bugün

/401
şu günlerde evden çıkarken kabanın içine soba giyilip çıkılması şart olan şehir.
genelini soğuk ve kaba insanların oluşturduğu şehir.
bir istanbullu burada yaşamaya başlamışsa karabatları martı diye sever.
hep özlemden oluyor bunlar.
günü -15 gibi bir sıcaklık ile açan boktan şehir.
bu aralar kendisiyle ilgili bol bol entry girmeme neden olan soğuk demeye dilimin varmadığı, buz devrini yaşatan şehir. tepede güneşimsi bir cisim var ama kendine hayrı yok. kaldırımların yarısı buz pistine dönmüş yürümek bile zor. akşam 5-6 dan sonra dışarı çıkmak akıl karı değil ama çıkıyoruz napalım evde de oturulmuyor. lan insan kendi evinde tuvalete, banyoya girmeye üşenir mi soğuktan.
* 23 YILDIR yaşanılan ama hiç sevilmeyen şehirdir.
* kuru ayazdır, nefes aldırmaz, g*t baş dondurur.
* ankaraya kar çok yakışır, sokakları denize çıkmasada severiz, ankarada aşık olmak gibi saçma sapan şiirlere, özlü sözlere sahiptir.
* i. melih gibi birini barındırır.
* ne yaparsa yapsın ankara bana kendini sevdiremez, hoş bunu istediği de meçhul ama olsun.
dün gece hava sıcaklığı -20 dereceyi görmüştür. yağan kar bir aydır erimediği için yaya ulaşımı zorlukla yapılıyor.
Ankara sokakları sahile çıkmasa da sevilen şehir. Kızılay sıhhıyye ve ulusuyla ankara.
havası kirli mi bilmem ama ben nefes alırken toz soluduğumu hisseder olmuşumdur çoğu zaman.
bunun hiç bi albenisi yoktur, sadece çok çok iyi dostlarınız ve arkadaşlarınız olmasına vesiledir.
insan eksiği çekmez pek ankaralı.

bunu da deniz kıyısındaki büyük şehirlerde yaşayan ablalarım, abilerim pek bilmezler.
dört yıl üniversite hayatımı geçirdiğim, beyazın inanılmaz yakıştığı , bir daha nereye gidersem gideyim tadını bulamadığım sadece türkiyenin değil benim iç dünyamında başkenti olan güzide kent. ah bide i. melih gökçekten kurtulsa.
şu anda donmakta olan başkent. bu nasıl bir soğuktur yarabbi, sokakta kalanlara yardım et.
kar küresine dönüşmüş mükemmel şehirdir.
bu günlerde gökyüzünün ve yerin beyaz, ortasının ise her zamanki gibi gri olan şehirdir.
zaytung tarafından düzenlenen hangi şehrin soğuğu daha pis paneli nde ayazı ile öne çıkan şehrimiz.
siyasetin göbeği.Ayrıca Hacettepe üniversitesi,ankada üniversitesi,ODTÜ gibi ünlü okullar bu şehirde bulunuyor.
iyice sapıtmış olan şehir. mis gibi kar yağmış her yer pamuk gibi olmuşken iki gündür neredeyse hiç durmadan yağan yağmurlar sebebiyle ortalık çamur deryası. arabaların ıslatması mı dersin, yollarda yürüyememek mi dersin, sürekli ıslak gezmek mi dersin. yarın ne olacağını kimsenin bilemeyeceği bir dönemden geçiyoruz. kar da yağabilir, yağmur da, gider bahar havası da yaşatır. seviyoruz ankarayı velhasıl.
murat çelik'in su düşleri şarkısını bana hep hatırlatan şehir.

Ankara' nın sokaklarındayım
Yalnız geçer hayallerim
Sen orada istanbul' da
Bak eskiyor şarkılarım

Yağmur düşer ben yürürüm
Ardından gelir yalnızlığım
Örtüyorum artık üstümü
Anılar var gidişin var

Şimdi ben geçmiş zaman
Kaybolmuş bir çocukluk
Arıyorum kendimi
Hep o yaz sinemalarında

Gel de bitsin bu özlemim
Söyle sevdiğini yar ben öleyim

Hayret
Nasıl da değişiyor insan
Hayret
Nasıl da unutuluyor her şey zamanla !
Şimdi
Birikir hüznüm cebime sığmaz
Çözülür yüzüm ama sevdan anlamaz

Su düşleri gelir yatağıma girer
Eksilmez başım ayrılıklardan
Aşk bir bahar oyunu değişir seyirciler
Yarım kalir kendimle sevişmelerim

Oysa ben kendimle yalnızım
Bir bakarsın pencerendeyim
Bir bakarsın düşündeyim.
belediyenin kaldırımları temizlememekte ısrar ettiği şehir.

götünüze sokun o paraları, ne demeye vergi veriyoz amk biz.
karın üzerine yağmur yağarak tüm cadde sokak ve kaldırımların içine edilmiş olan şehir.
kumsalda mı yürüyorum yoksa karın üzerindemi yürüyorum belli değil bacaklarım kas yaptı valla bugün.
sözlükten ankara başlığına tesadüf tıklarken facebookta şöyle bi konuşma geçti arkadaşla:
ark: yunanistan konsolosluğunun telefon numarası lazımmm
ben: 448 08 73 - 448 22 49 başına 312 koyacaksın canım.
ark: saol babaimmmm muck. ama bu ankara mı istanbul mu?
ben: ankara.
sonbaharda yağması gereken yağmurun, ocak ayında yağdığı şehir. yağmur suyuyla erimiş karla dolu kaldırımlarda yürüyebilmek de bu şehirde öğrenilebilecek bir fiildir.
içimi şişiren şehir. paso soğuk amk. hava da sürekli kapalı. ergenken ne severdim buranın mistik yalnızlığını. abudik yalnızlığına da tüküreyim. oldu mu?
edit: mümkünse hakkında şiirler, şarkılar da yazılmasın. baya bildiğin sıkıldık amk.
bürokrasi şehri, çok soğuk. albenisi olmayan şehir.
berbat sıkıcı şehir. gençler bu şehirden kaçmalı.
© copyright 2005 - 2026