bugün
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı37
- enayimiknatisii36
- insan olmaya ceyrek kala26
- fusya semsiyeli yabanci8
- kerem aktürkoğlu7
- geceye bir söz bırak6
- ismail kartal8
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- yarın kpssye girecek yazarlar5
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- yapay gerizekalılık3
- milan skriniar5
- fenerbahçe nin liverpool ile karşılaşacak olması3
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- seri eksici6
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması3
- hangi renksiniz17
- ragnarın memeleri5
- ioçk'nın mavi boncuğu toptan alması4
- seni kimler aldı kimler öpüyor gıdığından2
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- sözlük kızlarındaki libido yüksekliği3
- herkese mavi boncuk dağıtan kız4
- mutlu ama tekerlek olsun4
- gecenin şarkısı14
- serhat kılıç11
- beşiktaş8
- evde ölü bulunmak4
- 5 eylül 2026 fenerbahçe'ye döşenen boru5
- romelu lukaku3
- ederson santana de moraes2
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- flat white2
- kulağa kulaklık başlığı kaçması3
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- dansöz izleme keyfi2
- s'i l v'e r m'i s t30
- ismet kalk çay koy kanka2
- tunus bayrağı2
- sözlükteki futbol başlıkları3
- aziz yıldırım4
- erdem özveren2
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- sözlükteki şer çetesi12
- kırbaç isteyen var mı3
- nervio10
- karmanın sikinde olmaması2
- sigara intihardır3
tarih boyunca insanoğlunun uğraşı olurken, kesin bir tanımlayıcı cümle elde edilememiştir. bir değeri sonsuzluğa götürürken söylenebilecek tek şey tanımsızlığıdır; yani tanımsızdır aşk. aşk denilen olgu ruhanidir ve görülemediklerinden fotoğrafları çekilememiştir. bu yüzden aşk için yazılabilecek her tanım kişiden kişiye değişecek kadar subjektif olup, yetersizdir.
evvela, şunu söylemek gerekir ki aşkta bir âşık, seven ve maşuk, sevilen vardır ki buradan çıkarılacak sonuç şudur; aşk platoniktir. hiç bir zaman kavuşamamaktır. âşık, maşuğa kavuşmak için deliler gibi çaba sarfeder, bu yolda yorulur, yıpranır ve acı çeker ve bu acıyı çekerken içten içe zevk alır. bir nevi mazoşistliktir. bilinenin aksine insan hazza yönelik değildir ve onun fıtratı gereği acının bıraktığı haz ile ruhsal olgunluğa ve mutluluğa ulaşabilmek için, büyük ustâd sokratesin öğretisi olan 'herşey zıtlıktan türer' felsefesinde de görülebileceği gibi, acı çekmesi ilk kuraldır. bu yüzden ki tasavvuf ve diğer uzak doğu felsefeleri ruhsal doyuma ulaşmanın ilk adımı acı çekmektir. ne kadar acı çekilirse o kadar hızlı ve mutlu sona ulaşılır. buradan çıkarılacak sonuç aşk mutluluk değildir. amacı acı çekme isteğidir.
saniyen, âşık mazoşisttir. delidir. âşıkta, toplumun hiç kabul edemeyeceği davranışları kendisinin hiç bir sıkıntı yaşamdan gerçekleştirmesi gözlenir. kalıpların dışına çıkar ve herşeyden vazgeçmiş veya vazgeçmeye hazır bir şekilde olan gayrimantık çerçevesinde kalır. ancak aşkın sonucunda bu delilik görülür.
salisen, kadınlar zor aşık olur ve aşk durumu genelde erkekler bireylerde yaşanmaktadır. nedeni ise, kadınlarda afrodit tanrısının verdiği cazibe ile erkeklerin duyguları alt üst edebilecek ve aşkı tetikleyebilecek etkenler bulunurken, erkeklerde ise kadınları etkileyebilecek cinsel etkenler ve çekicilik bulunmaz. bu sonuç bize neden erkeklerin kadınlara sık sık âşık olduğunu ve kadınların ise ancak tanıdığı erkeklere aşık olduğunu gösterir.
diğer yandan aşk kişinin içinde biriktirdiği cinsel istek ve enerjisini bir kimseye yükletme işlemidir. yani cinsel çekimdir ve bu olmadan insan aşık olamaz. ancak aşkın amacı cinsel ilişkiye girmek değildir. cinsel ilişki oluştuğu durumda, aşkın isteği olan uzun vadeye yönelik acıya dayalı mutluluğun verdiği haz, bir anlık cinsel haz ve enerjisi ile sönümlenecektir. aşk ulaşamamaktır. gerçek âşık, cinsel ilişkiye girdiği anda bütün bütün büyüsünü kaybeder ve bunun için bu neden sonuç ilişkisinden uzak durmaya çalışır. bu bize erkeklerin neden cinsel ilişkiye girdikten sonra kadından soğuduğunu ve aşk duygusunu kaybettiğini açıklar. erkekler tabiat gereği kadının sahibi olma güdüsündeler ve buna ulaştıkları anda aşkı yok ederler. hedef ulaşılmıştır ve aşk bitmiştir. kadınlarda durum tam tersidir. kadınlar doğal olarak kendisine sahip olabilecek erkeğin peşinde olurlar ve ancak cinsel ilişkiye girdikleri erkeğe aşık olurlar. (bkz: 4s kuralı)
bir başka olarak, aşk durumu narsistik bir durumdur. kişi benliğindeki ego ile kendini yüceltme eğilimindedir. ancak çevrenin ve toplumun getirdiği baskı ile bu durum gerçekleşemez ve kişi bütün enerji ve kibirliğini başkasına yükletir. yani aşkı kendisi istemiştir ve bireye yükletir. onu yüceltir. onu yüceltirken kendisini doğal olarak aşağılamaktadır. aşağılandığı için ruhsal olarak acı çeker ve aşkı büyür. (bkz: ferhat ve şirin) âşık maşuk karşısında kendini değersizleştirir ve nihai hedef olan acıyı tadar ve zevk alır.
evvela, şunu söylemek gerekir ki aşkta bir âşık, seven ve maşuk, sevilen vardır ki buradan çıkarılacak sonuç şudur; aşk platoniktir. hiç bir zaman kavuşamamaktır. âşık, maşuğa kavuşmak için deliler gibi çaba sarfeder, bu yolda yorulur, yıpranır ve acı çeker ve bu acıyı çekerken içten içe zevk alır. bir nevi mazoşistliktir. bilinenin aksine insan hazza yönelik değildir ve onun fıtratı gereği acının bıraktığı haz ile ruhsal olgunluğa ve mutluluğa ulaşabilmek için, büyük ustâd sokratesin öğretisi olan 'herşey zıtlıktan türer' felsefesinde de görülebileceği gibi, acı çekmesi ilk kuraldır. bu yüzden ki tasavvuf ve diğer uzak doğu felsefeleri ruhsal doyuma ulaşmanın ilk adımı acı çekmektir. ne kadar acı çekilirse o kadar hızlı ve mutlu sona ulaşılır. buradan çıkarılacak sonuç aşk mutluluk değildir. amacı acı çekme isteğidir.
saniyen, âşık mazoşisttir. delidir. âşıkta, toplumun hiç kabul edemeyeceği davranışları kendisinin hiç bir sıkıntı yaşamdan gerçekleştirmesi gözlenir. kalıpların dışına çıkar ve herşeyden vazgeçmiş veya vazgeçmeye hazır bir şekilde olan gayrimantık çerçevesinde kalır. ancak aşkın sonucunda bu delilik görülür.
salisen, kadınlar zor aşık olur ve aşk durumu genelde erkekler bireylerde yaşanmaktadır. nedeni ise, kadınlarda afrodit tanrısının verdiği cazibe ile erkeklerin duyguları alt üst edebilecek ve aşkı tetikleyebilecek etkenler bulunurken, erkeklerde ise kadınları etkileyebilecek cinsel etkenler ve çekicilik bulunmaz. bu sonuç bize neden erkeklerin kadınlara sık sık âşık olduğunu ve kadınların ise ancak tanıdığı erkeklere aşık olduğunu gösterir.
diğer yandan aşk kişinin içinde biriktirdiği cinsel istek ve enerjisini bir kimseye yükletme işlemidir. yani cinsel çekimdir ve bu olmadan insan aşık olamaz. ancak aşkın amacı cinsel ilişkiye girmek değildir. cinsel ilişki oluştuğu durumda, aşkın isteği olan uzun vadeye yönelik acıya dayalı mutluluğun verdiği haz, bir anlık cinsel haz ve enerjisi ile sönümlenecektir. aşk ulaşamamaktır. gerçek âşık, cinsel ilişkiye girdiği anda bütün bütün büyüsünü kaybeder ve bunun için bu neden sonuç ilişkisinden uzak durmaya çalışır. bu bize erkeklerin neden cinsel ilişkiye girdikten sonra kadından soğuduğunu ve aşk duygusunu kaybettiğini açıklar. erkekler tabiat gereği kadının sahibi olma güdüsündeler ve buna ulaştıkları anda aşkı yok ederler. hedef ulaşılmıştır ve aşk bitmiştir. kadınlarda durum tam tersidir. kadınlar doğal olarak kendisine sahip olabilecek erkeğin peşinde olurlar ve ancak cinsel ilişkiye girdikleri erkeğe aşık olurlar. (bkz: 4s kuralı)
bir başka olarak, aşk durumu narsistik bir durumdur. kişi benliğindeki ego ile kendini yüceltme eğilimindedir. ancak çevrenin ve toplumun getirdiği baskı ile bu durum gerçekleşemez ve kişi bütün enerji ve kibirliğini başkasına yükletir. yani aşkı kendisi istemiştir ve bireye yükletir. onu yüceltir. onu yüceltirken kendisini doğal olarak aşağılamaktadır. aşağılandığı için ruhsal olarak acı çeker ve aşkı büyür. (bkz: ferhat ve şirin) âşık maşuk karşısında kendini değersizleştirir ve nihai hedef olan acıyı tadar ve zevk alır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar