bugün
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı9
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
- bir insanda en sevilen özellik5
- gol bağıra bağıra geliyordunun ingilizcesi2
- ressam tatiana kirillova barış manço tablosu2
- ufo2
- allah'ın bütün gün insanları izlemesi2
- türklerin ileri olduğu konular21
- meryem can2
- atatrue2
- en gey özelliğiniz10
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı4
- dinsize inanır mısın17
- saraca finch house3
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- true nickli yazar11
- çırçıplak yatmak9
- norm ender3
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- erkek adam2
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- bir kadının en güzel bölgesi8
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- eski seni özlüyor musun6
- vantilatörü kendine çevirmek6
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- özlenen hissiyatlar6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- salak yazarlar7
- ruh hastası olan yazarlar6
- mutlak butlan kararının yargıtay'a gönderilmesi2
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- bir gün öleceğini unutmak10
- kuran da neden namaz yok8
- seninle şurada olabilirdik5
- arkadaşlar bakar mısınız11
- gocu31
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- pandela6
artık tedavülden kaldırılması gerektiğini düşündüğüm illet bir antibiyotik. klavulanik asitle kombine verilir, özetle klavulanik asit bakterinin arkasına geçip kollarını kenetler, sonra kabadayımız gelip karnına ölümcül bir yumruk indirir. bu yumruk bakteriyi artık kendi hücre duvarını yenileyemez hale getirir ve pufff!!! hedef nakavt! amoksisilin 1, bakteri 0...
ama artık daha fazla değil. yarı sentetik bir ilaçtır, üretimi kolay, dolayısıyla ucuzdur. 1000 mg lık ilaç kutularını 10 liraya alabilirsiniz, fakat yeni nesil antibiyotiklerin 250 mg lıkları bile bu fiyatın 4 katıdır.
bu yüzden zeki doktorlarımız her burnumuz aktığında ya da bademciklerimiz şiştiğinde bize bu çoook geniş spektrumlu antiboyiğin 1000 mg lık dozlarıyla bizi günde iki kez boğarlar. çok zekice değil mi? çocukluğumuzdan beri durmadan bu ilacı yüksek dozda kullanırız her hastalandığımızda, bu da daha çok karaciğer ve böbrek hasarı anlamına gelir. ayrıca zeki doktorlarımız penisilin alerjilerinde anaflaktik şoka neden olması dışında hiç bir önemli yan etki göstermediği için bu ilacı gururla reçeteye yazarlar.
sonuç? sürekli yerli yersiz kullandığımızda bizi hasta eden patojen bakteriler direnç gösterebilir. geniş spektrumlu olduğu için vücudumuzda zaten bulunan ve etliye sütlüye karışmayan adi bakteriler de direnç gösterebilir. özellikle de kronik seyreden bakteriyel enfeksiyonlarda, kronik tonsillitis ya da tonsillofarenjitis gibi... her kullandığımızda bakteri azalır semptomlar kaybolur. ilaç kesildiğinde ise hala pusuya yatmış orada bekleyen ve bu kez daha da direnç kazanan bakteriler reenfeksiyona neden olurlar ve ufacık bir rahatsızlık yaşam kalitenizi düşürecek inatçı bir enfeksiyona dönüşebilir. fakat nedense sürekli nükseden aynı rahatsızlık için tekrar tekrar doktora gittiğimizde, zeki doktorlarımız inatla aynı tedaviyi uygulamak da ısrar ederler. zaten hep aynı doktora görünme lüksümüz yoktur, o saatte hangi doktor boştaysa artık. ve meşgul doktorumuz bizden tam olarak bir anemnez almaya gerek görmeyecek kadar işinin ehlidir, sizi "boğazım yanıyor" dersiniz, o amoksisiin yazar.
işte bunun için yeni nesil antibiyotikleri icat etmişler. bir de tıp fakültelerini.
doktorlara sesleniyorum! adam gibi anemnez alın! ve hastanızın yüzüne dahi bakmadan ilaç yazıp durmayın! böyle gidderse çok yakında hiç bir antibiyotik bir boka yaramayacak çünkü dünya üzerindeki bütün bakteriler dirençli hale gelecekler!
bir de tanrı aşkına! kronik farenjiti olan bir herifi verdiğiniz antibiyotik iyileştirmiyorsa kültür-antibiyogram testi yapın! zor değil, alt tarafı hastanın boğazına pamuklu bir çubuk sokacaksınız! beyin omirilik sıvısı değil bu, korkmayın. hastayı felç etmezsiniz.
farmakoloji derslerinde eminim size istenmeyen direnç gelişimlerini önlemek için mümkün olduğunca dar spekturumlu ve etkene spesifik antibiyotik kullanmanız gerektiği söylenmiştir. o halde niye ısrarla geniş spektrumlu antibiyotikleri leblebi gibi yutturmak da ısrar ediyorsunuz? ben hastayım, yani cahilim, yani salağım. bu yüzden boğazım kor gibi yanarken sigara içmeye devam edebilirim, buz gibi biraları devirdikten sonra üstüne çorbacıya gidip kaynar çorbayı mideme indirebilirim, antibiyotikleri düzensiz kullanabilir, ya da bir tablet alıp semptomlar azalınca "her halde geçti" diye ilaç kullanmayı bırakabilirim. ama siz, siz bunun eğitimini aldınız ve bundan para kazanıyorsunuz. sizin salaklık yapmaya hakkınız yok. aptal olmayın!
bir de nezle ve gribe antiboyiklerin bir etkisi olmadığını artık ilkokul çocukları bile biliyor. viral infeksiyon ayrıdır, bakteriyel enf. ayrı. fakat etrafımda domuz gribi teşhisiyle dolaşan birçok arkadaşım hala leblebi gibi antibiyotik yutmakta. neden? zeki bir doktor onlara "sekonder enfeksiyonları önlemek için gerekli" demiş. neymiş, viral enfeksiyon immun sistemi zayıflatırmış. neden immun sistemi güçlendirmeye yönelik tedavi uygulamadıklarını çok merak ediyorum. ya da eğer sekonder enfeksiyon riski o kadar yüksekse neden bu hastaları sokaklara salarlar?
lütfen zeki bir doktorumuz beni aydınlatsın. adresim sağ alt köşede.
amoksisilinmiş. peh!
ama artık daha fazla değil. yarı sentetik bir ilaçtır, üretimi kolay, dolayısıyla ucuzdur. 1000 mg lık ilaç kutularını 10 liraya alabilirsiniz, fakat yeni nesil antibiyotiklerin 250 mg lıkları bile bu fiyatın 4 katıdır.
bu yüzden zeki doktorlarımız her burnumuz aktığında ya da bademciklerimiz şiştiğinde bize bu çoook geniş spektrumlu antiboyiğin 1000 mg lık dozlarıyla bizi günde iki kez boğarlar. çok zekice değil mi? çocukluğumuzdan beri durmadan bu ilacı yüksek dozda kullanırız her hastalandığımızda, bu da daha çok karaciğer ve böbrek hasarı anlamına gelir. ayrıca zeki doktorlarımız penisilin alerjilerinde anaflaktik şoka neden olması dışında hiç bir önemli yan etki göstermediği için bu ilacı gururla reçeteye yazarlar.
sonuç? sürekli yerli yersiz kullandığımızda bizi hasta eden patojen bakteriler direnç gösterebilir. geniş spektrumlu olduğu için vücudumuzda zaten bulunan ve etliye sütlüye karışmayan adi bakteriler de direnç gösterebilir. özellikle de kronik seyreden bakteriyel enfeksiyonlarda, kronik tonsillitis ya da tonsillofarenjitis gibi... her kullandığımızda bakteri azalır semptomlar kaybolur. ilaç kesildiğinde ise hala pusuya yatmış orada bekleyen ve bu kez daha da direnç kazanan bakteriler reenfeksiyona neden olurlar ve ufacık bir rahatsızlık yaşam kalitenizi düşürecek inatçı bir enfeksiyona dönüşebilir. fakat nedense sürekli nükseden aynı rahatsızlık için tekrar tekrar doktora gittiğimizde, zeki doktorlarımız inatla aynı tedaviyi uygulamak da ısrar ederler. zaten hep aynı doktora görünme lüksümüz yoktur, o saatte hangi doktor boştaysa artık. ve meşgul doktorumuz bizden tam olarak bir anemnez almaya gerek görmeyecek kadar işinin ehlidir, sizi "boğazım yanıyor" dersiniz, o amoksisiin yazar.
işte bunun için yeni nesil antibiyotikleri icat etmişler. bir de tıp fakültelerini.
doktorlara sesleniyorum! adam gibi anemnez alın! ve hastanızın yüzüne dahi bakmadan ilaç yazıp durmayın! böyle gidderse çok yakında hiç bir antibiyotik bir boka yaramayacak çünkü dünya üzerindeki bütün bakteriler dirençli hale gelecekler!
bir de tanrı aşkına! kronik farenjiti olan bir herifi verdiğiniz antibiyotik iyileştirmiyorsa kültür-antibiyogram testi yapın! zor değil, alt tarafı hastanın boğazına pamuklu bir çubuk sokacaksınız! beyin omirilik sıvısı değil bu, korkmayın. hastayı felç etmezsiniz.
farmakoloji derslerinde eminim size istenmeyen direnç gelişimlerini önlemek için mümkün olduğunca dar spekturumlu ve etkene spesifik antibiyotik kullanmanız gerektiği söylenmiştir. o halde niye ısrarla geniş spektrumlu antibiyotikleri leblebi gibi yutturmak da ısrar ediyorsunuz? ben hastayım, yani cahilim, yani salağım. bu yüzden boğazım kor gibi yanarken sigara içmeye devam edebilirim, buz gibi biraları devirdikten sonra üstüne çorbacıya gidip kaynar çorbayı mideme indirebilirim, antibiyotikleri düzensiz kullanabilir, ya da bir tablet alıp semptomlar azalınca "her halde geçti" diye ilaç kullanmayı bırakabilirim. ama siz, siz bunun eğitimini aldınız ve bundan para kazanıyorsunuz. sizin salaklık yapmaya hakkınız yok. aptal olmayın!
bir de nezle ve gribe antiboyiklerin bir etkisi olmadığını artık ilkokul çocukları bile biliyor. viral infeksiyon ayrıdır, bakteriyel enf. ayrı. fakat etrafımda domuz gribi teşhisiyle dolaşan birçok arkadaşım hala leblebi gibi antibiyotik yutmakta. neden? zeki bir doktor onlara "sekonder enfeksiyonları önlemek için gerekli" demiş. neymiş, viral enfeksiyon immun sistemi zayıflatırmış. neden immun sistemi güçlendirmeye yönelik tedavi uygulamadıklarını çok merak ediyorum. ya da eğer sekonder enfeksiyon riski o kadar yüksekse neden bu hastaları sokaklara salarlar?
lütfen zeki bir doktorumuz beni aydınlatsın. adresim sağ alt köşede.
amoksisilinmiş. peh!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar