bugün

/146
ancak gerizekalıların saygısızca yaklaşacağı gerçeklik.
şimdi adama ne diyeceksin ki, gel bana ana avrat söv diyor, sonra da hatalı olan sen oluyorsun. allah akıl fikir versin ne diyelim.
kalben inandığım, var olduğuna inandığım yaratıcı..

ancak gerçekten kalben inanmaktan ziyade aklımda deli sorular var sormak istediğim, deli şeyler var..

şöyle ki;

cennet ve cehennem.. müslüman olup olmayanlar, inanmayanlar ve şirk koşanlar için geçerlidir.. ancak islam'dan haberi olmayan kişiler veyahut toplumlar bundan sorumlu tutulmaz..

şimdi bizler acı cektiğimizde hep "sabır" diyerek devam ediyoruz.. çünkü sabır etmek ve islamın gerektirdiği şeyleri yapmak bizi cennete götürecektir.. yani sonsuz güzelliğe.. acıya bir nevi bu güzellik için katlanıyoruz.. şimdi gelelim bu dinden haberi olmayanlar..

dünya üzerinde milyonlarca insan var belkide islam'dan, allah'tan haberi olmayan.. bunların çoğunun acı çektiğini düşünelim veyahut sadece afrika kabileleri ele alalım.. açlık, sefalet, hastalık, acı hepsi var.. devamlı bir acı var.. müslümanlıktan veya islamdan haber yok.. adamların hiç bir şeyden haberi yok..

şimdi bu adamlar bunca acı çekmesine rağmen sırf haberi olmadı, duymadı diye neden toprak oluyor? çektiği acılar niye ortada kalıyor.. neye göre ortada kalıyor veya kalacak.. madem islamdan haberi olmayanlar toprak olacak peki bu insanların dünyada çektiği acı ne olacak?

çok düşündüğüm, şirk koşmak istemediğim, korkmuş olmama rağmen aklıma hep bir yer takılıyor..

hani adalet?
yukarda allah var sözü neden söylenmiştir hep merak etmişimdir.bilen varsa beri gelsin.
allah heryerdedir olması gerekir zannımca doğrusu.
şöyle açıklayayım, bir memlekette yaşıyor olsan, ve kurallara uysan ama o memleketin padişahını tanıman istense ama sen "padişahı tanımam, o da kimmiş" desen ama padişah senin hakkına düşenini vermeye devam etse, bu o padişaha nankörlük değilmidir,
gene aynı memlekette biri daha olssa, kurallara tam uymasa ama padişahı bilip hakkına düşeni verdiği için padişaha teşekkür etse, padişahın gözünde hangisi hangi yerde olur?

yatıp uyuyacaksın, ama nefes alıp vermeye devam edeceksin, bağırsakların sindirime devam edecek, göz kapakların açılıp kapanacak ve gözünü nemlendirmeye devam edecekler, kanınla beraber oksijen hücre hücre gezecek vücudunda,
aynı toprağa iki tohum ekilecek, biri elma verecek biri mandalin, mandalini alacaksın o muhteşem paketlemesini açacaksın, dilimlenmiş vitamin keseceklerinin o çamur yiyen ağaçtan oluşumuna hayret etmeyeceksin, yada kendi kendine oluşmuş olabileceğine inanacaksın,
bu aynen şuna benziyor, hurdalığa bir kasırga çarpıyor, ve hurdalığa çarpan kasırgadan sonra, uçuşa hazır bir boing737 oluşuyor orada kasırgada uçuşan alet edevat sayesinde, ama öyle böyle değil, yazısına kadar, imzasına kadar üzerinde hazır ve nasır bir boing737,
kaldıki bir baksan etrafına ya da kendi vücuduna, boing737 ile kıysalanamayacak sanatı görürsün kendinde ve etrafında,
ve sen bunun kendi kendine deneme yanılma yoluyla olmuş bir şey olduğuna inanacak ve bunu yapanı inkar edeceksin, sonra da etmeyenle aynı muamele talep edeceksin hakmıdır bu?

bilim yada allah değildir işin kırılma noktası,
bilim keşfettikçe allaha olan hayranlığın artmasıdır asıl mevzu, yani bendeki etkisi o, 1500 yılında yaşamış bir müslüman ile aynı gözle bakamam ben, o da seviyordu o da inanıyordu ama ben hayretten hayrete düşüyorum,

"ey nefis! bütün ahbabın, kabrin öbür tarafındadırlar. burada kalan bir iki tane ise, onlar da gidiyorlar. ölümden ürküp, kabirden korkup başını çevirme. merdâne* kabre bak, dinle, ne talep eder? erkekçesine ölümün yüzüne gül, bak, ne ister. sakın gafil olup ikinci adama benzeme.(ikinci adam başka bir konu, uzun diye girmiyoruz oraya)

ey nefsim! deme, "zaman değişmiş, asır başkalaşmış. herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder*, derd-i maişetle* sarhoştur"
çünkü ölüm değişmiyor. firak*, bekaya kalb olup başkalaşmıyor. acz-i beşerî*, fakr-ı insanî değişmiyor ziyadeleşiyor. beşer yolculuğu kesilmiyor, sür'at peydâ ediyor.

hem deme!! "ben de herkes gibiyim" çünkü herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. herkesle musibette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassızdır.
hem kendini başıboş zannetme. zira şu misafirhane-i dünyada, nazar-ı hikmetle baksan, hiçbir şeyi nizamsız, gayesiz göremezsin. nasıl sen nizamsız, gayesiz kalabilirsin?
gözünü kapayan yalnız kendine gece yapar"
--spoiler--
dünya üzerindeki tüm canlılar üremesin.
bakalım tanrınız yaratabiliyor mu?
--spoiler--
kainatı yaratandır. o tektir. Kuranı kerimde ihlas suresinde buyurur

De ki: O, Allah birdir. Allah sameddir. O,
doğurmamış ve doğmamıştır. Onun hiçbir dengi
yoktur

Ihlas suresi m meali 1-2-3-4 .
o da bir tanrı, tengri, yaratan,

varlığı ile bazılarını onurlandıran, (bkz: teist)

bazılarının umurunda olmayan, (bkz: ateist)

bazıları, habersiz (bkz: agnostik)

bazıları için ise önemsizdir. (bkz: deist)

bazıları için eksi vermek için açılan başlıklarda yazalılan enrtylerdir. (bkz: sözlüğün şeytanları)
Bize öğrettikleri üzere varsa dünyayı o yaratmışsa Afrikayı Güney Amerikayı next next next yapmış yüce ulu şahsiyet.
El evveli Allah, El ahiri Allah, Ez zahiri Allah, El batinu Allah, men kanefi kalbihi Allah, fe muinuhu fiddareyni Allah, fe men kanefi kalbi gayrullah, fe hasmuhu fiddareyni Allah
"Kimin kalbinden ALLAH sevgisi varsa, iki dünyada da onun yardımcısı ALLAH'tır. Kimin kalbinde ALLAH'tan başkasının sevgisi varsa, iki dünyada da onun hasmı ALLAH'tır."
en hayırlısını bilen, en güzel hükmü veren, en güzel vekil.

(bkz: tecrübeyle sabit)
masaldır. diyelim ki var, ve sonsuza kadar olacak her şeyi biliyor kendileri. yani benim bu entry'i yazacağımı ezelden beri biliyordu. o zaman benim bu entry'i yazmam lazım. çünki allah biliyor, yani sözlüğü okurken, "aa nota bilmeyen adam böyle bir entry girmiş" diye şaşırmaz, çünki ta ezelden beri biliyor yazacağımı, ve onunda yapması gereken şey bana bunu yazdırmak, çünki öyle yapmazsa ben onun bilgisi dışında bir şey yapmış olurum. ve sadece bu her şeyi bilme özelliği ile bir robottur.
kesinlikle kuran-ı kerim'de yakmakla tehdit etmez. tek doğru yol olan allah'a kulluk yolunda yürünmediği takdirde cehennem azabı ile karşılaşılacağından bahseder. allah'sız yaşarsanız, öldükten sonra allah'sız uyanırsınız. en fazla allah'sız olan yer de cehennemdir.

açın bakın, kuran'ın hiçbir yerinde allah teala "sizi yakacağım" mealinde vahyetmemiştir. "cehennem azabına uğrayacaklar" ya da "onların yeri, çetin bir azap yeridir" mealinde ayetler vardır.
kışın son günlerinde bana biraz kevser şarabı göndermesini istediğim yaratıcı. bir el at panpa sıcak şarap yapacam bende bitmiş de.
müslüman olmasam da hala bazılarının erkekle kadını eş tutmamış dediği yaratıcı. evet fiziksel olarak erkek kadından üstündür bunda ne gibi bir sorun var bu tür şahıslara sormak lazım.
mevlana, yunus emrelere göre aşkın adı, şimdi ki inançsızlara göre mantıksızlık. varın siz düşünün nereden nereye geldiğimizi.
varlığı ispatlanmayana kadar olmayandır.
olmaya ama varmış gibi gösterilen hede. evet.
- Eğer yeryüzündeki ağaçlar hep kalem olsa, deniz de arkasından yedi deniz daha kendisine destek olduğu halde mürekkep olsa, yine de Allah'ın kelimeleri yazmakla tükenmez. Şüphesiz ki Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (LOKMAN/27)

- Siz ne yeryüzünde, ne de gökte (Allah'ı) aciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dost ve yardımcı da bulamazsınız. (ANKEBUT/22)

- Allah sizin düşmanlarınızı çok iyi bilir. Gerçek bir dost olarak Allah yeter. Ve yardımcı olarak da Allah yeter. (NiSA/45)

- Allah O'dur ki, gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratmış, sonra Arş üzerine istivâ buyurmuştur (hakim olmuştur). Sizin için O'ndan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi! Artık düşünmeyecek misiniz? (SECDE/4)

- O kötü amelleri işleyip de sonra arkasından tevbe ve iman edenler için hiç şüphe yok ki, Rabbin bundan sonra yine de affedici ve merhamet edicidir. (A'RAF/153)

- Şayet kullarım, sana benden sordularsa, gerçekten ben çok yakınımdır. Bana dua edince, duacının duasını kabul ederim. O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler. (BAKARA/186)

-(Onlar mı hayırlı) yoksa, kendine yalvardığı zaman bunalmışa karşılık veren ve başındaki sıkıntıyı gideren, sizi yeryüzünün hakimleri yapan mı? Allah'ın yanında başka bir ilâh mı var? Ne kıt düşünüyorsunuz! (NEML/62)

-Eğer inkâr ederseniz, şüphe yok ki Allah'ın size ihtiyacı yoktur. Bununla beraber kulları hesabına küfre razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin hesabınıza ona razı olur. Hiçbir günahkar da diğerinin günahını çekecek değildir. Sonra dönüşünüz, Rabbinizedir. O vakit, O size bütün yaptıklarınızı haber verecektir. Çünkü O, bütün kalplerin özünü bilir. (ZÜMER/7)
var olup olmaması pek de umrumda değil açıkçası. eğer varsa, bu kadar kötü niyetli ve sadist bir varlık beni yarattığı için kendimden tiksinirim, eğer yoksa, insanlar bu kadar kötü niyetli ve sadist bir varlığa inanabildikleri için insanlardan tiksinirim.
"ben ateistim "diyen kişinin en doğal hakkıdır bunu söyleyebilmesi. fakat hiç rasyonel değildir. allah inancı olan bir insan inancı gereği yılda bir ay oruç tutar. tıp adamlarınında tavsiye ettiği gibi onbir ay boyunca çalışan bir mideyi bir ay dinlendirmek sağlık açısından çok faydalıdır yani rasyoneldir. her hangi bir kayıp söz konusu değildir. inançlı insan günde beş kez ellerini yüzünü yıkar. vücuda değen su vücuttaki statik elektriği alır stres yoğunluğunu aşağıya çeker. ayrıca temizlik iyi bir şeydir. sonra eğilir, bükülür, yere yatar, ayağa kalkar, tekrar yere yatar ve günde beş kez mükemmel bir egzersiz yapmış olur. burada da bir kayıp söz konusu değildir. aksine sağlık için bir çok kazanç söz konusudur. yani rasyoneldir. iş bu yazıdan çıkan sonuç: allah inancı olan insanlar akıllı ve rasyonel insanlardır. kaybedecekleri hiç bir şey yoktur. tüm bunlar ateist kardeşlerimizin aklına şu soruyu getirmelidir: ya allah varsa? gideceğimiz yerde bizi bekliyorsa? işte o zaman sıçtın ateist kardeş! kaybedeceğin çok şey var demektir...
bazı kavramlar vardır ki zikredildiğinde baş tacıdır, olmalıdır.
zaman zaman "tatlı adam" tabirini kullanmam bu yüzdendir.
sözlüğümüzde bu kavrama dair yazarların duygu ve düşünceleri alınmak isteniyorsa, istenildiğinde, sol cenahın en üstünde yer alması, "tatlı adama" olan deruni sevginin ifadesidir.
derdim ukalalık değil. bilirim ki, sözlükte her başlık yerini yeni başlığa ve/veya en son tanımlanan başlığa bırakır. bu bağlam kusura değil zarurete işaret eder. ama yine bilinir ki teknolojide çare tükenmez.
muhabbetle kalın.

edit; iş bu yazı başka sözlüklerde de aynen paylaşılmıştır.
alla alla.
kendisine inanmanın, iman etmenin risk işi olduğunu bilmeyenler tarafından varlığı/yokluğu kanıtlanmaya çalışılandır. kimine göre baş tacı, ezeli ve ebedi olandır, kimine göre ise mit. sen inanmazsın, ben inanırım. bu tamamen tercih meselesidir. inanıp inanmamak da risk işidir. allah vardır ya da yoktur diye kanıt sunmaya çalışmak, kısır döngünün içinde cevaplanamaz soruların içinde kaybolmaktır.

dipsiz bir kuyudur o, kendisi de, onu aramak da.
var olan ancak yarattığı insanlara din adında bir kısıtlama getirmediğine inanılması gerekendir.
paradokstur ayni zamanda, diyerek artistlik yapmak istedim ama bir varlığın farklı ve üstün bir formda da var olabileceği fikri aklıma geldi.
© copyright 2005 - 2026