/400
yine sabah olan sehir. istesen de istemesen de oluyor. hayattan bir gece daha caldik.
deniz yok. gelmeyin amına koduklarım.
"buranın insanı niye hep somurtkan lan?" dediğim şehir.
attila ilhan a şiir yazdırtmış şehir.

(bkz: ilk kelepçe)
dört tarafı karalarla kaplı kara parçasıdır.
Şu şehir olmasa yalnızlıktan ve mutsuzluktan ölüp giderdim herhalde.yalnızlik ve mutsuzlukta bi eksilme yok tabi ama en azından ankara var. Otobüs bekliyosun, Kızılay akıyor, gelen geçen, ağlıyorsun kimse görmüyor.
bir kere gitmiştim. betonlaşmanın ve kötü mimarinin şehridir. melih gökçek sayesinde biraz olsun düzene girdi ama yine de gelişmesi, yeşillendirilmesi gerekiyor sanki.
ne yazı yaz, ne kışı kış olan, hiç bir doğal güzelliğin bulunmadığı bir şehir işte.
Tanım : istanbul'dan sonra hayatın çok kolay geldiği , trafiğin olmaması anlamında cennet sayılabilecek şehir. Alışveriş merkezleri kışı geçirmek için ideal ama yazın burada ne yapılır , onu konuda hiç fikrim yok. Yanlış biliyor olabilirim ama yazları en boş olan şehirlerden biri diye biliyorum.
ankaraya ilk geldiğimde "bu mu lan ankara" dedim. deniz yok, yeşil alan yok, gelişmemiş semti çok. yolları tozlu, alışveriş merkezinden geçilmiyo (33 tane avm varmış). yani tek sevdiğim yer eymir gölü, orda da yazın bisiklet sürmek dışında bir aktivite yok.
türkiye'nin en güzel şehri olabilecek şehirdir.
istanbul'da doğup büyüyen, evinin önünde deniz olan, gri havalarda adeta bir neşet ertaş'a dönüşen ben bu şehri ilk ayak bastığım saniyeden beri seviyorum.
nisan ayında kar filan yağıyor tamam ama en azından aşti'den kızılay metroyla 10 dakika filan.
şiir yazılacak kadar sevilebilecek şehirdir.
'oardaaa danıaz yok annaaeae' diyen kızın ağzına aldığı şehir.

get the fuck out pls.
hayatımın en güzel ve en kötü günlerini yaşadığım şehirdir. ankara'da hem okumuş hem de aşık olmuş şanslı kesimden biri olarak söylemeliyim ki özlenendir. birilerine rağmen sevilendir.
Deniz olan illere alışık olduğumdan her gittiğimde işte şu tepeyi aşınca deniz görecekmişim gibi hissettiren boğuk şehir.
bir sahne var hep gözümün önünde. ankara da yaz ve balkon. özlenendir efendim. hem de bazen çok özlenen.
2 hafta sonra (bkz: eski yazarlardan kim kaldı zirvesi) ile yazarlarin bulusacağı, ankaralarinin deyimi ile yazarlarin kaynatacagisehirdir.
bugün beni donduran şehirdir.
Pencereden gördüğüme göre yine gri ve yağmurlu şehir.
Gitmedigim merak da etmedigim sehir. anitkabir Disinda beni ceken hicbir sey yok bi kere deniz yok lan!!

(bkz: subjektif entry diye buna derim)
Biri şu kışı durdursun, bütün gelme isteğimi kaçırıyor ankara' ya.
görmeyi dilediğim 2. şehirdir. bu yaz gezicem umarım.
(bkz: eskişehir)
bakanlıklar tarafına deli gibi kar yağan şehir. 6. kattan izlemesi paha biçilemez. ağızda sigara elde kahve fincanı hafif üşüme hissi.
Kar yağarak bünyelere mindfuck verdiren şehir, şakadır umarım.
Pamuk gibi lapa lapa kar yagan sehir. Kedi gibi pit pit yakalama istegi uyandiriyor.
© copyright 2005 - 2026