bugün
- gocu nickli lavuğun neden kaşınması13
- sözlük kızlarının ateşli olduğu gerçeği13
- sözlüğün fingirdekleri5
- ota boka devşirme diyen hırto27
- frankyfourfingers6
- bir sarma yapmışım9
- true nickli namussuz yazar15
- sözlüğün meyveli sodası3
- yunanlıların yağlı güreşi çalmaları11
- ateistlerin nursuz olması16
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı12
- sabah nasıl uyanıyorsunuz7
- köylü olan ailemden utanıyorum12
- üstteki yazara bir hayat tavsiyesi bırak16
- kendin hakkında bir gerçek bırak12
- iyi sevişen erkeğe aşık olunur mu15
- diamond bosphorus12
- fetö nün siyasi ayağı19
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız40
- kadınlar neden iyi sevişen erkekleri terk edemez4
- türkan saylan7
- yazarların en sevdiği içecek3
- mason greenwood56
- alınmış en ağır cevap4
- türkiye'nin en güvenilir siyasetçileri9
- umudu yeşerten bazı detaylar4
- kürtlerin tekelinde olan meslekler13
- giresun çocuğuyum her yerde sevişirim4
- pkklı cenazesi bombalamak4
- daşşakları vantilatöre doğrultmak3
- ahbap18
- yurtdışında arap mısın diye sorulması12
- belinde kelebek dövmesi olan yazarlar12
- tabiatındaki dengesizliği maharetle kullanmak6
- yalnızken yapılan saçmalıklar3
- böceklerin tek tabanca gezmesi5
- 15 temmuz 2026 ingiltere arjantin maçı37
- fırının başında beklemek4
- haluk levent'e bile devletten daha çok güvenmek10
- giresun çocuğu5
- heves3
- kemalim yapmaz öyle şey7
- karışık kızartma10
- kezolara duyduğum ateşli ilgi5
- yurtdışında hintli misin diye sorulması9
- fabrikadan çıkmış yazarlar5
- kadın çantasında olmazsa olmaz üç şey3
- galette4
- testo taylan true ziyareti5
- yavudi yuzır8
çözümlemeli.
(bkz: analitik dusunmek)
(bkz: analitik dusunmek)
(x1-x2)²+(y1-y2)²=r²
bitmez bu formüller
bitmez bu formüller
ANALiTiK dzlemde saçmasapan garip işlemlerin bütünü
analitik derslerini nasıl kaynatacağız...
mesela hoca sıfa girdiğinde 'hocam!ders işleyecekmiyiz'diye sorun ciddi bir şekilde.hoca orda bi afallıyor.daha sonra da 'işlemeyelim'deyin.niye dediğinde; o günün örneğin şudur_hocam işlemeyelim bugün tıp bayramı.. hoca kafayı yiyor
mesela hoca sıfa girdiğinde 'hocam!ders işleyecekmiyiz'diye sorun ciddi bir şekilde.hoca orda bi afallıyor.daha sonra da 'işlemeyelim'deyin.niye dediğinde; o günün örneğin şudur_hocam işlemeyelim bugün tıp bayramı.. hoca kafayı yiyor
Felsefede,bütün bilimlerde ve özellkle matematikte soyutlama yolunu kullanan,Çözümlemeye dayalı bir düşünme yöntemi.
fen edebiyatkimya okuyanların 2. sınıf baba derslerinden birisidir. (bkz: Analitik Kimya) Kimyanın fizikokimya dan sonra en sayısal en çok işlem hatası yapılan dersidir.
universite ögrencilerinin korkulu dersi özellikle ing. bölümde okuyanların...
Lisede özellikle MFler A-B-C-D diye ayrılırken A'yı seçmemenin en önemli nedeni. B-C-D sınıflarında seçmeli ders olanağı varken cok sevdiğimiz **** hocamızla beraber daha bir çekilmez olan; bugün: "sen analitik dersi aldın, analitik düşünmeyi öğrendin" gibilerden sözlere konu olan ders. Söylemeden de geçemeyeceğim yıl sonu not ortalamamın 100dür.***
normalde 2 ile 2'yi toplayamayan adamların, dilinden düşürmediği, analitik düşün kelimesinin çıkış hali.
Analitik terimi daha çok Kant felsefesinde sentetik (synthetic) terimiyle karşıt anlamda kullanılmaktadır. Sıfat ve isim olarak kullanılması halinde farklılıklar gösterir.
Kant bilginin kavramlar, yargılar, akıl yürütmeler olmak üzere üç unsuru ve bunları karşılayan duyarlık (sinnlichkcit), anlık (müdrike, verstand) ile akıl (vernunft) şeklinde üç melekenin bulunduğunu ileri sürer. Yargılar apriori ve aposteriori olarak ikiye ayrılır. Bu yargılardan a priori olanlar analitik, a posteriori olanlar hem analitik, hem sentetiktirler.
Analitik yargılar kavramları açıklamaya, onların tanımında saklı niteliği açığa çıkarmaya hizmet eder. Kant'a göre analitik yargılar yüklemin bizzat konu (subject) içinde bulunduğu yargılardır. Burada yüklem bizzat konudan varsayılarak çıkarılır; ona dıştan eklenmemiştir. "Her cisim mekanda yer kaplar" yargısı böyledir. Bu yargıda mekan (yüklem), her cismin kavramında zorunlu olarak vardır. Çünkü bir mekan kaplamayan cisim yoktur. Konunun zımnen kapsadığı birşey sadece bir analiz aracılığıyla o konudan çıkarılmaktadır. Bu bakımdan yüklem, konunun kapsamına bir şey eklemiş olmuyor. Ancak sözkonusu yargının mahiyetini açıklayarak tanımlıyor. Çünkü "cisim nedir?" sorusunun cevabı onun "üç boyutlu şey" tanımının mantıki sonucudur. Onun içindir ki, analitik yargılar konu hakkında bilgimizi artırmazlar; yeni bir şeyler öğretmezler. Nitekim Kant'ın analitik yargılarının Özdeş yargılardan başka birşey olmadıkları ileri sürülmüştür. Sözgelimi A A'dir gibi.
Sentetik yargılara gelince; bunlarda yüklem ile konuya birşey eklenmesi sözkonusudur. Başka söyleyişle yüklemin konusunun kavranılmasında zorunlu olarak bulunmamasına rağmen, onda bulunan unsurlara eklenen şeyler ile yeni bilgiler elde edebiliriz. Sözgelimi "her cisim ağırdır" yargısı böyledir. Burada ağırlık, mutlaka cismin kavranmasında onun özünde bulunan bir nitelik değildir. O halde biz, cismi düşününce, zorunlu olarak onun bir ağırlığı da olması gerekmez. Yani "her cisim ağırdır" yargısı, cisme "ağırlık" niteliğini yüklemekle bize yeni bir şey Öğretmiş oluyor. Sentetik yargılar sıradan tecrübelere dayanırlar, Çünkü konunun kavranmasında özünde bulunmayan yüklemler, ancak tecrübelerle ortaya çıkarak öğrenilecek niteliktedirler. Buna karşılık analitik yargılar sırf kategorilere dayanırlar, dolayısıylaa priori, yani Önseldirler.
Kant bilginin kavramlar, yargılar, akıl yürütmeler olmak üzere üç unsuru ve bunları karşılayan duyarlık (sinnlichkcit), anlık (müdrike, verstand) ile akıl (vernunft) şeklinde üç melekenin bulunduğunu ileri sürer. Yargılar apriori ve aposteriori olarak ikiye ayrılır. Bu yargılardan a priori olanlar analitik, a posteriori olanlar hem analitik, hem sentetiktirler.
Analitik yargılar kavramları açıklamaya, onların tanımında saklı niteliği açığa çıkarmaya hizmet eder. Kant'a göre analitik yargılar yüklemin bizzat konu (subject) içinde bulunduğu yargılardır. Burada yüklem bizzat konudan varsayılarak çıkarılır; ona dıştan eklenmemiştir. "Her cisim mekanda yer kaplar" yargısı böyledir. Bu yargıda mekan (yüklem), her cismin kavramında zorunlu olarak vardır. Çünkü bir mekan kaplamayan cisim yoktur. Konunun zımnen kapsadığı birşey sadece bir analiz aracılığıyla o konudan çıkarılmaktadır. Bu bakımdan yüklem, konunun kapsamına bir şey eklemiş olmuyor. Ancak sözkonusu yargının mahiyetini açıklayarak tanımlıyor. Çünkü "cisim nedir?" sorusunun cevabı onun "üç boyutlu şey" tanımının mantıki sonucudur. Onun içindir ki, analitik yargılar konu hakkında bilgimizi artırmazlar; yeni bir şeyler öğretmezler. Nitekim Kant'ın analitik yargılarının Özdeş yargılardan başka birşey olmadıkları ileri sürülmüştür. Sözgelimi A A'dir gibi.
Sentetik yargılara gelince; bunlarda yüklem ile konuya birşey eklenmesi sözkonusudur. Başka söyleyişle yüklemin konusunun kavranılmasında zorunlu olarak bulunmamasına rağmen, onda bulunan unsurlara eklenen şeyler ile yeni bilgiler elde edebiliriz. Sözgelimi "her cisim ağırdır" yargısı böyledir. Burada ağırlık, mutlaka cismin kavranmasında onun özünde bulunan bir nitelik değildir. O halde biz, cismi düşününce, zorunlu olarak onun bir ağırlığı da olması gerekmez. Yani "her cisim ağırdır" yargısı, cisme "ağırlık" niteliğini yüklemekle bize yeni bir şey Öğretmiş oluyor. Sentetik yargılar sıradan tecrübelere dayanırlar, Çünkü konunun kavranmasında özünde bulunmayan yüklemler, ancak tecrübelerle ortaya çıkarak öğrenilecek niteliktedirler. Buna karşılık analitik yargılar sırf kategorilere dayanırlar, dolayısıylaa priori, yani Önseldirler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar