bugün
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı16
- hangi şehrin neyi meşhur4
- saç dökülmesi4
- sözlükte sürekli güzel kızların çaylak olması6
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru6
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- yazın yorganla yatan insan4
- gecenin şiiri5
- arkadaşlar bugün kavga yok mu3
- sözlük yazarlarının tatlıları8
- mikrodalgaya sucuk koymak4
- bu saatte yenebilecek şeyler3
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması4
- en hakiki mürşitteki ilim2
- brad pitt5
- mason greenwood5
- çaylak olunca hissedilenler4
- aylık 442 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- asteğmen7
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı7
- kendi kendine konuşmak2
- yazarların bildiği en kötü küfür4
- kader2
- yastığa sarılarak uyumak3
- memduh bashgan14
- tarhana içen kıroyla işim olmaz yürüü diyen kız4
- nihoşun ölümü16
- artı oy alma yolları3
- moderatörlere sesleniş5
- fenerbahçe'nin şampiyonlar ligi hasreti3
- klimayı icat eden adam2
- kezoların burada kibirlenmesi2
- tavsiye2
- anderson talisca3
- renault 9 broadway4
- fenerlilerin yine gaza gelmesi2
- arkadaşlar sizce ben ne kadar sapığım7
- ilginç rüyalar3
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- tuba büyüküstün7
- aylık 440 bin lira iyi para mıdır sorunsalı4
- simko39
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması11
- rambo ariel ortega8
- gammaz çetesi çökertildi11
- sevmediğiniz iki yazarın kavga etmesi3
- mohamed salah ghaly8
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek11
- g'i l d'e d l'i l y3
- yılmaz güney'in sömürgecilerin kucağına oturması7
çözümlemeli.
(bkz: analitik dusunmek)
(bkz: analitik dusunmek)
(x1-x2)²+(y1-y2)²=r²
bitmez bu formüller
bitmez bu formüller
ANALiTiK dzlemde saçmasapan garip işlemlerin bütünü
analitik derslerini nasıl kaynatacağız...
mesela hoca sıfa girdiğinde 'hocam!ders işleyecekmiyiz'diye sorun ciddi bir şekilde.hoca orda bi afallıyor.daha sonra da 'işlemeyelim'deyin.niye dediğinde; o günün örneğin şudur_hocam işlemeyelim bugün tıp bayramı.. hoca kafayı yiyor
mesela hoca sıfa girdiğinde 'hocam!ders işleyecekmiyiz'diye sorun ciddi bir şekilde.hoca orda bi afallıyor.daha sonra da 'işlemeyelim'deyin.niye dediğinde; o günün örneğin şudur_hocam işlemeyelim bugün tıp bayramı.. hoca kafayı yiyor
Felsefede,bütün bilimlerde ve özellkle matematikte soyutlama yolunu kullanan,Çözümlemeye dayalı bir düşünme yöntemi.
fen edebiyatkimya okuyanların 2. sınıf baba derslerinden birisidir. (bkz: Analitik Kimya) Kimyanın fizikokimya dan sonra en sayısal en çok işlem hatası yapılan dersidir.
universite ögrencilerinin korkulu dersi özellikle ing. bölümde okuyanların...
Lisede özellikle MFler A-B-C-D diye ayrılırken A'yı seçmemenin en önemli nedeni. B-C-D sınıflarında seçmeli ders olanağı varken cok sevdiğimiz **** hocamızla beraber daha bir çekilmez olan; bugün: "sen analitik dersi aldın, analitik düşünmeyi öğrendin" gibilerden sözlere konu olan ders. Söylemeden de geçemeyeceğim yıl sonu not ortalamamın 100dür.***
normalde 2 ile 2'yi toplayamayan adamların, dilinden düşürmediği, analitik düşün kelimesinin çıkış hali.
Analitik terimi daha çok Kant felsefesinde sentetik (synthetic) terimiyle karşıt anlamda kullanılmaktadır. Sıfat ve isim olarak kullanılması halinde farklılıklar gösterir.
Kant bilginin kavramlar, yargılar, akıl yürütmeler olmak üzere üç unsuru ve bunları karşılayan duyarlık (sinnlichkcit), anlık (müdrike, verstand) ile akıl (vernunft) şeklinde üç melekenin bulunduğunu ileri sürer. Yargılar apriori ve aposteriori olarak ikiye ayrılır. Bu yargılardan a priori olanlar analitik, a posteriori olanlar hem analitik, hem sentetiktirler.
Analitik yargılar kavramları açıklamaya, onların tanımında saklı niteliği açığa çıkarmaya hizmet eder. Kant'a göre analitik yargılar yüklemin bizzat konu (subject) içinde bulunduğu yargılardır. Burada yüklem bizzat konudan varsayılarak çıkarılır; ona dıştan eklenmemiştir. "Her cisim mekanda yer kaplar" yargısı böyledir. Bu yargıda mekan (yüklem), her cismin kavramında zorunlu olarak vardır. Çünkü bir mekan kaplamayan cisim yoktur. Konunun zımnen kapsadığı birşey sadece bir analiz aracılığıyla o konudan çıkarılmaktadır. Bu bakımdan yüklem, konunun kapsamına bir şey eklemiş olmuyor. Ancak sözkonusu yargının mahiyetini açıklayarak tanımlıyor. Çünkü "cisim nedir?" sorusunun cevabı onun "üç boyutlu şey" tanımının mantıki sonucudur. Onun içindir ki, analitik yargılar konu hakkında bilgimizi artırmazlar; yeni bir şeyler öğretmezler. Nitekim Kant'ın analitik yargılarının Özdeş yargılardan başka birşey olmadıkları ileri sürülmüştür. Sözgelimi A A'dir gibi.
Sentetik yargılara gelince; bunlarda yüklem ile konuya birşey eklenmesi sözkonusudur. Başka söyleyişle yüklemin konusunun kavranılmasında zorunlu olarak bulunmamasına rağmen, onda bulunan unsurlara eklenen şeyler ile yeni bilgiler elde edebiliriz. Sözgelimi "her cisim ağırdır" yargısı böyledir. Burada ağırlık, mutlaka cismin kavranmasında onun özünde bulunan bir nitelik değildir. O halde biz, cismi düşününce, zorunlu olarak onun bir ağırlığı da olması gerekmez. Yani "her cisim ağırdır" yargısı, cisme "ağırlık" niteliğini yüklemekle bize yeni bir şey Öğretmiş oluyor. Sentetik yargılar sıradan tecrübelere dayanırlar, Çünkü konunun kavranmasında özünde bulunmayan yüklemler, ancak tecrübelerle ortaya çıkarak öğrenilecek niteliktedirler. Buna karşılık analitik yargılar sırf kategorilere dayanırlar, dolayısıylaa priori, yani Önseldirler.
Kant bilginin kavramlar, yargılar, akıl yürütmeler olmak üzere üç unsuru ve bunları karşılayan duyarlık (sinnlichkcit), anlık (müdrike, verstand) ile akıl (vernunft) şeklinde üç melekenin bulunduğunu ileri sürer. Yargılar apriori ve aposteriori olarak ikiye ayrılır. Bu yargılardan a priori olanlar analitik, a posteriori olanlar hem analitik, hem sentetiktirler.
Analitik yargılar kavramları açıklamaya, onların tanımında saklı niteliği açığa çıkarmaya hizmet eder. Kant'a göre analitik yargılar yüklemin bizzat konu (subject) içinde bulunduğu yargılardır. Burada yüklem bizzat konudan varsayılarak çıkarılır; ona dıştan eklenmemiştir. "Her cisim mekanda yer kaplar" yargısı böyledir. Bu yargıda mekan (yüklem), her cismin kavramında zorunlu olarak vardır. Çünkü bir mekan kaplamayan cisim yoktur. Konunun zımnen kapsadığı birşey sadece bir analiz aracılığıyla o konudan çıkarılmaktadır. Bu bakımdan yüklem, konunun kapsamına bir şey eklemiş olmuyor. Ancak sözkonusu yargının mahiyetini açıklayarak tanımlıyor. Çünkü "cisim nedir?" sorusunun cevabı onun "üç boyutlu şey" tanımının mantıki sonucudur. Onun içindir ki, analitik yargılar konu hakkında bilgimizi artırmazlar; yeni bir şeyler öğretmezler. Nitekim Kant'ın analitik yargılarının Özdeş yargılardan başka birşey olmadıkları ileri sürülmüştür. Sözgelimi A A'dir gibi.
Sentetik yargılara gelince; bunlarda yüklem ile konuya birşey eklenmesi sözkonusudur. Başka söyleyişle yüklemin konusunun kavranılmasında zorunlu olarak bulunmamasına rağmen, onda bulunan unsurlara eklenen şeyler ile yeni bilgiler elde edebiliriz. Sözgelimi "her cisim ağırdır" yargısı böyledir. Burada ağırlık, mutlaka cismin kavranmasında onun özünde bulunan bir nitelik değildir. O halde biz, cismi düşününce, zorunlu olarak onun bir ağırlığı da olması gerekmez. Yani "her cisim ağırdır" yargısı, cisme "ağırlık" niteliğini yüklemekle bize yeni bir şey Öğretmiş oluyor. Sentetik yargılar sıradan tecrübelere dayanırlar, Çünkü konunun kavranmasında özünde bulunmayan yüklemler, ancak tecrübelerle ortaya çıkarak öğrenilecek niteliktedirler. Buna karşılık analitik yargılar sırf kategorilere dayanırlar, dolayısıylaa priori, yani Önseldirler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar