bugün
- yazılımcıların flört edememesi8
- cumhuriyetten rahatsız olan insan3
- yeni evli çift aktiviteleri16
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak17
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- efendiler yarın cumhuriyet ilan edeceğiz5
- nervio abla18
- ismail kartal22
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- herkese veren biri2
- görükle den moskova'ya yürümek4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- bölücü yavşak duruşmada terledi2
- binyamin netanyahu7
- mutlu günleri beklemek15
- türkiye cumhuriyeti2
- 2026 baro seçimleri4
- en lezzetli balık12
- yaşamak üzerine2
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması5
- vajinaya dil atmak16
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı10
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar20
- güney kore34
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum15
- sözlük kızlarının çorapları11
- kimsenin sizi sevmemesi16
- ümit kocasakal19
- yerde para bulmak7
- from gold from dust36
- kedimin yatağıma kusması6
- sözlüğe hareket getirecek şey6
- ıspartalıları sevmemek8
- en son ne aldınız13
- ahmet kaya3
- nervio tarzı entry girmek24
- sözlük kızlarına hallenen erkek yazarlar8
- rusyada neden kızlar şımarık değil sorunsalı9
- kış gelince kısa etek ince çorap modası8
- nervio'nun peşinden koşan yazarlar9
- gece uyanıkları3
- mersin10
- para kazanmak6
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları12
- bir sözlük erkeğine patik hediye etmek8
- instagram da artan erotizm sebebi10
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması19
- sözlükte götü çok kaldırılmış kızlar8
- bir sözlük kızının çoraplarını hediye olarak almak8
yılmaz erdoğan'a saygım sonsuzdur bu böyle biline... ama onun ankara şiirinden esinlenerek bu şiir de benden olsun;
ankarada öyle yapişirdi ki kar..
ankarada öyle yapışırdi ki kar,
asfaltlar ışıldar, buz tutardı bütün yollar..
popomuzun üstüne oturup kalmayalım diye giyilen bütün botlar;
ucuzluktan alınmışsa su alırdı içine, ıslak çoraplar, ayaklar
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
üzerine çıkan güneşe gülümseyelim derken kar erirdi sokaklarda, ve tabi;
kar gölüne dönmüş caddeler, meydanlar..
kimse saygı duymaz ama, insanlar yürüsün diye yapılmış kaldırımlar,
motosikletli kuryelerin önünden kaçarken çarptığımız tabelalar, bilboardlar
alnının ortasında ciddi bir devlet tedbirsizliği olan, kazalar
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
yaşlıların yemeklerine atılan cinsten asfaltlara serpilen tuzlar,
ayaklarını kuru bir yere basmak varken, herkes ıslak olacak değil ya,
yaşasın ayakların kuruluğu;
çok kötü günlermiş gibi bu kışlık zamanlar,
her kar yağışında bir sonraki günün hesabını yapan, öğrenciler, işçiler, çalışanlar
kaymak, kolay bir aktiviteymiş aslında ankara sokaklarında,
kaymak, bu kentin en sevilen yemeği değilmiş aslında;
biz kaymağı severiz tanrım ama keşke ekmek kadayıfının üstünde olsa;
mağazalar önü çatlak mozaik,
basmamak için sek sek oynayan insanlar, ayaklarına, pantolonlarına su sıçramasın diye,
somut bir kuruluğa beşik kertilmiş olan, burada sırılsıklam kalan,
hülasa kente hukuk mukuk okumaya gelen o arada da görmediği sabah ayazına maruz kalan,
akdenizli, egeli anadolu çocukları
ankarada öyle yapışırdı ki kar;
hiçbir şey üstü kapalı bir mekan gibi umut vermez ankarada
yoksa bugün ıslanmayacak mı ayaklarımız duygusu çöker bütün insanlara;
kimse kuru kalmaz belki, belki bu kaldırımlar o kadar da fiyakalı olmayacak ama,
sokaklara biriken gölleri boşaltabilselerdi keşke kanalizasyonlara..
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
asfaltlar, ışıldar, çamurlar..
şimdi ve sonra ne zaman ankaraya kar yağsa;
benim ayaklarım, çoraplarım çamur kokar
ankarada öyle yapişirdi ki kar..
ankarada öyle yapışırdi ki kar,
asfaltlar ışıldar, buz tutardı bütün yollar..
popomuzun üstüne oturup kalmayalım diye giyilen bütün botlar;
ucuzluktan alınmışsa su alırdı içine, ıslak çoraplar, ayaklar
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
üzerine çıkan güneşe gülümseyelim derken kar erirdi sokaklarda, ve tabi;
kar gölüne dönmüş caddeler, meydanlar..
kimse saygı duymaz ama, insanlar yürüsün diye yapılmış kaldırımlar,
motosikletli kuryelerin önünden kaçarken çarptığımız tabelalar, bilboardlar
alnının ortasında ciddi bir devlet tedbirsizliği olan, kazalar
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
yaşlıların yemeklerine atılan cinsten asfaltlara serpilen tuzlar,
ayaklarını kuru bir yere basmak varken, herkes ıslak olacak değil ya,
yaşasın ayakların kuruluğu;
çok kötü günlermiş gibi bu kışlık zamanlar,
her kar yağışında bir sonraki günün hesabını yapan, öğrenciler, işçiler, çalışanlar
kaymak, kolay bir aktiviteymiş aslında ankara sokaklarında,
kaymak, bu kentin en sevilen yemeği değilmiş aslında;
biz kaymağı severiz tanrım ama keşke ekmek kadayıfının üstünde olsa;
mağazalar önü çatlak mozaik,
basmamak için sek sek oynayan insanlar, ayaklarına, pantolonlarına su sıçramasın diye,
somut bir kuruluğa beşik kertilmiş olan, burada sırılsıklam kalan,
hülasa kente hukuk mukuk okumaya gelen o arada da görmediği sabah ayazına maruz kalan,
akdenizli, egeli anadolu çocukları
ankarada öyle yapışırdı ki kar;
hiçbir şey üstü kapalı bir mekan gibi umut vermez ankarada
yoksa bugün ıslanmayacak mı ayaklarımız duygusu çöker bütün insanlara;
kimse kuru kalmaz belki, belki bu kaldırımlar o kadar da fiyakalı olmayacak ama,
sokaklara biriken gölleri boşaltabilselerdi keşke kanalizasyonlara..
ankarada öyle yapışırdı ki kar,
asfaltlar, ışıldar, çamurlar..
şimdi ve sonra ne zaman ankaraya kar yağsa;
benim ayaklarım, çoraplarım çamur kokar
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar