bugün
- pandela 319
- velvet48
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar6
- kürt hareketinin devşirme olması15
- elektriği ödeyen adam8
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı15
- ciguli kral16
- tabaktaki son bisküviyi yiyen tip3
- 2026 dünya kupası33
- taksim delisi cenk3
- mony tontana11
- amedspor12
- sözlükte kavga olacak hissi5
- fas7
- kanada8
- entry girerek kemalist devrim yapmak5
- futbol28
- iki ayyaş5
- allah rahmet eylesin üstad kadir mısıroğlu3
- yunanistan milli futbol takımı5
- ciddi ciddi aşure seven insan21
- memduh bashgan9
- doğu karadeniz de fırtına uyarısı2
- kaçak elektrik kullanan orospu çocukları2
- yürüyüş flörtü9
- çağlayı tanıyan yazarlar8
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- korku filmi cekmeden once cinayet isleyen yonetmen3
- izmirde cami yakma girişimi3
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek3
- yeşil burun adaları futbol takımı4
- sözlüğü 25 yaş üstü teyzelerin basması3
- ahtapot yemek9
- evde kalmış kız kurusu7
- atatürk ün çocuğunun olmaması4
- bik bik kaç yaşında10
- 5 temmuz 20262
- true üniversitesi6
- true'nun azılı bir muhalifken sonradan yumuşaması6
- sikmek icin entry ni beğendi6
- sözlüğü mallardan arındırma projesi2
- paraguay fransa maçı saat 00 00 da trt 1 de2
- evlilikte dikkat edilecek hususlar3
- freddy krueger ı oynayabilecek türk aktör2
- deniz göktaş34
- sahi bir ara teğmenler vardı ne oldu onlara3
- kamos6
- hard seks sonrası kıçının üstüne oturamayan kız2
- bilgehan koyuncu2
- sözlüğün aptal kaynaması18
354-430 yılları arasında yaşamış olan filozof ve Hıristiyan teolog.
--spoiler--
yaşamını "itiraflar" adlı ünlü kitabında, Tanrıyla konuşma ve günah çıkarma formlarında anlatmıştır. En çok önem verdiği konu, insanın kendini araştırmasıdır. Hakikatin insanın içinde olduğunu savunur. Hakikat ise, bizzat Tanrının kendisidir. Yani Tanrı insandadır. Öte yandan insanın kendisi de tanrıdadır. Bunu anlamaya çalışmak felsefedir. Felsefe insanın kendisiyle uğraşmasıdır.
"Anlayabilmek için, inanıyorum" anlayışıyla felsefeyi dine tabi kılmış olan Augustinus, Hıristiyan dininin temel öğretilerini temellendirebilmek için, Yeni Platoncu felsefeden ve Platoncu kavramlardan yararlanmıştır. inancı temel alan Augustinus'a göre, aklın görevi, Tanrısal vahiy temeli üzerinde, inanç yoluyla bilinen şeylerin açıklanması ve aydınlığa kavuşturulmasıdır. *
--spoiler-- * *
--spoiler--
yaşamını "itiraflar" adlı ünlü kitabında, Tanrıyla konuşma ve günah çıkarma formlarında anlatmıştır. En çok önem verdiği konu, insanın kendini araştırmasıdır. Hakikatin insanın içinde olduğunu savunur. Hakikat ise, bizzat Tanrının kendisidir. Yani Tanrı insandadır. Öte yandan insanın kendisi de tanrıdadır. Bunu anlamaya çalışmak felsefedir. Felsefe insanın kendisiyle uğraşmasıdır.
"Anlayabilmek için, inanıyorum" anlayışıyla felsefeyi dine tabi kılmış olan Augustinus, Hıristiyan dininin temel öğretilerini temellendirebilmek için, Yeni Platoncu felsefeden ve Platoncu kavramlardan yararlanmıştır. inancı temel alan Augustinus'a göre, aklın görevi, Tanrısal vahiy temeli üzerinde, inanç yoluyla bilinen şeylerin açıklanması ve aydınlığa kavuşturulmasıdır. *
--spoiler-- * *
yeni platoncular tarafından iddia edilen mutlak doğrunun bilinemezliği yönündeki görüşünü eleştirmiş, ve insanların hata yapmamaları ve erdemli bir hayat sürebilmeleri için mutlak doğrulara ihtiyaçları olduğunu savunmuştur.
metafizik çalışmalarıyla doğru orantılı olan teoloji çalışmalarında bulunmuş, hıristiyanlık öğretisinin temlini atmış olan din adamı.
platon`un dusuncelerinin etkisinde kalmis filozof. augustinus esas olarak inanci ele alir. onun gorusune gore; eger bilmek istiyorsak inanmaliyiz. vahyin akildan daha onemli oldugunu varsayarak, inanc olmadan akil ile hicbir sey kavranamayacagini ve yon bulunamayacagini soyler. var olan her seyin tanri tarafindan yaratilmis olduguna ve yaratildigina inanir. o hristiyanlik dinini mersru gostererek; yasanilan butun olumsuzluklarin nedenini insanin gunahkar olmasinin bedeli olmasinda gorerek, tanrisal kurtulus icin bu sikintilari anlamli gormektedir.
"itiraflar"ına "bu yaşama ölen yaşam mı yoksa yaşayan ölüm mü demek daha doğru olur bilmiyorum" diyerek başlar. tanrı'ya samimi bir şekilde içindekileri anlatır. yaşamında doğrusuyla yanlışıyla neler yaşadığını aktarır. bu kitabı bir bakıma vicdan muhasebesidir.
Augustinius ya da Aurelius Augustinius, Aziz Augustinius olarak bilinen filozof ve tanrıbilimci.
manicileri* yakmasıyla ünlü vicdansız din adamıdır. şu yobaz cümleler ona aittir:
''bir kovuşturma vardırki haksızdır, dinsizlerin isa'nın kilisesine yaptıkları bu türdendir, bir de haklısı vardır ki bu da bizim dinsizlere yaptıklarımızdır. kilise sevdiğinden kovuşturur, dinsizler ise zalimliklerinden. ''
''bir kovuşturma vardırki haksızdır, dinsizlerin isa'nın kilisesine yaptıkları bu türdendir, bir de haklısı vardır ki bu da bizim dinsizlere yaptıklarımızdır. kilise sevdiğinden kovuşturur, dinsizler ise zalimliklerinden. ''
filozof, tanrıbilimci.
her düşünür gibi hayatı sorgulamakla geçmiş fakat doğruyu tanrıda ve hristiyanlıkta bulmuş aziz... fakat asla sorgulamaktan vargeçmemiş.
itiraflar kitabında yaşamını Tanrıyla konuşma ve günah çıkarma formlarında anlatmıştır. En çok önem verdiği konu, insanın kendini araştırmasıdır. Hakikatin insanın içinde olduğunu savunur. Hakikat ise, bizzat Tanrının kendisidir. Yani Tanrı insandadır. Öte yandan insanın kendisi de tanrıdadır. Bunu anlamaya çalışmak felsefedir. Felsefe insanın kendisiyle uğraşmasıdır.*
görsel
mükemmel bişey için;
hafızam hislerimi ihtiva eder. onları yaşarken zihinde bulunduğu şekliyle değil, çok farklı bir şekilde. hafızanın özel güçlerine uygun şekilde. mesela mutsuzken bile neşeli olduğum zamanları hatırlayabiliyorum. neşeliyken de geçmişteki mutsuzluklarımı hatırlayabiliyorum. geçmiş korkularımı anımsayabiliyorum ama korku duymuyorum. ve bir zamanlar bir şeyi istediğimi hatırladığımda, ona şu an sahip olmayı dilemeden de hatırlayabiliyorum. hafıza bazen tam tersi duyguyu yaşatabiliyor. çünkü bitmiş geçmiş üzüntüyü hatırladığıma sevinebiliyorum. ve sona ermiş mutluluğu hatırladığıma üzülebiliyorum.
her düşünür gibi hayatı sorgulamakla geçmiş fakat doğruyu tanrıda ve hristiyanlıkta bulmuş aziz... fakat asla sorgulamaktan vargeçmemiş.
itiraflar kitabında yaşamını Tanrıyla konuşma ve günah çıkarma formlarında anlatmıştır. En çok önem verdiği konu, insanın kendini araştırmasıdır. Hakikatin insanın içinde olduğunu savunur. Hakikat ise, bizzat Tanrının kendisidir. Yani Tanrı insandadır. Öte yandan insanın kendisi de tanrıdadır. Bunu anlamaya çalışmak felsefedir. Felsefe insanın kendisiyle uğraşmasıdır.*
görsel
mükemmel bişey için;
hafızam hislerimi ihtiva eder. onları yaşarken zihinde bulunduğu şekliyle değil, çok farklı bir şekilde. hafızanın özel güçlerine uygun şekilde. mesela mutsuzken bile neşeli olduğum zamanları hatırlayabiliyorum. neşeliyken de geçmişteki mutsuzluklarımı hatırlayabiliyorum. geçmiş korkularımı anımsayabiliyorum ama korku duymuyorum. ve bir zamanlar bir şeyi istediğimi hatırladığımda, ona şu an sahip olmayı dilemeden de hatırlayabiliyorum. hafıza bazen tam tersi duyguyu yaşatabiliyor. çünkü bitmiş geçmiş üzüntüyü hatırladığıma sevinebiliyorum. ve sona ermiş mutluluğu hatırladığıma üzülebiliyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar