bugün

/400
gezilecek pek guzel yerleri olduguna inanmiyorum. Anitkabir, TBMM, ilk meclis ulistaki bir kac tarihi bina, anadolu medeniyetleri muzesi, cukurambarda bulunan mta dinazor muzesi vardir. ilk geldiginizde guvenparki goreceksiniz kizilayda ankarada yasayanlarin sık ugrayacaklari yerlerdir.
ufak bir ayrinti gecenlerde 3 dogulu gencin yaptigi gibi "demek gizilay buraa amina goydum angara!" diyerek guzel sehrimize kufretmeyiniz. her ne kadar belediye baskani melih gokcegin adi bazi kotu islerle aniliyor olsada kendisi ankara ulasimini harika bir hale getirmistir.
anıtkabir var, ama bunu güzellik olarak veremeyiz. mesela yazsak şarkıda, anıtkabirin var, ne güzelsin ankara diye, gülerler bize.

hacı bayram camii var, ama şimdi anıtkabiri yazmayıp da onu yazarsak yobaz derler. müzik hayatımız başlamadan biter. kocatepe camii ise hiçbir tarihi değeri olmayan, normal bir cami. onun üzerine şarkı yazmak bile abuk.

mogan gölün ne güzel, harikalar diyarına bayıldım gibilerinden bir şey desen gülerler. sadece gülseler iyi, melih gökçek yalakası derler.

eymir ne güzel, ne güzel ne güzel desen "ne biliyon yapraam? nasıl girebildin oraya?" derler.

mamak kışlan ne güzel, etimesgut garnizonu harika desen... postal yalayıcı derler. o da olmaz. mamak cezaevi... tamam sustum.

tobb üniversitesi kulelerin harika, böyle çifter çifter yükseliyi, baban bu yıl gurbani çifter çifter kesiyi gibi bir şeyler yazsan... tepeprime desen... ı ıh. hoşuma gitmedi.

en iyisi karlar çok yakışıyor ankara'ya demek. suya sabuna dokunmadan, mis gibi. şimdi daha iyi anlıyorum ankara'yı övmek için kardan başka bir şey bulamayanları. haksızlık da etmeyelim onlara şimdi.
en büyük güzelliği istanbul'a dönüş kısmı olan şehirdir.
an itibariyle karın en çok yakıştığı şehirdir.

(bkz: nilüfer-her yerde kar var)*
son iki haftadır kar yağışlarıyla coşkun atmakta olan şehir. o değil yani bir saat içerisinde her yeri bembeyaz yaptı.
şu an üşümeme sebep olan şehirdir kendileri. soğuktur, gridir, boğucudur.
2012 ye gelmemize rağmen hala "en iyi yanı istanbul'a dönüşü" ya da "denizi bile yok" denebilen ülkemizin başkentidir. ayrıca bu kadar çok denizi yok denince sanki 81 ilin 80inde deniz var bir ankara'da yokmuş gibi bir hava oluşuyor.
burada yaşamayan için düz, gri ve memur şehridir. ama buralı olanlar için bambaşkadır.karın yakıştığı, kar yağınca insanların mutlu olduğu şehirdir. sonuç olarak cumhuriyetimizin temelinin atılmış olduğu şehirdir. cumhuriyet adına bir çok iz taşır. hatta en önemlisi anıttepe'de anıtkabirdir. sonuçta hayatımın geçtiği denizinin olup olmamasının zerre umrumda olmadığı sevgili memleketim.
şaka maka dikkat ettim 1 aydır her haftasonu kar yağıyor sonra bu karlar haftaiçi eriyor sonra tekrar yağıyor haftasonu eriyor haftaiçi böyle bir vicious circle içine girmiştir ankara.
kar taneleri yavaşça düşüyor hüzünlü kalbine ankara'nın. o ise her zamanki gibi sessiz, sakin ve hayran olunası.
(bkz: pes atak mı la)

bu cümle okuldan kaçan ankaralı ergen gençlerin en çok kullandığı cümledir sanırım.
karın en çok yakıştığı şehir. sabaha daha da beyaz bir şehre uyanırım umarım. kursa gitmek zor olacak ama olsun seviyorum ben.
sevgılı gıbı özlenır cogu zaman.
soguk havasına,kalabalıgına ragmen.
sözlükte hakkında yazılan 10 dakikada her yeri bembeyaz olma olayını okuyup camdan dışarı bakınca beni iyice şaşırtan şehir. ulan sabaha ne planlarım vardı be. gerçi belliydi bugünkü keskin soğuğun ardından karın gelmemesi beklenemezdi.
bu şehri ayakta tutan öğrencilerdir. öğrenci nüfusu olmazsa bir hiçtir. sınav vakitlerinde bahçeliye bir gidin bakın. kimse yok lan. ne cafelerde, ne caddelerde. hayalet şehir gibi. normal zamanda bir tek sandalyenin boş olmadığı sıtarbaksın yarısında çoğu boştu. ne zaman gitsem boş yer zar zor bulduğum bir kafede sadece 3-5 kişi vardı ki abartmıyorum. ankara esnafının canı öğrencilerdir.
Sabahtan beri istanbul'da yağan karın tantanasına karşılık 10 dakikada her yeri bembeyaz olan şehir. Çok seviyorum be ben burayı. Kara aşığım ankaraya ayrı aşığım.

edit: tamam istanbullu sakin ol.
bugün bi başka gri, bi başka soğuk. haftasonu sayıları azaltılan otobüsleri beklemek bi başka zor bugün.
''bekle,
geliyorum sana..
ankara'ya..''
tabiri caizse ankara angara'dır yerlisinin dilinde. denizi olmasa da, gri olduğu düşünülse de ilk bakışta, aslında sıcak ve samimidir ankara. burada yaşamayanın tadını bilmeyenin alışmakta zorlandığı ama belli bir vakitten sonra da kopamadığı bir şehirdir ankara. lüksün yanında avam tabakadan insanlarında yaşadığı karışık olduğu halde bir o kadar renklidir de.
her ne kadar denizi tatmamış olsamda ankara'da doğup büyüdüğüm için mutluyum bu gri kentte...
gri renkle özdeşleşen şehir.
denizi olmayan memleketlerden biri.
kızılay'da gözlemlenemeyen kar yağışı cinnah'ta etkilidir.
kimilerinin sevdiği kimilerinin ise sevmediği-sevemediği, bana göre ise aşk gibi bir şehir.
uzun yıllar yaşamadım. orada doğmadım. büyümedim.
eski halini bilmem. altı üstü birkaç yıl kalmışlığım vardır.
şimdi bana ''ne oldu da bu kadar sevdin o zaman?'' diyebilirsiniz.
hiç duraksamadan ''o'' diyebilirim.
bir şehrin ne kadar gri olduğu biraz da bize bağlı değil midir?
yolları, sokakları, caddeleri, gidilecek görülecek yerleri midir hep bir şehri güzel ya da çirkin yapan?
yaşanmışlıkların/yaşanacakların hiç mi önemi yoktur?
bunun içindir sanırım bu şehri bu kadar sevmem.
artık başka bir şehirle kıyaslamam, kıyaslayamam.
benim en güzel, en muhteşem, en kötü ve en boktan anılarımı saklar/saklayacak her bir taşının altında. ankara'ya haksızlık edemem.
bunun içindir ki istanbul gibi bir şehirde yaşarken, öncelikle ''o'' orada diye; sonra da huzurlu diye özlerim hep ankara'yı.
vega söyler ''ankara''..
haluk levent söyler,
haramiler har yağıyor bugün ankara'ya...
alpay-ankara garında...
nazan öncel-ankaralı sevgilim.

''sen bir dost gibi, kardeş gibi özlenen sevgili..''
yılmaz erdoğan'ın ankara şiiri.
https://www.youtube.com/watch?v=9qPv_hVP3EA

edit:* *
Bu kadar güzel yağan kara kayıtsız bırakmayan şehirdir.
Bu şehir benim şehrim.
içinde olunduğu zaman sevilmeyen uzaklaşınca özlenen çok özlenen değeri sonradan bilinen şehir.
© copyright 2005 - 2026