bugün
- 3 kere üst üste 31 çekmek7
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek5
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- robotların insanlara baş kaldırması4
- eyeliner çekme yöntemleri7
- yarragi olan adam4
- kahverengi göz kalemi6
- kömbe6
- makyajın ciltte pütür durması5
- inci sözlük8
- ters yönden gelen tuğralı doblo4
- kızlar başlığa gelin bi sorum olacak2
- game of thrones taki kerhaneci4
- tut şunun ucunu döşeyelim abi3
- yasin kol2
- düz dünyacıların epeydir başlık açmaması2
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- fatma betül sayan kaya64
- ciğer vs kokoreç8
- ciğer yiyen midesizler10
- araçta donanımın önemi3
- 82 musul 83 kerkük2
- koltuğuma kılıçdaroğlu oturdu napmalıyım2
- kürtjütsu2
- sözlük yazarlarının ruh hali14
- atatürk ten sonraki en yakışıklı cumhurbaşkanı2
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması14
- youtube4
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- rutkay aziz3
- yunan adalarına gitmek20
- koşturan biradere çelme takmak2
- dinci ahlaksızlığı19
- sol frame akmıyor3
- dertliyken dinlenilecek şarkılar3
- yunan aşığı tip15
- uludağ sözlüğü gizli belge kasası olarak kullanmak2
- yarın yataktan kalkamayacak yazar6
- bordo tırnak ojesi ve ombre saç2
- nervioya açılamayan utangaç gammaz3
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- ciğer yemediği için evde kalan kız5
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- yer fıstığı2
- sözlüğün iyice kızlarsoruyor com'a dönüşmesi2
- tek adamın hiçbir şeyden haberi olmaması6
- gönlü götü geniş sözlük yazarı8
- rüyada nervio yu görmek9
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- aşk3
italyanca konuşsaydım sever miydin beni?
ingilizce Almanca falan olmuştur tabi de
Eminim hiç italyanca bilen sevgilin olmamıştır.
Ben şimdi kursa gitsem,sen beklesen.
Beklemesen bile çok ileri gitmesen.
Ufak tefek yakınlaşmaların olabilir ama ileri gitme olmaz mı?
Neyse işte ben kursa gitsem.
iki seneye sökerim sanıyorum, malum kafam kalın biraz.
Sonra gelsem yanına.
Calvino'yu Dante'yi v.s kendi dilinden okusam.
Gözüne girermiyim o zaman?
italyanca konuşmayı öğrenirsem sever misin beni?
Doğru düzgün bir adam olsaydım sever miydin beni?
Kavga etmesem, küfür etmesem, tesbih çekmesem.
Bak şimdi sen beni seversen
sen şimdi beni bir sev var ya.
sevinçten ortalığın .mına korum..
Pardon pardon, küfür yok,
Valla son olur bu etmem bir daha.
işe gider eve döner efendi efendi takılırım.
Doğru düzgün bir adam olursam sever misin beni?
Toplumsal duyarlılıklarım olsaydı sever miydin beni?
Mendil satan çocuklara dertlenip
Nesli tükenen hayvanlara içlenseydim.
Ne bileyim işte bu petrol sızdıran tankerlerin anasına avradına..
Yok ama küfür yok doğru.
Bu petrol sızdıran tankerlere protesto mesajları falan çekseydim
Yoksullukla mücadele eden sivil toplum örgütü gibi şeyler var ya hani?
Gerekirse onlara bile üye olabilirim.
Toplumsal duyarlılıklarım olursa sever misin beni?
ingilizce Almanca falan olmuştur tabi de
Eminim hiç italyanca bilen sevgilin olmamıştır.
Ben şimdi kursa gitsem,sen beklesen.
Beklemesen bile çok ileri gitmesen.
Ufak tefek yakınlaşmaların olabilir ama ileri gitme olmaz mı?
Neyse işte ben kursa gitsem.
iki seneye sökerim sanıyorum, malum kafam kalın biraz.
Sonra gelsem yanına.
Calvino'yu Dante'yi v.s kendi dilinden okusam.
Gözüne girermiyim o zaman?
italyanca konuşmayı öğrenirsem sever misin beni?
Doğru düzgün bir adam olsaydım sever miydin beni?
Kavga etmesem, küfür etmesem, tesbih çekmesem.
Bak şimdi sen beni seversen
sen şimdi beni bir sev var ya.
sevinçten ortalığın .mına korum..
Pardon pardon, küfür yok,
Valla son olur bu etmem bir daha.
işe gider eve döner efendi efendi takılırım.
Doğru düzgün bir adam olursam sever misin beni?
Toplumsal duyarlılıklarım olsaydı sever miydin beni?
Mendil satan çocuklara dertlenip
Nesli tükenen hayvanlara içlenseydim.
Ne bileyim işte bu petrol sızdıran tankerlerin anasına avradına..
Yok ama küfür yok doğru.
Bu petrol sızdıran tankerlere protesto mesajları falan çekseydim
Yoksullukla mücadele eden sivil toplum örgütü gibi şeyler var ya hani?
Gerekirse onlara bile üye olabilirim.
Toplumsal duyarlılıklarım olursa sever misin beni?
"Tesirsiz parçalar" kitabında adamıma esprili bir gönderme yapmış komik olmuş.
görsel
görsel
ÇOK KONUŞMA!
Çevremdeki herşeyin sıradanlaşmaya başladığını fark ettiğimde büyüdüğümü anladım. Çocukken her şey farklı gelirdi bana. Ota, boka, çiçeğe, uçağa, babamın çakmağına, kerpiç evimizin toprak damına... Her şeye şaşırır, hayretle bakar, bitmeyen sorularla etrafımda kim varsa bunaltırdım. Allah babamdan da mı büyük diye sormuştum bir keresinde dayıma, sanıyorum dört ya da beş yaşındaydım. Düşünün artık manyaklığımın boyutunu. O gün öyle asıldı ki Halil dayım kulaklarıma, acıyla birlikte bir şeyi çok iyi öğrendim. Her soru, her yerde, herkese sorulmaz. Daha az soru sormaya başladım o andan sonra, ama merakım ve şaşkınlığım hiç azalmadı. Okul girince hayatıma, sorularımın muhatabını buldum diye sevindim çocuk aklıma. Her şeyi bildiğini zannettiğim bir öğretmenim vardı artık. Ama ikinci haftada o da elimde patladı. Onun istediği soru soran değil, konuşmayıp tahtadaki aptal çizgileri sessizce defterine geçiren aptal bir maruldu. istediğini verdim ben de, mecbur kalmadıkça sınıfta ağzımı bile açmamaya çalıştım. Düzen kurtuldu, tehlikeli sorularımla öğretmenimin ve sınıf arkadaşlarımın zamanını çalmam engellendi. Yaşasın eğitim..
Sonra başka okullarda, başka şehirlerde hep aynı şeyi yaşadım. Boyum biraz uzadı, biraz kilo aldım ve hep şu lafı duydum. Çok konuşma. Çok soru sorma! Ve ilahi tecelliye bakın ki, hayat başka bir bok olamayacağıma karar verip beni de öğretmen yaptı sonunda. Sırf bunun için bile oturup ağlasam yeridir. Bütün eğitim hayatın boyunca okuldan nefret et, sonra kalk öğretmen ol. Neyse, o sonraki mevzu. Üniversite mezunu bir öğretmen olarak kısa dönem yaptığım askerlikte bile sorularım yüzünden dayak yemeyi becerebildim. Üç bin kişinin ortasında, Tümgeneral N. Çakır, neden sabah beşte kalkıyoruz diye kendi kendime mırıldandığımı duyup, tekme tokat girişti bana. Koskoca general lan! Ben olsam allahın onbaşısıyla muhatap bile olmam. Ama o oldu. Ağzımı burnumu dağıttı resmen..
Şimdi insanlar bana soruyor ara sıra. Neden bu kadar pisliğe, haksızlığıa, yolsuzluğa şaşırmıyorsun, sorgulamıyorsun diye. Şaşırmam kardeşim, soru da sormam, sorgulamam da. Dayımdan, babamdan, öğretmenlerimden, komutanımdan, polisten ittifakla aynı şeyi duydum ben. Çok konuşma, çok soru sorma! Peki dayıcığım, peki öğretmenim, peki komutanım. Susarım ben de. Kitaplarımı okur, oyuncaklarımla oynar, olup biten her şeye içimden şaşırır ve dışımdan da derim ki. Bana ne ulan ne bok yiyorsa yesin herkes!
-Ali Lidar
Edit; imla
Çevremdeki herşeyin sıradanlaşmaya başladığını fark ettiğimde büyüdüğümü anladım. Çocukken her şey farklı gelirdi bana. Ota, boka, çiçeğe, uçağa, babamın çakmağına, kerpiç evimizin toprak damına... Her şeye şaşırır, hayretle bakar, bitmeyen sorularla etrafımda kim varsa bunaltırdım. Allah babamdan da mı büyük diye sormuştum bir keresinde dayıma, sanıyorum dört ya da beş yaşındaydım. Düşünün artık manyaklığımın boyutunu. O gün öyle asıldı ki Halil dayım kulaklarıma, acıyla birlikte bir şeyi çok iyi öğrendim. Her soru, her yerde, herkese sorulmaz. Daha az soru sormaya başladım o andan sonra, ama merakım ve şaşkınlığım hiç azalmadı. Okul girince hayatıma, sorularımın muhatabını buldum diye sevindim çocuk aklıma. Her şeyi bildiğini zannettiğim bir öğretmenim vardı artık. Ama ikinci haftada o da elimde patladı. Onun istediği soru soran değil, konuşmayıp tahtadaki aptal çizgileri sessizce defterine geçiren aptal bir maruldu. istediğini verdim ben de, mecbur kalmadıkça sınıfta ağzımı bile açmamaya çalıştım. Düzen kurtuldu, tehlikeli sorularımla öğretmenimin ve sınıf arkadaşlarımın zamanını çalmam engellendi. Yaşasın eğitim..
Sonra başka okullarda, başka şehirlerde hep aynı şeyi yaşadım. Boyum biraz uzadı, biraz kilo aldım ve hep şu lafı duydum. Çok konuşma. Çok soru sorma! Ve ilahi tecelliye bakın ki, hayat başka bir bok olamayacağıma karar verip beni de öğretmen yaptı sonunda. Sırf bunun için bile oturup ağlasam yeridir. Bütün eğitim hayatın boyunca okuldan nefret et, sonra kalk öğretmen ol. Neyse, o sonraki mevzu. Üniversite mezunu bir öğretmen olarak kısa dönem yaptığım askerlikte bile sorularım yüzünden dayak yemeyi becerebildim. Üç bin kişinin ortasında, Tümgeneral N. Çakır, neden sabah beşte kalkıyoruz diye kendi kendime mırıldandığımı duyup, tekme tokat girişti bana. Koskoca general lan! Ben olsam allahın onbaşısıyla muhatap bile olmam. Ama o oldu. Ağzımı burnumu dağıttı resmen..
Şimdi insanlar bana soruyor ara sıra. Neden bu kadar pisliğe, haksızlığıa, yolsuzluğa şaşırmıyorsun, sorgulamıyorsun diye. Şaşırmam kardeşim, soru da sormam, sorgulamam da. Dayımdan, babamdan, öğretmenlerimden, komutanımdan, polisten ittifakla aynı şeyi duydum ben. Çok konuşma, çok soru sorma! Peki dayıcığım, peki öğretmenim, peki komutanım. Susarım ben de. Kitaplarımı okur, oyuncaklarımla oynar, olup biten her şeye içimden şaşırır ve dışımdan da derim ki. Bana ne ulan ne bok yiyorsa yesin herkes!
-Ali Lidar
Edit; imla
görsel
Gidelim demiş lidar.
Gidelim demiş lidar.
28 Kasım 2016 Pazartesi
TESiRSiZ PARÇALAR 341
Horlanan kedinin köpeğin kırık kalbi yamultacak hepimizi. Hiçbir şeyden değilse bile yüzüne bakmadan geçtiğimiz dilenen çocukların intizarından yanacağız. Kalbi kırık kilolu genç kızların ahı hepimizin ağzına sıçacak. Biri bari yazsın ulan o çocukların dramını. Bir sürü orospu çocuğu o kızları göz göre göre kandırıyor. ibneler! Demin şahit oldum yan masada. Kızcağız gözünün içine bakıyor puştun belki beni sever diye. Herif sıkıştırıp okşama derdinde. Ya masayı başına geçirecektim lavuğun, hadi ablam kalkalım, evine git, siktir et bu yavşağı diyecektim ya da hesabı isteyip kendi başıma kalkacaktım. Kendi başıma kalktım! Çünkü ben de korkak bir pisliğim sanırım. Allah belamı versin.
insan insanın korkaklığıdır!
insan dışında her şeyin bir manası var alemde. Kedinin, köpeğin, kuşun, ağacın… Varoluş gayesine ihanet eden bir tek mahluk, insan! Bu mu lan eşref-i mahlukat?
insan insanın utancıdır!
Dilenciye para verirken bile kafasını tavuk gibi üçyüzaltmış derece çeviriyor adam. Birileri görüp takdir etsin derdinde. Elli kuruştan karizma devşirecek. Hesap doğru da kendince, kendisi yanlış. Yanlışlıkla doğmuş puşt! Merhamet sömürücü!
insan insanın utancıdır!
Herkes adına utanmaktan usandım. Yoruldum yapmaya cesaret edemeyeceğim şeyleri yapmaya yeltenmekten. içime ata ata yosuna döndüm. Küf gibi bir şey oldum, yaklaşan herkesin yaklaştığına pişman olduğu. Allahım, neden sana havale etmekten başka silahım yok?
insan insanın bedduasıdır!
ilerleyelim diye toprağa yerleşme kararı alana lanet olsun! Aşk olsun dostluk diye, sevgi diye, merhamet diye götün götün birbirine yaklaşana. Uzak dursa herkes birbirine, kimse kimseye zarar veremeyecek. Mesafe iyidir diye yazmıştım bir zaman. Eksik yazmışım. Mesafe şarttır, gerisi hikaye.
insan insanın hayal kırıklığıdır!
Bana bunları söyleten geceye de aşk olsun. Sabah dersine gireceğim çocukların hatırına bastırıyorum öfkemi. Yoksa valla minnetim yok kimseye!
insan insanın ertelediği öfkesidir! Erteleyelim bir gece daha. Ecel menzilinden bir gecelik daha müsaade alalım. Yoksa bu park, yağan yağmura rağmen, elimde kalacak bu gece!
insan insanın mahcubiyetidir! Vesselam
Sen ne güzel bir adamsın ulan düküm.
TESiRSiZ PARÇALAR 341
Horlanan kedinin köpeğin kırık kalbi yamultacak hepimizi. Hiçbir şeyden değilse bile yüzüne bakmadan geçtiğimiz dilenen çocukların intizarından yanacağız. Kalbi kırık kilolu genç kızların ahı hepimizin ağzına sıçacak. Biri bari yazsın ulan o çocukların dramını. Bir sürü orospu çocuğu o kızları göz göre göre kandırıyor. ibneler! Demin şahit oldum yan masada. Kızcağız gözünün içine bakıyor puştun belki beni sever diye. Herif sıkıştırıp okşama derdinde. Ya masayı başına geçirecektim lavuğun, hadi ablam kalkalım, evine git, siktir et bu yavşağı diyecektim ya da hesabı isteyip kendi başıma kalkacaktım. Kendi başıma kalktım! Çünkü ben de korkak bir pisliğim sanırım. Allah belamı versin.
insan insanın korkaklığıdır!
insan dışında her şeyin bir manası var alemde. Kedinin, köpeğin, kuşun, ağacın… Varoluş gayesine ihanet eden bir tek mahluk, insan! Bu mu lan eşref-i mahlukat?
insan insanın utancıdır!
Dilenciye para verirken bile kafasını tavuk gibi üçyüzaltmış derece çeviriyor adam. Birileri görüp takdir etsin derdinde. Elli kuruştan karizma devşirecek. Hesap doğru da kendince, kendisi yanlış. Yanlışlıkla doğmuş puşt! Merhamet sömürücü!
insan insanın utancıdır!
Herkes adına utanmaktan usandım. Yoruldum yapmaya cesaret edemeyeceğim şeyleri yapmaya yeltenmekten. içime ata ata yosuna döndüm. Küf gibi bir şey oldum, yaklaşan herkesin yaklaştığına pişman olduğu. Allahım, neden sana havale etmekten başka silahım yok?
insan insanın bedduasıdır!
ilerleyelim diye toprağa yerleşme kararı alana lanet olsun! Aşk olsun dostluk diye, sevgi diye, merhamet diye götün götün birbirine yaklaşana. Uzak dursa herkes birbirine, kimse kimseye zarar veremeyecek. Mesafe iyidir diye yazmıştım bir zaman. Eksik yazmışım. Mesafe şarttır, gerisi hikaye.
insan insanın hayal kırıklığıdır!
Bana bunları söyleten geceye de aşk olsun. Sabah dersine gireceğim çocukların hatırına bastırıyorum öfkemi. Yoksa valla minnetim yok kimseye!
insan insanın ertelediği öfkesidir! Erteleyelim bir gece daha. Ecel menzilinden bir gecelik daha müsaade alalım. Yoksa bu park, yağan yağmura rağmen, elimde kalacak bu gece!
insan insanın mahcubiyetidir! Vesselam
Sen ne güzel bir adamsın ulan düküm.
"Haklıyım demiyorum ama sende haklı değilsin".
"seninle benim yan yana oturacağımız çekyata ne ilahi adalet sığar ne de diyalektik"
hay canım benim.
hay canım benim.
ergen şair. lise yıllarının duygularıyla ne de güzel yardırıyor.
bir kitabını okudum ve pişman oldum. edebi kabiliyeti çok zayıf. işini, hayatını ve kendini sevmiyormuş gibi yapan çakma bir tutunamayan. son zamanların bukovski özentisi gelip geçici sohretlerinden biri. 30 yıl sonra adı bile hatırlanmayacak muhtemelen.
Birini sevip sevmemeye karar verirken toplumun buna hazır olup olmadığını da göz önünde bulunduran adam gibi adam!!!!
öyle bi adam vardı değil mi. ergen mergen bilmem şiirden pek anladığımı iddia edemem, sanat tarihini bilmem ama -şimdi sitesine baktım da- kendisini okutturuyor. ''...ama toplum buna hazır değille'' tanıdım ben de. eziklerin, ezilenlerin şairidir kendisi. atilla ilhan, küçük iskender'le aynı rafa koyabiliyorum.
MUTSUZ VE ENDEMiK!
Bak olacak olan oluyor
engel olmak ne mümkün
üstelik ohal var tüm ana yollar tutulmuş
hava yolları ve kara yolları ve tren yolları ve
bilumum resmi kanallar
üstelik sevmek yorulmuş
yıkılmaya yüz tutmuş
yıkılmaya yüz tutmuş bahçeli evler gibiyim
müteahhitlerin pis pis kestiği
Merhamet et haranızdaki atlardan getir
haranızdaki atlardan getir merhamet et
atlardan getir merhamet et haranızdaki
atlardan getir binip gideyim
patikalardan patika beğeneyim merhamet et
sür beni sürgünü olayım civarındaki ağaçların
habitatına razı ama bir taraftan da
yerini yadırgayan mutsuz ve endemik
ve kuşkulu ve telaşlı bir bitki gibi
mağrur
yalnız
ve mutsuz
Gideyim buralardan
taammütsüz günahım çünkü
ne diye gireyim kısmetinle arana
merhamet et, gideyim
belki senden uzaklaşırsam
yaklaşırım yaradana
…
MUTSUZ VE ENDEMiK!
Bak olacak olan oluyor
engel olmak ne mümkün
üstelik ohal var tüm ana yollar tutulmuş
hava yolları ve kara yolları ve tren yolları ve
bilumum resmi kanallar
üstelik sevmek yorulmuş
yıkılmaya yüz tutmuş
yıkılmaya yüz tutmuş bahçeli evler gibiyim
müteahhitlerin pis pis kestiği
Merhamet et haranızdaki atlardan getir
haranızdaki atlardan getir merhamet et
atlardan getir merhamet et haranızdaki
atlardan getir binip gideyim
patikalardan patika beğeneyim merhamet et
sür beni sürgünü olayım civarındaki ağaçların
habitatına razı ama bir taraftan da
yerini yadırgayan mutsuz ve endemik
ve kuşkulu ve telaşlı bir bitki gibi
mağrur
yalnız
ve mutsuz
Gideyim buralardan
taammütsüz günahım çünkü
ne diye gireyim kısmetinle arana
merhamet et, gideyim
belki senden uzaklaşırsam
yaklaşırım yaradana
…
"gençtim, bilmiyordum o zamanlar
gitmeye yeltenmenin gitmek demek olmadığını.." demiş. durum değerlendirmesi yapmama vesile olmuştur.
gitmeye yeltenmenin gitmek demek olmadığını.." demiş. durum değerlendirmesi yapmama vesile olmuştur.
yaşayan filozof.
Bana empati yapma ben küçükken
ben küçükken çok kuş vurdum iyi adam değilim.
Geliştirdiğim duyarlılıkların alayını toplasan
kanadını kanattığım tek bir serçe yavrusunu iyi etmiyor.
Bana saygı soslu veda nutukları atma
sıkıyorsa diş gıcırdatmalarımı taklit et de görelim
Görmüyor musun bir tırnak kendi etini parçalıyor
sen kalkıp beni üzmemekten bahsediyorsun.
Bana ders vermeye kalkma ben dersimi
yıllar önce tek başıma çizgi film izlerken aldım.
Çünkü annesi çok meşgul olan çocuklar
oturup tek başlarına çizgi film izlerler.
Bana empati yapma çünkü annem,
Annem empatinin ne olduğunu bilmiyor..
ben küçükken çok kuş vurdum iyi adam değilim.
Geliştirdiğim duyarlılıkların alayını toplasan
kanadını kanattığım tek bir serçe yavrusunu iyi etmiyor.
Bana saygı soslu veda nutukları atma
sıkıyorsa diş gıcırdatmalarımı taklit et de görelim
Görmüyor musun bir tırnak kendi etini parçalıyor
sen kalkıp beni üzmemekten bahsediyorsun.
Bana ders vermeye kalkma ben dersimi
yıllar önce tek başıma çizgi film izlerken aldım.
Çünkü annesi çok meşgul olan çocuklar
oturup tek başlarına çizgi film izlerler.
Bana empati yapma çünkü annem,
Annem empatinin ne olduğunu bilmiyor..
Unutur gibi olursun bazen... Bir süre... Ondan önce nasıl akıyorsa öyle akıyor gibi gelir hayat... Bir süre... Başka şeylerle uğraşıp, başka şeylere heyecanlanıp, başka şeylere üzülürsün. Ama bir süre... Oysa hepsi eksiktir. Her neyle meşgulsen tam da onun ortasında geliverir gülüşü aklına... O an aklını kaybedersin
Ali Lidar - Tesirsiz Parçalar.
Ali Lidar - Tesirsiz Parçalar.
eski sevgilimin sürekli okuduğu yazardı, güzel bir kalbi vardı umarım mutlu olur.
Eski sevgilim sürekli okumazdı Ali lidar'ı. Tanımazdı bile. Hatta şiir bile sevmezdi. Sevseydi öyle öküz biri olmazdı zaten. Tanrı'ya şükretsem mi? Gitti.
bu adam muazzam şeyler yazıyor. severek okudum. inanılmaz keyif aldım okurken. sikindirik kahraman tazeoğlu falan okuyacağınıza bunu okuyun. en azından gerçekten kitap okduğunuzu bir hikayenin ne kadar gerçekçi ve doğal anlatılabileceğini keşfedin.
görsel
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar