bugün
- kapadokya13
- boş yapasınız gelince ne yapıyorsunuz14
- sabahlara kadar cips kolayla bilgisayarda oturmak5
- islam barış dinidir43
- arkadaşlar çok acil bi baksanıza10
- yeni partili sözlük yazarları26
- ziraat kupası için artı iki yabancı kontenjanı4
- bizimkiler2
- kemal kılıçdaroğlu6
- çanta5
- sözlüğün açık ara en sevilmeyen yazarı seçilmek18
- sarapci koala53
- sözlük yazarlarının doğaüstü deneyimleri3
- balon4
- hintli kadınların aslında güzel olması7
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı17
- sözlüğe küsmek9
- kadının kocasına ismiyle hitap etmesi edepsizliktr6
- çapulculardan hiç erkek adam çıkmaması4
- yazdıklarına göre değil yazara göre oylama yapmak3
- mesaj alımını kapatmak3
- dizi filmlerdeki gizli mesajları görebiliyorum2
- hard seven hatun6
- köpek günü3
- ne kadar yaşlısın22
- yazarların şu an okudukları kitap4
- mesaj alımını aç diye ağlayan erkek2
- muslettin amca adam değildir3
- tespih2
- askerliğin insana kazandırdıkları4
- akp mhp dem ittifakı8
- dünyada obsidyen kaldı mı5
- rica ediyorum beni eksilemeyiniz8
- beyin nakli mümkün mü2
- velvet45
- özel mesajı kapalı kezoya nasıl ulaşılır sorunsalı2
- sih yazarlar2
- 2015 de sözlükte olan yazarlar3
- avanos6
- gilded'ın yürekleri ağza getirmesi4
- sözlükteki iki yüzlülük4
- zeki insanların sevilmemesi2
- sözlükte sapık var mı6
- ona bir şey söyle7
- başkan2
- ankete gelin beyler31
- annesiyle yaşayan 40 yaşındaki erkek8
- sözlüğe yön veren bayan sayısındaki azalma5
- boşanma davaları3
- suriye'ye sahip olmanın türkiye'ye faydası yoktur7
354-430 yılları arasında yaşamış olan filozof ve Hıristiyan teolog.
--spoiler--
yaşamını "itiraflar" adlı ünlü kitabında, Tanrıyla konuşma ve günah çıkarma formlarında anlatmıştır. En çok önem verdiği konu, insanın kendini araştırmasıdır. Hakikatin insanın içinde olduğunu savunur. Hakikat ise, bizzat Tanrının kendisidir. Yani Tanrı insandadır. Öte yandan insanın kendisi de tanrıdadır. Bunu anlamaya çalışmak felsefedir. Felsefe insanın kendisiyle uğraşmasıdır.
"Anlayabilmek için, inanıyorum" anlayışıyla felsefeyi dine tabi kılmış olan Augustinus, Hıristiyan dininin temel öğretilerini temellendirebilmek için, Yeni Platoncu felsefeden ve Platoncu kavramlardan yararlanmıştır. inancı temel alan Augustinus'a göre, aklın görevi, Tanrısal vahiy temeli üzerinde, inanç yoluyla bilinen şeylerin açıklanması ve aydınlığa kavuşturulmasıdır. *
--spoiler-- * *
--spoiler--
yaşamını "itiraflar" adlı ünlü kitabında, Tanrıyla konuşma ve günah çıkarma formlarında anlatmıştır. En çok önem verdiği konu, insanın kendini araştırmasıdır. Hakikatin insanın içinde olduğunu savunur. Hakikat ise, bizzat Tanrının kendisidir. Yani Tanrı insandadır. Öte yandan insanın kendisi de tanrıdadır. Bunu anlamaya çalışmak felsefedir. Felsefe insanın kendisiyle uğraşmasıdır.
"Anlayabilmek için, inanıyorum" anlayışıyla felsefeyi dine tabi kılmış olan Augustinus, Hıristiyan dininin temel öğretilerini temellendirebilmek için, Yeni Platoncu felsefeden ve Platoncu kavramlardan yararlanmıştır. inancı temel alan Augustinus'a göre, aklın görevi, Tanrısal vahiy temeli üzerinde, inanç yoluyla bilinen şeylerin açıklanması ve aydınlığa kavuşturulmasıdır. *
--spoiler-- * *
yeni platoncular tarafından iddia edilen mutlak doğrunun bilinemezliği yönündeki görüşünü eleştirmiş, ve insanların hata yapmamaları ve erdemli bir hayat sürebilmeleri için mutlak doğrulara ihtiyaçları olduğunu savunmuştur.
metafizik çalışmalarıyla doğru orantılı olan teoloji çalışmalarında bulunmuş, hıristiyanlık öğretisinin temlini atmış olan din adamı.
platon`un dusuncelerinin etkisinde kalmis filozof. augustinus esas olarak inanci ele alir. onun gorusune gore; eger bilmek istiyorsak inanmaliyiz. vahyin akildan daha onemli oldugunu varsayarak, inanc olmadan akil ile hicbir sey kavranamayacagini ve yon bulunamayacagini soyler. var olan her seyin tanri tarafindan yaratilmis olduguna ve yaratildigina inanir. o hristiyanlik dinini mersru gostererek; yasanilan butun olumsuzluklarin nedenini insanin gunahkar olmasinin bedeli olmasinda gorerek, tanrisal kurtulus icin bu sikintilari anlamli gormektedir.
"itiraflar"ına "bu yaşama ölen yaşam mı yoksa yaşayan ölüm mü demek daha doğru olur bilmiyorum" diyerek başlar. tanrı'ya samimi bir şekilde içindekileri anlatır. yaşamında doğrusuyla yanlışıyla neler yaşadığını aktarır. bu kitabı bir bakıma vicdan muhasebesidir.
Augustinius ya da Aurelius Augustinius, Aziz Augustinius olarak bilinen filozof ve tanrıbilimci.
manicileri* yakmasıyla ünlü vicdansız din adamıdır. şu yobaz cümleler ona aittir:
''bir kovuşturma vardırki haksızdır, dinsizlerin isa'nın kilisesine yaptıkları bu türdendir, bir de haklısı vardır ki bu da bizim dinsizlere yaptıklarımızdır. kilise sevdiğinden kovuşturur, dinsizler ise zalimliklerinden. ''
''bir kovuşturma vardırki haksızdır, dinsizlerin isa'nın kilisesine yaptıkları bu türdendir, bir de haklısı vardır ki bu da bizim dinsizlere yaptıklarımızdır. kilise sevdiğinden kovuşturur, dinsizler ise zalimliklerinden. ''
filozof, tanrıbilimci.
her düşünür gibi hayatı sorgulamakla geçmiş fakat doğruyu tanrıda ve hristiyanlıkta bulmuş aziz... fakat asla sorgulamaktan vargeçmemiş.
itiraflar kitabında yaşamını Tanrıyla konuşma ve günah çıkarma formlarında anlatmıştır. En çok önem verdiği konu, insanın kendini araştırmasıdır. Hakikatin insanın içinde olduğunu savunur. Hakikat ise, bizzat Tanrının kendisidir. Yani Tanrı insandadır. Öte yandan insanın kendisi de tanrıdadır. Bunu anlamaya çalışmak felsefedir. Felsefe insanın kendisiyle uğraşmasıdır.*
görsel
mükemmel bişey için;
hafızam hislerimi ihtiva eder. onları yaşarken zihinde bulunduğu şekliyle değil, çok farklı bir şekilde. hafızanın özel güçlerine uygun şekilde. mesela mutsuzken bile neşeli olduğum zamanları hatırlayabiliyorum. neşeliyken de geçmişteki mutsuzluklarımı hatırlayabiliyorum. geçmiş korkularımı anımsayabiliyorum ama korku duymuyorum. ve bir zamanlar bir şeyi istediğimi hatırladığımda, ona şu an sahip olmayı dilemeden de hatırlayabiliyorum. hafıza bazen tam tersi duyguyu yaşatabiliyor. çünkü bitmiş geçmiş üzüntüyü hatırladığıma sevinebiliyorum. ve sona ermiş mutluluğu hatırladığıma üzülebiliyorum.
her düşünür gibi hayatı sorgulamakla geçmiş fakat doğruyu tanrıda ve hristiyanlıkta bulmuş aziz... fakat asla sorgulamaktan vargeçmemiş.
itiraflar kitabında yaşamını Tanrıyla konuşma ve günah çıkarma formlarında anlatmıştır. En çok önem verdiği konu, insanın kendini araştırmasıdır. Hakikatin insanın içinde olduğunu savunur. Hakikat ise, bizzat Tanrının kendisidir. Yani Tanrı insandadır. Öte yandan insanın kendisi de tanrıdadır. Bunu anlamaya çalışmak felsefedir. Felsefe insanın kendisiyle uğraşmasıdır.*
görsel
mükemmel bişey için;
hafızam hislerimi ihtiva eder. onları yaşarken zihinde bulunduğu şekliyle değil, çok farklı bir şekilde. hafızanın özel güçlerine uygun şekilde. mesela mutsuzken bile neşeli olduğum zamanları hatırlayabiliyorum. neşeliyken de geçmişteki mutsuzluklarımı hatırlayabiliyorum. geçmiş korkularımı anımsayabiliyorum ama korku duymuyorum. ve bir zamanlar bir şeyi istediğimi hatırladığımda, ona şu an sahip olmayı dilemeden de hatırlayabiliyorum. hafıza bazen tam tersi duyguyu yaşatabiliyor. çünkü bitmiş geçmiş üzüntüyü hatırladığıma sevinebiliyorum. ve sona ermiş mutluluğu hatırladığıma üzülebiliyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar