/636
sevmediğim şeydir. bu kadar realistleşmiş bir dünyada, kapılan tarafı derinden yaralayacak olan durumdur. düşük voltajda yaşanmalıdır. yoksa varyasyonda elenen taraf yapar. böyle de odunca bir açıklama yapar geçerim.
-sensiz nefes alamıyorum sevgilim
+oldu amk fotosentez yap.
aynı gökyüzüne bakmakmaya devam edene kadar bitmeyecek olay.
(#12733505)
teninin tuzundan yapıştı dudaklarım birbirine, konuşamıyorum.
üç harf( ayn, şın ve kaf ) ve beş noktadan oluşan arapça kelimedir. lakin anlamı söylenişi kadar kısa değildir.
çok başkaymış be.
çok basit gibi görünen karmaşık bir duygudur.
kşa nın tersi.

(bkz: öyle döte böyle tarak)
bir bağdır düğüm olmadan önce.
ters kutuplu iki tane ayrı ve büyük mıknatıs düşünün. birbirlerini çekerler. yaklaştıkça daha fazla çekerler. sonra kenetlenirler. büyük oldukları için ayıramazsın, küçüklerse ayırabilirsin. elektron alışverişi yaparlar ve enerjilerini nötürleştirirler. nötürleşene kadar devam eden bir süreçtir. sonra nötürleşince ayrılar ve uzaklaşırlar, yeniden enerji yüklerler, sonra yeniden çekim başlar... aşk tam da budur.
illa karşı cinse duyulan bir his olması gerekmez. her ne kadar inanmasam da mesela tanrıya duyulan aşk, günümüz içi boşaltılmış karşı cinse duyulan aşk kavramından bin kat daha değerlidir gözümde. en azından bi anlamı var bi felsefesi var ne kadar katılmasam da.
ben ölseydim, o belki ağlardı.ama o ağlasaydı;ben ölürdüm...
pek yüz verme sonra tepene biner.
aşk da zaten iki yalnızın ortak bir yalnızlıkta buluşmasıdır. (bkz: bana bir şeyhler oluyor)
bize hiç iyi davranmadı.
'Herkesi ona benzetip,
Kimseyi onun yerine koyamamaktı...'
kimyanın bozulmasıdır. vermeyeceğin tepkiler verdirtir adama. kıskanırsın bağırırsın sevinirsin çığırırsın. vay anasını neye düştüm ben.
gereksiz hayat ayrıntılarından biri olup, her insan oğlunun mutlaka tattığı, sarsılıp yıkıldığı, ağlayıp sızlandığı, saçma sapan hareketler yaptığı, ilk seferinde platonik olan vak'adır.
sonsuz tanımlar ve durumlar ifadesidir. ama bence aşk şuna benzer, derin bir uykuya dalarken uzandığınız yerde ( buna yaşamın monotonluğuna kapılmak diyelim) birden sarsılarak irkilirsiniz çünkü bazen bacaklarınız uykuya dalarken sıçratır sizi o anda aslında beyin ölümün başladığını zannederek ayaklara uyarıcı sinyaller gönderir bu duruma miyokloni kasılma derler. aşkta böyledir yaşamın sıkıcılığına kapılırken ruhunuz bir güzele vurulup benliğinize, ''yaşıyorsun, uyan!'' der. ve sıçrarsınız kalbinizde güller açar.
ve aşk... Kalp ile göz arasında kutlu bir hadisedir.
nerde olursa olsun yeterki mutlu olsun diyebilecek kadar egodan vazgeçmektir.
--spoiler--
aşk eski bir yalan ademle havva'dan kalan
--spoiler--
sadece imkansız olanı seçmektir.
eeyyycceee sevmek... (yaşlı bir tanıdığımın tanımı (F.K))
© copyright 2005 - 2026