bugün
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi15
- mel mel bakan adama gülümsemek11
- 2026 dünya kupası26
- gocu buraya bak parlak çocuk10
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması15
- kadınların piç erkek tercihi4
- ilk buluşmada kızı lahmacuncuya götüren erkek3
- futbol21
- saraca finch house9
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı6
- değersizlik hissi5
- hegel diyalektiği vs marx diyalektiği2
- tatile giderken götürülen ilaçlar3
- 6 temmuz 2026 portekiz ispanya maçı7
- yeni yazarlara öneriler7
- sevgiliye alınabilecek 200 tl altı hediyeler7
- türbanı yasaklamak bir hataydı3
- kızların artık mesajlara cevap vermemesi4
- dünya19
- iltica3
- karı kıza para yedirir misiniz4
- arjantin'in elenmesi2
- belçika5
- amerika birleşik devletleri6
- milyonların temmuz zammı netleşmesi5
- deniz göktaş37
- meksika9
- ingiltere5
- kişinin tipine yakıştırdığı meslek4
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı5
- atatürk'ün istiklal madalyasını iptal etme planı4
- dinozorların gerçekten yaşadığını sanan cahiller5
- ragnar rockefeller38
- modern haşhaşiler2
- 5 temmuz 2026 hüseyin çelik'in akp açıklaması2
- yeni yazar taklidi yapan eski yazar fake leri6
- ebola salgını2
- nato toplantısı anısına basılan 5 tl3
- vay vay vay gocu abim hoşgeldin2
- ispanya4
- togg limuzin4
- günün şiiri20
- ofsaytımsı3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- portekiz2
- zihni göktay7
- saraca biraderin dönmüş olması2
- yazdan beklenti2
- saraca092
- uysaljakoben5
354-430 yılları arasında yaşamış olan filozof ve Hıristiyan teolog.
--spoiler--
yaşamını "itiraflar" adlı ünlü kitabında, Tanrıyla konuşma ve günah çıkarma formlarında anlatmıştır. En çok önem verdiği konu, insanın kendini araştırmasıdır. Hakikatin insanın içinde olduğunu savunur. Hakikat ise, bizzat Tanrının kendisidir. Yani Tanrı insandadır. Öte yandan insanın kendisi de tanrıdadır. Bunu anlamaya çalışmak felsefedir. Felsefe insanın kendisiyle uğraşmasıdır.
"Anlayabilmek için, inanıyorum" anlayışıyla felsefeyi dine tabi kılmış olan Augustinus, Hıristiyan dininin temel öğretilerini temellendirebilmek için, Yeni Platoncu felsefeden ve Platoncu kavramlardan yararlanmıştır. inancı temel alan Augustinus'a göre, aklın görevi, Tanrısal vahiy temeli üzerinde, inanç yoluyla bilinen şeylerin açıklanması ve aydınlığa kavuşturulmasıdır. *
--spoiler-- * *
--spoiler--
yaşamını "itiraflar" adlı ünlü kitabında, Tanrıyla konuşma ve günah çıkarma formlarında anlatmıştır. En çok önem verdiği konu, insanın kendini araştırmasıdır. Hakikatin insanın içinde olduğunu savunur. Hakikat ise, bizzat Tanrının kendisidir. Yani Tanrı insandadır. Öte yandan insanın kendisi de tanrıdadır. Bunu anlamaya çalışmak felsefedir. Felsefe insanın kendisiyle uğraşmasıdır.
"Anlayabilmek için, inanıyorum" anlayışıyla felsefeyi dine tabi kılmış olan Augustinus, Hıristiyan dininin temel öğretilerini temellendirebilmek için, Yeni Platoncu felsefeden ve Platoncu kavramlardan yararlanmıştır. inancı temel alan Augustinus'a göre, aklın görevi, Tanrısal vahiy temeli üzerinde, inanç yoluyla bilinen şeylerin açıklanması ve aydınlığa kavuşturulmasıdır. *
--spoiler-- * *
yeni platoncular tarafından iddia edilen mutlak doğrunun bilinemezliği yönündeki görüşünü eleştirmiş, ve insanların hata yapmamaları ve erdemli bir hayat sürebilmeleri için mutlak doğrulara ihtiyaçları olduğunu savunmuştur.
metafizik çalışmalarıyla doğru orantılı olan teoloji çalışmalarında bulunmuş, hıristiyanlık öğretisinin temlini atmış olan din adamı.
platon`un dusuncelerinin etkisinde kalmis filozof. augustinus esas olarak inanci ele alir. onun gorusune gore; eger bilmek istiyorsak inanmaliyiz. vahyin akildan daha onemli oldugunu varsayarak, inanc olmadan akil ile hicbir sey kavranamayacagini ve yon bulunamayacagini soyler. var olan her seyin tanri tarafindan yaratilmis olduguna ve yaratildigina inanir. o hristiyanlik dinini mersru gostererek; yasanilan butun olumsuzluklarin nedenini insanin gunahkar olmasinin bedeli olmasinda gorerek, tanrisal kurtulus icin bu sikintilari anlamli gormektedir.
"itiraflar"ına "bu yaşama ölen yaşam mı yoksa yaşayan ölüm mü demek daha doğru olur bilmiyorum" diyerek başlar. tanrı'ya samimi bir şekilde içindekileri anlatır. yaşamında doğrusuyla yanlışıyla neler yaşadığını aktarır. bu kitabı bir bakıma vicdan muhasebesidir.
Augustinius ya da Aurelius Augustinius, Aziz Augustinius olarak bilinen filozof ve tanrıbilimci.
manicileri* yakmasıyla ünlü vicdansız din adamıdır. şu yobaz cümleler ona aittir:
''bir kovuşturma vardırki haksızdır, dinsizlerin isa'nın kilisesine yaptıkları bu türdendir, bir de haklısı vardır ki bu da bizim dinsizlere yaptıklarımızdır. kilise sevdiğinden kovuşturur, dinsizler ise zalimliklerinden. ''
''bir kovuşturma vardırki haksızdır, dinsizlerin isa'nın kilisesine yaptıkları bu türdendir, bir de haklısı vardır ki bu da bizim dinsizlere yaptıklarımızdır. kilise sevdiğinden kovuşturur, dinsizler ise zalimliklerinden. ''
filozof, tanrıbilimci.
her düşünür gibi hayatı sorgulamakla geçmiş fakat doğruyu tanrıda ve hristiyanlıkta bulmuş aziz... fakat asla sorgulamaktan vargeçmemiş.
itiraflar kitabında yaşamını Tanrıyla konuşma ve günah çıkarma formlarında anlatmıştır. En çok önem verdiği konu, insanın kendini araştırmasıdır. Hakikatin insanın içinde olduğunu savunur. Hakikat ise, bizzat Tanrının kendisidir. Yani Tanrı insandadır. Öte yandan insanın kendisi de tanrıdadır. Bunu anlamaya çalışmak felsefedir. Felsefe insanın kendisiyle uğraşmasıdır.*
görsel
mükemmel bişey için;
hafızam hislerimi ihtiva eder. onları yaşarken zihinde bulunduğu şekliyle değil, çok farklı bir şekilde. hafızanın özel güçlerine uygun şekilde. mesela mutsuzken bile neşeli olduğum zamanları hatırlayabiliyorum. neşeliyken de geçmişteki mutsuzluklarımı hatırlayabiliyorum. geçmiş korkularımı anımsayabiliyorum ama korku duymuyorum. ve bir zamanlar bir şeyi istediğimi hatırladığımda, ona şu an sahip olmayı dilemeden de hatırlayabiliyorum. hafıza bazen tam tersi duyguyu yaşatabiliyor. çünkü bitmiş geçmiş üzüntüyü hatırladığıma sevinebiliyorum. ve sona ermiş mutluluğu hatırladığıma üzülebiliyorum.
her düşünür gibi hayatı sorgulamakla geçmiş fakat doğruyu tanrıda ve hristiyanlıkta bulmuş aziz... fakat asla sorgulamaktan vargeçmemiş.
itiraflar kitabında yaşamını Tanrıyla konuşma ve günah çıkarma formlarında anlatmıştır. En çok önem verdiği konu, insanın kendini araştırmasıdır. Hakikatin insanın içinde olduğunu savunur. Hakikat ise, bizzat Tanrının kendisidir. Yani Tanrı insandadır. Öte yandan insanın kendisi de tanrıdadır. Bunu anlamaya çalışmak felsefedir. Felsefe insanın kendisiyle uğraşmasıdır.*
görsel
mükemmel bişey için;
hafızam hislerimi ihtiva eder. onları yaşarken zihinde bulunduğu şekliyle değil, çok farklı bir şekilde. hafızanın özel güçlerine uygun şekilde. mesela mutsuzken bile neşeli olduğum zamanları hatırlayabiliyorum. neşeliyken de geçmişteki mutsuzluklarımı hatırlayabiliyorum. geçmiş korkularımı anımsayabiliyorum ama korku duymuyorum. ve bir zamanlar bir şeyi istediğimi hatırladığımda, ona şu an sahip olmayı dilemeden de hatırlayabiliyorum. hafıza bazen tam tersi duyguyu yaşatabiliyor. çünkü bitmiş geçmiş üzüntüyü hatırladığıma sevinebiliyorum. ve sona ermiş mutluluğu hatırladığıma üzülebiliyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar