bugün
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat27
- kaçak çay18
- dincilere laf anlatmakta çalışmak8
- çilekli pasta yiyen erkek6
- atatürk'ün gerçek varisi başkomutan erdoğan dır5
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği4
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması6
- fon vurgunu54
- nervio bayan6
- galatasaray vs akp8
- antalya6
- whatsapp grubundan çıkarılmak8
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- hayatın son gününde yapılabilecekler6
- tavuk dolma5
- bir kemalist ile arkadaş olunur mu3
- borsa istanbul19
- muzlu süt4
- çemeniyle ünlü ilimiz4
- çirkin ayaklı kızların yaşama amacı3
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- akp'nin gazze bağışını fonlara aktarması5
- podofili3
- zahter3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- yazarların kulaklık markaları2
- kürk mantolu madonna4
- muzuyla ünlü ilimiz2
- fon vurgununu unutturacak seks kaseti4
- iltica23
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz5
- tavuklu pilav13
- from gold from dust34
- tanga giyince osuramıyorsun5
- iç savaş2
- nasılsınız9
- ey benito musollini2
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- berat albayrak'a iftira atılması11
- dilek imamoğlu2
- yulaf lapası vs tost8
- ekonomi6
- pastırma sıcakları2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- kürt dizilerinin tutmaması11
- türkiye24
- sözlükten 19 yaşında hatun düşürmek isteyen erkek3
ankaraya ilk geldiğimde "bu mu lan ankara" dedim. deniz yok, yeşil alan yok, gelişmemiş semti çok. yolları tozlu, alışveriş merkezinden geçilmiyo (33 tane avm varmış). yani tek sevdiğim yer eymir gölü, orda da yazın bisiklet sürmek dışında bir aktivite yok.
türkiye'nin en güzel şehri olabilecek şehirdir.
istanbul'da doğup büyüyen, evinin önünde deniz olan, gri havalarda adeta bir neşet ertaş'a dönüşen ben bu şehri ilk ayak bastığım saniyeden beri seviyorum.
nisan ayında kar filan yağıyor tamam ama en azından aşti'den kızılay metroyla 10 dakika filan.
istanbul'da doğup büyüyen, evinin önünde deniz olan, gri havalarda adeta bir neşet ertaş'a dönüşen ben bu şehri ilk ayak bastığım saniyeden beri seviyorum.
nisan ayında kar filan yağıyor tamam ama en azından aşti'den kızılay metroyla 10 dakika filan.
şiir yazılacak kadar sevilebilecek şehirdir.
'oardaaa danıaz yok annaaeae' diyen kızın ağzına aldığı şehir.
get the fuck out pls.
get the fuck out pls.
hayatımın en güzel ve en kötü günlerini yaşadığım şehirdir. ankara'da hem okumuş hem de aşık olmuş şanslı kesimden biri olarak söylemeliyim ki özlenendir. birilerine rağmen sevilendir.
Deniz olan illere alışık olduğumdan her gittiğimde işte şu tepeyi aşınca deniz görecekmişim gibi hissettiren boğuk şehir.
bir sahne var hep gözümün önünde. ankara da yaz ve balkon. özlenendir efendim. hem de bazen çok özlenen.
2 hafta sonra (bkz: eski yazarlardan kim kaldı zirvesi) ile yazarlarin bulusacağı, ankaralarinin deyimi ile yazarlarin kaynatacagisehirdir.
bugün beni donduran şehirdir.
Pencereden gördüğüme göre yine gri ve yağmurlu şehir.
Gitmedigim merak da etmedigim sehir. anitkabir Disinda beni ceken hicbir sey yok bi kere deniz yok lan!!
(bkz: subjektif entry diye buna derim)
(bkz: subjektif entry diye buna derim)
Biri şu kışı durdursun, bütün gelme isteğimi kaçırıyor ankara' ya.
görmeyi dilediğim 2. şehirdir. bu yaz gezicem umarım.
(bkz: eskişehir)
(bkz: eskişehir)
bakanlıklar tarafına deli gibi kar yağan şehir. 6. kattan izlemesi paha biçilemez. ağızda sigara elde kahve fincanı hafif üşüme hissi.
Kar yağarak bünyelere mindfuck verdiren şehir, şakadır umarım.
Pamuk gibi lapa lapa kar yagan sehir. Kedi gibi pit pit yakalama istegi uyandiriyor.
karla karışık yağmur yağan şehir. güneşi de mi sattınız lan?
edit: kar yağmaya başladı. şehir bug'a girdi tekrar.
edit: kar yağmaya başladı. şehir bug'a girdi tekrar.
sabah olan sehir. hayattan bir gece daha caldik.
az evvel birisi kizilayda yanima geldi, abi istedigin kadar sigara vereyim bana otobus karti basar misin dedi. basamam da bozuk verebilirim dedim. adam tutturdu kart bas diye. neyse bu gitti, iki dakika sonra baskasi geldi. sana istedigin kadar sigara vereyim bana 1.25 ver diye. boynumda, sigaralar paraya cevrilir diye yazi asili sandim. bu sigararalari bedava mi dagitiyorlar.
melih gökçek'in tarlası, köyü, dükkanı.
bu gecede buz dolabında yaşıyomuş hissi uyandıran şehir.
yıllarca yaşarsın ve birgün ayrılmak ve artık başka bir şehirde yaşamak durumunda kalırsın. şehri özlediğini düşünürsün hep ve yine ziyarete geldiğin seferlerden birinde anlarsın ki şehir aynı şehir özlenense orada geçirdiğin zamanlar. yaşadıkların.
karanfil sokağın çaprazındaki limon pazarı özetler Ankara'yı.
hiçbir semtine aşık olmadığım şehir. yıllarımı boku bokuna bu şehirde geçiriyorum. tanıdıklarım "elbet bunda da bir hayır vardır." diyip beni telkin ediyorlar. 15 yıldır bir hayır göremedim. önümüzdeki 2 yıl içinde de görür müyüm ki acaba?
Doğduğum, büyüdüğüm, okuduğum şehir. Daha fazlası yeter deyip istanbul'a geldim. Pişman mıyım? Emin değilim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar