bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri39
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- cok da abartmaya gerek uok6
- claudian clouds33
- insan ne ister3
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- önyargı2
- yazarların akşam yemekleri5
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- kadınlar6
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- morkstar2
- true ile tatlı sert3
- true'nun engelli olması6
- gücünden sıkılıp kendini yok eden tanrı2
- allah11
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- sözlük kızlarının kekleri24
- okan buruk9
- yaşanmamışların yası2
- seni tanıyorum4
- meriç dükalığı8
- sarapci koala hatayi33
- anın görüntüsü24
- alışkanlığı karakter sanmak2
- victor osimhen2
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- sevdiğiniz yazarlar8
- amedspor maçından korkmak3
- kendini yok etmek istemek2
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- islamda namaz yoktur30
- cumartesi gecesi sıkıcılığı2
- tai lung8
- sapık başlık açarken sapıklığa uğramak2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- fusya semsiyeli yabanci22
- remote çalışırken slack te flört etmek2
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- kürdistan10
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- islam düşmanı olmak için israil'i desteklemek2
- dantelli sütyen takan erkek12
- evliliğin bir tür mutualizm olduğu gerçeği2
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- uğurcan çakır3
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- gecenin şarkısı14
başkent seçilmesi sürecinde, istanbul'da gelişen levanten sınıfın batıyla bütünleşmiş yaşayışına bir karşı çıkış vardı.
içlik giysem mi giymesem mi diye kışın kara kara düşündürten şehir. Zira içlik giyerseniz sevişme ihtimaliniz açıkça düşmektedir.
yılmaz erdoğan'a saygım sonsuzdur bu böyle biline... ama onun ankara şiirinden esinlenerek bu şiir de benden olsun;
ankarada öyle yapişirdi ki kar..
ankarada öyle yapışırdi ki kar,
asfaltlar ışıldar, buz tutardı bütün yollar..
popomuzun üstüne oturup kalmayalım diye giyilen bütün botlar;
ucuzluktan alınmışsa su alırdı içine, ıslak çoraplar, ayaklar
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
üzerine çıkan güneşe gülümseyelim derken kar erirdi sokaklarda, ve tabi;
kar gölüne dönmüş caddeler, meydanlar..
kimse saygı duymaz ama, insanlar yürüsün diye yapılmış kaldırımlar,
motosikletli kuryelerin önünden kaçarken çarptığımız tabelalar, bilboardlar
alnının ortasında ciddi bir devlet tedbirsizliği olan, kazalar
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
yaşlıların yemeklerine atılan cinsten asfaltlara serpilen tuzlar,
ayaklarını kuru bir yere basmak varken, herkes ıslak olacak değil ya,
yaşasın ayakların kuruluğu;
çok kötü günlermiş gibi bu kışlık zamanlar,
her kar yağışında bir sonraki günün hesabını yapan, öğrenciler, işçiler, çalışanlar
kaymak, kolay bir aktiviteymiş aslında ankara sokaklarında,
kaymak, bu kentin en sevilen yemeği değilmiş aslında;
biz kaymağı severiz tanrım ama keşke ekmek kadayıfının üstünde olsa;
mağazalar önü çatlak mozaik,
basmamak için sek sek oynayan insanlar, ayaklarına, pantolonlarına su sıçramasın diye,
somut bir kuruluğa beşik kertilmiş olan, burada sırılsıklam kalan,
hülasa kente hukuk mukuk okumaya gelen o arada da görmediği sabah ayazına maruz kalan,
akdenizli, egeli anadolu çocukları
ankarada öyle yapışırdı ki kar;
hiçbir şey üstü kapalı bir mekan gibi umut vermez ankarada
yoksa bugün ıslanmayacak mı ayaklarımız duygusu çöker bütün insanlara;
kimse kuru kalmaz belki, belki bu kaldırımlar o kadar da fiyakalı olmayacak ama,
sokaklara biriken gölleri boşaltabilselerdi keşke kanalizasyonlara..
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
asfaltlar, ışıldar, çamurlar..
şimdi ve sonra ne zaman ankaraya kar yağsa;
benim ayaklarım, çoraplarım çamur kokar
ankarada öyle yapişirdi ki kar..
ankarada öyle yapışırdi ki kar,
asfaltlar ışıldar, buz tutardı bütün yollar..
popomuzun üstüne oturup kalmayalım diye giyilen bütün botlar;
ucuzluktan alınmışsa su alırdı içine, ıslak çoraplar, ayaklar
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
üzerine çıkan güneşe gülümseyelim derken kar erirdi sokaklarda, ve tabi;
kar gölüne dönmüş caddeler, meydanlar..
kimse saygı duymaz ama, insanlar yürüsün diye yapılmış kaldırımlar,
motosikletli kuryelerin önünden kaçarken çarptığımız tabelalar, bilboardlar
alnının ortasında ciddi bir devlet tedbirsizliği olan, kazalar
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
yaşlıların yemeklerine atılan cinsten asfaltlara serpilen tuzlar,
ayaklarını kuru bir yere basmak varken, herkes ıslak olacak değil ya,
yaşasın ayakların kuruluğu;
çok kötü günlermiş gibi bu kışlık zamanlar,
her kar yağışında bir sonraki günün hesabını yapan, öğrenciler, işçiler, çalışanlar
kaymak, kolay bir aktiviteymiş aslında ankara sokaklarında,
kaymak, bu kentin en sevilen yemeği değilmiş aslında;
biz kaymağı severiz tanrım ama keşke ekmek kadayıfının üstünde olsa;
mağazalar önü çatlak mozaik,
basmamak için sek sek oynayan insanlar, ayaklarına, pantolonlarına su sıçramasın diye,
somut bir kuruluğa beşik kertilmiş olan, burada sırılsıklam kalan,
hülasa kente hukuk mukuk okumaya gelen o arada da görmediği sabah ayazına maruz kalan,
akdenizli, egeli anadolu çocukları
ankarada öyle yapışırdı ki kar;
hiçbir şey üstü kapalı bir mekan gibi umut vermez ankarada
yoksa bugün ıslanmayacak mı ayaklarımız duygusu çöker bütün insanlara;
kimse kuru kalmaz belki, belki bu kaldırımlar o kadar da fiyakalı olmayacak ama,
sokaklara biriken gölleri boşaltabilselerdi keşke kanalizasyonlara..
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
asfaltlar, ışıldar, çamurlar..
şimdi ve sonra ne zaman ankaraya kar yağsa;
benim ayaklarım, çoraplarım çamur kokar
an itibari ile hayvan gibi bir kar yağışının başladığı şehir. arkadaş bu kadar da olmaz her gün mü kar yağar bir şehre.
yalnızlığın yapışıp kaldığı şehir. kalabalık caddelerini başı önünde yalnız insanlar doldurmuştur ve en çok otogarı yakışır ankaraya.
grinin hakimiyeti altında olan kravatlı adam.
Deli gibi kar yağan şehir.
bu sene haddinden fazla kar yağışı görülen şehir. dışarıya her çıktığımda beyaz rengi görmekten sıkıldım ama ankara sıkılmışa benzemiyor. hala yardırıyor.
18.02.2012 tarihinde yarimle sabah geleceğim ve 4.5 senemi okul hayatıyla verdiğim şehir.
merak ediyorum ankarada durumlar nasıl. deli gibi kar yağıyor fakat yollar ne alemde acaba? kızılayı, anıtkabiri ve diğer yerleri kar lastikli arabayla gezebilirmiyiz rahat rahat.
bu konuda ankaralı kardeşlerden yardımlarını esirgememelerini rica ediyorum.
merak ediyorum ankarada durumlar nasıl. deli gibi kar yağıyor fakat yollar ne alemde acaba? kızılayı, anıtkabiri ve diğer yerleri kar lastikli arabayla gezebilirmiyiz rahat rahat.
bu konuda ankaralı kardeşlerden yardımlarını esirgememelerini rica ediyorum.
Dün gece her yerine gökten kürekle kar serpilmiş, şehir.
An itibariyle yol durumu;
Ankara yolları iyi ama çevresi kötü.
An itibariyle yol durumu;
Ankara yolları iyi ama çevresi kötü.
en güzel yanı, orada bulunmak, bunun mutluluğuna gerçekten varabilmektir. ankara'yı sevebilmektir.
yahya kemal beyatlı'nın, "ankara'nın en çok istanbul'a dönüşünü seviyorum" diyerek özetlediği şehir.
hem fiziki hem mecazi soğukluğu sonuna kadar bünyesinde barındıran bir şehir.
hem fiziki hem mecazi soğukluğu sonuna kadar bünyesinde barındıran bir şehir.
sanırım dışarıda fırtına olan kent. vuuuuuuuuuuuuuuvuvvvvvvvvv diye uğultulu tepeler'i geçti resmen.
kara doyan şehir. yememiş yedirmiş ve doydurmuştur.
bu sözlükte istanbuldan daha çok adı geçen şehir.
entry sayısı da dediğimi doğrular nitelikte.
sanırım ankara severlerin sözlükte fazla olduğunun delili.
entry sayısı da dediğimi doğrular nitelikte.
sanırım ankara severlerin sözlükte fazla olduğunun delili.
istanbul'da yaşayan anadolu göçmenlerini boğduğumuz şehir. 3 leşim var.
(bkz: gri kent)
gri, denizsiz, sıkıcı, boğucu vb geyikleri yapmayanların dövüldüğü şehir.
hea, dövüyoz biz onları.
hea, dövüyoz biz onları.
bugün kızılay'da kulağımda yılmaz erdoğan'ın ankara şiiri, ellerim cebimde, buz gibi havada yürürken bir kez daha aşık olduğum şehir, şehrim.
uzun zamandır ilk kez güneeeeeeeeeeeeeeeeeeş güneeeeeeeeeş nidası attıran ve hemen sevdiklerle buluşulacak gündür.
bir haluk levent parçası.
Soğuk memlekettir. Kış aylarında geceleri bazen eksi yirmilerin altına dahi düşer hava sıcaklığı.
En kara diye yazılıp okunması gramere göre yanlış, sevmeyenleri için doğrudur.
erimemekte ısrar eden karlar var. görüyorum.
ah yağmur dönerken kara
yine yol var falımda
ister özle, yok istersen hiç hatırlama..
müthiş bir bir vega şarkısı. ankara şarkısı.
yine yol var falımda
ister özle, yok istersen hiç hatırlama..
müthiş bir bir vega şarkısı. ankara şarkısı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar