bugün

bütün negatif görüşlerin dışında toplumun aydın, yeniliğe açık, sığ olmayan, okumuş büyük kesimini oluştururlar.
seceresini imam-i ali*ye dayandiran tarikatlara denir.
genellikle cehri zikir yaparlar.*
Hz.Ali yandaşı oldukları için birçok kişi tarafından şii mezhebinden oldukları düşünülen*, eski Türk kültürü ile islamiyeti harmanlayan inanışa sahip insanlardır.ibadet yerleri cem evidir.
yeterince anlatılamadığı için sanki zararlı birşeymiş gibi davranılır oysaki sadece bir inanç sistemidir.
türk kültürünün eşsiz yelpazesinin bir rengidir. aralarında sapıtanlar tarih boyunca manşet olduklarından nice gönül dostu olanları da kurunun yanında yanan yaş gibidirler. aralarında hz.ali'yi sevmek kadar masum düşünce içinde olanları olduğu gibi, hz.ali'yi allah'ın yeryüzündeki sureti olarak kabul edenler ve hatta hz.muhammed (s.a.v.)'yi peygamberliği kendisinden çaldığını iddia edenler de olmuştur. bugün gerçek temsilcileri neredeyse kalmamış olup, siyasi bir obje ve hatta azınlık statüsüne sokulmak istenen bir topluluk olarak da gösterilmeye çalışılmaktadır. bu noktada kendilerinden derin bir sağduyu ve uyanık olmaları beklenmektedir.
özbeöz soydaşımız, ülkemizin asli unsurudur. ab teranecilerinin azınlık, özel statü gibi söylemlerine en büyük tepkiyi onun vermesi gerekir.
bariz bir şekilde aihmde ortalığı karıştıran,islamin temel şartlarından olan namaz,oruç gibi şeyleri reddeden ve mezhep üyesi olmaktan çok ayrı bir dine mensup olan kimse.alevilerin aralarından nedense çok kültürlü insanlar çıkmaktadır bu da ilginç bir şey tabii.şiilerle karıştırılması yanlıştır.
sunni ile evlenememe nedenidir. * * *
(bkz: sacma ayrılık nedenleri)
(bkz: alevilik hz ali yi sevmekse ben de aleviyim)
(bkz: bana sen sünnisin dediler kız vermediler)
gerçek türk-islam sentezidir.
hz. ali'nin bir camiide öldürülmesinden ötürü camiiye gitmeyen, ibadet ettikleri yere cem evi denilen insanlar topluluğu.
yıllardır resmi otorite tarafından göz ardı edilmelerine rağmen ülkenin en aydın insanların çıktığı yüce topluluk.

edit: özünü yitirip asimile olmuş şahsiyet(siz)ler bu tanıma dahil değildir.
zaman asimiyla ve alakasi olmayan kisilerin haklarinda bilip bilmeden yorum yapmasiyla topluma "farkli" gosterilmeye calisilmis insanlardir aleviler. düsünceleri, inanislari nedeniyle sürekli dislanmislardir, cesitli sebeplerle haksiz yere elestirilmis, ibadet sekilleri sorgulanmis, yadirganmislardir.

ülkedeki türk/kürt, sünni/alevi ayrimciligi ve bölücülük de boyle boyle ilerlemistir. asil bilinmesi gereken ise herkesin bir ülkede yasadigi; herkesin ayni toprak parcasi üzerinde bir oldugu; farkli mezheplerin farkli inanislarina sonuna kadar saygi duyulmasi gerektigidir.
bütün namazlarını hz.Ali nin kendi yerlerine kıldığına inanan topluluk.Hz.Ali nin oğulları hasan ve hüseyinin hz.Ali nin ölümünden sonra namaza devam etmeleri aleviler için düşündürücü olsa gerek!!
(bkz: eline beline diline sahip olmak)
alevilik, ba$lı ba$ına bir kültür devinimidir. kendi içlerinde de zengin sınıf alevileri, köy alevileri, vs.. gibi ayrılmı$ olsalar da, aralarında (her toplumda/toplulukta olduğu gibi) be$ para etmezler olsa da, toplum tarafından dı$lanmaları ya da toplumdan izole olmaları saçmadır, irrasyoneldir, aptalcadır.

dinî inançlarını kendi gönlünde, kendi rotasında ya$ayan altkültür topluluklarını gavur diye nitelendiren örümcek beyinli zihn-i et'in kı$kırtmalarına, iftiralarına (mumsöndü!) maruz bırakılmı$ bir toplumun çocuklarıdırlar.

gelgelelim; kendi içinde de çeli$en, alevi olunmaz alevi doğulur gibi dü$ünce çarpıklıklarıyla özünü kemiren, içini bo$altan bir yanı vardır ki ho$ değildir. çok alevi tanıdım. çoğu da adam gibi adamdı. çok alevi kız tanıdım. çoğu da orospu değildi.

kısacası; ağır ol da molla desinler diyeceğim ben bu mezhep, kültür ya da felsefi topluluğa laf edenlere.

niye mi?
(bkz: a$ık veysel)
(bkz: a$ık mahzuni $erif)
ve daha onlarcası..
yemek yerken kendilerine afiyet olsun denmesinden nefret eden kitle... helal olsun sözünü daha çok severler... afiyet, yezidin kızının ismi olduğundan...
islamiyetin bir mezhebi olan alevilik'e inananlara verilen isim. herkesin istedigi dinin istedigi mezhebine inanma ya da hicbir seye inanmama hakki oldugu gibi, alevilerin de islamiyeti istedigi gibi yorumlamaya ve uygulamaya hakki vardir. diger insanlara dusen, buna saygi duymaktir.
nasil ki hiristiyanlarin isa dururken nasil muhammet'e inanirsiniz diye sormaya hakki yoksa, sunnilerin de alevilere "nasil olur da muhammet duruken ali'ye inanirsiniz" diye sorma hakki yoktur.
hacı bektaş'ı, mevlana'yı, yunus emre'yi ve pir-sultan'nı bilmeden, sadece "mumsöndü" diye artık herkesin nereden geldiği belli bir safsatanın arkasına sığınarak laf sokuşturulmaya çalışılan inasanlarımız!
not: sanıldığı gibi çoğu kürt değil, türktür, zaten alevilik bir çeşit türkmen geleneği olup bu coğrafya dışında sadece türkmelerin gittiği yerler de varolmuştur (örn: balkanlar ve suriye), zaten kürt alevilerin çıkışı da yavuz sultan selim ile şah ismail arasında geçen polemik üzerine yavuz'un sürdüğü alevi türkmenlerinin sürülen yerde asimile olmasından kaynaklanır.

http://www.aleviforum.com...ive/index.php/t-2225.html
hz. ali'ye tabiyiz diyen kesim. herkesin inancı kendisinedir ve saygı duymak gerekir bunun yanında alevilerinde bana göre bu meshebi herseyiyle degerlendirip öyle kabullenmeli kusaktan kusaga aktarılan bi gelenek olmamalı tabi bu her meshep ve din için geçerli. Aleviliği bastan ele alırsak biz sünnilerde hz. aliyi çok severiz onlarda yalnız kesişemediğimiz nokta diğer üç halife çünkü hz.ömer hz. ebubekir ve hz. osman' ı aleviler sevmez.
alevilerinde sünnilerinde hatta müslüman olan olmayan herkesin kabul edecegi gibi hz. ali korkak ve iki yüzlü biri değil aksine çok mert ve cesur doğru sözlü biriydi. olaya bu açıdan bakarsak hz. ali bu diğer üç halifenin seyhül islamlığını yapmış en büyük yardımcıları olmuştu bastada dediğimiz gibi hz. ali iki yüzlü biri değildi öyleyse bu üç halifenin yanında onları kabullendiği sevdiği için halifeliğin hz. ali'den önce onların hakkı olduğunu bildiği için onların en büyük yardımcısı olmuştu aksini iddaa etmek hz. ali'ye iki yüzlü demek olurki bunuda kimsenin kabul etmeyeceği açıkca ortada olamazda.
hz ali, yönetim ordu onların elinde bu yüzden sesini çıkaramadı katlandı diyecek olursak buda hz. ali'nin mertliği ve cesurluğuyla bagdasmazki hz alinin cesaretini cümle alem bilir takdir ederdi.
daha önceki entrylrimdede alevilerin namaz husundaki görüşlerinin pek mantıksal bir açıklamasının olmadığına değinmiştim.
sonuç olarak alevi kardeşlerime tavsiyem atalarının geleneklerini olduğu gibi kabul etmektense biraz araştırıp akıllarına en çok yatan seyi yapmalarıdır. çünkü bu dünya gelip gecici ve asıl önemli olan ahiret hayatına gitmeden önce benim mantığıma yatan bu fikirlerimi diğer alevi olan olmayan din kardeslerimle paylaşmak istedim. inşallah Allah hepimizi doğru yola sevk eder ahirettede en güzel yerlerde beraber oluruz.
ahmet yesevi'yi, yunus emre'yi, hacı bektaş veli'yi, pir sultan abdal'ı bir kenera bırakın, peygamber'in sağ kolu olan h.z ali'yi nasıl önder kabul ettiklerini anlayamadığım, yine de saygı duyduğum bir mezhep.
mum söndü olayıyla suçlanan topluluk. halbuki olayın aslı hiç de öyle değilmiş. (#859886)
bir nev-i mezhebine münhasırlık, farklı olma durumu. daha kısayolu ile ise müslüman olmama hadisesidir..
felsefi mezheplerden biridir...
kurani kerimde yer almamasina ragmen paylasimci ve ögretici özelliklere sahiptir...

(bkz: inanc)
kızılbaşlar
mantikli kurallari olan yaptiklari ibadetin nedeni anlatabilen sadece bir yerlerde yazilli oldugu icin degil, dunyayi ve kendilerini daha iyiye goturecegi icin yapan ulkemizde bulunan bir kisim mantikli insan.
iyilik, güzellik, kardeşlik, özgürlük, eşitlik, paylaşım gibi olguları içinde bolca barındıran mezhep.
türkiye'de alevi olarak doğmak hayata 1-0 yenik başlamaktır. önyargılarla mücadele edersiniz.
dünyadaki ilk insan hakları düşüncelerini ortaya koymuş eşitlik özgürlük gibi kavramları ortaya çıkarmış yunus emrenin, hacı bektaşi velinin ve nice erenleri kapsayan kavramdır. yıllarca baskı altında bırakılmış bir toplum olduğu için içinde barındırdığı insancıl felsefeyi bir türlü gösterememiş bir mezhebin insanlarıdır. işte bu yüzden diğer toplumlarda daha aleviliğin ne demek olduğu bilinmeden onlar karalanmaya çalışılmıştır. ama alevilikte ise ayrımcılıktan öte herkesi eşit sayan bir bütünlük çağrısı vardır. cumhuriyet döneminde milli kurtuluş için en çok çaba sarfeden topluluklardan biride alevi topluluklarıdır *.Atatürk'te alevi toplumunun bu ülkeye olabilecek katkısını göz önünde bulundurmuştur. şöyle ki kuruluş dönemimizde tüm yurtta tarikatlar yasaklanırken erzincan ilinin ocak köyündeki bektaşi dergahı kapatılmamıştır. o dönemde bu insanların vatanımıza yapabileceği hizmetler gözardı edilmemiştir. gene o dönemde alevi bektaşi ocakları tarafından toplanılmış yüklü miktarlarda maddi yardımlar kuvai milliye hareketine teslim edilmiştir. unutulmamalıdır ki 600 küsür yıl 3 kıtada hüküm sürmüş bir imparatorluğun da en önemli askeri gücünü bektaşi ocağı kurmuştur * yani aleviler hiçbir zaman karalanıldığı gibi ne vatanhaini ne dinsiz nede ayrımcı bir toplumdur. şuan ki durumlarının sebebi ise osmanlı ile şah ismail arasındaki çekişmelerden beri asimilasyon politikalarına maruz kalmalarıdır. bazı konularda aynı zihinyet hala devam ettiği için alevilerin gelecektede özgürlük konusunda nasıl bir durumda olacaklarını söyleyemeyiz.

(bkz: eline beline diline sahip olmak)
(bkz: bektaşilik)
günümüzde sündürülmeye çalışılan kesimdir, ibadet edip daha sonrasında alevi sünni ayrımı yapan ve adına müslümanlık adı veren kesimlerin özellikle hedefi haline gelmiştir. her insan dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin allah katında kul sıfatına naildir ve hiçbir allah' ın kulu kendini bir başkasından üstün göremez ya da aşağılanmayı hak etmez. günümüzde böyle bir ayrımın yapılması dahi saçmalıklar içinde baş göstermektedir.
cehaletin hışmından kurtulmuş, ileri görüşlülüklerine hayran kaldığım "insanlar"dır. (#1074848) (#1054900)
biz kerem isek onlar aslı. bu topraklarda yüzyıllardır birlikte yaşamışız. küllerimiz kerem ile aslı'nın külleri gibi birbirine karışmış. bizi onlardan, onları bizden ayırabilir misin?
bazı çevreler tarafından kızılbaş diye anılır.
alevilik şekilciliğin şartların dışında dini tanrıyı yureğinle hissetmektir, ve insanların onurlu bir şekilde yaşamasını sağlıyacak en kolay mezheptir.
türkiye'nin aydın kesmini olusturan kim de derse desin asla insan din meshep ırk ayrımı yapmayan kadınını dövmeyen , kadınının canına ve düsüncesine önem veren , eline beline diline sahip , gözlerini yobazlıkla karartmamıs tüm müdahalelere ragmen kendi kültürleri yasatmayı basarmıs 'insan'lardır.
ordunun, katı laik kesimin, sistemin pek bir hoşlandığı kesim.

hiç unutmam eski mgk sekreteri tuncer kılınç paşa keşke bütün müslümanlar aleviler gibi olsa demişti cumhuriyet gazetesinin düzenlediği bir panelde.

ben kendi alevi tanımımı yapayım önce. belki de ben yanlış tanıyorumdur çünkü. benim bildiğim aleviler namaz kılmaz, oruç tutmaz, kısaca farz olan ibadetleri düzenli olarak yerine getirmez, içlerinde yerine getirenler de vardır. islamın ahlaki ve kültürel tarafını alırlar daha çok, kurallar, yasaklar çok fazla ilgilendirmez. bu anlamda dışardan iyi bir insan izlenimi verebilir ama asla müslüman izlenimi şimdiye kadar alamadım ben. bir kısım alevi hz. ali'ye değer veriyor denmiş, bütün müslümanlar hz.ali'ye değer verir, o'nu sever. yalnız kuran'ın yanlışlıkla hz. ali'ye indirileceği yerde hz. mudammed'e indirildiğine inananlar biliyorum. bu anlamda allah'ın hata yaptığını kabul etmek sanırım ne anlama geliyor farkındayız. bunun dışında kulaktan dolma bilmemne söndü, bilmem kızılbaş bunlara takılmam ben. ama gördüğüm özellikle dindar kesimi sürekli baskı altına alan insanların(egemen sistemin) pek bir memnun olduğu alevilerin islamın yalnızca sevgi, hoşgörü kısımlarını aldıkları, dini uygulamaları önemsemedikleri ve bu anlamda aleviliğin benim gözümde bir mezheb olmadığıdır. namaz kılmasın, oruç tutmasın, başını örtmesin ama sevgi, hoşgörü bu değerleri benimsesin, e bunun için müslüman olmaya gerek yok, ortalama iyi bir insan ateist dahi olsa bunları yapıyor zaten. kimse kusura bakmasın, aleviler ya da başkaları istediğine inanır, istediği gibi yaşar, ama birileri kalkıp da siz de aleviler gibi yaşayın, yobazlık yapmayın, bağnazlık yapmayın derse öncelikle peygamber efendimize (s.a.v.) dil uzattığını unutmasın. siz istiyorsunuz ki allah'a inansın insanlar, hoşgörü, sevgi, saygı, vs. olsun ama devlet istediği zaman başlarını açsın, içki içsin, toplumsal hayatta bizim gibi yaşasın, sadece düşüncede bir şeyleri benimsesin, bizim egemen gücümüze direnmesin, vs. vs.

mevlana'yı salt hümanist, hacı bektaşı veli'yi de hoşgörüden ibaret gören bir insan için üsttekilerin fazla bir anlamı yok aslında, gerçekliği olduğu gibi kabul edemediğiniz noktada büküp kendinize uydurabileceğinizi zannediyorsanız yanılıyorsunuz, gerçekliğe direnemezsiniz ve gerçek sizden bağımsız olarak varlığını sürdürür, kabul etseniz de etmeseniz de. sırf namazın anlamına binaen 3-4 tane ayet ve hadis-i şerif'i burada yazacak olsam burada çok kötü butonu felç yaşar, ben de örümcek beyinli yobaz olurum, bilimin önündeki en büyük engel, atatürk düşmanı falan da olurum arada, hayat ne garip öyle mezheb, din filan.. yaa..
(bkz: mevlana)
edit: yukarda gördüğünüz bkz görevli bir bakınızdır. görevini yerine getirdikten sonra geldiği bünyedeki ukte haline geri dönecektir..
sünni 'farz'ları sünnileri bağlar. yüzyıllardır oluşmuş bozuk sisteme göre sünni kuralları = islam kurallarıdır. kelalaka. o, o mezhebin kendi yoludur. aleviliğin yoluysa farklıdır. sünniliğin farzlarını gidip bunlar islam'ın gerekleridir, bunu aleviler yapmıyorsa eksiklerdir zaten ben de hoşgörülüyüm vs. demek kusura bakma ama körlüktür, kütüklüktür. yeter be ulan ne bu baskı. alevilik hakkında bir bok bilmeden buraya gelip benim tanımıma göre alevilik şudur diyor. bir defa bile cem ibadetini görmediğini iddia ederim böylesi insanların.

sistemin karşısında olan kesimdendir. * bu ezici, hak sahibini değil de güç sahibini haklı gören sistemin yanında olmaz doğru bir alevi. haksızlığa uğrayanın yanında olmalıdır alevi. kim olursa olsun.
eline, diline, beline, aşına, işine, eşine sahip olmak vardır onlar için.
ele sahip olmak; kendi koymadığını almamak. hırsızlık yapmamak anlamında. haram yememek.
dile sahip olmak; dedikodu yapmamak, kötü konuşmamak.
bele sahip olmak; anladınız. eşten başkasıyla yatmamak. başkasının namusuna göz dikmemek.
aşına, işine, eşine sahip olmak da açık. açıklamaya gerek yok. bu ilkelere uymaya çalışır.

alevilik şekilcilikten uzak, anlama yakındır. şekilciliğin olduğu kısımlar da vardır. ama sünnilikle kıyaslarsak oldukça azdır.

72 milleti bir görür, islam hristiyan türk zenci farketmez hepsi insandır.
allah'a bağlılıkları ise burada tartışma konusu yapılmayacak denli sağlamdır. bağlı olmayanı da olabilir, aynı şekilde sünni olup da bağlı olmayanı da olabilir. alevileri dinsiz olarak görmek hakkaten bir ...tir git dedirtir. * *
kelime-i şahadeti bilir.
on iki imam orucunu tutar.
(bkz: benim kabem insandır)
müslüman değildir, islam'dır.
*türkiye' de sayıları dört buçuk milyona tekabul eden topluluk.
cumhuriyete kökten bağlı olan,kardeşliğe,yurttaşlığa önem veren buna karşın devlet tarafından bugüne kadar ısrarla gözardı edilmiş olan insanların inandığı mezhep.
yobazların çekemediği saçma sapan iftirÂlarla saldırdığı aydın insanlardır.

dünyevî zevklere önem verdikleri gibi ibâdetlerini de yaparlar. 42 gün oruçları vardır.

iffetsizlikle suçlanıp aslında en fazla namuslarına düşkün olanlardır.

atatürk'e gönülden bağlıdırlar.
müslümanlığın bir mezhebini benimseyen insanlara yönelik bir tanımdır. mensupları arasından bir on onbeş kadarını tanımışlığım vardır ki istisnasız hepsi de son derece güzel insanlardır, namuslu, dürüst, insancıl, kendilerine yapılan onca insafsızlığa rağmen insan sevgilerini kaybetmemiş pırıl pırıl gözlerinin içi gülen insanlardır. okumaya, okuyup bilgilenmeye çok önem verirler, araştırmacıdırlar, çok şey öğrendim onlardan, allah razı olsun. onlara azınlık diyenlerin de iyi niyetlerinden şüphe ederim (hoş ab'nin bize iyi niyet göstermediğini zaten biliyorum da) hepsi kardeşimizdir, anamız bacımız eşimiz çoluk çocuğumuzdur bizim insanımızdır. haklarında ortaya atılan mesnetsiz iddiaları da sahiplerine aynen iade ederim, kendi fesatlıkları içinde elbet bir gün boğulurlar.
hz. ali'ye gelecekken peygamberliğin kazara hz. muhammed'e gelmesi gerçekten alevilik inancı açısından düşündürücüdür. *
tabi biz bunları tartışmıyoruz zira onlar dünyanın en aydın, en namusuna düşkün, en atatürk'e gönülden bağlı kişileridir ve tekrar belirtelim biz bunları tartışmıyoruz zira alevilikte dogmatizm yoktur.
hz. ali'nin camide ibadetini yapmak isterken öldürülmesine rağmen camiye girmeyen bir camaattir..

müslüman mezheplerin içinde dünyevi zevklere en çok düşkün olanlarıdır. tanıdıklarımın
%90'ı alkolü alışkanlık halinde kullanır. ayrıca islam'ın beş şartından biri olan oruç ibadetini ramazan ayında tutmazlar.

dünya üzerinde tam olarak aleviliği yaşayanları sadece mısır'da mevcut olan, islam'ın şartlarına uymayan islami mezhep..
türk kültürü düşmanı devletimiz ve osmanlı yöneticileri tarafından daima horlanmış insanlar. bir de sadece inançları yüzünden bazı kişiler tarafından sevilmemeleri adamı deli eder dağa çıkarır.
iki turlusunu bugune kadar tanidim. insanlari ayirmak degil amacim, tanidigim insanlardan yola cikarak bu kaniya vardim. birincisi, ibadetini kendi icinde yapan, soylenenlere kulak asmayan, kendi halinde hepimiz gibi yasayan, sunniler ile hicbir alip verememe gibi bir durumu olmayan kisiler ki benim gozumde aydin kisilerdir.

ikinci kisim ise ne yazik ki bir kesim tarafindan devamli surette hor gorulmelerinden dolayi iran'daki siiler gibi dinden soguyup hatta dine dusman hale gelenlerdir. genelde bir cogu ateist yaklasimlar sergiler, sirf inat olsun diye sizin saygi duydugunuz seylere laf eder. hem haklilardir hem haksizlardir. haklilardir, toplumda alevi kokenli insanlara takinilan tavir cok aciktir, sivas olaylarini bir kenara birakalim, alevi diye kiz vermemeler, kiz almamalar, ailelerin baskisiyla bitirilen guzel evlilikleri hepimiz cevremizde en az bir kere gormusuzdur ki gozumun onunde ceyran etmis canli ornekler de mevcuttur. bu kapali kutuya sIkIstirilan alevi topluluklar ne yazik ki hor gorulmenin acisini ve ofkesini bu sekilde ifade etmek durumunda kaliyorlar. ama biraz daha direnseler o cok sevdikleri dinlerinden vazgecer hale gelmeyebilirlerdi diye dusunuyorum ama tabi onlarin yerinde ben olsam demiyorum, cunku bunun degisik bir versiyonu bizzat basima gelmistir.

ben sorunun dinin Turkiye'de uzerimize dayatilmasindan geldigini dusunuyorum. sunu yapmazsan, dinsiz, bunu yapmazsan imansizsin, anlayisi devam ettikce dine bir gram dahi meraki olan insanin bile sevkini sonduruyor. simdi Turkiye'de oturup azicik Kuran-i kerim okusaniz ve bunu sesli dile getirseniz dinci , yobaz damgasi yiyeceginiz gibi icki icip dinin kurallarin(onlarin yorumuna gore) yerine getirmediginiz icin munafik allahsiz alevi ( sakin ben bunu kullaniyorum gibi bir anlam cikmasin cok uzulurum) gibi sacma sozlerle karsilasiyorsunuz.

aslinda insanlara hur bir sekilde inanmak yada inanmamak hakki verilse belki insanlar daha mantikli dusunerek hakikaten inandigi icin o dine inanacak yada diger secimi secip inanmama hakkini kullanacak. ama biz kendi dinimizi, ogretilenleri, ozumsemekten ziyade uzerimize ezber bir gorev gibi dayatildigi icin, okudugu duanin anlamini bile bilmeyen bireyler olarak hayatimiza devam ediyoruz. yani yaptigimiz dinin bile neden nicin ne anlama geldigini bilmeden inaniyoruz belki de inandigimizi saniyoruz.

hayatim boyunca Turkiye'de kuran-i kerime dokunmadim. cunku devamli surette bu dis faktorlerin uzerime gelmesinden korktum. daha sonra cesitli sebepler dolayisiyle yurtdisina yerlestim. ve simdi duzenli olarak kitabimi okuyorum, neden inandigimin en azindan nedenini biliyorum, neyin neden oldugu konusunda kafami zorluyorum, oyle oldugu icin inanmak yerine mantikli rasyonel sebeplere dayandirarak yeri geldiginde sorgulayarak dinimi ogrenmeye basladim.

Bence Turkiye'de bu toplumsal baski unsurlari olmasa, kisilerin inanma yada inanmama hakkini hakikaten kullanabilse belki bircok problem olmayacakti.

En cok kizdigim sey asiri dinci kesimin onlar gibi olmayanlari dislama, asagi gorme, yeri geldiginde asagilamalaridir. yani o inandigi icin ustun insan onlara gore iyi musluman olmayan ya da inanmayanlar kotu, varliklari bile onlar icin tehdit olarak gormesi. aslinda bu kimseler o cok bagliyim diye kendisini toplum icinde ovme unsuru olarka kullandigi kutsal kitapta inananlarin inanmayanlardan sorumlu olmadigini yazan meshur :"sen cehennemliklerden sorumlu degilsin" cumlesini hatirladiklarini bile zannetmiyorum. Bazen bu tur yobaz diye tabir ettigimiz, dini kendi rant kavgasi, cikari icin kullananlari gorunce acaba ben inandigim din baska bir din mi diye dusunmuyor degilim.

Alevilik de ayni Allah inancina sahip kisilerin olusturdugu toplumlardir, ne sunniler onlardan ustundur ne de aleviler sunnilerden ustundur. neyin kavgasinin yapildigini hala anlamamaktayim, bazen ayni tanri inancina sahip hrtistiyanlarla bile ters gitmeye ses etmiyorum ama Alevi-Sunni kavgasi kadar anlamsiz degil hicbiri.
camiye girmezler çünkü hz.ali orada öldürülmüştür. aleviler bu yüzden camilerin kutsallığına inanmamaktadır.

kendi kutsal mekanında adam öldürenlerin yolunda gitmemişlerdir, doğruluktan ve dürüstlükten sapmamışlardır.

ve en önemlisi; arap dayatması değil saf anadolu kültürüdür inandıkları.
sözcük, islam peygamberinin damadı olan ali bin ebu talib'in adına izafeten türemiştir; Ali'ye mensup olan, Ali taraftarı, Ali'ci anlamında kullanılır;

kimi düşünceye göre islam içinde bir kol;

kimi düşünceye göre islam dışında bir inanış;

kimine göre müslümanlıkta 5. mezhep;

kimine göre islamiyet içinde ilk büyük ayrılık sayılan ali taraftarlığının, türkmen, şaman ve diğer etkilerle anadolu'da aldığı özel biçimdir;

anadolu'ya özgü bir felsefe, dinsel yönelim, yaşama biçimi ve toplumsal aidiyet olarak alevilik coğrafyamızın köklü renklerindendir;

yıllarca baskı altında tutulmuş, toplumsal aşağılamadan payını almış, hanefi sünniliğin makbul görüldüğü beyaz türk baskısından yeni yeni kurtularak kendini bulmaya çalışan, vergileriyle diyaneti beslediği halde diyanetten hizmet alamayan, cami anlamındaki cemevi'ni ibadet yerinden saydıramadığı için suyunu elektriğini üst fiyattan ödeyen, imam yerine dedeler etkin olduğu için, diyanetten imamlar gibi maaş alamayan, yanlış laikliğin mağdurları;

ab'nin son dönemde ülkemizi zorladığı demokrat tavırdan onlar da nasibini alacak umudu var kendilerinde.