bugün
- çay koymak mı katmak mı7
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması8
- öbür sözlükten hep erkek yazar gelmesi7
- ruh halini tek cümlede anlatmak7
- arkadaşlar ben saksı değilim4
- balıkesir denince akla ilk gelenler8
- irmik helvası3
- arkadaşlar beni özlediniz mi5
- misafirliğe gitmek iyi değildir2
- çay katüüm mü daayı3
- karımla evlendiğime bin pişmanım2
- kezo osuruğu2
- sadece sarışın erkek yazarları takip etmem3
- tarımdan paradoksa evrim2
- büyük aşklar yolculuklarla başlar2
- en son aldığınız iltifat2
- amerika iran savaşı2
- bulgar ötv si2
- işten istifa edip yeni bir şehre taşınmak5
- ciguli kral4
- göbek eritme taktikleri2
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak11
- ben geldim bıldırcın yumurtaları2
- hindistanlı kızlar5
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı18
- cehaletln cazibesi11
- 19 haziran 2026 kanada katar maçı2
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi6
- uludagsozluk33
- mony tontana3
- ülke whatsapp grubu kurmak2
- gazete arşivi3
- nato zirvesi2
- yeni insanlarla tanışmak istememek13
- görükle2
- çok eski erkek arkadaş gurubu2
- en güzel kahve2
- allah atatürk ten razı olsun4
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- mısır3
- eş değiştirme nedeniyle travma yaşayan kadın3
- buz gibi süt içmek3
- 19 haziran 2026 meksika güney kore maçı2
- aykolik'in ayak bastığı şehirler2
- ciddi ciddi uludağsözlükte aktif olmak3
- pandela4
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması9
- ismail kartal13
- yunan kültürü vs türk kültürü8
- sekerlivanilinn4
çözümlemeli.
(bkz: analitik dusunmek)
(bkz: analitik dusunmek)
(x1-x2)²+(y1-y2)²=r²
bitmez bu formüller
bitmez bu formüller
ANALiTiK dzlemde saçmasapan garip işlemlerin bütünü
analitik derslerini nasıl kaynatacağız...
mesela hoca sıfa girdiğinde 'hocam!ders işleyecekmiyiz'diye sorun ciddi bir şekilde.hoca orda bi afallıyor.daha sonra da 'işlemeyelim'deyin.niye dediğinde; o günün örneğin şudur_hocam işlemeyelim bugün tıp bayramı.. hoca kafayı yiyor
mesela hoca sıfa girdiğinde 'hocam!ders işleyecekmiyiz'diye sorun ciddi bir şekilde.hoca orda bi afallıyor.daha sonra da 'işlemeyelim'deyin.niye dediğinde; o günün örneğin şudur_hocam işlemeyelim bugün tıp bayramı.. hoca kafayı yiyor
Felsefede,bütün bilimlerde ve özellkle matematikte soyutlama yolunu kullanan,Çözümlemeye dayalı bir düşünme yöntemi.
fen edebiyatkimya okuyanların 2. sınıf baba derslerinden birisidir. (bkz: Analitik Kimya) Kimyanın fizikokimya dan sonra en sayısal en çok işlem hatası yapılan dersidir.
universite ögrencilerinin korkulu dersi özellikle ing. bölümde okuyanların...
Lisede özellikle MFler A-B-C-D diye ayrılırken A'yı seçmemenin en önemli nedeni. B-C-D sınıflarında seçmeli ders olanağı varken cok sevdiğimiz **** hocamızla beraber daha bir çekilmez olan; bugün: "sen analitik dersi aldın, analitik düşünmeyi öğrendin" gibilerden sözlere konu olan ders. Söylemeden de geçemeyeceğim yıl sonu not ortalamamın 100dür.***
normalde 2 ile 2'yi toplayamayan adamların, dilinden düşürmediği, analitik düşün kelimesinin çıkış hali.
Analitik terimi daha çok Kant felsefesinde sentetik (synthetic) terimiyle karşıt anlamda kullanılmaktadır. Sıfat ve isim olarak kullanılması halinde farklılıklar gösterir.
Kant bilginin kavramlar, yargılar, akıl yürütmeler olmak üzere üç unsuru ve bunları karşılayan duyarlık (sinnlichkcit), anlık (müdrike, verstand) ile akıl (vernunft) şeklinde üç melekenin bulunduğunu ileri sürer. Yargılar apriori ve aposteriori olarak ikiye ayrılır. Bu yargılardan a priori olanlar analitik, a posteriori olanlar hem analitik, hem sentetiktirler.
Analitik yargılar kavramları açıklamaya, onların tanımında saklı niteliği açığa çıkarmaya hizmet eder. Kant'a göre analitik yargılar yüklemin bizzat konu (subject) içinde bulunduğu yargılardır. Burada yüklem bizzat konudan varsayılarak çıkarılır; ona dıştan eklenmemiştir. "Her cisim mekanda yer kaplar" yargısı böyledir. Bu yargıda mekan (yüklem), her cismin kavramında zorunlu olarak vardır. Çünkü bir mekan kaplamayan cisim yoktur. Konunun zımnen kapsadığı birşey sadece bir analiz aracılığıyla o konudan çıkarılmaktadır. Bu bakımdan yüklem, konunun kapsamına bir şey eklemiş olmuyor. Ancak sözkonusu yargının mahiyetini açıklayarak tanımlıyor. Çünkü "cisim nedir?" sorusunun cevabı onun "üç boyutlu şey" tanımının mantıki sonucudur. Onun içindir ki, analitik yargılar konu hakkında bilgimizi artırmazlar; yeni bir şeyler öğretmezler. Nitekim Kant'ın analitik yargılarının Özdeş yargılardan başka birşey olmadıkları ileri sürülmüştür. Sözgelimi A A'dir gibi.
Sentetik yargılara gelince; bunlarda yüklem ile konuya birşey eklenmesi sözkonusudur. Başka söyleyişle yüklemin konusunun kavranılmasında zorunlu olarak bulunmamasına rağmen, onda bulunan unsurlara eklenen şeyler ile yeni bilgiler elde edebiliriz. Sözgelimi "her cisim ağırdır" yargısı böyledir. Burada ağırlık, mutlaka cismin kavranmasında onun özünde bulunan bir nitelik değildir. O halde biz, cismi düşününce, zorunlu olarak onun bir ağırlığı da olması gerekmez. Yani "her cisim ağırdır" yargısı, cisme "ağırlık" niteliğini yüklemekle bize yeni bir şey Öğretmiş oluyor. Sentetik yargılar sıradan tecrübelere dayanırlar, Çünkü konunun kavranmasında özünde bulunmayan yüklemler, ancak tecrübelerle ortaya çıkarak öğrenilecek niteliktedirler. Buna karşılık analitik yargılar sırf kategorilere dayanırlar, dolayısıylaa priori, yani Önseldirler.
Kant bilginin kavramlar, yargılar, akıl yürütmeler olmak üzere üç unsuru ve bunları karşılayan duyarlık (sinnlichkcit), anlık (müdrike, verstand) ile akıl (vernunft) şeklinde üç melekenin bulunduğunu ileri sürer. Yargılar apriori ve aposteriori olarak ikiye ayrılır. Bu yargılardan a priori olanlar analitik, a posteriori olanlar hem analitik, hem sentetiktirler.
Analitik yargılar kavramları açıklamaya, onların tanımında saklı niteliği açığa çıkarmaya hizmet eder. Kant'a göre analitik yargılar yüklemin bizzat konu (subject) içinde bulunduğu yargılardır. Burada yüklem bizzat konudan varsayılarak çıkarılır; ona dıştan eklenmemiştir. "Her cisim mekanda yer kaplar" yargısı böyledir. Bu yargıda mekan (yüklem), her cismin kavramında zorunlu olarak vardır. Çünkü bir mekan kaplamayan cisim yoktur. Konunun zımnen kapsadığı birşey sadece bir analiz aracılığıyla o konudan çıkarılmaktadır. Bu bakımdan yüklem, konunun kapsamına bir şey eklemiş olmuyor. Ancak sözkonusu yargının mahiyetini açıklayarak tanımlıyor. Çünkü "cisim nedir?" sorusunun cevabı onun "üç boyutlu şey" tanımının mantıki sonucudur. Onun içindir ki, analitik yargılar konu hakkında bilgimizi artırmazlar; yeni bir şeyler öğretmezler. Nitekim Kant'ın analitik yargılarının Özdeş yargılardan başka birşey olmadıkları ileri sürülmüştür. Sözgelimi A A'dir gibi.
Sentetik yargılara gelince; bunlarda yüklem ile konuya birşey eklenmesi sözkonusudur. Başka söyleyişle yüklemin konusunun kavranılmasında zorunlu olarak bulunmamasına rağmen, onda bulunan unsurlara eklenen şeyler ile yeni bilgiler elde edebiliriz. Sözgelimi "her cisim ağırdır" yargısı böyledir. Burada ağırlık, mutlaka cismin kavranmasında onun özünde bulunan bir nitelik değildir. O halde biz, cismi düşününce, zorunlu olarak onun bir ağırlığı da olması gerekmez. Yani "her cisim ağırdır" yargısı, cisme "ağırlık" niteliğini yüklemekle bize yeni bir şey Öğretmiş oluyor. Sentetik yargılar sıradan tecrübelere dayanırlar, Çünkü konunun kavranmasında özünde bulunmayan yüklemler, ancak tecrübelerle ortaya çıkarak öğrenilecek niteliktedirler. Buna karşılık analitik yargılar sırf kategorilere dayanırlar, dolayısıylaa priori, yani Önseldirler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar