bugün
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı21
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek14
- sözlük erkekleri kadın olsa nasıl görünürdü8
- kızla konuşmaya çalışmak3
- evrene bir mesaj bırak7
- bir daha doğmayacak olmak5
- linkedin6
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj6
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler10
- sevgiliden gelen ilk canımlı mesaj5
- sözluk kız ayarlama yeri değildir12
- izinli yazarın entry girebilmesi7
- islam düşmanlarına epstein şoku13
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- ismail kartal10
- şu anda ne yapıyorsun19
- son 3 günde sadece 5 saat uyumuş olmak2
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması8
- yunan kültürü vs türk kültürü2
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- uzun bir yolculuğa çıkma isteği2
- bugün ne yedin10
- muhafazeküler4
- 17 haziran 2026 erhan karaal'ın kaçırılması2
- abd iran mutabakatındaki 5 madde2
- kilo verdiren gıda4
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- 2026 dünya kupası13
- 30 lu yaşlar14
- kılıçdaroğlu'nun aradığı desteği bulamaması3
- 18 haziran 2026 yusuf ziya gümüşel'in tahliyesi4
- org vs synthesizer4
- yanlışlıkla erkek sikmek8
- tripofobisi olanlar revani yemezler4
- bir gün ölecek olmak6
- macbook neo2
- kemal derviş5
- en iyi terapi6
- güne bir şarkı bırak14
- sokak röportajı veren sıradan vatandaş3
- yusuf tekin'in öğrencinin bağcığını bağlaması2
- en iyi yanık kremi5
- nagihan'a üzülmek2
- azizlik neden ispanyollara mahsus4
- kendi rızasıyla kabak tatlısı yiyen insan2
- zeki ve cool biriyle sohbet etmek2
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum15
- yanlış mesleği seçtim denilen an5
- yıllık yazısı3
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
kara kışla mücadelenin en yoğun olduğu şehirlerden birisi.
artık yaz gelsin kardeşim yaaa...
artık yaz gelsin kardeşim yaaa...
sevdasız çekilmeyen şehr-i memur.
başkent seçilmesi sürecinde, istanbul'da gelişen levanten sınıfın batıyla bütünleşmiş yaşayışına bir karşı çıkış vardı.
içlik giysem mi giymesem mi diye kışın kara kara düşündürten şehir. Zira içlik giyerseniz sevişme ihtimaliniz açıkça düşmektedir.
yılmaz erdoğan'a saygım sonsuzdur bu böyle biline... ama onun ankara şiirinden esinlenerek bu şiir de benden olsun;
ankarada öyle yapişirdi ki kar..
ankarada öyle yapışırdi ki kar,
asfaltlar ışıldar, buz tutardı bütün yollar..
popomuzun üstüne oturup kalmayalım diye giyilen bütün botlar;
ucuzluktan alınmışsa su alırdı içine, ıslak çoraplar, ayaklar
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
üzerine çıkan güneşe gülümseyelim derken kar erirdi sokaklarda, ve tabi;
kar gölüne dönmüş caddeler, meydanlar..
kimse saygı duymaz ama, insanlar yürüsün diye yapılmış kaldırımlar,
motosikletli kuryelerin önünden kaçarken çarptığımız tabelalar, bilboardlar
alnının ortasında ciddi bir devlet tedbirsizliği olan, kazalar
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
yaşlıların yemeklerine atılan cinsten asfaltlara serpilen tuzlar,
ayaklarını kuru bir yere basmak varken, herkes ıslak olacak değil ya,
yaşasın ayakların kuruluğu;
çok kötü günlermiş gibi bu kışlık zamanlar,
her kar yağışında bir sonraki günün hesabını yapan, öğrenciler, işçiler, çalışanlar
kaymak, kolay bir aktiviteymiş aslında ankara sokaklarında,
kaymak, bu kentin en sevilen yemeği değilmiş aslında;
biz kaymağı severiz tanrım ama keşke ekmek kadayıfının üstünde olsa;
mağazalar önü çatlak mozaik,
basmamak için sek sek oynayan insanlar, ayaklarına, pantolonlarına su sıçramasın diye,
somut bir kuruluğa beşik kertilmiş olan, burada sırılsıklam kalan,
hülasa kente hukuk mukuk okumaya gelen o arada da görmediği sabah ayazına maruz kalan,
akdenizli, egeli anadolu çocukları
ankarada öyle yapışırdı ki kar;
hiçbir şey üstü kapalı bir mekan gibi umut vermez ankarada
yoksa bugün ıslanmayacak mı ayaklarımız duygusu çöker bütün insanlara;
kimse kuru kalmaz belki, belki bu kaldırımlar o kadar da fiyakalı olmayacak ama,
sokaklara biriken gölleri boşaltabilselerdi keşke kanalizasyonlara..
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
asfaltlar, ışıldar, çamurlar..
şimdi ve sonra ne zaman ankaraya kar yağsa;
benim ayaklarım, çoraplarım çamur kokar
ankarada öyle yapişirdi ki kar..
ankarada öyle yapışırdi ki kar,
asfaltlar ışıldar, buz tutardı bütün yollar..
popomuzun üstüne oturup kalmayalım diye giyilen bütün botlar;
ucuzluktan alınmışsa su alırdı içine, ıslak çoraplar, ayaklar
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
üzerine çıkan güneşe gülümseyelim derken kar erirdi sokaklarda, ve tabi;
kar gölüne dönmüş caddeler, meydanlar..
kimse saygı duymaz ama, insanlar yürüsün diye yapılmış kaldırımlar,
motosikletli kuryelerin önünden kaçarken çarptığımız tabelalar, bilboardlar
alnının ortasında ciddi bir devlet tedbirsizliği olan, kazalar
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
yaşlıların yemeklerine atılan cinsten asfaltlara serpilen tuzlar,
ayaklarını kuru bir yere basmak varken, herkes ıslak olacak değil ya,
yaşasın ayakların kuruluğu;
çok kötü günlermiş gibi bu kışlık zamanlar,
her kar yağışında bir sonraki günün hesabını yapan, öğrenciler, işçiler, çalışanlar
kaymak, kolay bir aktiviteymiş aslında ankara sokaklarında,
kaymak, bu kentin en sevilen yemeği değilmiş aslında;
biz kaymağı severiz tanrım ama keşke ekmek kadayıfının üstünde olsa;
mağazalar önü çatlak mozaik,
basmamak için sek sek oynayan insanlar, ayaklarına, pantolonlarına su sıçramasın diye,
somut bir kuruluğa beşik kertilmiş olan, burada sırılsıklam kalan,
hülasa kente hukuk mukuk okumaya gelen o arada da görmediği sabah ayazına maruz kalan,
akdenizli, egeli anadolu çocukları
ankarada öyle yapışırdı ki kar;
hiçbir şey üstü kapalı bir mekan gibi umut vermez ankarada
yoksa bugün ıslanmayacak mı ayaklarımız duygusu çöker bütün insanlara;
kimse kuru kalmaz belki, belki bu kaldırımlar o kadar da fiyakalı olmayacak ama,
sokaklara biriken gölleri boşaltabilselerdi keşke kanalizasyonlara..
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
asfaltlar, ışıldar, çamurlar..
şimdi ve sonra ne zaman ankaraya kar yağsa;
benim ayaklarım, çoraplarım çamur kokar
an itibari ile hayvan gibi bir kar yağışının başladığı şehir. arkadaş bu kadar da olmaz her gün mü kar yağar bir şehre.
yalnızlığın yapışıp kaldığı şehir. kalabalık caddelerini başı önünde yalnız insanlar doldurmuştur ve en çok otogarı yakışır ankaraya.
grinin hakimiyeti altında olan kravatlı adam.
Deli gibi kar yağan şehir.
bu sene haddinden fazla kar yağışı görülen şehir. dışarıya her çıktığımda beyaz rengi görmekten sıkıldım ama ankara sıkılmışa benzemiyor. hala yardırıyor.
18.02.2012 tarihinde yarimle sabah geleceğim ve 4.5 senemi okul hayatıyla verdiğim şehir.
merak ediyorum ankarada durumlar nasıl. deli gibi kar yağıyor fakat yollar ne alemde acaba? kızılayı, anıtkabiri ve diğer yerleri kar lastikli arabayla gezebilirmiyiz rahat rahat.
bu konuda ankaralı kardeşlerden yardımlarını esirgememelerini rica ediyorum.
merak ediyorum ankarada durumlar nasıl. deli gibi kar yağıyor fakat yollar ne alemde acaba? kızılayı, anıtkabiri ve diğer yerleri kar lastikli arabayla gezebilirmiyiz rahat rahat.
bu konuda ankaralı kardeşlerden yardımlarını esirgememelerini rica ediyorum.
Dün gece her yerine gökten kürekle kar serpilmiş, şehir.
An itibariyle yol durumu;
Ankara yolları iyi ama çevresi kötü.
An itibariyle yol durumu;
Ankara yolları iyi ama çevresi kötü.
en güzel yanı, orada bulunmak, bunun mutluluğuna gerçekten varabilmektir. ankara'yı sevebilmektir.
yahya kemal beyatlı'nın, "ankara'nın en çok istanbul'a dönüşünü seviyorum" diyerek özetlediği şehir.
hem fiziki hem mecazi soğukluğu sonuna kadar bünyesinde barındıran bir şehir.
hem fiziki hem mecazi soğukluğu sonuna kadar bünyesinde barındıran bir şehir.
sanırım dışarıda fırtına olan kent. vuuuuuuuuuuuuuuvuvvvvvvvvv diye uğultulu tepeler'i geçti resmen.
kara doyan şehir. yememiş yedirmiş ve doydurmuştur.
bu sözlükte istanbuldan daha çok adı geçen şehir.
entry sayısı da dediğimi doğrular nitelikte.
sanırım ankara severlerin sözlükte fazla olduğunun delili.
entry sayısı da dediğimi doğrular nitelikte.
sanırım ankara severlerin sözlükte fazla olduğunun delili.
istanbul'da yaşayan anadolu göçmenlerini boğduğumuz şehir. 3 leşim var.
(bkz: gri kent)
gri, denizsiz, sıkıcı, boğucu vb geyikleri yapmayanların dövüldüğü şehir.
hea, dövüyoz biz onları.
hea, dövüyoz biz onları.
bugün kızılay'da kulağımda yılmaz erdoğan'ın ankara şiiri, ellerim cebimde, buz gibi havada yürürken bir kez daha aşık olduğum şehir, şehrim.
uzun zamandır ilk kez güneeeeeeeeeeeeeeeeeeş güneeeeeeeeeş nidası attıran ve hemen sevdiklerle buluşulacak gündür.
bir haluk levent parçası.
Soğuk memlekettir. Kış aylarında geceleri bazen eksi yirmilerin altına dahi düşer hava sıcaklığı.
En kara diye yazılıp okunması gramere göre yanlış, sevmeyenleri için doğrudur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar