bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- insanlık nasıl geliştirilebilir11
- fatma betül sayan kaya11
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- sözlüğün yeni tasarımı14
- iyi menemenin sırrı18
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- muslettin amca23
- gece gelen açlık7
- hayatın anlamı ne7
- kötüye bir şey olmaz4
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- alexander nübel7
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi5
- uyudunuz mu3
- yeraltı varlıkları7
- sigara içmek8
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- aşk bir yemek olsaydı8
- gülşen in memeleri14
- pankek7
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- kendimi intihar edeceğim4
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- mazide kalmış sözlük yazarları3
- sözlüğe ne oldu5
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- mehmet şimşek5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- sözlükte kim kimle sevgili27
- hamas denince akla gelenler11
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı9
- arabayı satıp akülü araba almak3
- vincenzo italiano3
- ucanpembekoala5
- toplumsal çürüme7
- tuborg ice7
- beşiktaş4
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- nervio43
- caligula'nın korkusu5
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- gülden karaböcek3
- üniversite yıllarını özlemek4
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
Analitik terimi daha çok Kant felsefesinde sentetik (synthetic) terimiyle karşıt anlamda kullanılmaktadır. Sıfat ve isim olarak kullanılması halinde farklılıklar gösterir.
Kant bilginin kavramlar, yargılar, akıl yürütmeler olmak üzere üç unsuru ve bunları karşılayan duyarlık (sinnlichkcit), anlık (müdrike, verstand) ile akıl (vernunft) şeklinde üç melekenin bulunduğunu ileri sürer. Yargılar apriori ve aposteriori olarak ikiye ayrılır. Bu yargılardan a priori olanlar analitik, a posteriori olanlar hem analitik, hem sentetiktirler.
Analitik yargılar kavramları açıklamaya, onların tanımında saklı niteliği açığa çıkarmaya hizmet eder. Kant'a göre analitik yargılar yüklemin bizzat konu (subject) içinde bulunduğu yargılardır. Burada yüklem bizzat konudan varsayılarak çıkarılır; ona dıştan eklenmemiştir. "Her cisim mekanda yer kaplar" yargısı böyledir. Bu yargıda mekan (yüklem), her cismin kavramında zorunlu olarak vardır. Çünkü bir mekan kaplamayan cisim yoktur. Konunun zımnen kapsadığı birşey sadece bir analiz aracılığıyla o konudan çıkarılmaktadır. Bu bakımdan yüklem, konunun kapsamına bir şey eklemiş olmuyor. Ancak sözkonusu yargının mahiyetini açıklayarak tanımlıyor. Çünkü "cisim nedir?" sorusunun cevabı onun "üç boyutlu şey" tanımının mantıki sonucudur. Onun içindir ki, analitik yargılar konu hakkında bilgimizi artırmazlar; yeni bir şeyler öğretmezler. Nitekim Kant'ın analitik yargılarının Özdeş yargılardan başka birşey olmadıkları ileri sürülmüştür. Sözgelimi A A'dir gibi.
Sentetik yargılara gelince; bunlarda yüklem ile konuya birşey eklenmesi sözkonusudur. Başka söyleyişle yüklemin konusunun kavranılmasında zorunlu olarak bulunmamasına rağmen, onda bulunan unsurlara eklenen şeyler ile yeni bilgiler elde edebiliriz. Sözgelimi "her cisim ağırdır" yargısı böyledir. Burada ağırlık, mutlaka cismin kavranmasında onun özünde bulunan bir nitelik değildir. O halde biz, cismi düşününce, zorunlu olarak onun bir ağırlığı da olması gerekmez. Yani "her cisim ağırdır" yargısı, cisme "ağırlık" niteliğini yüklemekle bize yeni bir şey Öğretmiş oluyor. Sentetik yargılar sıradan tecrübelere dayanırlar, Çünkü konunun kavranmasında özünde bulunmayan yüklemler, ancak tecrübelerle ortaya çıkarak öğrenilecek niteliktedirler. Buna karşılık analitik yargılar sırf kategorilere dayanırlar, dolayısıylaa priori, yani Önseldirler.
Kant bilginin kavramlar, yargılar, akıl yürütmeler olmak üzere üç unsuru ve bunları karşılayan duyarlık (sinnlichkcit), anlık (müdrike, verstand) ile akıl (vernunft) şeklinde üç melekenin bulunduğunu ileri sürer. Yargılar apriori ve aposteriori olarak ikiye ayrılır. Bu yargılardan a priori olanlar analitik, a posteriori olanlar hem analitik, hem sentetiktirler.
Analitik yargılar kavramları açıklamaya, onların tanımında saklı niteliği açığa çıkarmaya hizmet eder. Kant'a göre analitik yargılar yüklemin bizzat konu (subject) içinde bulunduğu yargılardır. Burada yüklem bizzat konudan varsayılarak çıkarılır; ona dıştan eklenmemiştir. "Her cisim mekanda yer kaplar" yargısı böyledir. Bu yargıda mekan (yüklem), her cismin kavramında zorunlu olarak vardır. Çünkü bir mekan kaplamayan cisim yoktur. Konunun zımnen kapsadığı birşey sadece bir analiz aracılığıyla o konudan çıkarılmaktadır. Bu bakımdan yüklem, konunun kapsamına bir şey eklemiş olmuyor. Ancak sözkonusu yargının mahiyetini açıklayarak tanımlıyor. Çünkü "cisim nedir?" sorusunun cevabı onun "üç boyutlu şey" tanımının mantıki sonucudur. Onun içindir ki, analitik yargılar konu hakkında bilgimizi artırmazlar; yeni bir şeyler öğretmezler. Nitekim Kant'ın analitik yargılarının Özdeş yargılardan başka birşey olmadıkları ileri sürülmüştür. Sözgelimi A A'dir gibi.
Sentetik yargılara gelince; bunlarda yüklem ile konuya birşey eklenmesi sözkonusudur. Başka söyleyişle yüklemin konusunun kavranılmasında zorunlu olarak bulunmamasına rağmen, onda bulunan unsurlara eklenen şeyler ile yeni bilgiler elde edebiliriz. Sözgelimi "her cisim ağırdır" yargısı böyledir. Burada ağırlık, mutlaka cismin kavranmasında onun özünde bulunan bir nitelik değildir. O halde biz, cismi düşününce, zorunlu olarak onun bir ağırlığı da olması gerekmez. Yani "her cisim ağırdır" yargısı, cisme "ağırlık" niteliğini yüklemekle bize yeni bir şey Öğretmiş oluyor. Sentetik yargılar sıradan tecrübelere dayanırlar, Çünkü konunun kavranmasında özünde bulunmayan yüklemler, ancak tecrübelerle ortaya çıkarak öğrenilecek niteliktedirler. Buna karşılık analitik yargılar sırf kategorilere dayanırlar, dolayısıylaa priori, yani Önseldirler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar