bugün
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- ilişkiye ara vermek10
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- ofis pornosu12
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek7
- asansörde konuşmama kuralı8
- bu saatte yemek yemek8
- ölümün çözüm olduğunu düşünmek4
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- cam açık ve çıplak uyumak4
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri4
- kolye142
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası6
- kadınların yedekte erkek tutması3
- marka giyinmek8
- siyah saçlı beyaz tenli kız8
- gerçekten iğrenç bir hayat2
- gecelerin kötü olması2
- şargoz2
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- kaybolan çorabın teki3
- hayatın acı gerçekleri6
- nervionun mavi gözleri11
- aşk13
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- ona bir şey söyle13
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- cep telefonu22
- 186 boyundaki erkek7
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- migren3
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- nokia20
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- teselli vermek6
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- bik bik'in kraliçe olması10
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- yer yön hafızası sıfır olan insan4
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- fransa11
kısaltması akape dir. açılımını siktir et.
ismiyle tam tersi özelliklere sahip kara mizahın en önemli türkiye temsilcisi olan partidir.
cumhuriyet tarihi boyunca asker, siyasetçiler ve medya eliyle yapılmış her türlü katakullinin dibine kadar ekmeğini yiyen ve belli ki bir süre daha yemeye devam edecek parti.
aklığı sadece isimde kalan partidir.
her yol mubahtır partisi. bu adamların dindar görünüp oyları cukkalayıp her türlü hukuksuzluğu yapıp üstüne üstlük bir de savunmaları çok acayip.
seçmenleri iki yüzlüdür. kendi vekilleri istiklal marşının iki kıtasını okuyamazken başka insanlara bok atmaya bayılırlar:
https://www.youtube.com/watch?v=I4AQDz8PVrk
https://www.youtube.com/watch?v=I4AQDz8PVrk
2002 yılında Rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluklarla mücadele edeceğini açıklamış 2014 yılına gelindiğinde yaptıkları kongrede bu kavramların yanından geçen cümleler bile kurmamışlardır.
Her seferinde chp nin ve diğerlerinin eline veren parti.
49 vatandaşımızı ışid in elinden kıllarına bile zarar gelmeden çekip çıkarmış hükümet partisi. helal olsun.
ülkenin amk parti. ortaokulda başörtüsünü de serbest bıraktılar amk, yakında çarşafa da tamam diyecekler, ülkenin amk bunlar.
Ak mak ayip oluyor partisidir.
Kıçı açık gezen kız çocuklarına hak verip kapanmak isteyen kız çocuklarına karşı çıkan itlerin bitiremeyeceği parti.
orta öğretimde türban özgürlüğünü getirerek bir özgürlükçü adım daha atmış alnı ak insanların partisi. özgürlük zoruna gidiyor bazı oçelerin.
Ülkeyi her geçen gün bölüp kaos a sürükleyen, her yıl nereyi özelleştirilelim para kalmayacak diye düşünen. Suriyelileri sokak hayvanı gibi ülkeye alıp köprülerde dilenmeye mahsur bırakan, sözde ılımlı islami kimliye sahip bakara makarcı bakanları bulunduran halkın çoğunluğu tarafından sevilen parti.
sığır çobanlığını en iyi yapan parti.
bu partiyi ağır bir şekilde eleştirip yerin dibine sokanı da, mükemmelleştirip yaptıkları çoğu şeyi doğruymuş gibi göstereni de aynı seviye cahil, aptal, kör görmekteyim.
Yaptığı birçok şey doğru ve birçok şey yanlış olan parti.
Yaptığı birçok şey doğru ve birçok şey yanlış olan parti.
yaptığı şeylerin doğru veya yanlış olmasıyla ilgili değil, arkadaki niyetle ilgili sıkıntıları barındıran parti. sen hem inceden inceye atatürkü toplumu değiştirmeye uğraşmakla, batılılaşmayı dayatmakla suçla (ki bunda kısmen hakları da var bence) hem de onun 20. yyın ilk yarısında yaptığı bu şeyleri, 21. yyda yapmaya çalış... olacak şey değil.
öte yandan her tarafından cehalet akan bir hükümet. aslında akp kurmayları arasında gerçekten bilgili insanlar da var. her ne kadar kendisine çok derin bir sevgi beslemesem bile, dış işleri politikasını çok yanlış bulsam da, davutoğlu buna bir örnektir. ancak recep tayyip erdoğan ve bazı bakanları o kadar cahilce konuşuyorlar ki bazen, bu hükümetin hangi politikasına güvenebiliriz ki diye sorgulamak zorunda kalıyoruz kendimizi.
siyasette yetki ve sorumluluk paraleldir. 3 partili koalisyon döneminde son yılların en büyük krizini yaşadık mesela. ama bugün mhp yine döndü dolaştı o günkü oylarına erişti neredeyse. çok az insan o krizden mhpyi sorumlu tutar. neden? çünkü yetkileri azdı. az yetki = az sorumluluk
akp döneminde olanlarsa tam tersi. nasıl ki demokrat partinin ilk döneminde küresel pamuk krizi sayesinde ekonomide işler iyi gitmişse, ve halk bundan dolayı dpyi ödüllendirmişse; akp döneminde de küresel bolluk akpnin işine yaradı. tek parti iktidarında işler böyledir. iyi giden bir şey varsa hepsi iktidara mal edilir. nitekim kimse kemal derviş döneminde başlatılıp da akp döneminde devam ettirilen mali düzenlemelerden, bddknın etkisinden bahsetmedi de bu dönemde. bunda anormal olan bir şey yok. bu iş, abdde de böyledir, başka ülkelerde de.
ama akp bu işi biraz fazla ileriye götürdü. aslında buna biraz da mecbur kaldılar. akpyi kapatma davası, hukuk tarihi açısından eşine zor rastlanılır bir olaydır. sonra 2008deki e-muhtırayı da unutmamak lazım ayrıca. akp de bu durumda iktidarını sağlamlaştırmak adına bir takım düzenlemelere gitme gerekliliği duydu paralel olarak. ancak sonrasında bununla da yetinmediler. sonuç olarak bugün geldiğimiz noktada siyasetten tarihe, futboldan sanata, sosyal yaşamdan dini inançlara kadar çok geniş bir skalada çok geniş bir kudret kurdu akp. fakat muktedir olamadı. çünkü basit bir şekilde açıklamak gerekirse, gerekli kadro gücüne sahip değildi. özellikle cemaatle ayrıştıktan sonra.
şimdi geldiğimiz noktada, "her işe bir tanıdık" modeliyle ülkeyi dönüştürmeye çalışan iktidar, bunu beceremiyor. beceremeyecek de. kimse de başaramaz. ülkede spordan ahlaka, kültürden sanata her şey çöküyor. yıkılıyoruz resmen. üstelik 21. yyda yaratılmaya çalışılan bir yandaş medyanın varlığı da muhalif insanlara samimiyetsiz geliyor. bu da iktidara duyulan öfkeyi artırıyor. nasıl ki bir dönem akpye destek vermek normalse, bugün de bu tepkiler normaldir. yok kardeşim bana hiç de gelmiyor, çok da güzel yönetiliyoruz diyorsanız siz de bir ekonomik krize kadar bekleyin en azından. o zaman siz de dediğime geleceksiniz.
öte yandan her tarafından cehalet akan bir hükümet. aslında akp kurmayları arasında gerçekten bilgili insanlar da var. her ne kadar kendisine çok derin bir sevgi beslemesem bile, dış işleri politikasını çok yanlış bulsam da, davutoğlu buna bir örnektir. ancak recep tayyip erdoğan ve bazı bakanları o kadar cahilce konuşuyorlar ki bazen, bu hükümetin hangi politikasına güvenebiliriz ki diye sorgulamak zorunda kalıyoruz kendimizi.
siyasette yetki ve sorumluluk paraleldir. 3 partili koalisyon döneminde son yılların en büyük krizini yaşadık mesela. ama bugün mhp yine döndü dolaştı o günkü oylarına erişti neredeyse. çok az insan o krizden mhpyi sorumlu tutar. neden? çünkü yetkileri azdı. az yetki = az sorumluluk
akp döneminde olanlarsa tam tersi. nasıl ki demokrat partinin ilk döneminde küresel pamuk krizi sayesinde ekonomide işler iyi gitmişse, ve halk bundan dolayı dpyi ödüllendirmişse; akp döneminde de küresel bolluk akpnin işine yaradı. tek parti iktidarında işler böyledir. iyi giden bir şey varsa hepsi iktidara mal edilir. nitekim kimse kemal derviş döneminde başlatılıp da akp döneminde devam ettirilen mali düzenlemelerden, bddknın etkisinden bahsetmedi de bu dönemde. bunda anormal olan bir şey yok. bu iş, abdde de böyledir, başka ülkelerde de.
ama akp bu işi biraz fazla ileriye götürdü. aslında buna biraz da mecbur kaldılar. akpyi kapatma davası, hukuk tarihi açısından eşine zor rastlanılır bir olaydır. sonra 2008deki e-muhtırayı da unutmamak lazım ayrıca. akp de bu durumda iktidarını sağlamlaştırmak adına bir takım düzenlemelere gitme gerekliliği duydu paralel olarak. ancak sonrasında bununla da yetinmediler. sonuç olarak bugün geldiğimiz noktada siyasetten tarihe, futboldan sanata, sosyal yaşamdan dini inançlara kadar çok geniş bir skalada çok geniş bir kudret kurdu akp. fakat muktedir olamadı. çünkü basit bir şekilde açıklamak gerekirse, gerekli kadro gücüne sahip değildi. özellikle cemaatle ayrıştıktan sonra.
şimdi geldiğimiz noktada, "her işe bir tanıdık" modeliyle ülkeyi dönüştürmeye çalışan iktidar, bunu beceremiyor. beceremeyecek de. kimse de başaramaz. ülkede spordan ahlaka, kültürden sanata her şey çöküyor. yıkılıyoruz resmen. üstelik 21. yyda yaratılmaya çalışılan bir yandaş medyanın varlığı da muhalif insanlara samimiyetsiz geliyor. bu da iktidara duyulan öfkeyi artırıyor. nasıl ki bir dönem akpye destek vermek normalse, bugün de bu tepkiler normaldir. yok kardeşim bana hiç de gelmiyor, çok da güzel yönetiliyoruz diyorsanız siz de bir ekonomik krize kadar bekleyin en azından. o zaman siz de dediğime geleceksiniz.
zaman zaman ağır eleştirilere maruz kalmıştır;
Ülkenin başına gelen en kötü şeydir.
Dikkat yüksek miktarda hırsız, yalancı ve hain ihtiva eder.
türkiye ekonomisini atatürk zamanında olan bataklıktan kurtarıp şu anda amerika ve çinden sonra en büyük 3. ekonomi haline getirmiştir ama bu olumlu tablonun gösterilmesi düşman yaratacağından şu anda açıklanmamaktadır kamuoyuna.
"ak" falan değildir..
2001 yılında Recep Tayyip Erdoğan tarafından kurulan Türk siyasî partisidir. Şu anki genel başkanı Ahmet Davutoğlu partinin 2. genel başkanıdır. AK Parti ilk yerel seçimini 23 Mart 2003 tarihinde Çorum'da kazandı. 2004 yılında yapılan yerel seçimlerde, il Genel Meclisi seçim sonuçlarına göre %41.67'lik oyla birinci olan parti, belediyeler bazındaki sonuçlara göre ise 1.950 belediye kazandı. 15 büyükşehir belediyesinden 11'ini de kazanarak Ege ve Güneydoğu Anadolu'daki bazı il belediyeleri hariç tüm Türkiye'de başarılı oldu. 2007 yılında yapılan genel seçimlerde, daha öncesinde meydana gelen cumhurbaşkanlığı seçimleri tartışmaları ve 27 Nisan Bildirisi gibi tartışmaların ardından, %46.58'lik bir oy oranı ile Türkiye tarihinde hükümette bulunan bir parti olarak girmiş olduğu seçimlerde oy oranını arttıran birkaç partiden biri oldu. Türkiye'nin 81 ilinin, Tunceli hariç 80'inden milletvekili çıkardı. 2011 genel seçimlerinde ise neredeyse %50 oranında ve yaklaşık 21 buçuk milyon oy alarak 326 milletvekili çıkardı.
sadece postalcı chp zihniyetine değil, onların 50 tane çakma solcu mizah dergisine, yeni kankaları olan cemaate, alman istihbaratına, abd istihbaratına (malum gezide tomanın altında kalan aylin resimlerini kim hazırladı sanıyorsunuz?), sosyal medya dediğimiz bok çukurundaki 1000lerce çakma hesaba, yurtdışına gidip ülkesini karalamaya çalışan hitlerle bile 1 tutmaya çalışan adi köpeklere, 10larca çakma solcu gazete adı altındaki paçavraya karşı da mücadele edip hepsine tek atan partidir.
ne zaman ki şu saydıklarım ortadan kalkar, bazı köpekler birinin anasına sövmenin muhalefet etmek olmadığını anlar zaman türkiye medeni bir muhalefete kavuşmuş olur.
ne zaman ki şu saydıklarım ortadan kalkar, bazı köpekler birinin anasına sövmenin muhalefet etmek olmadığını anlar zaman türkiye medeni bir muhalefete kavuşmuş olur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar