bugün
- 2026 yılında hala sigara içen kişi9
- sabah nasıl uyanıyorsunuz14
- ateistlerin nursuz olması23
- nervio bugün ne giydi acabası12
- tanrı yok13
- ota boka devşirme diyen hırto27
- şaka maka ups boobbs'un da yaşlanmış olması12
- bana kimse eksi oy atamaz9
- sözlüğün tanrıçası olmak12
- özgür özel vs kemal kılıçdaroğlu4
- çırılçıplak sözlüğe entry girmek7
- gocu nickli lavuğun neden kaşınması13
- sözlük kızlarının ateşli olduğu gerçeği13
- sürekli yeme isteği8
- iyi sevişen erkeğe aşık olunur mu18
- sözlüğün en götü güzel kızı8
- yurtdışında hintli misin diye sorulması12
- sözlüğün fingirdekleri10
- canımın waffle çekmesi5
- seçimde kime oy vereceğiz8
- hoşlanılan kızın onlyfans hesabı olması5
- birini hep düşünüyorsan o da seni düşünüyor mudur3
- true nickli namussuz yazar15
- atatürkçü sanatçı azlığı2
- atatürk ün ateist olması8
- arkadaşlar bu çanta nasıl5
- mason greenwood57
- başkasının ısırdığı yemeği yer misiniz8
- üstteki yazara bir hayat tavsiyesi bırak16
- uysaljakoben20
- belinde kelebek dövmesi olan yazarlar14
- yunanlıların yağlı güreşi çalmaları11
- geceye bir şarkı bırak23
- sözlüğün yılanı8
- 15 temmuz 2026 ingiltere arjantin maçı37
- köylü olan ailemden utanıyorum12
- iyi geceler sayın yuzırlar3
- velvet'in silver'a benzemesi15
- fetö nün siyasi ayağı19
- bir insana akpliliği üzerinden saldırmak31
- antropomorfizm3
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız40
- bir sarma yapmışım9
- the merich5
- etin üzerine tereyağı dökmek7
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı12
- sözlüğün 500 cc memelisi6
- türk halkının kerem kınık'a özür borçlu olması13
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı2
- sevgilinin sümüğünü yer misin5
gavurcanının tanrı zannedildiği, ama aslında türkçesi tanrı olan yaratıcı.
yukardaki büyük ahpap.
mezopotamya kökenli bir kelimedir. (bkz: el ilah)
bilindiği ve burada da yazıldığı üzere ay tanrısıdır, dişidir, sembolü de hilaldir.
hicri takvim, ay tanrısı ve hilal sembolünün arap kültüründeki yeri düşünülünce bir kez daha gülümsenir ve elbette örnekler çoğaltılabilir.
hatta arabanın arkasına "sümerler sağolsun" yazmak bile düşünülebilir.
bilindiği ve burada da yazıldığı üzere ay tanrısıdır, dişidir, sembolü de hilaldir.
hicri takvim, ay tanrısı ve hilal sembolünün arap kültüründeki yeri düşünülünce bir kez daha gülümsenir ve elbette örnekler çoğaltılabilir.
hatta arabanın arkasına "sümerler sağolsun" yazmak bile düşünülebilir.
var olmama ihtimalinin var olma ihtimalinden kuvvetli olmasına rağmen binlerce yıldır insanları sorgulatan enteresan bir güçtür.
varlığının ve yokluğunun derdini birbirine çektirenlerle bizi hemhal eden.
(bkz: teşekkür ederim)
anlamam arapça, bilmem dini hüküm ama, huzur bulurum yazılışına baktıkça.
görsel
anlamam arapça, bilmem dini hüküm ama, huzur bulurum yazılışına baktıkça.
görsel
'inanmıyorum' diyenlerin bile aslında inandığı yüce yaratıcı. her şeyin sahibi.
yaradan. rab. en güzel sevgili.
ala külli şey in kadirdir. o her şeye hakimdir, her şeye gücü yetendir.
allah ki, (c.c.) o'ndan başka ilah yoktur. diridir, kainatı koruyandır, o'nu ne uyuklama ne de uyku tutmaz. göklerde ve yerde ne varsa hepsi o'nundur. izni olmadan o'nun huzurunda şefaat edecek kimdir? kullarının önlerindekini ve arkalarındakini bilir. onlar ise; o'nun ilminden dilediği kadarını kavraya bilirler. o'nun kürsüsü gökleri ve yeri kapsamıştır. gökleri ve yeri korumak o'na ağır gelmez. o yücedir, büyüktür.
allah ki, (c.c.) o'ndan başka ilah yoktur. diridir, kainatı koruyandır, o'nu ne uyuklama ne de uyku tutmaz. göklerde ve yerde ne varsa hepsi o'nundur. izni olmadan o'nun huzurunda şefaat edecek kimdir? kullarının önlerindekini ve arkalarındakini bilir. onlar ise; o'nun ilminden dilediği kadarını kavraya bilirler. o'nun kürsüsü gökleri ve yeri kapsamıştır. gökleri ve yeri korumak o'na ağır gelmez. o yücedir, büyüktür.
varlığına inandığımızda hiçbir şey kaybetmeyeceğimiz, inanmadığımızda ise çok şey kaybedeceğimiz kudretli varlık.
varliginin kanitlanmasini bekleyenleri anlamakta gucluk cektigim. fen bilimlerinden bahsetmiyoruz, hubble teleskop ile uzayin ve evrenin derinliklerine zoom edip kendisini gorebilecegimizi mi dusunuyorlar anlayamiyorum ya da ekstra boyutlari veya paralel evrenleri gormemizi saglayan bir cihaz gelistirilir belki de o zaman cennet, cehennem, cinler alemi onumuze dokulur belki. bu bir inanc meselesidir, kendi mantigin veya altinci his diyelim ya da her ne ise, kendi yargi sisteminiz ile bir sonuca varir, inanir veya inanmazsiniz, daha cok felsefik ve dini bir boyutu vardir bu yargi surecinin. ama varligi veya yoklugunun kanitlandigini dusunun bir an, e ne anlami kaldi artik herseyin, herkes musluman oldu, hristiyan oldu ya da ateist oldu. sinava girdiginde herkesin elinde cevap anahtari var bir dusunun, bulmacanin herseyi elinizin altinda. ne bu simdi? benim amacim bu entry ile yaraticinin var olup olmadigini tartismak degil, bu konuda fikrimi belli edecek bir cumle sarfettigimi de dusunmuyorum bu yazi icerisinde. benim derdim hala yaraticinin varligina inanmak veya inanmamak icin bir kanit bekleyenler ile.
edit:typo
edit:typo
eğer dediklerinde ciddiyse, sıçtık.
Yerleri gökleri yaratmış tektir.
(bkz: Allahüekber).
(bkz: Allahüekber).
Bazen açılan elleri boş çeviren yaratıcı varlık.
99 bilinmeyenli bir ahlak denklemi.
hoca muhammed fena bir soru sormuş.
hoca muhammed fena bir soru sormuş.
eski Mısırlıların "sin" adını verdiği(bkz. Kur'an'daki YA SiN suresi) ve eski putperest Arapların ise "AL-ILAH" adını verdikleri ay tanrısı AL-ILAH ve onun 3 kızı Al-LAt,Al-Uzza,Manat
(bkz Kuran 53:19-20)
Bir de genelde bazı islami parti sembollerinde Al-lah ın kızlarının adı Al-lat Al-uzat ve Al-manat..3 yıldız olarak sembolize edilmiştir(islam and Arabs, Rom Landau, 1958 p 11-21). Kuran da bu konuya gönderme yapılmıştır..(53:19-20) bulunan kalıntılarda islamiyet öncesi döneme ait Al-ilah ı simgeleyen yaşlı sakallı bir adam üzerinde büyük bir ay sembolü ve önünde 3 kızı Al-lat,Al-uzat,Al-Manat bulunmuştur.(archeology of world religions Jack finegan)
Putperest Araplar islamiyet önce Kabe de 360 tane puta tapıyordu bunlardan birisinin ismi Al-ilah idi(bugünkü şekliyle Allah)(Who Is This Allah?, G. J. O. Moshay, 1994, p 138, A Restatement of The History of Islam & Muslims, Sayed A. A. Razwy, Muslim, The State of Religion in Pre-Islamic Arabia, p19-20 1997,First encyclopedia of islam, 1987, Islam, p. 587-591)
Hatta Muhammed in babasının ismi Abdullah yani Abd-Allah(Al-ilah) idi.Bu Al-ilah a Kabe de kara taşın yanında ibadet ediliyordu(The Archeology of World religions, Jack Finegan, 1952, p482-485, 492)
Arapça da Tanrı kelimesinin anlamı tam olarak "ilah" tır...(The Encyclopedia of islam, New Edition, Edited By B. Lewis, V. L. Menage, Ch. Pellat And J. Schacht, 1971, ALLAH, page 406)
Araplar islamiyet öncesi dönemde Kabe deki 360 tane put arasından en yükseği,en güçlüsü olarak ay tanrısını görüyor ve buna Al-ilah (En güçlü ilah) şeklinde ellerini iki yana açarak dua ediyorlardı...yani Arapça da "ilah" olan Tanrı kelimesi islamiyetle beraber "Allah" a dönüştürüldü.(southern Arabia, Carleton S. Coon, Washington, D.C. Smithsonian, 1944, p.399) (Çeşitli Arap kabileleri aslında bu ay Tanrısına değişik adlar veriyordu bunlardan bazıları "Sin","Hubal",ve Kureyş te Al-ilah. Dilbilimciler "Allah" kelimesinin "Al-ilah" tan türediğini söylerler.(.islam Muhammed and his religion, Arthur Jeffery, 1958, p 85,Muhammad at Mecca, W. Montgomery Watt, 1953, p 23-29)
"Allah" kelimesi islamiyetten önceki Arap yazıtlarında bulunmuştur(Encyclopedia Britannica, I:643)
Muhammed bu 360 tane puttan birisinin,ay Tanrısı olan en güçlüsünün ismini alıp tek olduğunu söylüyordu. "Al-ilah tan başka ilah yoktur"(The hajj, F. E. Peters, p 3-41, 1994) Hz. Muhammed böylece Al-ilah ı tek Tanrı olarak ilan etti ve diğer putlara tapınmayı yasakladı.
islamiyet öncesi bazı putperestlerin ilginç gelenekleri vardı bunlar Ramazan dedikleri ayda 1 ay oruç tutarlar,Mekke ye Hacca gidip Kabe nin etrafında 7 kez dönerler,"Kara Taş" ı kutsal sayar onu öper ve günde 4 veya 5 vakit namaz(salat) kılarlar şeytan taşlarlardı.Tabi bunlar Kuran da da bulunur (Is Allah the same God as The God of Bible?, M. J. Afshari, p 6, 8-9,islam, Beliefs And Observances, Caesar E. Farah,)
Ayrıca namazdan önce bugünkü islamiyet dünyasında olduğu gibi abdest alma gelenekleri vardı..Burunlarına su çekerlerdi,ellerini dirseklerine kadar yıkardı bunlar eski putperest Arapların abdest alma şekliydi
Bu gelenekler yahudi ya da hristiyan kültürlerinde yoktur.oruç bilindiği gibi hristiyanlıkta da vardır fakat "belli bir ayda oruç tutma" geleneği Arap putperestlerinin eski bir geleneğiydi.
Ayrıca Kabe eldeki kanıtlara göre ibrahim peygamber tarafından yapılmamıştır,Yaklaşık MÖ800 lü yıllarda yapıldığı bilinmektedir.Ayrıca Kabe hiçbir zaman yahudiler ve hristiyanlar tarafından kutsal sayılmamıştır.Zaten Kabe ile ilgili Kutsal Kitap ta(Kitab-ı mukaddes) tek bir ayet bile yoktur
Kabe MÖ800 lü yıllardan sonra putperestler tarafından "Al-ilah ın evi" olarak anılmaya başlanmıştır(A Guide to the contents of Quran Faruq Sherif, Reading, 1995, pgs. 21-22., Muslim)
islamiyetten önce tapınılan Allah ın birçok sıfatı vardı putperestler özellikle Al-ilah için şunları söylüyordu: "Dünyanın yaratıcısı,Havadan yağmur indirici,yerden dane çıkarıcı,Kabe nin efendisi"(God and Man in the Quran, Toshihiko Izutsu, Chapter 4: Allah, p96-119, 1980)
Hz.Muhammed zamanında ve ondan önceki 5-6 yıllık dönemde putperest Mekke liler hristiyanlardan tek tanrılı dini öğrenmeye çalışıyorlardı ve Hristiyanlarla temas halindeydiler(1. Muhammads Mecca, W. Montgomery Watt, Chapter 3: Religion In Pre-Islamic Arabia, p26-45)
Ay tanrısını ifade eden "Al-ilah" kelimesi islamiyet öncesi dönemde Arap şiirlerinde yaygın olarak kullanılıyordu(Encyclopedia of Islam, eds. Lewis, Menage, Pellat, Schacht; Leiden: E.J.Brill, 1971, III:1093)
Kuran da da aslında Al-ilah tan başka ilah olmadığını söyler ve Al-ilah tan başka,putlara aya güneşe tapınılmasını yasaklar.Arkeologlar ve tarihçiler Hz. Muhammed Kureyş teki bu Ay Tanrısı kültünü hristiyanlardan ve yahudilerden etkilenerek kesin bir tek Tanrılı dine çevirdiğini belirtir.Fakat Kuran da Allah bazı bölümlerde ilginç şekilde kendi kendine yemin etmektedir...Yemin bilindiği gibi eden kişinin kendisinden üzerinde ya da kendisinden güçlü bir varlığa edilir...
(bkz Kuran 53:19-20)
Bir de genelde bazı islami parti sembollerinde Al-lah ın kızlarının adı Al-lat Al-uzat ve Al-manat..3 yıldız olarak sembolize edilmiştir(islam and Arabs, Rom Landau, 1958 p 11-21). Kuran da bu konuya gönderme yapılmıştır..(53:19-20) bulunan kalıntılarda islamiyet öncesi döneme ait Al-ilah ı simgeleyen yaşlı sakallı bir adam üzerinde büyük bir ay sembolü ve önünde 3 kızı Al-lat,Al-uzat,Al-Manat bulunmuştur.(archeology of world religions Jack finegan)
Putperest Araplar islamiyet önce Kabe de 360 tane puta tapıyordu bunlardan birisinin ismi Al-ilah idi(bugünkü şekliyle Allah)(Who Is This Allah?, G. J. O. Moshay, 1994, p 138, A Restatement of The History of Islam & Muslims, Sayed A. A. Razwy, Muslim, The State of Religion in Pre-Islamic Arabia, p19-20 1997,First encyclopedia of islam, 1987, Islam, p. 587-591)
Hatta Muhammed in babasının ismi Abdullah yani Abd-Allah(Al-ilah) idi.Bu Al-ilah a Kabe de kara taşın yanında ibadet ediliyordu(The Archeology of World religions, Jack Finegan, 1952, p482-485, 492)
Arapça da Tanrı kelimesinin anlamı tam olarak "ilah" tır...(The Encyclopedia of islam, New Edition, Edited By B. Lewis, V. L. Menage, Ch. Pellat And J. Schacht, 1971, ALLAH, page 406)
Araplar islamiyet öncesi dönemde Kabe deki 360 tane put arasından en yükseği,en güçlüsü olarak ay tanrısını görüyor ve buna Al-ilah (En güçlü ilah) şeklinde ellerini iki yana açarak dua ediyorlardı...yani Arapça da "ilah" olan Tanrı kelimesi islamiyetle beraber "Allah" a dönüştürüldü.(southern Arabia, Carleton S. Coon, Washington, D.C. Smithsonian, 1944, p.399) (Çeşitli Arap kabileleri aslında bu ay Tanrısına değişik adlar veriyordu bunlardan bazıları "Sin","Hubal",ve Kureyş te Al-ilah. Dilbilimciler "Allah" kelimesinin "Al-ilah" tan türediğini söylerler.(.islam Muhammed and his religion, Arthur Jeffery, 1958, p 85,Muhammad at Mecca, W. Montgomery Watt, 1953, p 23-29)
"Allah" kelimesi islamiyetten önceki Arap yazıtlarında bulunmuştur(Encyclopedia Britannica, I:643)
Muhammed bu 360 tane puttan birisinin,ay Tanrısı olan en güçlüsünün ismini alıp tek olduğunu söylüyordu. "Al-ilah tan başka ilah yoktur"(The hajj, F. E. Peters, p 3-41, 1994) Hz. Muhammed böylece Al-ilah ı tek Tanrı olarak ilan etti ve diğer putlara tapınmayı yasakladı.
islamiyet öncesi bazı putperestlerin ilginç gelenekleri vardı bunlar Ramazan dedikleri ayda 1 ay oruç tutarlar,Mekke ye Hacca gidip Kabe nin etrafında 7 kez dönerler,"Kara Taş" ı kutsal sayar onu öper ve günde 4 veya 5 vakit namaz(salat) kılarlar şeytan taşlarlardı.Tabi bunlar Kuran da da bulunur (Is Allah the same God as The God of Bible?, M. J. Afshari, p 6, 8-9,islam, Beliefs And Observances, Caesar E. Farah,)
Ayrıca namazdan önce bugünkü islamiyet dünyasında olduğu gibi abdest alma gelenekleri vardı..Burunlarına su çekerlerdi,ellerini dirseklerine kadar yıkardı bunlar eski putperest Arapların abdest alma şekliydi
Bu gelenekler yahudi ya da hristiyan kültürlerinde yoktur.oruç bilindiği gibi hristiyanlıkta da vardır fakat "belli bir ayda oruç tutma" geleneği Arap putperestlerinin eski bir geleneğiydi.
Ayrıca Kabe eldeki kanıtlara göre ibrahim peygamber tarafından yapılmamıştır,Yaklaşık MÖ800 lü yıllarda yapıldığı bilinmektedir.Ayrıca Kabe hiçbir zaman yahudiler ve hristiyanlar tarafından kutsal sayılmamıştır.Zaten Kabe ile ilgili Kutsal Kitap ta(Kitab-ı mukaddes) tek bir ayet bile yoktur
Kabe MÖ800 lü yıllardan sonra putperestler tarafından "Al-ilah ın evi" olarak anılmaya başlanmıştır(A Guide to the contents of Quran Faruq Sherif, Reading, 1995, pgs. 21-22., Muslim)
islamiyetten önce tapınılan Allah ın birçok sıfatı vardı putperestler özellikle Al-ilah için şunları söylüyordu: "Dünyanın yaratıcısı,Havadan yağmur indirici,yerden dane çıkarıcı,Kabe nin efendisi"(God and Man in the Quran, Toshihiko Izutsu, Chapter 4: Allah, p96-119, 1980)
Hz.Muhammed zamanında ve ondan önceki 5-6 yıllık dönemde putperest Mekke liler hristiyanlardan tek tanrılı dini öğrenmeye çalışıyorlardı ve Hristiyanlarla temas halindeydiler(1. Muhammads Mecca, W. Montgomery Watt, Chapter 3: Religion In Pre-Islamic Arabia, p26-45)
Ay tanrısını ifade eden "Al-ilah" kelimesi islamiyet öncesi dönemde Arap şiirlerinde yaygın olarak kullanılıyordu(Encyclopedia of Islam, eds. Lewis, Menage, Pellat, Schacht; Leiden: E.J.Brill, 1971, III:1093)
Kuran da da aslında Al-ilah tan başka ilah olmadığını söyler ve Al-ilah tan başka,putlara aya güneşe tapınılmasını yasaklar.Arkeologlar ve tarihçiler Hz. Muhammed Kureyş teki bu Ay Tanrısı kültünü hristiyanlardan ve yahudilerden etkilenerek kesin bir tek Tanrılı dine çevirdiğini belirtir.Fakat Kuran da Allah bazı bölümlerde ilginç şekilde kendi kendine yemin etmektedir...Yemin bilindiği gibi eden kişinin kendisinden üzerinde ya da kendisinden güçlü bir varlığa edilir...
parodi bir tanrı.
tanrı,rab,hüda,ilah diye sıfatlandırılan birşeyler istenen ve beklenen sonsuz güç herşey yok olacak bir o kalacak...
Eger yeryuzundeki agaclar kalem olsa, denizler murekkep olsa ve yedi misli deniz de yedekte bulunup yazilsa yine de Allah'in sozleri bitmezdi. Dogrusu Allah gucludur, hakim'dir.LOKMÂN - 27 .
allah'ın varlığı kesin olmadığı gibi garantisi de kesin değildir.
meleklerden sıkılıp cinleri, cinlerden sıkılıp insanları yaratan allah'ın tüm dünya hayatı bittiğinde başka canlı yaratmayacağının garantisi nasıl olur? sonsuza kadar insan, allah ve varlığıyla mı yaşayacağız?
bildiğim kadarıyla allah tevbeyi sevendir. ''günahsız bir toplum olsaydı onları helak eder ve günah işleyen ama tevbe eden toplum yaratırdım'' sözünün sahibidir. e pekala o zaman allah tevbesiz ne yapacak? cevabı belli cennette günahsızca yaşayan insanı helak edip yeni günah işleyen ama tevbe eden toplum yaratacak.
acılar gerçektir.
meleklerden sıkılıp cinleri, cinlerden sıkılıp insanları yaratan allah'ın tüm dünya hayatı bittiğinde başka canlı yaratmayacağının garantisi nasıl olur? sonsuza kadar insan, allah ve varlığıyla mı yaşayacağız?
bildiğim kadarıyla allah tevbeyi sevendir. ''günahsız bir toplum olsaydı onları helak eder ve günah işleyen ama tevbe eden toplum yaratırdım'' sözünün sahibidir. e pekala o zaman allah tevbesiz ne yapacak? cevabı belli cennette günahsızca yaşayan insanı helak edip yeni günah işleyen ama tevbe eden toplum yaratacak.
acılar gerçektir.
yokdan var edebilen ilmi ve gücü sonsuz olan başlangıcı ve sonu olmayan yüce yaratıcı.
merak ettiğim bir konu var.
islam'da var mıdır yok mudur bilemem... allah kelimesi metinlerde büyük yazılır inananlar ve dindar kesim tarafından. eminim sözlükteki yazarlar arasında günlük hayatta böyle kullananlar vardır. günah mıdır küçük harfle yazmak değil midir bilemem... yada peşisıra yazılan (cc) kısaltmasının eklenip eklenmemesi...
küçük harfin mecburiyetten olduğu sözlükte onun ismini böyle kullanmak, onu anlatmaya veya savunmaya çalışmaktan daha mı az önemlidir?
sadece merak...
islam'da var mıdır yok mudur bilemem... allah kelimesi metinlerde büyük yazılır inananlar ve dindar kesim tarafından. eminim sözlükteki yazarlar arasında günlük hayatta böyle kullananlar vardır. günah mıdır küçük harfle yazmak değil midir bilemem... yada peşisıra yazılan (cc) kısaltmasının eklenip eklenmemesi...
küçük harfin mecburiyetten olduğu sözlükte onun ismini böyle kullanmak, onu anlatmaya veya savunmaya çalışmaktan daha mı az önemlidir?
sadece merak...
Kendinden bir paye vermeseydi bu kadar güzel olurmuydu insanlar , bu kadar sevebilirmiydik birbirimizi...Varlığımızın yegane nedeni,asla geri döndürülmeyceğimiz,sığınabileceğimiz tek kapının sahibi.
felsefenin en basit argümanlarının en sade anlatımlarından "kafası bulanan" insanlar, tam da "anası babası belli olmayan din istismarcıları"nın hedef kitlesidir. ve bilgiye karşı bu mesafeli duruş, verilen bilgiyi anlamanın getirdiği zorluğu göğüslemek yerine olguların özünü kaçırmak pahasına örnekleri basitleştirenler, bu milletin bu "anası babası belli olmayan din istismarcıları"nın retoriklerindeki çıkmazları farketmesini ve dolayısıyla onların basitliğini görmesini engelleyen bir tutum içinde olduklarını fark etmelidirler. 0 ve 1 yerine 1 ve 2'lerle verilen şey subjektif bir seçimin uzun uzadıya anlatılmasından başka bir şey değildir, felsefi argümanlar konuların kişilerden bağımsız olarak derli toplu anlatılmasına ve böylece inanan-inanmayan bireylere değil inanılan-inanılmayan kavramlara odaklanılmasını sağlar, bu sayede insanlar düşünme pratiklerini geliştirirler ve olguları kişilerden bağımsız değerlendirme şansı yakalarlar. bir dine inanmayı "semavi bir dine inanmak" olarak basitleştirmek de aynı hastalığın ürünüdür, bu anlayışa göre "semavi", "kitabi" kelimeleri tamamen gereksiz kelimelerdir. "din" demek zaten bu demektir. din benim yaşadığım dindir ve bunun dışındakiler din değil başka bir şeydir. çünkü tanrılarını böyle fanatikçe savunanlar her zaman "din denince akla geleni" anlatırlar, halbuki din denilen şeyin objektif bir tanımı vardır ve objektifliğin her türlüsünden kaçıldığı gibi bundan da kaçılmaktadır. dinin tanımı tdk'ya göre: "Tanrı'ya, doğaüstü güçlere, çeşitli kutsal varlıklara inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal bir kurum, diyanet" tir. ikinci tanımı "Bu nitelikteki inançları kurallar, kurumlar, töreler ve semboller biçiminde toplayan, sağlayan düzen" dir. görüldüğü gibi ilahi bir kitaptan hiç bir yerde bahsedilmemektedir.
tabii ki dinlerin inananlarına faydaları olmuştur, bunu saldırı amaçlı söylemiyorum gerçekten de toplumların bazı kesimleri, bizzat kendileri işin kolayına kaçmak için, ya da "kafanız bulanmasın" diyerek onları sömürüye hazır hale getiren zümreler tarafından "düşünmemeye" teşvik edilmiş kitleler, dünyada insanlığın ve diğer canlı türlerinin zararına olacak davranışlardan ancak dinlerin saldığı ahiret inancı ve korkusuyla uzak tutulabilmiştir. ancak bu dinlere inanan insanlarla bunları konuştuğunuzda, siz bu faydalardan açıkça söz edebilirken, karşınızdaki inancının doğası gereği aynı dinlerin insanlığa zararlarından bahsedememektedir. dinler tarihi boyunca din adına ortaya konmuş vahşet bu kitle tarafından ya görmezden gelinmekte ya da "ama bunda tanrının suçu yok bu insanın suçu" noktasına sabitlenmiş bir argümanla konuşmaktadırlar. tanrının bu insanların yanlışlarından sorumlu olmadığı ama yaptıkları tüm iyiliklerin özü olduğu gibi bir iddiayla mantık sınırlarını zorlamakta, mantık sınırlarını zorladıklarını söylediğinizde de "bunun mantık değil inanç meselesi" olduğunu söyleyip işin içinden sıyrılmaya kalkmaktadırlar. dinlerin insanlığa zararlarla beraber faydalar da getirmiş olması,* bu faydaların dinin yokluğunda mümkünatsız olacağı, dinsizliğin "ahlaksızlık" demek olduğu noktasına vardırılmaktadır. halbuki bu bilinçli olarak yaratılan bir ilüzyondur ve dinler üzerinden gerçekleştirilen sömürünün sürdürülmesi amacına hizmet etmesi için yaratılmaktadır. bu ilüzyonun mantıksızlığına dair kısa bir açıklama için (bkz: ahlakın olmadığı bir toplum/#6102689).
diğer yandan "yaradılanların en şereflisi" olmak gibi bir iddia, kuran'da söz sanatının incelikli kullanımına bir örnektir. "şeref" kavramı insanlar tarafından yaratılmış bir kavramdır, dolayısıyla hayvanlarda şeref, bir "olgu" olarak değil bir "kavram" olarak yoktur. yine yukarıda bkz verdiğim entry'den, akıl sahibi insanların "insanlıklarına yakışır" yaşamaları için bir "hayat kılavuzuna ihtiyaçları olmadığı" sonucu da çıkarılabilir. işin ironik ve komik yanı bu hayat kılavuzuna sarıldığını iddia edenler (umrumda değil, ancak bunu yapan da aynı kılavuzla hareket ettiğini iddia ediyor) bu şeref, ahlak meselesinden hareket ederek şöyle başlıklar bile açabilmektedirler: ateistlerin hayvanlardan da daha sapık olması. buyur burdan yak.
"manevi zevkler" denen zevklerin yalnızca din ile mümkün olduğunu zannetmek ya da iddia etmekse farklı bir tartışma konusu. ben kendimi bu dünyayla bir hissedebiliyorum, doğayla başbaşa kaldığım zaman, bilinç denen şeyle diğer canlıları şerefli-şerefsiz diye kategorize etmeden, kendimi, şeref denen kavramı düşünmeksizin içinde bulunduğum ortamın bir parçası gibi hissedebiliyorum. ve bu benim için "mükemmel" doğayı yaratan bir varlığa hayranlık duygusuyla değil, kusurlarıyla ve kusurlarımla birlikte bu doğanın içinde "var olduğum" duygusuyla bir manevi hazza dönüşüyor ki, sürekli dışsal bir kuvvetin izini arayan kişiler için o kuvvetin doğanın ta kendisi olduğunu hissedememelerinin getirdiği eksiklik, işte o pascal'ın sonsuz kaybına eş değer oluyor benim için.
allah'a inanmamayı "isyan, öfke ve nefret" olarak tanımlamaksa, inanılan tanrı adına pompalanan düşüncelerin yanı sıra yukarıda bahsettiğim manevi hazzın yakınından geçilmemiş olmasıyla ilişkili diye düşünüyorum. ve dinsiz halimle ve tam da dine inanmadığım için bu tepkiyi anlıyorum ve insanları eksiklikleri, yaşayamadıkları, deneyimlyemedikleri sebebiyle kınamamak gerektiğini bir mümin olarak değil bir "insan" olarak bildiğim için hoş görüyorum.
son olarak metallica konserinde the god that failed eşliğinde kafa sallama davetimin nedeni bu #6796098 entryde
--spoiler--
allah tarafından gönderilmiş kitabı okuduğundan metallica'nın hakkari yüksekovada konser vereceğine duyduğum kadar şüphe duyduğum kişiler
--spoiler--
metallica'nın örnek verilmiş olmasıdır. yoksa "çok uzağa gitmeden" "mevlana'nın ateistlere 'sen gelme' diyeceğinden şüphe ettiğim kadar" falan denmiş olsaydı, ben de ona göre bir davette bulunurdum.
bitti.
tabii ki dinlerin inananlarına faydaları olmuştur, bunu saldırı amaçlı söylemiyorum gerçekten de toplumların bazı kesimleri, bizzat kendileri işin kolayına kaçmak için, ya da "kafanız bulanmasın" diyerek onları sömürüye hazır hale getiren zümreler tarafından "düşünmemeye" teşvik edilmiş kitleler, dünyada insanlığın ve diğer canlı türlerinin zararına olacak davranışlardan ancak dinlerin saldığı ahiret inancı ve korkusuyla uzak tutulabilmiştir. ancak bu dinlere inanan insanlarla bunları konuştuğunuzda, siz bu faydalardan açıkça söz edebilirken, karşınızdaki inancının doğası gereği aynı dinlerin insanlığa zararlarından bahsedememektedir. dinler tarihi boyunca din adına ortaya konmuş vahşet bu kitle tarafından ya görmezden gelinmekte ya da "ama bunda tanrının suçu yok bu insanın suçu" noktasına sabitlenmiş bir argümanla konuşmaktadırlar. tanrının bu insanların yanlışlarından sorumlu olmadığı ama yaptıkları tüm iyiliklerin özü olduğu gibi bir iddiayla mantık sınırlarını zorlamakta, mantık sınırlarını zorladıklarını söylediğinizde de "bunun mantık değil inanç meselesi" olduğunu söyleyip işin içinden sıyrılmaya kalkmaktadırlar. dinlerin insanlığa zararlarla beraber faydalar da getirmiş olması,* bu faydaların dinin yokluğunda mümkünatsız olacağı, dinsizliğin "ahlaksızlık" demek olduğu noktasına vardırılmaktadır. halbuki bu bilinçli olarak yaratılan bir ilüzyondur ve dinler üzerinden gerçekleştirilen sömürünün sürdürülmesi amacına hizmet etmesi için yaratılmaktadır. bu ilüzyonun mantıksızlığına dair kısa bir açıklama için (bkz: ahlakın olmadığı bir toplum/#6102689).
diğer yandan "yaradılanların en şereflisi" olmak gibi bir iddia, kuran'da söz sanatının incelikli kullanımına bir örnektir. "şeref" kavramı insanlar tarafından yaratılmış bir kavramdır, dolayısıyla hayvanlarda şeref, bir "olgu" olarak değil bir "kavram" olarak yoktur. yine yukarıda bkz verdiğim entry'den, akıl sahibi insanların "insanlıklarına yakışır" yaşamaları için bir "hayat kılavuzuna ihtiyaçları olmadığı" sonucu da çıkarılabilir. işin ironik ve komik yanı bu hayat kılavuzuna sarıldığını iddia edenler (umrumda değil, ancak bunu yapan da aynı kılavuzla hareket ettiğini iddia ediyor) bu şeref, ahlak meselesinden hareket ederek şöyle başlıklar bile açabilmektedirler: ateistlerin hayvanlardan da daha sapık olması. buyur burdan yak.
"manevi zevkler" denen zevklerin yalnızca din ile mümkün olduğunu zannetmek ya da iddia etmekse farklı bir tartışma konusu. ben kendimi bu dünyayla bir hissedebiliyorum, doğayla başbaşa kaldığım zaman, bilinç denen şeyle diğer canlıları şerefli-şerefsiz diye kategorize etmeden, kendimi, şeref denen kavramı düşünmeksizin içinde bulunduğum ortamın bir parçası gibi hissedebiliyorum. ve bu benim için "mükemmel" doğayı yaratan bir varlığa hayranlık duygusuyla değil, kusurlarıyla ve kusurlarımla birlikte bu doğanın içinde "var olduğum" duygusuyla bir manevi hazza dönüşüyor ki, sürekli dışsal bir kuvvetin izini arayan kişiler için o kuvvetin doğanın ta kendisi olduğunu hissedememelerinin getirdiği eksiklik, işte o pascal'ın sonsuz kaybına eş değer oluyor benim için.
allah'a inanmamayı "isyan, öfke ve nefret" olarak tanımlamaksa, inanılan tanrı adına pompalanan düşüncelerin yanı sıra yukarıda bahsettiğim manevi hazzın yakınından geçilmemiş olmasıyla ilişkili diye düşünüyorum. ve dinsiz halimle ve tam da dine inanmadığım için bu tepkiyi anlıyorum ve insanları eksiklikleri, yaşayamadıkları, deneyimlyemedikleri sebebiyle kınamamak gerektiğini bir mümin olarak değil bir "insan" olarak bildiğim için hoş görüyorum.
son olarak metallica konserinde the god that failed eşliğinde kafa sallama davetimin nedeni bu #6796098 entryde
--spoiler--
allah tarafından gönderilmiş kitabı okuduğundan metallica'nın hakkari yüksekovada konser vereceğine duyduğum kadar şüphe duyduğum kişiler
--spoiler--
metallica'nın örnek verilmiş olmasıdır. yoksa "çok uzağa gitmeden" "mevlana'nın ateistlere 'sen gelme' diyeceğinden şüphe ettiğim kadar" falan denmiş olsaydı, ben de ona göre bir davette bulunurdum.
bitti.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar