bugün
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler9
- sözlüğün eski tadının olmaması6
- enayimiknatisii13
- uysaljakoben16
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi6
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- memeleri füze gibi kadın9
- chp bölünürse olacaklar6
- buddy dude18
- san fransisco niggasi5
- mor semsiyeli yabanci2
- şövalye modu3
- aylık 274 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- zeki olmadığı halde sinsilik peşinde koşan insan4
- sigara içen kızla öpüşülür mü9
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- cilgincapkin213
- 11 haziran 2026 ünlülere uyuşturucu operasyonu7
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler11
- sarapci koala2
- gammazlar çetesi18
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
- kabuksuz kaplumbaga2
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- true'nun aslında iyi biri olması4
- masklavi'nin düşünceleri18
- chp'nin hali ne olacak46
- kemal kılıçdaroğlu'nun amacı'ne sorunsalı3
- yeşil gözlü kız11
- mesai bitince işten çıkanlara kurulan patron2
- sözlükteki seferoğulları ile tellioğulları3
- gözyaşı ile boğulan gözler3
- chp kapatılsın kampanyası10
- cemevinde arada lokma yemek vs dağıtılması8
- bu sen misin7
- sözlük yapay zekası2
- çizgili pijamalı çocuk5
- parke taşı arasına yuva yapan arı benzeri hayvan3
- true nickli namussuz kadın düşkünü4
- yeğen3
- normal sözlük moderasyonu5
- dam ittifakı7
- ahmet mahmut ünlü2
- gençler isyan ediyor6
- sosyal medyada akp severlerin az olması2
- mahallenin filozof delisi2
- kabak tatlısı kapatılsın6
- çok ayıp ettiniz3
- sevgili yapınca ortadan kaybolan arkadaş4
- başkalarının mutluluklarını izlemekten bıkmak7
yılmaz erdoğan'a saygım sonsuzdur bu böyle biline... ama onun ankara şiirinden esinlenerek bu şiir de benden olsun;
ankarada öyle yapişirdi ki kar..
ankarada öyle yapışırdi ki kar,
asfaltlar ışıldar, buz tutardı bütün yollar..
popomuzun üstüne oturup kalmayalım diye giyilen bütün botlar;
ucuzluktan alınmışsa su alırdı içine, ıslak çoraplar, ayaklar
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
üzerine çıkan güneşe gülümseyelim derken kar erirdi sokaklarda, ve tabi;
kar gölüne dönmüş caddeler, meydanlar..
kimse saygı duymaz ama, insanlar yürüsün diye yapılmış kaldırımlar,
motosikletli kuryelerin önünden kaçarken çarptığımız tabelalar, bilboardlar
alnının ortasında ciddi bir devlet tedbirsizliği olan, kazalar
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
yaşlıların yemeklerine atılan cinsten asfaltlara serpilen tuzlar,
ayaklarını kuru bir yere basmak varken, herkes ıslak olacak değil ya,
yaşasın ayakların kuruluğu;
çok kötü günlermiş gibi bu kışlık zamanlar,
her kar yağışında bir sonraki günün hesabını yapan, öğrenciler, işçiler, çalışanlar
kaymak, kolay bir aktiviteymiş aslında ankara sokaklarında,
kaymak, bu kentin en sevilen yemeği değilmiş aslında;
biz kaymağı severiz tanrım ama keşke ekmek kadayıfının üstünde olsa;
mağazalar önü çatlak mozaik,
basmamak için sek sek oynayan insanlar, ayaklarına, pantolonlarına su sıçramasın diye,
somut bir kuruluğa beşik kertilmiş olan, burada sırılsıklam kalan,
hülasa kente hukuk mukuk okumaya gelen o arada da görmediği sabah ayazına maruz kalan,
akdenizli, egeli anadolu çocukları
ankarada öyle yapışırdı ki kar;
hiçbir şey üstü kapalı bir mekan gibi umut vermez ankarada
yoksa bugün ıslanmayacak mı ayaklarımız duygusu çöker bütün insanlara;
kimse kuru kalmaz belki, belki bu kaldırımlar o kadar da fiyakalı olmayacak ama,
sokaklara biriken gölleri boşaltabilselerdi keşke kanalizasyonlara..
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
asfaltlar, ışıldar, çamurlar..
şimdi ve sonra ne zaman ankaraya kar yağsa;
benim ayaklarım, çoraplarım çamur kokar
ankarada öyle yapişirdi ki kar..
ankarada öyle yapışırdi ki kar,
asfaltlar ışıldar, buz tutardı bütün yollar..
popomuzun üstüne oturup kalmayalım diye giyilen bütün botlar;
ucuzluktan alınmışsa su alırdı içine, ıslak çoraplar, ayaklar
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
üzerine çıkan güneşe gülümseyelim derken kar erirdi sokaklarda, ve tabi;
kar gölüne dönmüş caddeler, meydanlar..
kimse saygı duymaz ama, insanlar yürüsün diye yapılmış kaldırımlar,
motosikletli kuryelerin önünden kaçarken çarptığımız tabelalar, bilboardlar
alnının ortasında ciddi bir devlet tedbirsizliği olan, kazalar
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
yaşlıların yemeklerine atılan cinsten asfaltlara serpilen tuzlar,
ayaklarını kuru bir yere basmak varken, herkes ıslak olacak değil ya,
yaşasın ayakların kuruluğu;
çok kötü günlermiş gibi bu kışlık zamanlar,
her kar yağışında bir sonraki günün hesabını yapan, öğrenciler, işçiler, çalışanlar
kaymak, kolay bir aktiviteymiş aslında ankara sokaklarında,
kaymak, bu kentin en sevilen yemeği değilmiş aslında;
biz kaymağı severiz tanrım ama keşke ekmek kadayıfının üstünde olsa;
mağazalar önü çatlak mozaik,
basmamak için sek sek oynayan insanlar, ayaklarına, pantolonlarına su sıçramasın diye,
somut bir kuruluğa beşik kertilmiş olan, burada sırılsıklam kalan,
hülasa kente hukuk mukuk okumaya gelen o arada da görmediği sabah ayazına maruz kalan,
akdenizli, egeli anadolu çocukları
ankarada öyle yapışırdı ki kar;
hiçbir şey üstü kapalı bir mekan gibi umut vermez ankarada
yoksa bugün ıslanmayacak mı ayaklarımız duygusu çöker bütün insanlara;
kimse kuru kalmaz belki, belki bu kaldırımlar o kadar da fiyakalı olmayacak ama,
sokaklara biriken gölleri boşaltabilselerdi keşke kanalizasyonlara..
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
asfaltlar, ışıldar, çamurlar..
şimdi ve sonra ne zaman ankaraya kar yağsa;
benim ayaklarım, çoraplarım çamur kokar
güncel Önemli Başlıklar
