bugün
- friedrich hegel la bi cay icek14
- yazarların favori giyim markası9
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak7
- velvet57
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı3
- mohamed salah ghaly4
- hayattaki en değerli şeyler6
- insan olmaya ceyrek kala15
- mini etek giyen öğretmen2
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- yakışıklı erkek denince akla gelen isim2
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar5
- iş vs seks2
- bilinçaltı algılama6
- evde soğuk kahve yapımı7
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
- 2026 ekonomik krizi16
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- migros'a sorulacak tek soru23
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak6
- erotik şiir4
- kadınları aşağılamanın moda olması7
- alparslan kuytul14
- yalnızlıkla sevişmek5
- aleksey batrakov28
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry8
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- victor osimhen20
- sana ihtiyacımız olmaz diyen akraba3
- arkadaşlarla bir anda nepal'e gitmek4
- hurdacıya gidiyorum7
- sınıfın en güzel kızı4
- akıl3
- osuruktan şiirler60
- kavgada söylenen tehdit cümleleri3
- ioçk silik yesin kampanyası6
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- bir erkeğe en çok yakışan şey2
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- enayimiknatisii6
- yoga2
- tombul efes3
- tostumu yaptım11
- sokrates in bilgi doğuştan gelir demesi3
- g i l d e d l i l y16
- arkadaşlar sözlük hesabımı siliyorum3
- mutlu ama uzak olsun birader3
- ioçk'un arto'ya benzemesi5
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
anne evlat ilşkisinin doğumda başladığını herkes bilir, ancak bu ilişkinin nasıl evrildiği hiç bir zaman tam oaçıklığa kavuşmaz.
Birtanemdir, dünya bir yana o bir yana.
Benim için gerçekten üzülen kişi. Hakkını ödemeyeceğim tek insan.
Benim için gerçekten üzülen kişi. Hakkını ödemeyeceğim tek insan.
Hakkını ödeyemeyeceğim tek insan.
OĞUL
Anne ben geldim, üstüm başım
Uzak yolların tozlarıyla perişan
Çoktan paralandı ördüğün kazak
Üzerinde yeşil nakışlar olan
Anne ben geldim, yoruldum artık
Her yolağzında kendime rastlamaktan
Hep acılı, sarhoş ve sarsak
Şiirler çırpıştıran bi adam
Kurumuş kuyunun suyu, incirin
sütü çoktan çekilmiş
Bir zamanlar dünya sandığım bahçeyi
Ayrık otları, dikenler bürümüş
Kapıdaki çıngırak kararmış nemden
Atnalı ve sarmısak duruyor ama
Oğlum, mektup yaz diyen
Sesin hala kulaklarımda
Anne ben geldim, ağdaki balık
Bardaktaki su kadar umarsızım
Dizlerin duruyor mu başımı koyacak?
Anne ben geldim, oğlun, hayırsızın..
Ahmet ERHAN
Anne ben geldim, üstüm başım
Uzak yolların tozlarıyla perişan
Çoktan paralandı ördüğün kazak
Üzerinde yeşil nakışlar olan
Anne ben geldim, yoruldum artık
Her yolağzında kendime rastlamaktan
Hep acılı, sarhoş ve sarsak
Şiirler çırpıştıran bi adam
Kurumuş kuyunun suyu, incirin
sütü çoktan çekilmiş
Bir zamanlar dünya sandığım bahçeyi
Ayrık otları, dikenler bürümüş
Kapıdaki çıngırak kararmış nemden
Atnalı ve sarmısak duruyor ama
Oğlum, mektup yaz diyen
Sesin hala kulaklarımda
Anne ben geldim, ağdaki balık
Bardaktaki su kadar umarsızım
Dizlerin duruyor mu başımı koyacak?
Anne ben geldim, oğlun, hayırsızın..
Ahmet ERHAN
Canım annem yaşadığın zorlukları biliyorum, sana daha güzel bir hayat bahşetmek istiyorum. Bunun için çok çalışacağım. Oğlun..
her ne kadar iyi anlaşamıyor olsak da hakkında güzel bir iki şey karalamanın üstüme borç olduğu insandır.
orta sona geçmiştim. ee tabi güzel bir liseyi kazanmak gerekiyor. böyle bir mecburiyet var ya hani. neyse işte dershaneye yazılmak şart olmuştu. annemle dershane dershane geziyorduk. hem nasıl bir yer diye bakıyorduk hem de ücretleri soruyorduk. işin aslı orta yollulardan en uygununu bulmaya çalışıyorduk. uğur dershanesine falan baktık bilindik, kaliteli bir yer ama fiyatlar uçuktu. sonunda başka bir dershaneye girdik pek bilindik bir ismi olmasa da güzel bir yere benziyordu. boğaziçi dershaneleri mi neydi unuttum. müdürün odasına girdik. biz girdiğimizde üstü kir pas içinde, ayakkabıları yırtık muhtemel bir işçi olan baba 250 olsa olmaz mı? diyordu. 'maalesef indirim yapamıyoruz' cevabını alıp üzgün bir şekilde düşüncelere dalmıştı. o esnada da müdür ilgisini bize yönlendirdi buyrun diye. sorduk anlatmaya başladı derken adamı unutmuş gibiydi. fakir olduğu için fazla iplemiyordu herhalde. aylık ücret 300 tl imiş. 250 olur mu diye sorduğu buymuş. durumu çakan annem de son derece zeki ve kararlı bir şekilde davrandı. ne için olduğunu bilmiyorum ama bir durumdan ötürü fitre mi zekat mı ne vermemiz gerekiyordu. babamın vefatıyla ilgili bir şeydi galiba. neyse işte adamla konuşmaya başladı. işte şöyle şöyle çocukların babası vefat etti. yanlış anlamayın ama bunu birine vermemiz lazım kime vereceğimizi de bilmiyoruz. lütfen bu siz olun ve evladınız için kabul edin. 400-500 tl bir şey olması lazımdı. çocuğunun 1.5 aylık taksidi diyelim. adam boynunu büktü, yere bakar vaziyette 'allah razı olsun' dedi ve peşinden bir kez daha 'allah razı olsun' dedi. başka hiçbir şey demedi, belki de diyemedi. ve gözümüzün içine bakmaya utanıyordu belli ki. utanması gereken sen değilsin ki be koca yürekli baba. durumun olmasa da evladını dershaneye yazdırabilmeye uğraşıyorsun. 50 tl indirim isteyip reddedilince kara kara düşüncelere dalıyorsun. sen misin utanması gereken? bu düzene bu dünyaya bu insanlığa lanet olsun. başlık amacından saptı bile.
işin özü annemin yüce gönüllülüğü ile gerçekten gurur duymuştum. böyle de güzel bir insandır benim annem işte. sırf para verdiği için değil. merhametli olduğu için, dünyaya ışıklı gözlerle bakabildiği, insan ruhuna değer verdiği için..
orta sona geçmiştim. ee tabi güzel bir liseyi kazanmak gerekiyor. böyle bir mecburiyet var ya hani. neyse işte dershaneye yazılmak şart olmuştu. annemle dershane dershane geziyorduk. hem nasıl bir yer diye bakıyorduk hem de ücretleri soruyorduk. işin aslı orta yollulardan en uygununu bulmaya çalışıyorduk. uğur dershanesine falan baktık bilindik, kaliteli bir yer ama fiyatlar uçuktu. sonunda başka bir dershaneye girdik pek bilindik bir ismi olmasa da güzel bir yere benziyordu. boğaziçi dershaneleri mi neydi unuttum. müdürün odasına girdik. biz girdiğimizde üstü kir pas içinde, ayakkabıları yırtık muhtemel bir işçi olan baba 250 olsa olmaz mı? diyordu. 'maalesef indirim yapamıyoruz' cevabını alıp üzgün bir şekilde düşüncelere dalmıştı. o esnada da müdür ilgisini bize yönlendirdi buyrun diye. sorduk anlatmaya başladı derken adamı unutmuş gibiydi. fakir olduğu için fazla iplemiyordu herhalde. aylık ücret 300 tl imiş. 250 olur mu diye sorduğu buymuş. durumu çakan annem de son derece zeki ve kararlı bir şekilde davrandı. ne için olduğunu bilmiyorum ama bir durumdan ötürü fitre mi zekat mı ne vermemiz gerekiyordu. babamın vefatıyla ilgili bir şeydi galiba. neyse işte adamla konuşmaya başladı. işte şöyle şöyle çocukların babası vefat etti. yanlış anlamayın ama bunu birine vermemiz lazım kime vereceğimizi de bilmiyoruz. lütfen bu siz olun ve evladınız için kabul edin. 400-500 tl bir şey olması lazımdı. çocuğunun 1.5 aylık taksidi diyelim. adam boynunu büktü, yere bakar vaziyette 'allah razı olsun' dedi ve peşinden bir kez daha 'allah razı olsun' dedi. başka hiçbir şey demedi, belki de diyemedi. ve gözümüzün içine bakmaya utanıyordu belli ki. utanması gereken sen değilsin ki be koca yürekli baba. durumun olmasa da evladını dershaneye yazdırabilmeye uğraşıyorsun. 50 tl indirim isteyip reddedilince kara kara düşüncelere dalıyorsun. sen misin utanması gereken? bu düzene bu dünyaya bu insanlığa lanet olsun. başlık amacından saptı bile.
işin özü annemin yüce gönüllülüğü ile gerçekten gurur duymuştum. böyle de güzel bir insandır benim annem işte. sırf para verdiği için değil. merhametli olduğu için, dünyaya ışıklı gözlerle bakabildiği, insan ruhuna değer verdiği için..
Özlediğimdir. 9 aydır görmediğim, buram buram burnumda tütendir.
babamın dediğiyle kartal pençesine sahipmiş. babam ve diğerleri bize ufak bir ayıbında annem saldırganlaşıyor ve pençeleriyle bizi koruyormuş dediğine göre.
Annelik vasfının tüm kudretini bünyesinde barındıran kadın.
Almadan vermenin ne demek olduğunu en güzel yollarla bize öğreten kadın.
Hem güçlü, hem zeki kadın.
Ne de güzel kadın.
Almadan vermenin ne demek olduğunu en güzel yollarla bize öğreten kadın.
Hem güçlü, hem zeki kadın.
Ne de güzel kadın.
Genelde askerde yere mermi ile annem yazılır bunu anlarız bunun apaci versiyonu Keceli kalemle koluma annem yazdırmak birde kanayan gül koyan insanların halen aramızda olması gerçeği.
her gece biraz daha özlenendir.
Cansu Dere ile Vahide Perçin'in bölüm başı 70 milyar alacağı türk dizisi.
http://www.gazetevatan.co...0-bin-tl--991003-magazin/
http://www.gazetevatan.co...0-bin-tl--991003-magazin/
Bugun uyuklarken ızledım annemı de huzunlendım be.
Bir zeki Müren eseridir. Sözleri aşırı derecede anlamlı olan şarkıdır.
Mazide kalan hatıra gibi
Şevkatli kollarını aç bana anne
Geceler çok soğuk, sessiz ve karanlık
Üşüdüm, üstümü örtsene anne
Anne, anne, anneciğim
Yanımda olmanı ne çok isterdim
Dizine yatıpta uyurdum anne
Dilimde dua gözümde rüyasın
Seni çok istedim hasretim anne
Anne, anne, anneciğim
Uyandım uykudan aradım seni
Sağıma soluma bakındım anne
Geceler çok soğuk, sessiz ve karanlık
Üşüdüm, üstümü örtsene anne
Anne, anne, anneciğim...
Mazide kalan hatıra gibi
Şevkatli kollarını aç bana anne
Geceler çok soğuk, sessiz ve karanlık
Üşüdüm, üstümü örtsene anne
Anne, anne, anneciğim
Yanımda olmanı ne çok isterdim
Dizine yatıpta uyurdum anne
Dilimde dua gözümde rüyasın
Seni çok istedim hasretim anne
Anne, anne, anneciğim
Uyandım uykudan aradım seni
Sağıma soluma bakındım anne
Geceler çok soğuk, sessiz ve karanlık
Üşüdüm, üstümü örtsene anne
Anne, anne, anneciğim...
uğruna ölebileceğim tek kadın.
Az önce beni arayıp özlemini dile getiren, son dönemlerde yaşanan olaylardan dolayı başıma bişey geleceğinden korkan muhteşem varlık.
en büyük zenginliğim, şansım, önderim, örnek insanım, öğretmenim, sevdiğim ilk kadın, elimi tutan, beni yürüten, koşturan insan.
''beni bir hücreden yaşamaya layık bir canlı haline getiren,
beni ıstırapların en büyüğü ile doğuran;sevinçlerin en büyüğü ile kollarına alan,
bana ilk davranışı ilk gülüşü ilk bakışı ilk heceyi öğreten,
bana karşılıksız menfaatsiz ilk sevgisini veren annemin tam kalbinin ortasından öpüyorum.''
beni ıstırapların en büyüğü ile doğuran;sevinçlerin en büyüğü ile kollarına alan,
bana ilk davranışı ilk gülüşü ilk bakışı ilk heceyi öğreten,
bana karşılıksız menfaatsiz ilk sevgisini veren annemin tam kalbinin ortasından öpüyorum.''
Çok kutsal varlık. Gerçekten annem diye söylemiyorum ama çok iyi bir insan ve 58 yaşında olmasına rağmen çok dinç ve bize yemeğinden tut temizlik işlerine kadar yıllardır hizmet eden kadın. Evleneceğim kızın günümüz kızları gibi kayınvalidesini istememezlik yapması bir kenara, benim annemi çok iyi tutmasını istiyorum. Gerçekten o da anlar nasıl bir insan olduğunu. Benim annem iyi bir insan çünkü.
Neşe kaynağım.
doğuş'un aklında bulunsun adlı albümünde bulunan bir şarkı.
çaresizlik değilki bu
gidişim asaletimdendir
anlayan anladığı gibi
bıraktım kadere çıkar acısı
talih beni hiç bulmadı
tuzak dolu her yol bana
kısmetim her daim düzgün
umutsuzluk salkım salkım
giderken yanımda BiR KEDim
bir bavulum olsun yeter
dünya kirlemiş anne
dualarını eksik etme
anne anne keşke tekrar çocuk olsaydım
oyunlar oynasaydım hiç büyümeden
sen kalsaydın
çaresizlik değilki bu
gidişim asaletimdendir
anlayan anladığı gibi
bıraktım kadere çıkar acısı
talih beni hiç bulmadı
tuzak dolu her yol bana
kısmetim her daim düzgün
umutsuzluk salkım salkım
giderken yanımda BiR KEDim
bir bavulum olsun yeter
dünya kirlemiş anne
dualarını eksik etme
anne anne keşke tekrar çocuk olsaydım
oyunlar oynasaydım hiç büyümeden
sen kalsaydın
bu ve bunun gibi hüznün taştığı gecelerde anneannem, annem, ben ve artık bebişim vera*; bahçede oturup dinlediğimiz candan erçetin şarkısı.
eşliğinde şarap içip birbirimize en büyük acılarımızı, vedalarımızı, gerçekleşmeyen hayallerimizi, ah'larımızı anlatır; kısacası kalbimizi havalandırırız. hayat işte böyleyken güzel. çünkü "better together" bizim mutluluk formülümüz.
eşliğinde şarap içip birbirimize en büyük acılarımızı, vedalarımızı, gerçekleşmeyen hayallerimizi, ah'larımızı anlatır; kısacası kalbimizi havalandırırız. hayat işte böyleyken güzel. çünkü "better together" bizim mutluluk formülümüz.
bu isimde bir dizi vardı. aynı anda 4-5 kişi hamileydi dizide. neredeyse ekran başındakiler bile hamile kaldı izlerken. talat bulut reis oynuyordu sanırım.
Maonun sözünü değiştirerek söylüyorum. "Anneler göğün yarısıdır. "
Canım annem, onun yerini kimse alamaz. Hem biricik annem hem de en yakın arkadaşım o benim.
Gündemdeki Haberler