bugün
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı42
- hiç bitmeyecekmiş gibi gelen şeyler15
- fenerbahçe17
- fenerbahçe lyon maçında atıp tutan yazarlar4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle8
- ne kadar mutlusun5
- bir sözlük kızıyla şapır şupur öpüşmek13
- kapadokya20
- fenerin şl de ziki tutacak olması2
- üstteki yazar gözünde nasıl canlanıyor5
- ne okudunuz7
- islam barış dinidir43
- yeni partili sözlük yazarları26
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek4
- boş yapasınız gelince ne yapıyorsunuz14
- sarapci koala51
- fener lyon'u yener mi4
- pizza2
- sözlüğe fotoğraf atmak6
- sözlüğün açık ara en sevilmeyen yazarı seçilmek18
- sözlüğe veda edecek yazarların son konuşmaları6
- geleceğe bir not bırak4
- tamircisi ölünce satılan araba3
- arkadaşlar çok acil bi baksanıza10
- türk vatandaşı olmak istemeyni vatandaşlktan atmak3
- anın görüntüsü20
- mason greenwood7
- cingan kasa transit4
- günlük dua zikir tesbih ve ibadetler3
- güç ellerinde olsa halkın içinden geçecek kitle5
- friedrich hegel la bi cay icek12
- fenerbahçe'ye bir cisim yaklaşması2
- ankete gelin beyler31
- ne kadar yaşlısın22
- tai lung47
- fenerbahçe siker adamı2
- recep tayyip erdoğan25
- iyilik vs dürüstlük5
- balık3
- dünyanın en yaşlı insanı2
- velvet45
- akp bitince troller nolacak4
- hintli kadınların aslında güzel olması7
- birader yazarlar bay beydirler2
- sabahlara kadar cips kolayla bilgisayarda oturmak5
- su içmek2
- zeki insanların sevilmemesi5
- sözlüğe küsmek9
- öbür sözlükte yazmanın ayıp karşılanması3
- duştayken gelen varoluşsal sancılar3
354-430 yılları arasında yaşamış olan filozof ve Hıristiyan teolog.
--spoiler--
yaşamını "itiraflar" adlı ünlü kitabında, Tanrıyla konuşma ve günah çıkarma formlarında anlatmıştır. En çok önem verdiği konu, insanın kendini araştırmasıdır. Hakikatin insanın içinde olduğunu savunur. Hakikat ise, bizzat Tanrının kendisidir. Yani Tanrı insandadır. Öte yandan insanın kendisi de tanrıdadır. Bunu anlamaya çalışmak felsefedir. Felsefe insanın kendisiyle uğraşmasıdır.
"Anlayabilmek için, inanıyorum" anlayışıyla felsefeyi dine tabi kılmış olan Augustinus, Hıristiyan dininin temel öğretilerini temellendirebilmek için, Yeni Platoncu felsefeden ve Platoncu kavramlardan yararlanmıştır. inancı temel alan Augustinus'a göre, aklın görevi, Tanrısal vahiy temeli üzerinde, inanç yoluyla bilinen şeylerin açıklanması ve aydınlığa kavuşturulmasıdır. *
--spoiler-- * *
--spoiler--
yaşamını "itiraflar" adlı ünlü kitabında, Tanrıyla konuşma ve günah çıkarma formlarında anlatmıştır. En çok önem verdiği konu, insanın kendini araştırmasıdır. Hakikatin insanın içinde olduğunu savunur. Hakikat ise, bizzat Tanrının kendisidir. Yani Tanrı insandadır. Öte yandan insanın kendisi de tanrıdadır. Bunu anlamaya çalışmak felsefedir. Felsefe insanın kendisiyle uğraşmasıdır.
"Anlayabilmek için, inanıyorum" anlayışıyla felsefeyi dine tabi kılmış olan Augustinus, Hıristiyan dininin temel öğretilerini temellendirebilmek için, Yeni Platoncu felsefeden ve Platoncu kavramlardan yararlanmıştır. inancı temel alan Augustinus'a göre, aklın görevi, Tanrısal vahiy temeli üzerinde, inanç yoluyla bilinen şeylerin açıklanması ve aydınlığa kavuşturulmasıdır. *
--spoiler-- * *
yeni platoncular tarafından iddia edilen mutlak doğrunun bilinemezliği yönündeki görüşünü eleştirmiş, ve insanların hata yapmamaları ve erdemli bir hayat sürebilmeleri için mutlak doğrulara ihtiyaçları olduğunu savunmuştur.
metafizik çalışmalarıyla doğru orantılı olan teoloji çalışmalarında bulunmuş, hıristiyanlık öğretisinin temlini atmış olan din adamı.
platon`un dusuncelerinin etkisinde kalmis filozof. augustinus esas olarak inanci ele alir. onun gorusune gore; eger bilmek istiyorsak inanmaliyiz. vahyin akildan daha onemli oldugunu varsayarak, inanc olmadan akil ile hicbir sey kavranamayacagini ve yon bulunamayacagini soyler. var olan her seyin tanri tarafindan yaratilmis olduguna ve yaratildigina inanir. o hristiyanlik dinini mersru gostererek; yasanilan butun olumsuzluklarin nedenini insanin gunahkar olmasinin bedeli olmasinda gorerek, tanrisal kurtulus icin bu sikintilari anlamli gormektedir.
"itiraflar"ına "bu yaşama ölen yaşam mı yoksa yaşayan ölüm mü demek daha doğru olur bilmiyorum" diyerek başlar. tanrı'ya samimi bir şekilde içindekileri anlatır. yaşamında doğrusuyla yanlışıyla neler yaşadığını aktarır. bu kitabı bir bakıma vicdan muhasebesidir.
Augustinius ya da Aurelius Augustinius, Aziz Augustinius olarak bilinen filozof ve tanrıbilimci.
manicileri* yakmasıyla ünlü vicdansız din adamıdır. şu yobaz cümleler ona aittir:
''bir kovuşturma vardırki haksızdır, dinsizlerin isa'nın kilisesine yaptıkları bu türdendir, bir de haklısı vardır ki bu da bizim dinsizlere yaptıklarımızdır. kilise sevdiğinden kovuşturur, dinsizler ise zalimliklerinden. ''
''bir kovuşturma vardırki haksızdır, dinsizlerin isa'nın kilisesine yaptıkları bu türdendir, bir de haklısı vardır ki bu da bizim dinsizlere yaptıklarımızdır. kilise sevdiğinden kovuşturur, dinsizler ise zalimliklerinden. ''
filozof, tanrıbilimci.
her düşünür gibi hayatı sorgulamakla geçmiş fakat doğruyu tanrıda ve hristiyanlıkta bulmuş aziz... fakat asla sorgulamaktan vargeçmemiş.
itiraflar kitabında yaşamını Tanrıyla konuşma ve günah çıkarma formlarında anlatmıştır. En çok önem verdiği konu, insanın kendini araştırmasıdır. Hakikatin insanın içinde olduğunu savunur. Hakikat ise, bizzat Tanrının kendisidir. Yani Tanrı insandadır. Öte yandan insanın kendisi de tanrıdadır. Bunu anlamaya çalışmak felsefedir. Felsefe insanın kendisiyle uğraşmasıdır.*
görsel
mükemmel bişey için;
hafızam hislerimi ihtiva eder. onları yaşarken zihinde bulunduğu şekliyle değil, çok farklı bir şekilde. hafızanın özel güçlerine uygun şekilde. mesela mutsuzken bile neşeli olduğum zamanları hatırlayabiliyorum. neşeliyken de geçmişteki mutsuzluklarımı hatırlayabiliyorum. geçmiş korkularımı anımsayabiliyorum ama korku duymuyorum. ve bir zamanlar bir şeyi istediğimi hatırladığımda, ona şu an sahip olmayı dilemeden de hatırlayabiliyorum. hafıza bazen tam tersi duyguyu yaşatabiliyor. çünkü bitmiş geçmiş üzüntüyü hatırladığıma sevinebiliyorum. ve sona ermiş mutluluğu hatırladığıma üzülebiliyorum.
her düşünür gibi hayatı sorgulamakla geçmiş fakat doğruyu tanrıda ve hristiyanlıkta bulmuş aziz... fakat asla sorgulamaktan vargeçmemiş.
itiraflar kitabında yaşamını Tanrıyla konuşma ve günah çıkarma formlarında anlatmıştır. En çok önem verdiği konu, insanın kendini araştırmasıdır. Hakikatin insanın içinde olduğunu savunur. Hakikat ise, bizzat Tanrının kendisidir. Yani Tanrı insandadır. Öte yandan insanın kendisi de tanrıdadır. Bunu anlamaya çalışmak felsefedir. Felsefe insanın kendisiyle uğraşmasıdır.*
görsel
mükemmel bişey için;
hafızam hislerimi ihtiva eder. onları yaşarken zihinde bulunduğu şekliyle değil, çok farklı bir şekilde. hafızanın özel güçlerine uygun şekilde. mesela mutsuzken bile neşeli olduğum zamanları hatırlayabiliyorum. neşeliyken de geçmişteki mutsuzluklarımı hatırlayabiliyorum. geçmiş korkularımı anımsayabiliyorum ama korku duymuyorum. ve bir zamanlar bir şeyi istediğimi hatırladığımda, ona şu an sahip olmayı dilemeden de hatırlayabiliyorum. hafıza bazen tam tersi duyguyu yaşatabiliyor. çünkü bitmiş geçmiş üzüntüyü hatırladığıma sevinebiliyorum. ve sona ermiş mutluluğu hatırladığıma üzülebiliyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar