bugün

ankara

kimilerinin sevdiği kimilerinin ise sevmediği-sevemediği, bana göre ise aşk gibi bir şehir.
uzun yıllar yaşamadım. orada doğmadım. büyümedim.
eski halini bilmem. altı üstü birkaç yıl kalmışlığım vardır.
şimdi bana ''ne oldu da bu kadar sevdin o zaman?'' diyebilirsiniz.
hiç duraksamadan ''o'' diyebilirim.
bir şehrin ne kadar gri olduğu biraz da bize bağlı değil midir?
yolları, sokakları, caddeleri, gidilecek görülecek yerleri midir hep bir şehri güzel ya da çirkin yapan?
yaşanmışlıkların/yaşanacakların hiç mi önemi yoktur?
bunun içindir sanırım bu şehri bu kadar sevmem.
artık başka bir şehirle kıyaslamam, kıyaslayamam.
benim en güzel, en muhteşem, en kötü ve en boktan anılarımı saklar/saklayacak her bir taşının altında. ankara'ya haksızlık edemem.
bunun içindir ki istanbul gibi bir şehirde yaşarken, öncelikle ''o'' orada diye; sonra da huzurlu diye özlerim hep ankara'yı.
vega söyler ''ankara''..
haluk levent söyler,
haramiler har yağıyor bugün ankara'ya...
alpay-ankara garında...
nazan öncel-ankaralı sevgilim.

''sen bir dost gibi, kardeş gibi özlenen sevgili..''
© copyright 2005 - 2026