bugün

iyiler
Annelik vasfının tüm kudretini bünyesinde barındıran kadın.
Almadan vermenin ne demek olduğunu en güzel yollarla bize öğreten kadın.
Hem güçlü, hem zeki kadın.
Ne de güzel kadın.
Candan erçetin in muhteşem şarkısı.

"hani eski zaman masalları anlatır
hüznümü huzura dolarsın
kaşım gözümden çok içim bir parçan
annem sen benim yanıma kalansın

hani bir biblon vardı kırdığım
üstüne ne kırgınlıklar yaşadın
ama bil ki ben de parçalandım
annem ben senin yanına kalanım

annem annem
sen üzülme
sözlerin hep yüreğimde

annem annem
gel üzülme
ben hala seninim
dizlerinde

uzayan sohbet gecelerinde
rolleri unutup dost oluruz
bizi bağlayan bu kan değil yalnız
annem biz birbirimize kalanız

ben kararlı uçarken yolumda
sen çatık kaşlarının altında
her yeni güne sevgiyle başlarsın
annem sen benim yanıma kalansın"
bu ve bunun gibi hüznün taştığı gecelerde anneannem, annem, ben ve artık bebişim vera*; bahçede oturup dinlediğimiz candan erçetin şarkısı.

eşliğinde şarap içip birbirimize en büyük acılarımızı, vedalarımızı, gerçekleşmeyen hayallerimizi, ah'larımızı anlatır; kısacası kalbimizi havalandırırız. hayat işte böyleyken güzel. çünkü "better together" bizim mutluluk formülümüz.
Bir zeki Müren eseridir. Sözleri aşırı derecede anlamlı olan şarkıdır.

Mazide kalan hatıra gibi
Şevkatli kollarını aç bana anne
Geceler çok soğuk, sessiz ve karanlık
Üşüdüm, üstümü örtsene anne

Anne, anne, anneciğim

Yanımda olmanı ne çok isterdim
Dizine yatıpta uyurdum anne
Dilimde dua gözümde rüyasın
Seni çok istedim hasretim anne

Anne, anne, anneciğim

Uyandım uykudan aradım seni
Sağıma soluma bakındım anne
Geceler çok soğuk, sessiz ve karanlık
Üşüdüm, üstümü örtsene anne

Anne, anne, anneciğim...
Bugun uyuklarken ızledım annemı de huzunlendım be.
basimin taci, kralicem, dunyanin en guzel kadini.
"anne"nin 1. tekil şahıs iyelik eki almış hali(u: tanımımızı da yaptık)..

gözlerindeki bir damla yaş için bütün gözyaşlarımı feda edebileceğim tek varlığım, meleğim.. dünyadaki "karşılıksız sevgi" kavramının var olduğunu bana gösteren, disim kırılıp dudagım patlayınca basımda tüm gece ağlayan, benim için, sırf benim için hayatının 12 senesi kara günler yaşayan, bana sevgisini neden göstermediğini anlattığında gözyaşlarımı tutamadığım ve işte o zaman "anne yüregi"nin büyüklügünün, devliginin, kutsallıgının farkına vardığım yüce insan..insan degil aslında melek..

kendimi bildim bileli kavga etsek de, birbirimize bagırsak, kimi zaman ustumuze yurusek, yastık fırlatsak da, aglamaktan gözlerimiz kan cukuruna dönse de gurbette anlıyoruz ki birbirimizden başka kimsemiz yokmus.. hayatım seninle dolmus aslında.. diger tum sevgiler yalanmıs.. seni bırakıp gittigim arkadaslarım hep boşmuş.. anne sevgisi tekmiş, anne bitaneymiş, anne kanmış, anne canmış, anne ugruna ölünecek tek insanmış... bunu anladım..

ankarada ulustaki patlamadan sonra seni düşündüm, kalbim durdu sandım.. yaşayamadıklarımızı düşündüm, sana seni sevdigimi neredeyse hic denecek kadar az soyledigimi dusundum.. halbüsü sana olan aşkımı sen hic bilmedin.. bilemedin.. aptal kafam işte nedense soyleyemiyor insan.. elindekileri kaybedince aklı başına gelir insanın, umarım seni kaybedince gelmez benim aklım başıma annem..

gurbet ellerde bana bir haller oldu anne, kendimle yüzleşmeye başladım eskisinden de çok.. geçmişi sorgular oldum, sınırlarım, duvarlarım genişler oldu.. seni özler oldum.. ama bu ne zıtlıktır ki yanına gelince de ilk gün nasıl can cigersek, dizinde uyusam da, 2. gün yine kavgaya başlıyoruz, uslanmayız biz anacım..

hayatını bana adadığın için, hem anne hem baba olmaya çalıştığın için, herşeye rağmen "annem" olduğun için seni sonsuz seviyorum.. kelimeler yetmiyor biliyorum.. en azından içimi boşaltıyorum.. bu sefer uzaya degil, sözlüge..

canın oğlun**..
uğrana ölünecek tek kadın
Bir kanal D dizisidir. içinde barindirdiği olaylarin bizim kültürümüzle uzaktan yakından alakasi olamayan, heleki anne olgusunun çok çok uzağında seyir halinde olan senaryo ürünüdür, Bu üründe, lise cağlarindaki 2 amca kızının birisi kocaya kaçar, öbürü ise daha cesaretli çıkıp, -ne kaçacam be kimseden korkmuyorum. "istedigimi yerim kimene!" düşünce yapısıyla, kendinden katbekat, kart gösteren bir kişiyle korunmasiz birlikte olup, çocuk bekleme olayina girmişlerdir. (ve benim bilmediğim niceleri)
tüm bu olaylarin yaşandiği bu dizinin anne gibi kutsal değerin üzerinden prim yapılmaya çalişilarak izleyicilere sunulmasida üzücü bir olaydir.

Gençlerimizi bu tip senaryolari ekranlara taşıyarak, bu tip olaylari sıradan hale getirmeye çalışanlari, şiddetin eşliğinde esefle kınıyoruz.

Doğmamiş delikanli bebek;
-Sen böylemi annem olacan, hani nerde evlilik cüzdanın.
-Ben senle dizi felan çekmem!

(bkz: Batılaşma yolunda tam gaz ileri)
çocuklarına aşık olan ,çocuklarını kendine aşık eden ve bunu sadece sevgiyle becerebilen tanımlanması en zor kavramlardan biridir.
kibariye nin en sevdigim sarkisi.

Rastlarsan gözleri yaşlı yavruna
Suçuna bağışla sarıl boynuna
Biz bize yaşarken geldik oyuna
Eller kadir kıymet bilmiyor Annem
Senin kadar kimse sevmiyor Annem

Bir yar için seni terkedip gittim
Vicdanıma bir sor ne acı çektim
Kendimi ben sana emanet ettim
Eller kadir kıymet bilmiyor Annem
Senin kadar kimse sevmiyor Annem

Rastlarsan gözleri yaşlı yavruna
Suçuna bağışla sarıl boynuna
Biz bize yaşarken geldik oyuna
Eller kadir kıymet bilmiyor Annem
Senin kadar kimse sevmiyor Annem

Ne sevgiler geldi geçti kalbimden
Kimse anlamadı garip halimden
Senin hasretini duydum derinden
Eller kadir kıymet bilmiyor Annem
Senin kadar kimse sevmiyor Annem

Rastlarsan gözleri yaşlı yavruna
Suçuna bağışla sarıl boynuna
Biz bize yaşarken geldik oyuna
Eller kadir kıymet bilmiyor Annem
Senin kadar kimse sevmiyor Annem
22 gün sonra 2 sene oluyor gittiğinin ve ben o 708 gündür içime ağlıyorum.
Söylencek söz,
Ya da Yazılabilecek
Kelime yok
VARLIĞIN için,

Yokluğun En büyük
susuzluk. * *
süper bir zeki müren parçası... *

mazide kalan hatira gibi,
sefkatli kollarini ac bana anne,
geceler cok soguk, sessiz ve karanlik,
usudum ustumu ortsene anne,
anne, anne, annecigim...

uyandim uykudan aradim seni,
sagima soluma bakindim anne,
geceler cok soguk, sessiz ve karanlik,
usudum ustumu ortsene anne,
anne, anne, annecigim...

yanimda olmani ne cok isterdim,
dizine yatip da uyurdum anne,
dilimde dua, gozumde ruyasin,
seni cok ozledim, hasretim anne,
anne, anne, annecigim...

uyandim uykudan aradim seni,
sagima soluma bakindim anne,
geceler cok soguk, sessiz ve karanlik,
usudum ustumu ortsene anne,
anne, anne, annecigim...
Ne zaman eskiyor sevgiler anne. Ödenen acıların bedeli geçince mi? Yağmur yağıyor. Mutfak camındayım. Nasıl üşüdüğümü
bilemezsin. Menekşelerim çiçek vermiyor artık anne.
Söylediğin gibi hep dibinden su verdim ama…

Şimdi telefon açsam sana, sesini duymak da yetmiyor ki.
Hep aynı cümleler; “Babamlar nasıl, ilacını aldın mı?”
Nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde.
Bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi. Bazen mutfakta
dalıp giderdin yemek yaparken, tahta kaşıkla
tencerenin başında öylece ne düşünürdün acaba?
Özlemek çok fena anne. Anlamak seni; daha da fena

Omuzlarım ağrıyarak uyanıyorum sabahları.
Benim kızımın omuzlarımı ovmasına daha çok var.
Gittikçe sana mı benziyorum ben, ya da
“Annenin kaderi kıza” dedikleri doğru mu?
“Baban eskitir her şeyi kızım” demiştin bir kez,
anlamamışım meğer, eskiyormuş anneciğim.
Omzunu ovacak kalmıyormuş meğer aynı evin içinde.
Şimdi duysan bunları ne üzülürsün; mutsuz mu kızım diye,
çoktan kendinden vazgeçmiş bir sesle. Mutsuz değilim de anne,
yağmura ve mutfağımdaki kedere çare bulamıyorum.

Evimi topluyor, toz alıyor, patlıcan kızartıyor,
televizyon seyrediyor, akşam çalan kapıyı açıyorum,
açtığımı gören olmuyor.
Pişirdiğim yeniyor da, güzel olmuş denmiyor.
Çay demleniyor, demleniyor, demleniyor…

Kederim mutfağımın her yerine yerleşiyor.
Ah nasıl eskiyor her şey anne, nasıl eskiyor.
Eskilerimi de atmaya kıyamıyorum. Seni çok özlüyorum.
Bana yasakladığın bahçeler, sana da mı uzaktı hep?
Gidemeyişine ağladın mı sende? Ne zaman eskiyor sevgiler?
Ödenen bedellerin acısı geçince mi? işte böyle,
kalbimde bir acı. Şarkılar seni söyler.
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com