bugün
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- arkadaşlar bakar mısınız20
- afrika nasıl kalkınabilir14
- kart uzatınca nakit yok mu diyen esnaf4
- enel hak5
- had bildirmek4
- kahverengi kokarcaya karşı samuray arısı4
- çırılçıplak şekilde tabancayla ateş etmek3
- iremga5
- honda civic4
- derin mermerci3
- bayan kelimesi neden rahatsız edici27
- 2028 avrupa kupası2
- elbise giyen erkek2
- kpss sınav ücretinin 800 tl olması4
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- akp'nin türkiye'ye verdiği zararın kalıcı olması7
- ayetleri eğip büken kitle7
- kayıp uygarlıklar4
- kadınların piç erkek tercihi5
- abi kartta komisyon kesiliyor haberin olsun2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz13
- yazarların en son bitirdiği kitap13
- arkadaşlar çok mutluyum2
- turşunun iyisi limonla mı sirkeyle mi11
- anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az3
- dead internet teorisi3
- chp nin illuminati nin bir ayağı olduğu gerçeği6
- bisikletçi pipisi6
- ekonomi13
- paralel evrenler3
- avcı toplayıcıların harran etrafındaki t sütunları3
- sabah kahvaltısı5
- kadın ve paradan başka bir şey düşünmeyen erkek6
- 2028 de genel seçim olmazsa ne yaparsınız4
- ayhan ışık4
- armut dibine düşer2
- neli dondurma seversiniz14
- laiklik2
- laicite2
- dünya 5 ten büyüktür5
- kürtçe zorunlu ders olmalıdır15
- zamanın göreceliliği5
- merkür den dünyaya elmas getirmek6
- dünyadaki yerçekimi anomalileri2
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- uyku felci2
- bir kızdan soğuma nedenleri2
- ismail tutti frutti seyrediyorum göremiyorum eğil3
- kulak misafiri olduğunuz konuşmalar2
sevdasız çekilmeyen şehr-i memur.
başkent seçilmesi sürecinde, istanbul'da gelişen levanten sınıfın batıyla bütünleşmiş yaşayışına bir karşı çıkış vardı.
içlik giysem mi giymesem mi diye kışın kara kara düşündürten şehir. Zira içlik giyerseniz sevişme ihtimaliniz açıkça düşmektedir.
yılmaz erdoğan'a saygım sonsuzdur bu böyle biline... ama onun ankara şiirinden esinlenerek bu şiir de benden olsun;
ankarada öyle yapişirdi ki kar..
ankarada öyle yapışırdi ki kar,
asfaltlar ışıldar, buz tutardı bütün yollar..
popomuzun üstüne oturup kalmayalım diye giyilen bütün botlar;
ucuzluktan alınmışsa su alırdı içine, ıslak çoraplar, ayaklar
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
üzerine çıkan güneşe gülümseyelim derken kar erirdi sokaklarda, ve tabi;
kar gölüne dönmüş caddeler, meydanlar..
kimse saygı duymaz ama, insanlar yürüsün diye yapılmış kaldırımlar,
motosikletli kuryelerin önünden kaçarken çarptığımız tabelalar, bilboardlar
alnının ortasında ciddi bir devlet tedbirsizliği olan, kazalar
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
yaşlıların yemeklerine atılan cinsten asfaltlara serpilen tuzlar,
ayaklarını kuru bir yere basmak varken, herkes ıslak olacak değil ya,
yaşasın ayakların kuruluğu;
çok kötü günlermiş gibi bu kışlık zamanlar,
her kar yağışında bir sonraki günün hesabını yapan, öğrenciler, işçiler, çalışanlar
kaymak, kolay bir aktiviteymiş aslında ankara sokaklarında,
kaymak, bu kentin en sevilen yemeği değilmiş aslında;
biz kaymağı severiz tanrım ama keşke ekmek kadayıfının üstünde olsa;
mağazalar önü çatlak mozaik,
basmamak için sek sek oynayan insanlar, ayaklarına, pantolonlarına su sıçramasın diye,
somut bir kuruluğa beşik kertilmiş olan, burada sırılsıklam kalan,
hülasa kente hukuk mukuk okumaya gelen o arada da görmediği sabah ayazına maruz kalan,
akdenizli, egeli anadolu çocukları
ankarada öyle yapışırdı ki kar;
hiçbir şey üstü kapalı bir mekan gibi umut vermez ankarada
yoksa bugün ıslanmayacak mı ayaklarımız duygusu çöker bütün insanlara;
kimse kuru kalmaz belki, belki bu kaldırımlar o kadar da fiyakalı olmayacak ama,
sokaklara biriken gölleri boşaltabilselerdi keşke kanalizasyonlara..
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
asfaltlar, ışıldar, çamurlar..
şimdi ve sonra ne zaman ankaraya kar yağsa;
benim ayaklarım, çoraplarım çamur kokar
ankarada öyle yapişirdi ki kar..
ankarada öyle yapışırdi ki kar,
asfaltlar ışıldar, buz tutardı bütün yollar..
popomuzun üstüne oturup kalmayalım diye giyilen bütün botlar;
ucuzluktan alınmışsa su alırdı içine, ıslak çoraplar, ayaklar
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
üzerine çıkan güneşe gülümseyelim derken kar erirdi sokaklarda, ve tabi;
kar gölüne dönmüş caddeler, meydanlar..
kimse saygı duymaz ama, insanlar yürüsün diye yapılmış kaldırımlar,
motosikletli kuryelerin önünden kaçarken çarptığımız tabelalar, bilboardlar
alnının ortasında ciddi bir devlet tedbirsizliği olan, kazalar
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
yaşlıların yemeklerine atılan cinsten asfaltlara serpilen tuzlar,
ayaklarını kuru bir yere basmak varken, herkes ıslak olacak değil ya,
yaşasın ayakların kuruluğu;
çok kötü günlermiş gibi bu kışlık zamanlar,
her kar yağışında bir sonraki günün hesabını yapan, öğrenciler, işçiler, çalışanlar
kaymak, kolay bir aktiviteymiş aslında ankara sokaklarında,
kaymak, bu kentin en sevilen yemeği değilmiş aslında;
biz kaymağı severiz tanrım ama keşke ekmek kadayıfının üstünde olsa;
mağazalar önü çatlak mozaik,
basmamak için sek sek oynayan insanlar, ayaklarına, pantolonlarına su sıçramasın diye,
somut bir kuruluğa beşik kertilmiş olan, burada sırılsıklam kalan,
hülasa kente hukuk mukuk okumaya gelen o arada da görmediği sabah ayazına maruz kalan,
akdenizli, egeli anadolu çocukları
ankarada öyle yapışırdı ki kar;
hiçbir şey üstü kapalı bir mekan gibi umut vermez ankarada
yoksa bugün ıslanmayacak mı ayaklarımız duygusu çöker bütün insanlara;
kimse kuru kalmaz belki, belki bu kaldırımlar o kadar da fiyakalı olmayacak ama,
sokaklara biriken gölleri boşaltabilselerdi keşke kanalizasyonlara..
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
asfaltlar, ışıldar, çamurlar..
şimdi ve sonra ne zaman ankaraya kar yağsa;
benim ayaklarım, çoraplarım çamur kokar
an itibari ile hayvan gibi bir kar yağışının başladığı şehir. arkadaş bu kadar da olmaz her gün mü kar yağar bir şehre.
yalnızlığın yapışıp kaldığı şehir. kalabalık caddelerini başı önünde yalnız insanlar doldurmuştur ve en çok otogarı yakışır ankaraya.
grinin hakimiyeti altında olan kravatlı adam.
Deli gibi kar yağan şehir.
bu sene haddinden fazla kar yağışı görülen şehir. dışarıya her çıktığımda beyaz rengi görmekten sıkıldım ama ankara sıkılmışa benzemiyor. hala yardırıyor.
18.02.2012 tarihinde yarimle sabah geleceğim ve 4.5 senemi okul hayatıyla verdiğim şehir.
merak ediyorum ankarada durumlar nasıl. deli gibi kar yağıyor fakat yollar ne alemde acaba? kızılayı, anıtkabiri ve diğer yerleri kar lastikli arabayla gezebilirmiyiz rahat rahat.
bu konuda ankaralı kardeşlerden yardımlarını esirgememelerini rica ediyorum.
merak ediyorum ankarada durumlar nasıl. deli gibi kar yağıyor fakat yollar ne alemde acaba? kızılayı, anıtkabiri ve diğer yerleri kar lastikli arabayla gezebilirmiyiz rahat rahat.
bu konuda ankaralı kardeşlerden yardımlarını esirgememelerini rica ediyorum.
Dün gece her yerine gökten kürekle kar serpilmiş, şehir.
An itibariyle yol durumu;
Ankara yolları iyi ama çevresi kötü.
An itibariyle yol durumu;
Ankara yolları iyi ama çevresi kötü.
en güzel yanı, orada bulunmak, bunun mutluluğuna gerçekten varabilmektir. ankara'yı sevebilmektir.
yahya kemal beyatlı'nın, "ankara'nın en çok istanbul'a dönüşünü seviyorum" diyerek özetlediği şehir.
hem fiziki hem mecazi soğukluğu sonuna kadar bünyesinde barındıran bir şehir.
hem fiziki hem mecazi soğukluğu sonuna kadar bünyesinde barındıran bir şehir.
sanırım dışarıda fırtına olan kent. vuuuuuuuuuuuuuuvuvvvvvvvvv diye uğultulu tepeler'i geçti resmen.
kara doyan şehir. yememiş yedirmiş ve doydurmuştur.
bu sözlükte istanbuldan daha çok adı geçen şehir.
entry sayısı da dediğimi doğrular nitelikte.
sanırım ankara severlerin sözlükte fazla olduğunun delili.
entry sayısı da dediğimi doğrular nitelikte.
sanırım ankara severlerin sözlükte fazla olduğunun delili.
istanbul'da yaşayan anadolu göçmenlerini boğduğumuz şehir. 3 leşim var.
(bkz: gri kent)
gri, denizsiz, sıkıcı, boğucu vb geyikleri yapmayanların dövüldüğü şehir.
hea, dövüyoz biz onları.
hea, dövüyoz biz onları.
bugün kızılay'da kulağımda yılmaz erdoğan'ın ankara şiiri, ellerim cebimde, buz gibi havada yürürken bir kez daha aşık olduğum şehir, şehrim.
uzun zamandır ilk kez güneeeeeeeeeeeeeeeeeeş güneeeeeeeeeş nidası attıran ve hemen sevdiklerle buluşulacak gündür.
bir haluk levent parçası.
Soğuk memlekettir. Kış aylarında geceleri bazen eksi yirmilerin altına dahi düşer hava sıcaklığı.
En kara diye yazılıp okunması gramere göre yanlış, sevmeyenleri için doğrudur.
erimemekte ısrar eden karlar var. görüyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar