bugün
- çay koymak mı katmak mı7
- öbür sözlükten hep erkek yazar gelmesi7
- balıkesir denince akla ilk gelenler8
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması7
- ruh halini tek cümlede anlatmak6
- çay katüüm mü daayı3
- arkadaşlar beni özlediniz mi5
- sadece sarışın erkek yazarları takip etmem3
- işten istifa edip yeni bir şehre taşınmak5
- ciguli kral4
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak11
- hindistanlı kızlar5
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı18
- uludagsozluk33
- cehaletln cazibesi11
- mony tontana3
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi6
- ülke whatsapp grubu kurmak2
- gazete arşivi3
- nato zirvesi2
- görükle2
- çok eski erkek arkadaş gurubu2
- mısır3
- en güzel kahve2
- yeni insanlarla tanışmak istememek13
- 19 haziran 2026 meksika güney kore maçı2
- allah atatürk ten razı olsun4
- aykolik'in ayak bastığı şehirler2
- eş değiştirme nedeniyle travma yaşayan kadın3
- buz gibi süt içmek3
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- ciddi ciddi uludağsözlükte aktif olmak3
- pandela4
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması9
- ismail kartal13
- kiremit rengi ruj2
- sekerlivanilinn4
- yunan kültürü vs türk kültürü8
- bütün meseleleri harikulade saptırmak2
- kağıt toplayan çocuklar3
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek16
- komşunun çaya davet etmesi3
- edip cansever okumak4
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- emeklilik sisteminin artık sürdürülememesi3
- saygılı olmak3
- hazreti musa israillileri görse ne derdi2
- memur olma umuduyla üniversite okumak2
- cemil tugay'ın chp'den istifa etmesi3
- edip cansever in daktilosu3
Analitik terimi daha çok Kant felsefesinde sentetik (synthetic) terimiyle karşıt anlamda kullanılmaktadır. Sıfat ve isim olarak kullanılması halinde farklılıklar gösterir.
Kant bilginin kavramlar, yargılar, akıl yürütmeler olmak üzere üç unsuru ve bunları karşılayan duyarlık (sinnlichkcit), anlık (müdrike, verstand) ile akıl (vernunft) şeklinde üç melekenin bulunduğunu ileri sürer. Yargılar apriori ve aposteriori olarak ikiye ayrılır. Bu yargılardan a priori olanlar analitik, a posteriori olanlar hem analitik, hem sentetiktirler.
Analitik yargılar kavramları açıklamaya, onların tanımında saklı niteliği açığa çıkarmaya hizmet eder. Kant'a göre analitik yargılar yüklemin bizzat konu (subject) içinde bulunduğu yargılardır. Burada yüklem bizzat konudan varsayılarak çıkarılır; ona dıştan eklenmemiştir. "Her cisim mekanda yer kaplar" yargısı böyledir. Bu yargıda mekan (yüklem), her cismin kavramında zorunlu olarak vardır. Çünkü bir mekan kaplamayan cisim yoktur. Konunun zımnen kapsadığı birşey sadece bir analiz aracılığıyla o konudan çıkarılmaktadır. Bu bakımdan yüklem, konunun kapsamına bir şey eklemiş olmuyor. Ancak sözkonusu yargının mahiyetini açıklayarak tanımlıyor. Çünkü "cisim nedir?" sorusunun cevabı onun "üç boyutlu şey" tanımının mantıki sonucudur. Onun içindir ki, analitik yargılar konu hakkında bilgimizi artırmazlar; yeni bir şeyler öğretmezler. Nitekim Kant'ın analitik yargılarının Özdeş yargılardan başka birşey olmadıkları ileri sürülmüştür. Sözgelimi A A'dir gibi.
Sentetik yargılara gelince; bunlarda yüklem ile konuya birşey eklenmesi sözkonusudur. Başka söyleyişle yüklemin konusunun kavranılmasında zorunlu olarak bulunmamasına rağmen, onda bulunan unsurlara eklenen şeyler ile yeni bilgiler elde edebiliriz. Sözgelimi "her cisim ağırdır" yargısı böyledir. Burada ağırlık, mutlaka cismin kavranmasında onun özünde bulunan bir nitelik değildir. O halde biz, cismi düşününce, zorunlu olarak onun bir ağırlığı da olması gerekmez. Yani "her cisim ağırdır" yargısı, cisme "ağırlık" niteliğini yüklemekle bize yeni bir şey Öğretmiş oluyor. Sentetik yargılar sıradan tecrübelere dayanırlar, Çünkü konunun kavranmasında özünde bulunmayan yüklemler, ancak tecrübelerle ortaya çıkarak öğrenilecek niteliktedirler. Buna karşılık analitik yargılar sırf kategorilere dayanırlar, dolayısıylaa priori, yani Önseldirler.
Kant bilginin kavramlar, yargılar, akıl yürütmeler olmak üzere üç unsuru ve bunları karşılayan duyarlık (sinnlichkcit), anlık (müdrike, verstand) ile akıl (vernunft) şeklinde üç melekenin bulunduğunu ileri sürer. Yargılar apriori ve aposteriori olarak ikiye ayrılır. Bu yargılardan a priori olanlar analitik, a posteriori olanlar hem analitik, hem sentetiktirler.
Analitik yargılar kavramları açıklamaya, onların tanımında saklı niteliği açığa çıkarmaya hizmet eder. Kant'a göre analitik yargılar yüklemin bizzat konu (subject) içinde bulunduğu yargılardır. Burada yüklem bizzat konudan varsayılarak çıkarılır; ona dıştan eklenmemiştir. "Her cisim mekanda yer kaplar" yargısı böyledir. Bu yargıda mekan (yüklem), her cismin kavramında zorunlu olarak vardır. Çünkü bir mekan kaplamayan cisim yoktur. Konunun zımnen kapsadığı birşey sadece bir analiz aracılığıyla o konudan çıkarılmaktadır. Bu bakımdan yüklem, konunun kapsamına bir şey eklemiş olmuyor. Ancak sözkonusu yargının mahiyetini açıklayarak tanımlıyor. Çünkü "cisim nedir?" sorusunun cevabı onun "üç boyutlu şey" tanımının mantıki sonucudur. Onun içindir ki, analitik yargılar konu hakkında bilgimizi artırmazlar; yeni bir şeyler öğretmezler. Nitekim Kant'ın analitik yargılarının Özdeş yargılardan başka birşey olmadıkları ileri sürülmüştür. Sözgelimi A A'dir gibi.
Sentetik yargılara gelince; bunlarda yüklem ile konuya birşey eklenmesi sözkonusudur. Başka söyleyişle yüklemin konusunun kavranılmasında zorunlu olarak bulunmamasına rağmen, onda bulunan unsurlara eklenen şeyler ile yeni bilgiler elde edebiliriz. Sözgelimi "her cisim ağırdır" yargısı böyledir. Burada ağırlık, mutlaka cismin kavranmasında onun özünde bulunan bir nitelik değildir. O halde biz, cismi düşününce, zorunlu olarak onun bir ağırlığı da olması gerekmez. Yani "her cisim ağırdır" yargısı, cisme "ağırlık" niteliğini yüklemekle bize yeni bir şey Öğretmiş oluyor. Sentetik yargılar sıradan tecrübelere dayanırlar, Çünkü konunun kavranmasında özünde bulunmayan yüklemler, ancak tecrübelerle ortaya çıkarak öğrenilecek niteliktedirler. Buna karşılık analitik yargılar sırf kategorilere dayanırlar, dolayısıylaa priori, yani Önseldirler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar