bugün

/401
yağış türü konusunda aşmış şehir.
yağmur yağarken, yağış hiç durmadan birden kar, sonra karla karışık yağmur görebilirsiniz.
gri şehir demeyeni dövdükleri yer.

anladık amk, gri, denizimiz yok, memur kenti. tamam.
Gri şehir.
yarın sabah buz pistine dönecek şehir.

resmi tatil de yok amk.
sabah kalktığımda yerde 25 santim kar gördüğüm beni şoka sokan 7 yıldır yaşadığım ve bir haftalığına bile ayrıldığımda özlediğim şehir.
özlediğim şehir. her ne kadar askerlik için 6 ay arkadaşlık etse de, ilk başlarda soğuk gelse de, sonradan içine alan, garip havasında kaybeden şehir. kızılayın tozunda kaybolmak da özlettirdi kendini.
soğuğunu insanın bütün uzuvlarına ayrı ayrı hissettiren şehirdir. sıkıldım üleyn senden yine kar, yine kar. bekle ama 2 güne kaçacam, dönüşüm muhteşem olacak. akıllı ol adam ol lan.
sabah saatlerinde kış aylarında duraklarında bekleyen zenci öğrencileriyle tam bir beşiktaşlı şehirdir.
binalarının resmiyetinin, insanlarının yüzüne yansıdığını düşündüğüm şehirdir.
aynı zamanda; yılmaz erdoğan'ın, 'ankara' şiirinin bu mısrasını benim ve benim gibi olanlar için yazdığını düşünmüşümdür.

ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
bu kadar insanın neden ankara'yı sevdiğini anlamadan
ankara'da yaşamak..
okulun ilk yılları küfür kıyamet gidilen birkaç yıl sonra ise tatillerde orada kalacağım denilen şehirdir. *
7-8 saattir son 15 günün en yoğun kar yağışını yaşayan şehirdir.çok güzeldir be.
onun bulunduğu şehirdir.
bu gece gelin gibi beyazlığa bürünmüş, doğup büyümediğim, ama memleket dediğim şehirdir.
kar yağışıyla beraber seyir zevkinin doruklarına çıkarmıştır. lakin trafiktekilere yazık olacak..
an itibariyle bembeyazdır.
akşam saatlerinde başlayan kar ortalığın mına koymuştur bu şehirde yine, zaten kaza da yaptık, koyduk bir arabanın arkasından kayıp da usulca. çarptığımız adam numaramı istedi verdim. bişey çıkarsa ben seni ararım diye. sanki araba sattık ya da amelyat ettik. salak baksana işe karı silde. bişey varsa bakalım hal çaresine yoksa siktir git...
şimdi dikimevi metro durağında behçet usta'dan ekmek arası tavuk sırası bekleyip o karın tadını çıkarmak vardı dediğim şehir. ah ah özleniyor valla, onunla geçen 5 yıldan sonra insan çok iyi bildiği düzce'ye alışamıyor.
kar altında bu kadar güzel göründüğünü daha önce hiç düşünmeyecek bir yaşa ermişim demek.
*
1000 yıllık geyiği yapacak olanların gelmemesi gereken şehir. He amk dönüş güzel tamam.
ulusözlük de dahil neredeyse bütün sosyal platformlarda adından istanbul ve izmirden daha çok bahsettirmiş olan şehirdir.
ankara'ya gitmenin en güzel yanı izmir'e geri dönecek olmaktır düşüncesine kapılmama neden olan şehirdir.
Bu sehri iyi anlayabilmek icin bir sure uzaklasmak lazim ondan. Ama oyle istedigin anda geri donemeyeceksin mesela. O zaman anliyor insan nasil bir sehirde buyudugunu. Bir sehri ozlemek o sehir ankara ise ne de kolay oluyor o zaman. Karanfil sokak olur seymenler parki olur atakule yada anitkabir olur. Bu sehir guzel ve ozel bir sehirdir. Alisana birakmasi yada baska bir sehirle ikamesi mumkun degildir.
bayağı bayağı kar yağıyor. 25-30 cm olmuştur herhalde.
bir sürü kendini bilmez tarafından için boşaltılmaya çalışsada, anlamın önemin kaybedileye, yok edilmeye çalışılsada beni, bizi ve bizim gibileri sökemeyecekler senin içinden. senden alabilecekleri ancak üç beş beton yığınıdır, makamdır, mevidir. peki ya geri kalan onca yürek? sökebilecekler mi o koca heybetli anıtı? tabi ki hayır.

o anıt ve o kabirin içinde yatandan bize kalan düşüncelerle ayakta kalmaya devam edeceğiz. biz bununla yükümlüyüz ankara. sık biraz daha dişini yorgun kentim, başkentim...
eey doğduğum büyüdüğüm, aşık olup ağladığım koca şehir! başlık açmışlar sana, soğundan, karından, caddenden kulenden bahsedenler var, yatılı okul günlerimin işkembe çorbalarına okul kaçmalarıyla birlikte gark olduğu canım şehir. hayatımın tam ortasında beni bile kenarda bırakan anlayışlı, acımasız, güzel, sert ve daha birçok yüzü olan muhteşem şehir! ne desem sana az. ne anlatabilirim, ne de anlamadım diyebilirim seni. bir şeyi iyi biliyorum ama, eğer şansım olsaydı, bir daha yürürdüm geldiğim yeri...
© copyright 2005 - 2026