bugün
- aynaya bakıp kendine sen çok güzelsin diyen kadın6
- balıkesir denince akla ilk gelenler10
- ısparta6
- yalnız yaşamak isteyenlere tavsiyeler3
- güvenilir erkek3
- kayahan'ın en güzel şarkısı2
- tbmm de akp tarafından 76 sahte oy kullanılması4
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı19
- pişmanlık duygusu yaşanılan anlar2
- sosyal medya2
- haşemayla site havuzuna alınmayan kadının isyanı6
- ruh halini tek cümlede anlatmak9
- en son aldığınız iltifat7
- çay koymak mı katmak mı8
- teen slasher film klişeleri5
- sudekiray hariç sözlükte güzel kız olmaması3
- istanbul'dan tersine göçün başlaması2
- baklavanın hiçbir içeceğe uyum sağlamaması4
- karımla evlendiğime bin pişmanım6
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması8
- gogol bordello2
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız6
- irmik helvası6
- kemal kılıçdaroğlu15
- öbür sözlükten hep erkek yazar gelmesi7
- peugeot 4052
- barış manço2
- antalya yolu üzerindeki dandik şehirler2
- sevgilinin film izlerken kucağınızda uyuyakalması3
- sersem herif2
- mony tontana4
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi7
- havalı2
- i know what you did last summer3
- evde tekken yan odadan gelen kılıçdaroğlu sesi3
- evcil robot için isim önerileri2
- arkadaşlar ben saksı değilim5
- egay sucukcu9
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak11
- cehaletln cazibesi11
- en köylü özelliğiniz3
- arkadaşlar beni özlediniz mi5
- 35d2
- erkeklerin 35 yaşından sonra dedeye dönüşmesi2
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması10
- imama geçen yaz ne yaptığını biliyorum demek3
- milli maç izlemekten keyif almamak2
- antik mezar kazıp kötü güçleri uyandırmak3
- sedat pekmez bey birader2
çözümlemeli.
(bkz: analitik dusunmek)
(bkz: analitik dusunmek)
(x1-x2)²+(y1-y2)²=r²
bitmez bu formüller
bitmez bu formüller
ANALiTiK dzlemde saçmasapan garip işlemlerin bütünü
analitik derslerini nasıl kaynatacağız...
mesela hoca sıfa girdiğinde 'hocam!ders işleyecekmiyiz'diye sorun ciddi bir şekilde.hoca orda bi afallıyor.daha sonra da 'işlemeyelim'deyin.niye dediğinde; o günün örneğin şudur_hocam işlemeyelim bugün tıp bayramı.. hoca kafayı yiyor
mesela hoca sıfa girdiğinde 'hocam!ders işleyecekmiyiz'diye sorun ciddi bir şekilde.hoca orda bi afallıyor.daha sonra da 'işlemeyelim'deyin.niye dediğinde; o günün örneğin şudur_hocam işlemeyelim bugün tıp bayramı.. hoca kafayı yiyor
Felsefede,bütün bilimlerde ve özellkle matematikte soyutlama yolunu kullanan,Çözümlemeye dayalı bir düşünme yöntemi.
fen edebiyatkimya okuyanların 2. sınıf baba derslerinden birisidir. (bkz: Analitik Kimya) Kimyanın fizikokimya dan sonra en sayısal en çok işlem hatası yapılan dersidir.
universite ögrencilerinin korkulu dersi özellikle ing. bölümde okuyanların...
Lisede özellikle MFler A-B-C-D diye ayrılırken A'yı seçmemenin en önemli nedeni. B-C-D sınıflarında seçmeli ders olanağı varken cok sevdiğimiz **** hocamızla beraber daha bir çekilmez olan; bugün: "sen analitik dersi aldın, analitik düşünmeyi öğrendin" gibilerden sözlere konu olan ders. Söylemeden de geçemeyeceğim yıl sonu not ortalamamın 100dür.***
normalde 2 ile 2'yi toplayamayan adamların, dilinden düşürmediği, analitik düşün kelimesinin çıkış hali.
Analitik terimi daha çok Kant felsefesinde sentetik (synthetic) terimiyle karşıt anlamda kullanılmaktadır. Sıfat ve isim olarak kullanılması halinde farklılıklar gösterir.
Kant bilginin kavramlar, yargılar, akıl yürütmeler olmak üzere üç unsuru ve bunları karşılayan duyarlık (sinnlichkcit), anlık (müdrike, verstand) ile akıl (vernunft) şeklinde üç melekenin bulunduğunu ileri sürer. Yargılar apriori ve aposteriori olarak ikiye ayrılır. Bu yargılardan a priori olanlar analitik, a posteriori olanlar hem analitik, hem sentetiktirler.
Analitik yargılar kavramları açıklamaya, onların tanımında saklı niteliği açığa çıkarmaya hizmet eder. Kant'a göre analitik yargılar yüklemin bizzat konu (subject) içinde bulunduğu yargılardır. Burada yüklem bizzat konudan varsayılarak çıkarılır; ona dıştan eklenmemiştir. "Her cisim mekanda yer kaplar" yargısı böyledir. Bu yargıda mekan (yüklem), her cismin kavramında zorunlu olarak vardır. Çünkü bir mekan kaplamayan cisim yoktur. Konunun zımnen kapsadığı birşey sadece bir analiz aracılığıyla o konudan çıkarılmaktadır. Bu bakımdan yüklem, konunun kapsamına bir şey eklemiş olmuyor. Ancak sözkonusu yargının mahiyetini açıklayarak tanımlıyor. Çünkü "cisim nedir?" sorusunun cevabı onun "üç boyutlu şey" tanımının mantıki sonucudur. Onun içindir ki, analitik yargılar konu hakkında bilgimizi artırmazlar; yeni bir şeyler öğretmezler. Nitekim Kant'ın analitik yargılarının Özdeş yargılardan başka birşey olmadıkları ileri sürülmüştür. Sözgelimi A A'dir gibi.
Sentetik yargılara gelince; bunlarda yüklem ile konuya birşey eklenmesi sözkonusudur. Başka söyleyişle yüklemin konusunun kavranılmasında zorunlu olarak bulunmamasına rağmen, onda bulunan unsurlara eklenen şeyler ile yeni bilgiler elde edebiliriz. Sözgelimi "her cisim ağırdır" yargısı böyledir. Burada ağırlık, mutlaka cismin kavranmasında onun özünde bulunan bir nitelik değildir. O halde biz, cismi düşününce, zorunlu olarak onun bir ağırlığı da olması gerekmez. Yani "her cisim ağırdır" yargısı, cisme "ağırlık" niteliğini yüklemekle bize yeni bir şey Öğretmiş oluyor. Sentetik yargılar sıradan tecrübelere dayanırlar, Çünkü konunun kavranmasında özünde bulunmayan yüklemler, ancak tecrübelerle ortaya çıkarak öğrenilecek niteliktedirler. Buna karşılık analitik yargılar sırf kategorilere dayanırlar, dolayısıylaa priori, yani Önseldirler.
Kant bilginin kavramlar, yargılar, akıl yürütmeler olmak üzere üç unsuru ve bunları karşılayan duyarlık (sinnlichkcit), anlık (müdrike, verstand) ile akıl (vernunft) şeklinde üç melekenin bulunduğunu ileri sürer. Yargılar apriori ve aposteriori olarak ikiye ayrılır. Bu yargılardan a priori olanlar analitik, a posteriori olanlar hem analitik, hem sentetiktirler.
Analitik yargılar kavramları açıklamaya, onların tanımında saklı niteliği açığa çıkarmaya hizmet eder. Kant'a göre analitik yargılar yüklemin bizzat konu (subject) içinde bulunduğu yargılardır. Burada yüklem bizzat konudan varsayılarak çıkarılır; ona dıştan eklenmemiştir. "Her cisim mekanda yer kaplar" yargısı böyledir. Bu yargıda mekan (yüklem), her cismin kavramında zorunlu olarak vardır. Çünkü bir mekan kaplamayan cisim yoktur. Konunun zımnen kapsadığı birşey sadece bir analiz aracılığıyla o konudan çıkarılmaktadır. Bu bakımdan yüklem, konunun kapsamına bir şey eklemiş olmuyor. Ancak sözkonusu yargının mahiyetini açıklayarak tanımlıyor. Çünkü "cisim nedir?" sorusunun cevabı onun "üç boyutlu şey" tanımının mantıki sonucudur. Onun içindir ki, analitik yargılar konu hakkında bilgimizi artırmazlar; yeni bir şeyler öğretmezler. Nitekim Kant'ın analitik yargılarının Özdeş yargılardan başka birşey olmadıkları ileri sürülmüştür. Sözgelimi A A'dir gibi.
Sentetik yargılara gelince; bunlarda yüklem ile konuya birşey eklenmesi sözkonusudur. Başka söyleyişle yüklemin konusunun kavranılmasında zorunlu olarak bulunmamasına rağmen, onda bulunan unsurlara eklenen şeyler ile yeni bilgiler elde edebiliriz. Sözgelimi "her cisim ağırdır" yargısı böyledir. Burada ağırlık, mutlaka cismin kavranmasında onun özünde bulunan bir nitelik değildir. O halde biz, cismi düşününce, zorunlu olarak onun bir ağırlığı da olması gerekmez. Yani "her cisim ağırdır" yargısı, cisme "ağırlık" niteliğini yüklemekle bize yeni bir şey Öğretmiş oluyor. Sentetik yargılar sıradan tecrübelere dayanırlar, Çünkü konunun kavranmasında özünde bulunmayan yüklemler, ancak tecrübelerle ortaya çıkarak öğrenilecek niteliktedirler. Buna karşılık analitik yargılar sırf kategorilere dayanırlar, dolayısıylaa priori, yani Önseldirler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar