bugün
- depresyonun en kötü hali5
- osmanlıca sözcükler4
- kürtçe zorunlu ders olmalıdır7
- sözlük kızlarına çok kırgın olmak3
- herkes kendi başlık açıp kendi konuşuyor3
- kelebeklerin bir boka yaramaması5
- en gey özelliğiniz6
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- kadınlar mı daha zeki erkekler mi sorunu4
- sözlükteki yapay zekaya pandik atmak4
- kadınların bir şeyleri abartması2
- bu koyden olsam ne olacak5
- yemek yapan erkek2
- tantuni6
- lahmacunu çatal bıçakla yemek3
- kürdün dinsizi2
- yağmurcu neden akpli13
- yakışıklı seri katil3
- tai lung8
- en güzel bisküvinin probis olması3
- sözlük kızlarının kombinleri2
- velvet10
- sözlük içi güzel renkler4
- tarhana yapmayı bilen kız3
- sözlüğü canlandıramamak3
- vahşi doğada hayatta kalmak3
- ioçk'nın mutfağı6
- kedi kumu4
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek5
- radikal karar almak5
- sözlüğün en cilveli kızı3
- aleyna tilki nin ayakları2
- lahmacun yiyen insan2
- yakın gözlüğü kullanan fosil yazarlar2
- zall'ın görükle de seviştiği kızların listesi2
- tatlı yiyen erkek2
- bu yapay zeka nedir sözlükte2
- kedi köpek3
- sözlüğü aşevine çeviren tipler4
- beni özleyenler elime mum diksin19
- 15 mayıs uludağ sözlüğün kurtuluşu3
- şükürcülük6
- sivrisineklerin şerefsiz olması2
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi2
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- slm yazan erkek2
- erdal beşikçioğlu17
- mantının gereğinden fazla abartılması3
- kızlar naber10
- balkan göçmenleri2
bir yerinizi çizdirebileceğiniz yerlerinden biri de tarihi ulus'tur, hani şu istanbul'un nezih yeri. düşünün artık...
11 nisan'da devrimci gençliğin eylemlerine sahne olacak şehir.
--spoiler--
Coğrafyanın dört bir yanından geliyoruz. Büyüttüğümüz umut fidanlarını baharın ortasında Ankara’da yeşertmeye geliyoruz. isimlerini belki duyduğunuz belki de duymadığınız halkı adına ölenlerin selamları ile geliyoruz. idam sehpasında "yaşasın halkların kardeşliği" diye haykıran Deniz Gezmiş’in, Denizler ölmesin diye yola çıkan ve tetiğe basan Mahir’in o dağ gibi yüreğidir tarihimiz. Ser verip sır vermeyen ibrahim Kaypakkaya’nın cesareti ile geliyoruz.
Çekilen onca acı, verilen bunca kavga, peşinde koşulan düşler; halkımızın açlığı öfkeye dönüşsün, çocuklar özgürce uçurtmalarını uçurabilsin diyedir. Biri yiyip birileri bakıyorsa eğer, ellerimizle emeğimizle yaptığımız kondularımızın yerini göğün ışığını kapatan beton yığınları alıyorsa, çocuklarımızın geleceği çalınıyorsa, ölümün kaçınılmaz gerçekliğinin yerini açlıktan ölmek alıyorsa ve bunlara rağmen birileri allı pullu bir yaşam sürüyorsa, işte kıyamet ya koptu ya da kopacak demektir.
Sanmayın ki bizler sadece birer sevdalı gençleriz. işçi, işsiz, öğrenci gençliğiz biz, aydınlık adına kurulan düşlerimizi, bitsin bu acılar diye beslenilen umudumuzu çalanlara karşı yürüyenleriz biz.
Halkının yaralarına çare olamayan, yitikliği kadar köhne olan bir ülkeyi değil, sevgiyle, kardeşlikle, aşkla gelecekten umutlu bir dünyayı kurma düşünde olanlarız biz. Gökyüzünü fethe çıkanlarız biz. Paylaşmayı bir ödev olarak alıp, anlatacak olanlarız biz. Özgürlüğü paylaşmak, mülkiyeti paylaşmak, çalışmayı paylaşmak, üretimi paylaşmak, mutluluğu paylaşmak, acıları birlikte göğüsleyip, sevinçleri paylaşmak.
Geliyoruz karanlığın ortasından sesimizi duyurmaya. Geliyoruz alanlarda halkımızın öfkesini paylaşmaya. Geliyoruz bu vicdansız dünyanın vicdanı, kalpsiz dünyanın kalbi olmaya.
Ellerimiz emeği, yüreğimiz sevdayı anlatacak. Usanmayacağız kırılsa da dallarımız, kopsa da fırtınalar. Kurduğumuz düşleri büyütmekten usanmayacağız. Düşlerinin büyüklüğü kadar özgürlük yaşayan, bir başkasının suratına atılan tokadı kendi suratında hissedenleriz biz.
Geliyoruz…
Karanlığı yırtanların ardından devrimci gençliğin birliği ile geliyoruz. Aydınlığı getirmeye söz verdik On'lara. Bedeli ne olursa olsun devam ettirmeye geliyoruz tarihimizi.
Bu tarih hepimizin. Devrimci gençlik umudu büyütüyor.
Ankara’ya umut fidanları dikmeye geliyoruz. Biz halkımızın umudu, sıkılı yumruğu olmaya geliyoruz.
--spoiler--
--spoiler--
Coğrafyanın dört bir yanından geliyoruz. Büyüttüğümüz umut fidanlarını baharın ortasında Ankara’da yeşertmeye geliyoruz. isimlerini belki duyduğunuz belki de duymadığınız halkı adına ölenlerin selamları ile geliyoruz. idam sehpasında "yaşasın halkların kardeşliği" diye haykıran Deniz Gezmiş’in, Denizler ölmesin diye yola çıkan ve tetiğe basan Mahir’in o dağ gibi yüreğidir tarihimiz. Ser verip sır vermeyen ibrahim Kaypakkaya’nın cesareti ile geliyoruz.
Çekilen onca acı, verilen bunca kavga, peşinde koşulan düşler; halkımızın açlığı öfkeye dönüşsün, çocuklar özgürce uçurtmalarını uçurabilsin diyedir. Biri yiyip birileri bakıyorsa eğer, ellerimizle emeğimizle yaptığımız kondularımızın yerini göğün ışığını kapatan beton yığınları alıyorsa, çocuklarımızın geleceği çalınıyorsa, ölümün kaçınılmaz gerçekliğinin yerini açlıktan ölmek alıyorsa ve bunlara rağmen birileri allı pullu bir yaşam sürüyorsa, işte kıyamet ya koptu ya da kopacak demektir.
Sanmayın ki bizler sadece birer sevdalı gençleriz. işçi, işsiz, öğrenci gençliğiz biz, aydınlık adına kurulan düşlerimizi, bitsin bu acılar diye beslenilen umudumuzu çalanlara karşı yürüyenleriz biz.
Halkının yaralarına çare olamayan, yitikliği kadar köhne olan bir ülkeyi değil, sevgiyle, kardeşlikle, aşkla gelecekten umutlu bir dünyayı kurma düşünde olanlarız biz. Gökyüzünü fethe çıkanlarız biz. Paylaşmayı bir ödev olarak alıp, anlatacak olanlarız biz. Özgürlüğü paylaşmak, mülkiyeti paylaşmak, çalışmayı paylaşmak, üretimi paylaşmak, mutluluğu paylaşmak, acıları birlikte göğüsleyip, sevinçleri paylaşmak.
Geliyoruz karanlığın ortasından sesimizi duyurmaya. Geliyoruz alanlarda halkımızın öfkesini paylaşmaya. Geliyoruz bu vicdansız dünyanın vicdanı, kalpsiz dünyanın kalbi olmaya.
Ellerimiz emeği, yüreğimiz sevdayı anlatacak. Usanmayacağız kırılsa da dallarımız, kopsa da fırtınalar. Kurduğumuz düşleri büyütmekten usanmayacağız. Düşlerinin büyüklüğü kadar özgürlük yaşayan, bir başkasının suratına atılan tokadı kendi suratında hissedenleriz biz.
Geliyoruz…
Karanlığı yırtanların ardından devrimci gençliğin birliği ile geliyoruz. Aydınlığı getirmeye söz verdik On'lara. Bedeli ne olursa olsun devam ettirmeye geliyoruz tarihimizi.
Bu tarih hepimizin. Devrimci gençlik umudu büyütüyor.
Ankara’ya umut fidanları dikmeye geliyoruz. Biz halkımızın umudu, sıkılı yumruğu olmaya geliyoruz.
--spoiler--
üvey evlat.
kıyılardan gelmiş muhacirler için soğuk..
istenmeyen belki de.. ama zaruri işte...
kıyılardan gelmiş muhacirler için soğuk..
istenmeyen belki de.. ama zaruri işte...
asteğmen acemi birliğinde 200 kişiydik. sınavda dereceye giren 10 kişiye tercih hakkı veriliyordu usta birliğe dağıtımlarda. 10 kişinin tümü de ankarayı istedi. o derece bir şehir yani.
bürokrasi ve öğrenci şehri diyebiliriz. insanları günlük rutin bir hayat yaşarlar, ve oldukça düzenlidirler.
en sevdiğim gri...
masa başı.
ah yağmur dönerken kara
şarkılar var falımda
hepsi sana bu gece ankara.
ah yağmur dönerken kara
şarkılar var falımda
hepsi sana bu gece ankara.
mayıs itibariyle üniversitelerin şenlikleriyle dahada bir renklencek olan şehir.
geçliğin azmadığı, ANITKABiR'in bulunduğu, memur şehri olarakta tabir edilebilen güzel şehir.
candır. tilkinin dönüp dolaşacağı kürkçü dükkanıdır. bunun değerini başka yerlere gidince anlıyor insan
baba ölür, ankara'ya sövülür. sevgili terk eder, ankara'ya sövülür. okulda durumlar kötüdür, hep ankara yüzündendir. ankara'dan gidilmelidir ki hayat güzellessindir. ankara sucludur hep, özellikle dogma büyüme ankaradaysaniz. halbuki öyle degil o iste. ankara yuvadir. arkadas, hatta sevgilidir bazen. en iyi bildiginizdir. it kopuk dolu sokaklari, en cok kendinize guvendiginiz yerleridir cogu zaman. hatta melih gokcek'iyle cennettir, cennet. **
tam 21yıldır yasamakta oldugum,bazen beni sıkan,uzaklasmak kacmak istediğim ama uzaktayken deli gibi ozlediğim guzel sehir..seviyorum be!
buram buram bürokrasi kokan şehir.
ankara için bi' gri şehir tanımlamasını anlamam bir de "bürokrasi kenti" denmesini. lan sanki yolda yürürken "şşş hocam n'aaptın sen yaa, her şeyin bi sırası var. bekle kenarda abicim, bekle önce kadınlarla çocuklar bi geçsin, olmuyo ama!" mı diyorlar?
ama denizi yok.
ama denizi yok.
havası hala bozuk olan şehir, yaz gelse de grilerinin üzerine güneş ışlıklarıyla oyunlar yapsa.
soğuk ama insanın bi şekilde alıştığı şehir.
son bir haftadır dışarı çıktığım an yağmurun başladığı şehir. yağmurlu bu ara.
ilk başta çoğu kişi tarafından sevilmese bile zaman zaman ankara'yı ve ankara'da yaşayan insanları tanımaya başladıkça kendisini sevdirmeye başlayan şehirdir. içerisinde bulunan güzellikleri keşfettikçe kendisini daha çok sevdiren ve en sonunda ankara'ya gelmeden önce yaşadığınız şehiri ne kadar özleseniz bile ankara'da geçirdiğiniz belirli bir süreden sonra geldiğiniz şehiri unutmanıza bile yol açabilecek şehirdir.
Kimine göre gri şehirdir. Renksiz yolların kasvetli binalarla çevrelendiği memur şehridir. Kimine göre yaşayınca sevilen, gidince özlenilen şehirdir. Aidiyet duygusunu sonuna kadar yaşayabileceğiniz bir şehirdir.
kesinlikle türkiyenin londrasıdır. istanbuldan gelicek yolcular güney yarın küreden kuzey yarım küreden geçecekmişçesine hazırlanmalıdırlar.
korsan kitaplarını çok sevdiğim kasvetli şehir. kızılayda fellik fellik 5 tl lik kitap aradığımız olmuştur. sayesinde güzel bir kitap arşivi yapma yolunda ilerlenebilir.
Yakup Kadri'nin en güzel romanının ismi...
Cok yaziktir ki segmen kulturunun yerini yavas yavas pavyon kulturune biraktigi baskentimiz.
sonbaharın en çok yakıştığı şehirdir ankara.
bağlayan biri yoksa eğer varlığı ile yokluğu arasında bir fark olmayan şehir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar