bugün

/400
Düzenli şehir. Huzur var.
Karnın doyuyorsa, sağlığın sıhhatin yerindeyse daha ne olsun?
Soğuk biraz ama soğuğu seven de var.
yıllar yılı ankarayı sevmiyor oluşumun nedeni olarak coğrafi konumu ve etnik yapısı olarak düşünmüştüm ta ki cebimde dolu bir cüzdanla ankarada mekan turu yapana kadar meğer ankara parası olana gerçekten çok güzel bir şehirmiş biraz geçte olsa anladım.
Bir türlü sevemediğim şehir. insanlarından mıdır bilinmez ama yolda yürünmüyor arkadaş, sanki uzaydan gelmişsin gibi bi tavır sergiliyor millet. Alt tarafı john lennon gözlüğü taktık lan!
semtler arası ciddi bir uçurum olan şehir. Çukurambardan girersiniz farklı insanlar farklı yapılaşma, yüzüncüyıla geçersiniz anında bir bozulma gelir. odtu tarafına gidersiniz bambaşka insanlar, çiğdem tarafına çıkarsınız elit bir kesim sizi karşılar. Çayyolu tarafı ise kendi cumhuriyetini kurmuş insanların yaşadığı alan gibidir. Merkeze inme ihtiyaçları yoktur.
sırf ömer çelik'in mavi bir ölüm şiirinde geçtiği için sevdiğim şehir.

https://www.youtube.com/watch?v=C1h_ypjNsOo
trafik sorunu son yıllarda artmış olan şehirdir.
gri ve soguk sehir diyen 5000. kisiye imelih girsin, yeter lan ne grisi ne sogugu, kim bulduysa zamaninda bu sifatlari onunda allah belasini versin.
ülkemizin başkenti ve en güzel kenti. doğu kültürü ile batı medeniyetinin birbirine karıştığı yer. her çeşit insan görebilirsiniz. yurdun her yerinden insanlar bu kentte bulunmaktadır. tam bir türkiye tablosunu yansıtır bu kent. insanı ısıtan sıcak, samimi bir kenttir.
bugun yazdan kalma bir hava vardir. tami tamina 5 derece! yaniyoruz! coluk cocuk sokaga cikmis gunesin tadini cikariyor. kizlar bikiniyle dolasmaya basladi. ben de alevli sortumu giyip geliyorum simdi.
soğuk ve gri şehir. hareketsiz donuk akşam belirli bir saatten sonra hayatın neredeyse durma noktasına geldiği memur kenti.
Her zaman olduğu gibi karmaşasını bile düzenli yaşayan şehir. Uzun zaman sonra tekrar geldiğim şehir. Memur göbekli şehir. özlemişim.
diğer şehirlerin de tam desteğini almasına rağmen 550 tane çakalı bir türlü doyuramayan memleket.
soğuk, ayaz, puslu. bugünlerde * depresyona sokar insanı. hayır sabahın köründe işe gitmek de nedir ki, üstelik herkesin uykuya ihtiyacı var ama uyumuyoruz, işe gidiyoruz, çok saçma.
özlediğim şehrimdir.
Ankara'da aşık olmak zor iki gözüm.

http://www.youtube.com/watch?v=jh-zxfpj8EQ
an itibariyle totomu donduran, askerlik hizmetimi tamamladigim sehir. bir yerlerinde yatar hala gonlumun. orumcek baglamis uzerindeki tozlarindan sekiller yapabileceginiz kara gonlumde sakarya mahallesi, kizilayin kesmekesi, maltepe ye uzanan yol gecer. esenboga da cok uzak ama. yine de guzel sehirdir.
an itibariyle sisli .
Yok böyle bir ayaz.
en azından her şeyin gerçek olduğu şehirdir.
her şeyin hakkıyla verildiği.
soğugun da, aşkın da, yalanın dolanın da, ayrılığın da,yalnızlığın da hakkını vere vere yaşanan şehirdir.
o yüzden sevmiyoruz galiba, bu kadar hakiki olmasaydın ankara,
belki sevebilirdik senin bu gri sokaklarını.
sabah sabah insanı sinier edecek çokça unsur bulunduran şehirdir. yok arkadaş, az önce max fm'de biri bura için "mecburen mecburiyetten" dedi, vallaha öyle ya.
iyi kötü seviyoruz da bütün kış grip dolaşmaktan bıktım lan!

vesselam...
https://www.youtube.com/watch?v=4v7NhIMtAhE
soguguyla insanin şeyini dusuren oynak melmeket.
okullarında 3. tekil şahıs "o" yerine "bebe" olarak öğretilen başkentcik.
Kızılayda inince türbülansa girilmiş gibi bi hava verir. Aklıma hep "dışarda gürül gürül akan bir dünya" dizesi gelir.
© copyright 2005 - 2026