bugün
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- 186 boyundaki erkek7
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- nervionun mavi gözleri11
- kolye142
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- teselli vermek5
- diksiyon4
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek3
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- yer yön hafızası sıfır olan insan3
- etek tıraşı4
- ofis pornosu4
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- bana isminizi bahşeder misiniz4
- sexting3
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak4
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- hem tipi hem fiziği iyi olan kadın3
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- engineer284
- migren2
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- bir insanı değiştirebileceğini sanmak2
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü4
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- sineklikle sinek öldürmek3
- 900000 tlye otomatik vites araba önerileri3
- iffet2
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- istanbul13
- durduk yere sinirlenmek3
- beyaz önlük altından yayılan dişçi öfkesi3
- cep telefonu22
- bik bik'in kraliçe olması10
- bu kupon tutar mı sorunsalı3
- fransa11
- bira sigara cips ve radyo dörtlüsü3
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek3
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- nokia20
- mesihin inişi4
- ona bir şey söyle10
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- ismet gurbuz'un zorla tırnaklarını kesmek4
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi6
servistir yani ambulanstır.
insanlar önce aile hekimine gitmeyi öğrenmeli. direk hastaneye gidilmemeli. bunun için hem insanların bilinçlenmesi hem de sistemin iyilestirilmesi gerek zira aile hekimi sadece istenilen ilacı yazabilen biri olarak görülüyor.
(bkz: hey bebek)
Hastanenin her bölümünde çalışmış biri olarak en sevmedigim yer acil servis. Özellikle yesil alan. Bizim insanımızın acil anlayışı cok acayip. Özellikle 112de çalışan arkadaşlara sabırlar dilerim işleri çok zor.
buraya gelenlerin yüzde 80'inin acil bir durumu yok.
bu millet eğitilmezdir.
bu millet eğitilmezdir.
insanların "acil" kelimesinin anlamını anlamamakta ısrar ettikleri, ilgi görmedikleri an ilgi tatmini yaptıkları mekan.
Bir sağlıkçı olarak söylemeliyim ki;
Acil servislerde en iyi hizmet veren tek bölge kırmızı alan.Sadece ambulans ile getirilen durumu ağır hastalara bakıldığı için gelen geçen orayı işgal edemiyor.
Ama yeşil alan tam bir felaket.Hasta olduğunu düşünen herkes hemen oraya gidiyor.Sıkıntısı olmadığı halde hasta olduğunu düşünen insanlarla dolu oluyor genelde yeşil alan.
Acil servislerde en iyi hizmet veren tek bölge kırmızı alan.Sadece ambulans ile getirilen durumu ağır hastalara bakıldığı için gelen geçen orayı işgal edemiyor.
Ama yeşil alan tam bir felaket.Hasta olduğunu düşünen herkes hemen oraya gidiyor.Sıkıntısı olmadığı halde hasta olduğunu düşünen insanlarla dolu oluyor genelde yeşil alan.
--spoiler--
Sağlık Bakanlığı, acil servislerde düzenlemeye gitti. Artık acil servisler "erişkin," "kadın doğum" ve "çocuk" olarak 3'e ayrılacak. Güvenlik önlemleri de artırılacak.
https://bit.ly/3eS1MDE
--spoiler--
Sağlık Bakanlığı, acil servislerde düzenlemeye gitti. Artık acil servisler "erişkin," "kadın doğum" ve "çocuk" olarak 3'e ayrılacak. Güvenlik önlemleri de artırılacak.
https://bit.ly/3eS1MDE
--spoiler--
hey bebeeeek diye bugün şarkısını söylediğim grup...
92'de kurulan rock grubu. vokalleri dehşet bir ses rengine sahip, soundları acayip. Spotify dinleyicileri aylık 26 bin. niye böyleyiz arkadaş.
bir büyükşehir belediye başkanlığı seçimini kaybeden bir büyüğümüze göre her şey o kadar güllük gülistanlıktı ki, insanlar buralara gelinlik kız bakmaya diye gidiyordu...
(bkz: ver yetkiyi gör etkiyi)
(bkz: ver yetkiyi gör etkiyi)
Hiç sevmiyorum. Hastanenin en gergin, en kalabalık yeri. Tip tip insanlar gırla. Yönünü bilmeyen insan geliyor diyor götüm ağrıyor haci haci hele bi' bak yov diyor.
Acil servis doktorlarında peygamber sabrı var galiba.
Acil servis doktorlarında peygamber sabrı var galiba.
Canımız sağolsun ama Midem bulanıyor artık.
Hastaneleri sevmiyorum.
Hastaneleri sevmiyorum.
genellikle insanlar tarafından istismar edilen servistir. 24 saat hizmet verirler. ancak nedense gece yarısı, ya da sabaha karşı falan kimsecikler olmaz. gündüz ise, maşallah göt kadar eskişehir'de bile sanırsın taksim meydanı. inanılmaz kalabalık.
dün gece saat 2 civarları rahatsızlanınca acile gittim. kapıdan içeri girdim, bir allah'ın kulu yok lan neredeyse. sıra aldığım gibi direkt sıra bana geldi. yeşil, sarı, kırmızı farketmez. bu saatlerde görev alan acil doktorları da gayet halinden memnun, herhangi bir yorgunluk belirtisi göstermeyen, sanki daha 2 saattir nöbeti devralmış kadar rahatlardı. bunun sebebi, insanların gece yarısı acil servisi "sanki bir poliklinikmiş" gibi istismar etmemesi. pekâla sebep? elbette uyudukları için.
yaklaşık 1 yıl önce ayağımı sakatlamamdan ötürü sabah - öğle arası saatlerinde yine gitmek zorunda kalmıştım. o kadar kalabalıktı ki, 1 saatte falan anca sıra geldi. düşünün yeşil alan olacak kadar basit bir şey de değildi. gözlemlerime dayanarak olayı şuna getirmek istiyorum, acil servisleri gündüz vakti sanki polikliniğe gidermiş gibi meşgul etmeyin. gerçekten acil bir durumunuz varsa elbette gidebilirsiniz, zaten devlet bunu serbest kılmış. ama basit bir burun akıntısıyla gelip de muayene olmaya çalışanlar gördüm, bunu yapmayın işte. hem gündüzdeki acil doktorunun hayatını ve mentalini sikiyorsunuz, hem de gerçekten acil müdahale edilmesi gereken hastalara engel oluyorsunuz. az önce bahsettiğim gece doktorları da götlerini kaşıyıp yatıyorlar sabaha kadar. gündüz doktorlarına aşırı haksızlık oluyor açıkçası.
sağlık çalışanı değilim, hatta bazı doktor tecrübelerime dayanarak bazı doktorlara antipatik yaklaşmışlığım bilr vardır. ama doktorların hastalara bu denli kötü davranmalarına biraz da yine hastaların kendisi sebep oluyor gibi geldi. zira özel hastanede hangi doktora gidersem gideyim, hep güleryüzle ve ilgiyle karşılandım. tamam para aldıkları için buna mecburlar zaten. ama devlet hastanesindeki bir doktor günde 300-400 tane hastayla uğraşırken, özeldeki belki de en fazla 40-50 hasta falandır. sağlıkçı olmadığım için sayılara tam hakim değilim elbette. sadece örnek verdim.
durumlar vaziyetler bu yani. gerçi ülkede sağlık sistemi de her şeyde olduğu gibi çöktü. poliklinikten bir randevu alacaksın, en erken 10-15 gün sonra veriyor. o zamana kadar kim öle, kim kala. hastaların da yapacak başka bir şeyi yok. her ne kadar şikâyet basit bir karın ağrısı olsa bile.
dün gece saat 2 civarları rahatsızlanınca acile gittim. kapıdan içeri girdim, bir allah'ın kulu yok lan neredeyse. sıra aldığım gibi direkt sıra bana geldi. yeşil, sarı, kırmızı farketmez. bu saatlerde görev alan acil doktorları da gayet halinden memnun, herhangi bir yorgunluk belirtisi göstermeyen, sanki daha 2 saattir nöbeti devralmış kadar rahatlardı. bunun sebebi, insanların gece yarısı acil servisi "sanki bir poliklinikmiş" gibi istismar etmemesi. pekâla sebep? elbette uyudukları için.
yaklaşık 1 yıl önce ayağımı sakatlamamdan ötürü sabah - öğle arası saatlerinde yine gitmek zorunda kalmıştım. o kadar kalabalıktı ki, 1 saatte falan anca sıra geldi. düşünün yeşil alan olacak kadar basit bir şey de değildi. gözlemlerime dayanarak olayı şuna getirmek istiyorum, acil servisleri gündüz vakti sanki polikliniğe gidermiş gibi meşgul etmeyin. gerçekten acil bir durumunuz varsa elbette gidebilirsiniz, zaten devlet bunu serbest kılmış. ama basit bir burun akıntısıyla gelip de muayene olmaya çalışanlar gördüm, bunu yapmayın işte. hem gündüzdeki acil doktorunun hayatını ve mentalini sikiyorsunuz, hem de gerçekten acil müdahale edilmesi gereken hastalara engel oluyorsunuz. az önce bahsettiğim gece doktorları da götlerini kaşıyıp yatıyorlar sabaha kadar. gündüz doktorlarına aşırı haksızlık oluyor açıkçası.
sağlık çalışanı değilim, hatta bazı doktor tecrübelerime dayanarak bazı doktorlara antipatik yaklaşmışlığım bilr vardır. ama doktorların hastalara bu denli kötü davranmalarına biraz da yine hastaların kendisi sebep oluyor gibi geldi. zira özel hastanede hangi doktora gidersem gideyim, hep güleryüzle ve ilgiyle karşılandım. tamam para aldıkları için buna mecburlar zaten. ama devlet hastanesindeki bir doktor günde 300-400 tane hastayla uğraşırken, özeldeki belki de en fazla 40-50 hasta falandır. sağlıkçı olmadığım için sayılara tam hakim değilim elbette. sadece örnek verdim.
durumlar vaziyetler bu yani. gerçi ülkede sağlık sistemi de her şeyde olduğu gibi çöktü. poliklinikten bir randevu alacaksın, en erken 10-15 gün sonra veriyor. o zamana kadar kim öle, kim kala. hastaların da yapacak başka bir şeyi yok. her ne kadar şikâyet basit bir karın ağrısı olsa bile.
Gündemdeki Haberler