bugün
- sözlüğün kırbacı9
- kibarhergele8
- hilafetin türklere faydası8
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz29
- cuma namazına gitmeyen yazarlar silinsin8
- insanların birbirini gizlice puanlaması3
- şeytanın kariyer değişikline gitmesi3
- kız sanılan yazarlar6
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- evde tekken yan odadan gelen khkaha ve ağlama sesi6
- 9 ekim 2026 gazetecilere operasyon4
- samimiyetin bir noktadan sonra hakarete dönüşmesi3
- yazarların sağlık sorunları7
- istanbul şu an güneşli 22 derece4
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı11
- ölümden sonra yapılan performans değerlendirmesi2
- hangi yazarla çift olursunuz28
- pforzheim şu an 10 derece3
- ucan tekme atan hipopotam43
- kasımpaşa2
- galatasaray4
- futbol8
- patatesin her ortama uyum sağlaması5
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- tai lung2
- uyuyan insanın asıl amacı3
- özgür özel'in mersin de tutuklu başkan ziyareti2
- erecto birader ile edirne ciğer tavası yemek2
- karmanın tam iyi çalışmaması2
- togg5
- sinek as6
- mezar taşına karekod yaptırmak2
- penis boyu takıntısı6
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- kendinden zeki biriyle konuştuğunu anladığın an3
- ya bi siktirin gidin15
- mezar komşunuzun çok ses yapması3
- çindeki üç boğaz barajı dünyanın eksenini kaydırdı3
- insanların durduk yere birbirine ayar vermesi2
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- tomtom mahallesi4
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası11
- uzaylıların insanları belgeselde izlemesi2
- gölgenizin peşinizi bırakmaması2
- hurma gözlüm2
- dün biri gidicem diyordu2
- salllama ladino konuşuyoruz2
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
genellikle insanlar tarafından istismar edilen servistir. 24 saat hizmet verirler. ancak nedense gece yarısı, ya da sabaha karşı falan kimsecikler olmaz. gündüz ise, maşallah göt kadar eskişehir'de bile sanırsın taksim meydanı. inanılmaz kalabalık.
dün gece saat 2 civarları rahatsızlanınca acile gittim. kapıdan içeri girdim, bir allah'ın kulu yok lan neredeyse. sıra aldığım gibi direkt sıra bana geldi. yeşil, sarı, kırmızı farketmez. bu saatlerde görev alan acil doktorları da gayet halinden memnun, herhangi bir yorgunluk belirtisi göstermeyen, sanki daha 2 saattir nöbeti devralmış kadar rahatlardı. bunun sebebi, insanların gece yarısı acil servisi "sanki bir poliklinikmiş" gibi istismar etmemesi. pekâla sebep? elbette uyudukları için.
yaklaşık 1 yıl önce ayağımı sakatlamamdan ötürü sabah - öğle arası saatlerinde yine gitmek zorunda kalmıştım. o kadar kalabalıktı ki, 1 saatte falan anca sıra geldi. düşünün yeşil alan olacak kadar basit bir şey de değildi. gözlemlerime dayanarak olayı şuna getirmek istiyorum, acil servisleri gündüz vakti sanki polikliniğe gidermiş gibi meşgul etmeyin. gerçekten acil bir durumunuz varsa elbette gidebilirsiniz, zaten devlet bunu serbest kılmış. ama basit bir burun akıntısıyla gelip de muayene olmaya çalışanlar gördüm, bunu yapmayın işte. hem gündüzdeki acil doktorunun hayatını ve mentalini sikiyorsunuz, hem de gerçekten acil müdahale edilmesi gereken hastalara engel oluyorsunuz. az önce bahsettiğim gece doktorları da götlerini kaşıyıp yatıyorlar sabaha kadar. gündüz doktorlarına aşırı haksızlık oluyor açıkçası.
sağlık çalışanı değilim, hatta bazı doktor tecrübelerime dayanarak bazı doktorlara antipatik yaklaşmışlığım bilr vardır. ama doktorların hastalara bu denli kötü davranmalarına biraz da yine hastaların kendisi sebep oluyor gibi geldi. zira özel hastanede hangi doktora gidersem gideyim, hep güleryüzle ve ilgiyle karşılandım. tamam para aldıkları için buna mecburlar zaten. ama devlet hastanesindeki bir doktor günde 300-400 tane hastayla uğraşırken, özeldeki belki de en fazla 40-50 hasta falandır. sağlıkçı olmadığım için sayılara tam hakim değilim elbette. sadece örnek verdim.
durumlar vaziyetler bu yani. gerçi ülkede sağlık sistemi de her şeyde olduğu gibi çöktü. poliklinikten bir randevu alacaksın, en erken 10-15 gün sonra veriyor. o zamana kadar kim öle, kim kala. hastaların da yapacak başka bir şeyi yok. her ne kadar şikâyet basit bir karın ağrısı olsa bile.
dün gece saat 2 civarları rahatsızlanınca acile gittim. kapıdan içeri girdim, bir allah'ın kulu yok lan neredeyse. sıra aldığım gibi direkt sıra bana geldi. yeşil, sarı, kırmızı farketmez. bu saatlerde görev alan acil doktorları da gayet halinden memnun, herhangi bir yorgunluk belirtisi göstermeyen, sanki daha 2 saattir nöbeti devralmış kadar rahatlardı. bunun sebebi, insanların gece yarısı acil servisi "sanki bir poliklinikmiş" gibi istismar etmemesi. pekâla sebep? elbette uyudukları için.
yaklaşık 1 yıl önce ayağımı sakatlamamdan ötürü sabah - öğle arası saatlerinde yine gitmek zorunda kalmıştım. o kadar kalabalıktı ki, 1 saatte falan anca sıra geldi. düşünün yeşil alan olacak kadar basit bir şey de değildi. gözlemlerime dayanarak olayı şuna getirmek istiyorum, acil servisleri gündüz vakti sanki polikliniğe gidermiş gibi meşgul etmeyin. gerçekten acil bir durumunuz varsa elbette gidebilirsiniz, zaten devlet bunu serbest kılmış. ama basit bir burun akıntısıyla gelip de muayene olmaya çalışanlar gördüm, bunu yapmayın işte. hem gündüzdeki acil doktorunun hayatını ve mentalini sikiyorsunuz, hem de gerçekten acil müdahale edilmesi gereken hastalara engel oluyorsunuz. az önce bahsettiğim gece doktorları da götlerini kaşıyıp yatıyorlar sabaha kadar. gündüz doktorlarına aşırı haksızlık oluyor açıkçası.
sağlık çalışanı değilim, hatta bazı doktor tecrübelerime dayanarak bazı doktorlara antipatik yaklaşmışlığım bilr vardır. ama doktorların hastalara bu denli kötü davranmalarına biraz da yine hastaların kendisi sebep oluyor gibi geldi. zira özel hastanede hangi doktora gidersem gideyim, hep güleryüzle ve ilgiyle karşılandım. tamam para aldıkları için buna mecburlar zaten. ama devlet hastanesindeki bir doktor günde 300-400 tane hastayla uğraşırken, özeldeki belki de en fazla 40-50 hasta falandır. sağlıkçı olmadığım için sayılara tam hakim değilim elbette. sadece örnek verdim.
durumlar vaziyetler bu yani. gerçi ülkede sağlık sistemi de her şeyde olduğu gibi çöktü. poliklinikten bir randevu alacaksın, en erken 10-15 gün sonra veriyor. o zamana kadar kim öle, kim kala. hastaların da yapacak başka bir şeyi yok. her ne kadar şikâyet basit bir karın ağrısı olsa bile.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar