
Aşk ateistti, çok geç anladılar !
oyuncuları figüran olan tek perdelik bir tiyatrodur.
aşk gliserin değil, nitrogliserindir.
(bkz: anne)
tek kelime, milyonlarca hayata bedel.
tek kelime, milyonlarca hayata bedel.
gereksizliktir. hazindir. acıdır.
aşk, hep misafirliğe gelen ama hiç kalmayan biri.
planlanmadan yapılmış en mükemmel intihardır.
çok şiddetli ama çabuk bitendir.
Hayatında aşk yoksa hiçbir şey tat vermez. "When love goes wrong, nothing goes right" diyerek açıklamış bunu eloğlu. Adam haklı .
uzun zamandır yaşanmayan ama bir o kadar da özlenendir.
rahatlama anından sonraki sarılmadır. eğer rahatlama anından sonra kıçını dönüp ''acaba ne zaman gidecek'' diye karşı duvara bön bön bakıyorsan bu aşk değildir. sadece hayvani güdülerini tatmin etme amacına yönelik bir kaç maymunsu hareketten ibaret bir egzersizdir.
zengininden fakirine, yakışıklısında tipsizine, güzelinden çirkinine her daim yamuk yapıp ortada bırakır. aşk sadece kendini mutlu edecek olan en kısa kelimedir. başka da bir manası yoktur.
tarih boyunca insanoğlunun uğraşı olurken, kesin bir tanımlayıcı cümle elde edilememiştir. bir değeri sonsuzluğa götürürken söylenebilecek tek şey tanımsızlığıdır; yani tanımsızdır aşk. aşk denilen olgu ruhanidir ve görülemediklerinden fotoğrafları çekilememiştir. bu yüzden aşk için yazılabilecek her tanım kişiden kişiye değişecek kadar subjektif olup, yetersizdir.
evvela, şunu söylemek gerekir ki aşkta bir âşık, seven ve maşuk, sevilen vardır ki buradan çıkarılacak sonuç şudur; aşk platoniktir. hiç bir zaman kavuşamamaktır. âşık, maşuğa kavuşmak için deliler gibi çaba sarfeder, bu yolda yorulur, yıpranır ve acı çeker ve bu acıyı çekerken içten içe zevk alır. bir nevi mazoşistliktir. bilinenin aksine insan hazza yönelik değildir ve onun fıtratı gereği acının bıraktığı haz ile ruhsal olgunluğa ve mutluluğa ulaşabilmek için, büyük ustâd sokratesin öğretisi olan 'herşey zıtlıktan türer' felsefesinde de görülebileceği gibi, acı çekmesi ilk kuraldır. bu yüzden ki tasavvuf ve diğer uzak doğu felsefeleri ruhsal doyuma ulaşmanın ilk adımı acı çekmektir. ne kadar acı çekilirse o kadar hızlı ve mutlu sona ulaşılır. buradan çıkarılacak sonuç aşk mutluluk değildir. amacı acı çekme isteğidir.
saniyen, âşık mazoşisttir. delidir. âşıkta, toplumun hiç kabul edemeyeceği davranışları kendisinin hiç bir sıkıntı yaşamdan gerçekleştirmesi gözlenir. kalıpların dışına çıkar ve herşeyden vazgeçmiş veya vazgeçmeye hazır bir şekilde olan gayrimantık çerçevesinde kalır. ancak aşkın sonucunda bu delilik görülür.
salisen, kadınlar zor aşık olur ve aşk durumu genelde erkekler bireylerde yaşanmaktadır. nedeni ise, kadınlarda afrodit tanrısının verdiği cazibe ile erkeklerin duyguları alt üst edebilecek ve aşkı tetikleyebilecek etkenler bulunurken, erkeklerde ise kadınları etkileyebilecek cinsel etkenler ve çekicilik bulunmaz. bu sonuç bize neden erkeklerin kadınlara sık sık âşık olduğunu ve kadınların ise ancak tanıdığı erkeklere aşık olduğunu gösterir.
diğer yandan aşk kişinin içinde biriktirdiği cinsel istek ve enerjisini bir kimseye yükletme işlemidir. yani cinsel çekimdir ve bu olmadan insan aşık olamaz. ancak aşkın amacı cinsel ilişkiye girmek değildir. cinsel ilişki oluştuğu durumda, aşkın isteği olan uzun vadeye yönelik acıya dayalı mutluluğun verdiği haz, bir anlık cinsel haz ve enerjisi ile sönümlenecektir. aşk ulaşamamaktır. gerçek âşık, cinsel ilişkiye girdiği anda bütün bütün büyüsünü kaybeder ve bunun için bu neden sonuç ilişkisinden uzak durmaya çalışır. bu bize erkeklerin neden cinsel ilişkiye girdikten sonra kadından soğuduğunu ve aşk duygusunu kaybettiğini açıklar. erkekler tabiat gereği kadının sahibi olma güdüsündeler ve buna ulaştıkları anda aşkı yok ederler. hedef ulaşılmıştır ve aşk bitmiştir. kadınlarda durum tam tersidir. kadınlar doğal olarak kendisine sahip olabilecek erkeğin peşinde olurlar ve ancak cinsel ilişkiye girdikleri erkeğe aşık olurlar. (bkz: 4s kuralı)
bir başka olarak, aşk durumu narsistik bir durumdur. kişi benliğindeki ego ile kendini yüceltme eğilimindedir. ancak çevrenin ve toplumun getirdiği baskı ile bu durum gerçekleşemez ve kişi bütün enerji ve kibirliğini başkasına yükletir. yani aşkı kendisi istemiştir ve bireye yükletir. onu yüceltir. onu yüceltirken kendisini doğal olarak aşağılamaktadır. aşağılandığı için ruhsal olarak acı çeker ve aşkı büyür. (bkz: ferhat ve şirin) âşık maşuk karşısında kendini değersizleştirir ve nihai hedef olan acıyı tadar ve zevk alır.
evvela, şunu söylemek gerekir ki aşkta bir âşık, seven ve maşuk, sevilen vardır ki buradan çıkarılacak sonuç şudur; aşk platoniktir. hiç bir zaman kavuşamamaktır. âşık, maşuğa kavuşmak için deliler gibi çaba sarfeder, bu yolda yorulur, yıpranır ve acı çeker ve bu acıyı çekerken içten içe zevk alır. bir nevi mazoşistliktir. bilinenin aksine insan hazza yönelik değildir ve onun fıtratı gereği acının bıraktığı haz ile ruhsal olgunluğa ve mutluluğa ulaşabilmek için, büyük ustâd sokratesin öğretisi olan 'herşey zıtlıktan türer' felsefesinde de görülebileceği gibi, acı çekmesi ilk kuraldır. bu yüzden ki tasavvuf ve diğer uzak doğu felsefeleri ruhsal doyuma ulaşmanın ilk adımı acı çekmektir. ne kadar acı çekilirse o kadar hızlı ve mutlu sona ulaşılır. buradan çıkarılacak sonuç aşk mutluluk değildir. amacı acı çekme isteğidir.
saniyen, âşık mazoşisttir. delidir. âşıkta, toplumun hiç kabul edemeyeceği davranışları kendisinin hiç bir sıkıntı yaşamdan gerçekleştirmesi gözlenir. kalıpların dışına çıkar ve herşeyden vazgeçmiş veya vazgeçmeye hazır bir şekilde olan gayrimantık çerçevesinde kalır. ancak aşkın sonucunda bu delilik görülür.
salisen, kadınlar zor aşık olur ve aşk durumu genelde erkekler bireylerde yaşanmaktadır. nedeni ise, kadınlarda afrodit tanrısının verdiği cazibe ile erkeklerin duyguları alt üst edebilecek ve aşkı tetikleyebilecek etkenler bulunurken, erkeklerde ise kadınları etkileyebilecek cinsel etkenler ve çekicilik bulunmaz. bu sonuç bize neden erkeklerin kadınlara sık sık âşık olduğunu ve kadınların ise ancak tanıdığı erkeklere aşık olduğunu gösterir.
diğer yandan aşk kişinin içinde biriktirdiği cinsel istek ve enerjisini bir kimseye yükletme işlemidir. yani cinsel çekimdir ve bu olmadan insan aşık olamaz. ancak aşkın amacı cinsel ilişkiye girmek değildir. cinsel ilişki oluştuğu durumda, aşkın isteği olan uzun vadeye yönelik acıya dayalı mutluluğun verdiği haz, bir anlık cinsel haz ve enerjisi ile sönümlenecektir. aşk ulaşamamaktır. gerçek âşık, cinsel ilişkiye girdiği anda bütün bütün büyüsünü kaybeder ve bunun için bu neden sonuç ilişkisinden uzak durmaya çalışır. bu bize erkeklerin neden cinsel ilişkiye girdikten sonra kadından soğuduğunu ve aşk duygusunu kaybettiğini açıklar. erkekler tabiat gereği kadının sahibi olma güdüsündeler ve buna ulaştıkları anda aşkı yok ederler. hedef ulaşılmıştır ve aşk bitmiştir. kadınlarda durum tam tersidir. kadınlar doğal olarak kendisine sahip olabilecek erkeğin peşinde olurlar ve ancak cinsel ilişkiye girdikleri erkeğe aşık olurlar. (bkz: 4s kuralı)
bir başka olarak, aşk durumu narsistik bir durumdur. kişi benliğindeki ego ile kendini yüceltme eğilimindedir. ancak çevrenin ve toplumun getirdiği baskı ile bu durum gerçekleşemez ve kişi bütün enerji ve kibirliğini başkasına yükletir. yani aşkı kendisi istemiştir ve bireye yükletir. onu yüceltir. onu yüceltirken kendisini doğal olarak aşağılamaktadır. aşağılandığı için ruhsal olarak acı çeker ve aşkı büyür. (bkz: ferhat ve şirin) âşık maşuk karşısında kendini değersizleştirir ve nihai hedef olan acıyı tadar ve zevk alır.
sivrisinek ısırığına benzer. ısırılma anında acı hissetmezsiniz. fark etmezsiniz bile. sonra tatlı tatlı kaşınır. kaşınma süreci uzayınca hep kaşımak ister, deriye tecavüz edersiniz tırnaklarla. sonra o tatlılık acıya bırakır yerini. sızlar, kanar ardından. kaşımaya devam ederseniz, daha da irileşir yayılır tene. kaşımaktan vazgeçtiğinizde kabuk bağlar yara. yavaş yavaş iyileşir. kaşıma şeklinize ve süresine göre iz bırakır yahut yok olur gider.
aşk 3 harhli bir kelimedir. ama insanın ağzına sıçan olgudur. hani aşka inanmayan ben vardı ya onunda ağzına sıçmışlar.köpek gibi aşık olmuşum farkına varmadan. aşka inanda gel derdin. aşka inandım ama gelemem. aşk acıymış. can yakarmış. sen bana bunları hiç söylemedin. beni kimse uyarmadı. ben körü körüne aşık oldum. öylece teslim ettim kendimi. yenilgiyi hazmedemeyişimdendir belki aşka bok atmam ama elimde değil ben neyleyim aşkı tek başıma. aşk iki vücutta güzeldir tek vücutken çekilmez. sen başka vücutlarla mutluyken ben bir başıma bunlarla nasıl yaşayım. yine saçmalama aşamasındayım ama biradan bunlar hep. bira bana dokunuyo arkadaşım. bunu en iyi sen bilirsin. yine ahmet kayadan başım beladayı dinliyoruz arkadaşımla. yine dertliyim. yine aşığım sana. ilk günden beri ve daima.
edit: fak
edit: fak
bir insana hayatını mahvetme imkanı verip, mahvetmeyeceğine inanmaya çalışmaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar