bugün
- antipanik'e bir şey söyle12
- sözlük kızlarının kombinleri9
- alttaki yazara bir şey söyle25
- silvermist'e iki şey söyle5
- ürdün9
- bir hikayenin sonuna nokta koyamamak3
- cenazede gülmek8
- tuvalette ilham gelmesi5
- kars 36 spor antalyaspor maçı2
- kadir mısıroğlu'nun vatan haini olması3
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel2
- aşkım dua lipa mı ben mi diyen sevgili8
- mhp nin atatürk düşmanı olması5
- su bardağında çay içmek10
- tanışılan kız hangi partili ise o partili olmak3
- trump'ın rus dizeli anlaşması3
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- abazan yazarlar3
- sahaflık tecrübem5
- hafta sonu ayakları uzatıp evde oturmak3
- şükretmeyen insan7
- antipatik'e iki şey söyle2
- hüseyin nihal atsız3
- muhterem kardeşim kadir mısıroğlu beyefendi3
- muşlettin amca3
- osmanlıcayı abartmak3
- pudingi çay kaşığıyla yemek5
- erkeklerin sohbet muhabbet edememesi8
- hassas bilek sendromu4
- kayzer2
- insanın düşüncelerinden utanması6
- ispanya3
- bölük komutanına kafa atmak2
- denetimsizlik insanları namussuz yapar2
- fransa5
- izmir izmir olalı böyle hizmet görmedi3
- 1 kasım 2026 sosyal medya yasağı4
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri15
- ayılmak için yapılabilecekler3
- cumartesi günleri yalnızlığın daha beter olması3
- galiba hamileyim5
- erkeklere en güzel hitap şekilleri17
- şeytan ibneliği yaymak için kendini düzdürdü2
- kadir mısıroğlu2
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- boyun ağrısına iyi gelen şeyler15
- nasıl başladı nasıl bitti2
- geceden balıkla yenilmiş soğan4
- usul adab erkan4
- parcalandim toparlanamiyorum319
bakteri hücre duvarı sentezini durdurarak etki eden bir antibiotik.
genellikle gram + ve gram - bakterilere etkiyen, geniş spektrumlu, penisilin türevi bir antibiyotiktir.
artık tedavülden kaldırılması gerektiğini düşündüğüm illet bir antibiyotik. klavulanik asitle kombine verilir, özetle klavulanik asit bakterinin arkasına geçip kollarını kenetler, sonra kabadayımız gelip karnına ölümcül bir yumruk indirir. bu yumruk bakteriyi artık kendi hücre duvarını yenileyemez hale getirir ve pufff!!! hedef nakavt! amoksisilin 1, bakteri 0...
ama artık daha fazla değil. yarı sentetik bir ilaçtır, üretimi kolay, dolayısıyla ucuzdur. 1000 mg lık ilaç kutularını 10 liraya alabilirsiniz, fakat yeni nesil antibiyotiklerin 250 mg lıkları bile bu fiyatın 4 katıdır.
bu yüzden zeki doktorlarımız her burnumuz aktığında ya da bademciklerimiz şiştiğinde bize bu çoook geniş spektrumlu antiboyiğin 1000 mg lık dozlarıyla bizi günde iki kez boğarlar. çok zekice değil mi? çocukluğumuzdan beri durmadan bu ilacı yüksek dozda kullanırız her hastalandığımızda, bu da daha çok karaciğer ve böbrek hasarı anlamına gelir. ayrıca zeki doktorlarımız penisilin alerjilerinde anaflaktik şoka neden olması dışında hiç bir önemli yan etki göstermediği için bu ilacı gururla reçeteye yazarlar.
sonuç? sürekli yerli yersiz kullandığımızda bizi hasta eden patojen bakteriler direnç gösterebilir. geniş spektrumlu olduğu için vücudumuzda zaten bulunan ve etliye sütlüye karışmayan adi bakteriler de direnç gösterebilir. özellikle de kronik seyreden bakteriyel enfeksiyonlarda, kronik tonsillitis ya da tonsillofarenjitis gibi... her kullandığımızda bakteri azalır semptomlar kaybolur. ilaç kesildiğinde ise hala pusuya yatmış orada bekleyen ve bu kez daha da direnç kazanan bakteriler reenfeksiyona neden olurlar ve ufacık bir rahatsızlık yaşam kalitenizi düşürecek inatçı bir enfeksiyona dönüşebilir. fakat nedense sürekli nükseden aynı rahatsızlık için tekrar tekrar doktora gittiğimizde, zeki doktorlarımız inatla aynı tedaviyi uygulamak da ısrar ederler. zaten hep aynı doktora görünme lüksümüz yoktur, o saatte hangi doktor boştaysa artık. ve meşgul doktorumuz bizden tam olarak bir anemnez almaya gerek görmeyecek kadar işinin ehlidir, sizi "boğazım yanıyor" dersiniz, o amoksisiin yazar.
işte bunun için yeni nesil antibiyotikleri icat etmişler. bir de tıp fakültelerini.
doktorlara sesleniyorum! adam gibi anemnez alın! ve hastanızın yüzüne dahi bakmadan ilaç yazıp durmayın! böyle gidderse çok yakında hiç bir antibiyotik bir boka yaramayacak çünkü dünya üzerindeki bütün bakteriler dirençli hale gelecekler!
bir de tanrı aşkına! kronik farenjiti olan bir herifi verdiğiniz antibiyotik iyileştirmiyorsa kültür-antibiyogram testi yapın! zor değil, alt tarafı hastanın boğazına pamuklu bir çubuk sokacaksınız! beyin omirilik sıvısı değil bu, korkmayın. hastayı felç etmezsiniz.
farmakoloji derslerinde eminim size istenmeyen direnç gelişimlerini önlemek için mümkün olduğunca dar spekturumlu ve etkene spesifik antibiyotik kullanmanız gerektiği söylenmiştir. o halde niye ısrarla geniş spektrumlu antibiyotikleri leblebi gibi yutturmak da ısrar ediyorsunuz? ben hastayım, yani cahilim, yani salağım. bu yüzden boğazım kor gibi yanarken sigara içmeye devam edebilirim, buz gibi biraları devirdikten sonra üstüne çorbacıya gidip kaynar çorbayı mideme indirebilirim, antibiyotikleri düzensiz kullanabilir, ya da bir tablet alıp semptomlar azalınca "her halde geçti" diye ilaç kullanmayı bırakabilirim. ama siz, siz bunun eğitimini aldınız ve bundan para kazanıyorsunuz. sizin salaklık yapmaya hakkınız yok. aptal olmayın!
bir de nezle ve gribe antiboyiklerin bir etkisi olmadığını artık ilkokul çocukları bile biliyor. viral infeksiyon ayrıdır, bakteriyel enf. ayrı. fakat etrafımda domuz gribi teşhisiyle dolaşan birçok arkadaşım hala leblebi gibi antibiyotik yutmakta. neden? zeki bir doktor onlara "sekonder enfeksiyonları önlemek için gerekli" demiş. neymiş, viral enfeksiyon immun sistemi zayıflatırmış. neden immun sistemi güçlendirmeye yönelik tedavi uygulamadıklarını çok merak ediyorum. ya da eğer sekonder enfeksiyon riski o kadar yüksekse neden bu hastaları sokaklara salarlar?
lütfen zeki bir doktorumuz beni aydınlatsın. adresim sağ alt köşede.
amoksisilinmiş. peh!
ama artık daha fazla değil. yarı sentetik bir ilaçtır, üretimi kolay, dolayısıyla ucuzdur. 1000 mg lık ilaç kutularını 10 liraya alabilirsiniz, fakat yeni nesil antibiyotiklerin 250 mg lıkları bile bu fiyatın 4 katıdır.
bu yüzden zeki doktorlarımız her burnumuz aktığında ya da bademciklerimiz şiştiğinde bize bu çoook geniş spektrumlu antiboyiğin 1000 mg lık dozlarıyla bizi günde iki kez boğarlar. çok zekice değil mi? çocukluğumuzdan beri durmadan bu ilacı yüksek dozda kullanırız her hastalandığımızda, bu da daha çok karaciğer ve böbrek hasarı anlamına gelir. ayrıca zeki doktorlarımız penisilin alerjilerinde anaflaktik şoka neden olması dışında hiç bir önemli yan etki göstermediği için bu ilacı gururla reçeteye yazarlar.
sonuç? sürekli yerli yersiz kullandığımızda bizi hasta eden patojen bakteriler direnç gösterebilir. geniş spektrumlu olduğu için vücudumuzda zaten bulunan ve etliye sütlüye karışmayan adi bakteriler de direnç gösterebilir. özellikle de kronik seyreden bakteriyel enfeksiyonlarda, kronik tonsillitis ya da tonsillofarenjitis gibi... her kullandığımızda bakteri azalır semptomlar kaybolur. ilaç kesildiğinde ise hala pusuya yatmış orada bekleyen ve bu kez daha da direnç kazanan bakteriler reenfeksiyona neden olurlar ve ufacık bir rahatsızlık yaşam kalitenizi düşürecek inatçı bir enfeksiyona dönüşebilir. fakat nedense sürekli nükseden aynı rahatsızlık için tekrar tekrar doktora gittiğimizde, zeki doktorlarımız inatla aynı tedaviyi uygulamak da ısrar ederler. zaten hep aynı doktora görünme lüksümüz yoktur, o saatte hangi doktor boştaysa artık. ve meşgul doktorumuz bizden tam olarak bir anemnez almaya gerek görmeyecek kadar işinin ehlidir, sizi "boğazım yanıyor" dersiniz, o amoksisiin yazar.
işte bunun için yeni nesil antibiyotikleri icat etmişler. bir de tıp fakültelerini.
doktorlara sesleniyorum! adam gibi anemnez alın! ve hastanızın yüzüne dahi bakmadan ilaç yazıp durmayın! böyle gidderse çok yakında hiç bir antibiyotik bir boka yaramayacak çünkü dünya üzerindeki bütün bakteriler dirençli hale gelecekler!
bir de tanrı aşkına! kronik farenjiti olan bir herifi verdiğiniz antibiyotik iyileştirmiyorsa kültür-antibiyogram testi yapın! zor değil, alt tarafı hastanın boğazına pamuklu bir çubuk sokacaksınız! beyin omirilik sıvısı değil bu, korkmayın. hastayı felç etmezsiniz.
farmakoloji derslerinde eminim size istenmeyen direnç gelişimlerini önlemek için mümkün olduğunca dar spekturumlu ve etkene spesifik antibiyotik kullanmanız gerektiği söylenmiştir. o halde niye ısrarla geniş spektrumlu antibiyotikleri leblebi gibi yutturmak da ısrar ediyorsunuz? ben hastayım, yani cahilim, yani salağım. bu yüzden boğazım kor gibi yanarken sigara içmeye devam edebilirim, buz gibi biraları devirdikten sonra üstüne çorbacıya gidip kaynar çorbayı mideme indirebilirim, antibiyotikleri düzensiz kullanabilir, ya da bir tablet alıp semptomlar azalınca "her halde geçti" diye ilaç kullanmayı bırakabilirim. ama siz, siz bunun eğitimini aldınız ve bundan para kazanıyorsunuz. sizin salaklık yapmaya hakkınız yok. aptal olmayın!
bir de nezle ve gribe antiboyiklerin bir etkisi olmadığını artık ilkokul çocukları bile biliyor. viral infeksiyon ayrıdır, bakteriyel enf. ayrı. fakat etrafımda domuz gribi teşhisiyle dolaşan birçok arkadaşım hala leblebi gibi antibiyotik yutmakta. neden? zeki bir doktor onlara "sekonder enfeksiyonları önlemek için gerekli" demiş. neymiş, viral enfeksiyon immun sistemi zayıflatırmış. neden immun sistemi güçlendirmeye yönelik tedavi uygulamadıklarını çok merak ediyorum. ya da eğer sekonder enfeksiyon riski o kadar yüksekse neden bu hastaları sokaklara salarlar?
lütfen zeki bir doktorumuz beni aydınlatsın. adresim sağ alt köşede.
amoksisilinmiş. peh!
dispepsi, gastrit, peptik ülser gibi gastrointestinal hastalıklara neden olduğu artık bilinen (bkz: Helicobacter pylori) adlı mikrobun tedavisinde de kullanılmaktadır. Ancak tedavide tek başına yer almaz, bir kokteylin parçasıdır. Bu kokteylin silahları sabah ve akşam aç karnına olmak üzere günde iki doz olarak alınan 1000mg amoksisilin, 500 mg (bkz: Klaritromisin) ve 30 mg (bkz: Lansoprazol)olup, bileşimini 14 gün boyunca kullanmak gerekmektedir. Her ne kadar devletin sağlık sigortası 14 günü gereksiz görse, 7 gün dese ve "sadece gerekirse 14 gün olabilir ve o da ikinci bir reçete ile" dese de, hekimler doğrudan 14 günlük protokolde ısrarcıdır ve haklıdır.
kriptik tonsillit olundugunda kendinize gelmeniz gereken madde.
625 mg lık klavulanik asitle kombine edilmiş tabletler artık bir boka yaramamaktadır. bakteriler ona karşı direnç ürettiler. bu yüzden doktorlar her fırsatta 1000 mg dayarlar. sonra da böbrek ve karaciğerimiz mikilir.
oral kontraseptiflerin emilimini azaltır.
reçetede ismini görüp : "iyi la.. amlı mamlı ismi var.. güzeldir bu" dediğim,
içince ebemi ziken ilaç..
içince ebemi ziken ilaç..
Klavulanik asit'in kankisidir. Günümüz antibiyotiklerinde ikisi bir arada kullanılır hep. Bu pezevenk bakteriler tabi direnç kazanıp bloke ediyorlar bunu. Bu klavulanik asit de bu ibne bakterilerin salgıladığı beta-laktam mıdır beta-laktamaz mıdır maddesini bloke ederek amoksisilin'in bloke edilmesini engelliyordu galiba.
Etken madde. Raad olun daha bi sürü ilaç var kullanılabilecek. Doktoruz biliyoruz. Penisilin en basittir hatta. Çoğu bakteri hali hazırda dirençli. Bu antibiyotik içmekle de olacak şey değil. Kac milyon insanın o antibiyotigi çok kullanması ile olur A yapraaam.
diş hekimliğinde iki yıl okutulan farmakoloji dersinin manevi adıdır. onca ilaç öğrenilmesine rağmen yazılan üç beş ilaçtan açık ara önde olanıdır.
Tıpçıların akın ettiği başlıktır. Güzeeeeel.
Bu arada antibiyotiğe karsıyım. Yasasin yararli bakteriler.
Bu arada antibiyotiğe karsıyım. Yasasin yararli bakteriler.
(bkz: AUGMENTiN)
Doğal olmayan Penisilin grubuna girer.
Geniş spektrumlu yarı–sentetik bir penisilindir.
Mide asidi dahi dayanıklıdır.
Etki olarak
Bulantı . Deri dökülmesi kaşıntı olabilir.
Tedavi Yöntemleri ise
Oral, (bkz: intravenöz)
Olarak yapılır.
Geniş spektrumlu yarı–sentetik bir penisilindir.
Mide asidi dahi dayanıklıdır.
Etki olarak
Bulantı . Deri dökülmesi kaşıntı olabilir.
Tedavi Yöntemleri ise
Oral, (bkz: intravenöz)
Olarak yapılır.
Bir tür penisilin.
ishal garantili etken madde. sakın ishali geçirmeye falan ya da geçirmek için ilaç almaya falan kalkmayın boş yere, geçmez.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar