bugün
- kiraz cicegi kolonyasi38
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- rahmi koç'un balığın kalanından çorba yapması9
- bu gün sözlük ne tatlı lan12
- seninle esnaf lokantasına bile gelirim diyen kadın5
- güzel bir kazın yalnız olmasının nedenleri11
- sardalya4
- esnaf lokantasında çorba içerken hayatı sorgulamak10
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler13
- seninle salam ekmek bile yerim diyen kız3
- erkekler tuvaletinde gizli kamera bulunması5
- seni severken valizini hazır tutan kadın10
- etli biber dolması yapan erkek9
- ilk buluşmada falafel yemek4
- ice latte ısmarlanacak sözlük yazarları6
- yemek pişirirken hayatı sorgulamak4
- özgürlük nedir sorunsalı7
- moda olan yılan ejderha dövmeleri2
- hepimiz allah'ın çocuklarıyız3
- platon un mağara alegorisi15
- güne bir şiir dizesi bırak2
- allah'ın insanı kendi suretinde yaratması ne demek2
- true silik olsun10
- iskender6
- martin eden3
- çay içen erkeklerden iğreniyorum ıyy diyen kız4
- tek kasa açan kalabalık market4
- ibrahim tatlıses'in oynadığı filmdeki ilginç sahne3
- sabahtan beri aç olmak5
- işe giderken eve dönünce yapacaklarını düşünmek4
- karınız için market poşetlerini taşır mısınız9
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- tavuk döner4
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak11
- fenerbahçe18
- karınızı kucağınızda taşır mısınız16
- kapitalizm3
- cebren ve hileyle bütün kalelerin işgal edilmesi4
- ismail kartal30
- aç karnına markete girmek3
- sucuk döner5
- etli ekmek abartılmış balon bir yiyecektir5
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- haşlanmış yumurta9
- kıyamet yaklaştığı için eski zamanlara gitmek2
- akepeli olmak karakter meselesidir6
- karınız için boş senete imza atar mısınız5
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası18
- bıçak arası3
önceleri körüklü belediye otobüslerinin çalıştığı, şimdi ise küçük yeşil otobüslerin çalışığı, sıkış tepiş binilen, balık istifi seyahat etmek zorunda kaldığımız ömür törpüsü uludağ üniversitesi hattıdır. aslında alternatifleri de vardır. (bkz: e12) ve (bkz: e13) nolu hatlarda daha ucuza heykele gitmektedir.
kendisini kullanmak yerine 3 vesait kullandığım, eğer dönüş yolunda binmek zorunda kalacaksam kesinlikle yurtların ordaki duraklardan binilmesi gereken, her uludağ üniversitesine giden gencin mutlaka en azından bir kez bindiği şimdi de kardeşini aramıza katan (bkz: 48a) , 1 saatte bursa'yı gezdirebilen araç.
bunun bir buçuk saat içinde gezdirebileni de vardır (bkz: e13).
bunun bir buçuk saat içinde gezdirebileni de vardır (bkz: e13).
en iğrenç otobüs sayısıdır. öğrenciler sucuk olmuş vaziyette giderler. hatta heykele gelindiği zaman ''abi kara göründü'' deyip oksijenin ciğerleri doldurması büyük bir mucize gibi karşılanır. genelde şöfor amcalar asabi olur ve ne dediğini anlamazsınız. ama en büyük geyiklerde bu otobüste döner. kitap yazacak kadar anınız olur dört senenin sonunda.
bir otobüste yolcunun oturdugunda bile nasıl rahat edemeyeceginin cevabı. kanımca bu otobüsün iç tasarımını derste sıkıntıdan resim cizen bir ilkokul ücüncü sınıf ögrencisi de rahatlıkla çizebilir. ayrıca bu dizaynı yapan kisiye de selam ederim. hayır kardesim bi otobüste hicbi koltuk mu rahat olmaz ya? inanın her koltugu denedim ama yok bu nasıl bi dizayn? bi de oturan yolcu sayısı 24, ayakta yolcu sayısı 48 toplam 72 yolcu alabiliyormus. pehh. 72 kisiyi icine alabilecek bir kisiyi tahmin ediyorum ama hadi neyse...*
edit:74 kisiymis.*
edit:74 kisiymis.*
adı gibi tam 48 dakikada heykel'de olan otobüstür.
özellikle kyk da kalanlar için ızdırap azabı gibi geçebilir bu otobüs hattı.
yaşam tarzıdır, kültür ortamıdır, akrabalık bağlarını kuvvetlendiren, istediğiniz durakta inme isteğinizin kabusa dönüştüğü, insanın hayatı sorgulamasına sebep felsefik araçtır.
bu otobüse ne zaman binsem kartında para olmayan biri mutlaka cıkar. eger sanslıysanız bu güzel bir kız olabilir ve tanısmanıza vesile olur. yani 48 bazen de hayırlı islerin aracıdır.
bursa kükürtlü bayırlarında yol boş olsa bile kalabalıktan saatte ancak 5 metre hızda ilerleyebilen uludağ üniversitesi-heykel arası çalışan halk otobüsünün hattı.
bursa'da nereye gittigini bildigim tek otobüs numarası.
bursa'daki belki de, tabiri caizse en piyasa olanından otobüs numarası. öyle bir iştir, ki bu otobüs ile yolculuk yapmak, üniversite yurdundan, heykel'e gidebilene kadar, ankara yolu üstünden bilecik'e varırsınız mazallah aynı zaman diliminde.
bir de, ne yaz ne de kı$ bu arabanın boş olduğu görülmemiştir bünyemce. örneğin dersten çıkılır, iş düşmüştür, heykele ya da altıparmak'a gidilmelidir. eh doğal sonuç olarak da, 48 numara size hizmet için konmuştur oraya; binesiniz de, ferah, temiz, rahat, sakin ve de en önemlisi bir adet hocanın dırdırını çekmiş öğrenciye zahmet vermeyecek derecede yolculuk yapılabilinsin diye. daha önceki tecrübelerinden, doğal olarak da 4 senelik bir uludağ üniversitesi öğrencisi olarak, allah'ın faidelibilgi kulu da monologu patlatır; '' oğlum bu arabaya kütüphanenin önündeki duraktan binilmez, tur$u olurum $erefsizim; bari iki dakka yürüyüm de, yurdun ordan paşa paşa binerim'' kimi zaman görülen arkadaşlar eşliğinde, yurdun oraya kadar geyik eşliğinde yürünür, tam veda anında bir de ne görülsün, 93 numara ile, 48 numara birbiriner taş atıyo, sidik yarıştırıyor '' hayır en çok yolcuyu ben taşırım, en konservesi benim ulan, canım isterse yolda kalıp da, milleti tehlikeye bile sokarım'' diye. bir bakarsınız, 'bedava ekmek kuyruğu'ndaymı$ gibi millet otobüs bekliyor yurdun önündeki duraklarda. tabii ki, hangi numarayı olabilir, yüzde %80'i 48 numara... 'eh ne yapalım binicez bi kere' denir, çoğunlukla özellikle bahar aylarına giriş zamanı, ya da havaların güzel olduğu zamanlar daşahlarının gramajını merak eden şoför abilerin kapıyı açmasını beklenen süre de, insana gerilim dolu dakikalar yaşattırabilir.
- bak bu kızı var ya hemen arkama almam lazım, ya da şu elemanın önünde durcak araba; ulan bi kere de benim önümde dursa da, krallar gibi istediğim yere otursam.. diye düşünür kardeşiniz.. sonra şoför amcanın, assolist edasındaki te$riflerinden sonra, millet çullanır da çullanır.. bir de erkek olacak, - tabii ya o zaman aklına geliyo sosyalitesi, bayanlara öncelik tanıma a$kı- düdükler kızlara yaransın diye, önündeki ya da arkasındaki kızlara şişirir yerleri. kamyon dolusu insan binmesine rağmen, bir o kadar kişi de arabaya binmeye çalışır.. siz de bir ara binersiniz arabaya..
- daha bu bismillah, du bakam bu araba daha ne duraklar görecek gibi düşüncelerin sonucunda, bilimum üniversite yerle$kesi içindeki duraklardan da parselleyebildiğini kapabilen, ve de uludağ üniversitesi tıp fakültesi hastanesi durağında da, ya$lı nüfusunu da %100 gibi bir kapasiteyle arttıran 48 numara, ''yolculuğun tadını çıkarın'' der..
bir de, ne yaz ne de kı$ bu arabanın boş olduğu görülmemiştir bünyemce. örneğin dersten çıkılır, iş düşmüştür, heykele ya da altıparmak'a gidilmelidir. eh doğal sonuç olarak da, 48 numara size hizmet için konmuştur oraya; binesiniz de, ferah, temiz, rahat, sakin ve de en önemlisi bir adet hocanın dırdırını çekmiş öğrenciye zahmet vermeyecek derecede yolculuk yapılabilinsin diye. daha önceki tecrübelerinden, doğal olarak da 4 senelik bir uludağ üniversitesi öğrencisi olarak, allah'ın faidelibilgi kulu da monologu patlatır; '' oğlum bu arabaya kütüphanenin önündeki duraktan binilmez, tur$u olurum $erefsizim; bari iki dakka yürüyüm de, yurdun ordan paşa paşa binerim'' kimi zaman görülen arkadaşlar eşliğinde, yurdun oraya kadar geyik eşliğinde yürünür, tam veda anında bir de ne görülsün, 93 numara ile, 48 numara birbiriner taş atıyo, sidik yarıştırıyor '' hayır en çok yolcuyu ben taşırım, en konservesi benim ulan, canım isterse yolda kalıp da, milleti tehlikeye bile sokarım'' diye. bir bakarsınız, 'bedava ekmek kuyruğu'ndaymı$ gibi millet otobüs bekliyor yurdun önündeki duraklarda. tabii ki, hangi numarayı olabilir, yüzde %80'i 48 numara... 'eh ne yapalım binicez bi kere' denir, çoğunlukla özellikle bahar aylarına giriş zamanı, ya da havaların güzel olduğu zamanlar daşahlarının gramajını merak eden şoför abilerin kapıyı açmasını beklenen süre de, insana gerilim dolu dakikalar yaşattırabilir.
- bak bu kızı var ya hemen arkama almam lazım, ya da şu elemanın önünde durcak araba; ulan bi kere de benim önümde dursa da, krallar gibi istediğim yere otursam.. diye düşünür kardeşiniz.. sonra şoför amcanın, assolist edasındaki te$riflerinden sonra, millet çullanır da çullanır.. bir de erkek olacak, - tabii ya o zaman aklına geliyo sosyalitesi, bayanlara öncelik tanıma a$kı- düdükler kızlara yaransın diye, önündeki ya da arkasındaki kızlara şişirir yerleri. kamyon dolusu insan binmesine rağmen, bir o kadar kişi de arabaya binmeye çalışır.. siz de bir ara binersiniz arabaya..
- daha bu bismillah, du bakam bu araba daha ne duraklar görecek gibi düşüncelerin sonucunda, bilimum üniversite yerle$kesi içindeki duraklardan da parselleyebildiğini kapabilen, ve de uludağ üniversitesi tıp fakültesi hastanesi durağında da, ya$lı nüfusunu da %100 gibi bir kapasiteyle arttıran 48 numara, ''yolculuğun tadını çıkarın'' der..
okulu bitirdiimde denk gelir de bi yönetmen fln olursam üzerine korku filmi çekeceğim eziyet sebebi otobüs numarası..
gayet konforlu bir otobüstür. ayaktayken bir yere tutunmanıza gerek yoktur. bırakın kendinizi, o kalabalıkta zaten düşmezsiniz. e daha ne istiyosunuz zaten yuh?!
binilmesi çok eziyetli bi o kadar da eğlenceli olan otobüs, estanteler karşında düştüğünüz hale gülmemek imkâsızdır...
'bir otobüse en çok kaç kişi binebilir' rekorunu altüsteden otobüs. (bkz: kabus)
aynı zamanda Tuva Cumhuriyeti'nin uluslararsı arama kodudur.
yaslilar ve hastalarin tip fakultesini ziyaretleri sonrasinda merkeze geri donmek icin kullandiklari ve nasilsa genclerden birisi bana yer verir mantigiyla otobuse binip bu numarayai yemeyen hemen hemen butun uludaglilarin uyuyo numarasi yaptigi, yesil bursanin hala yesil kalabilen,sikis tikis otobusunun hat numarasidir...
uludağ üniversitesi, heykel arası sefer yapan b48 nolu otobus. yurdun onunden binince koltuk bulup sevinirsin ama tıp fakultesi durağından binen yaşlı teyze ve amcalara yer verip her daim yolculuğu ayakta tamamlarsın.
yolcu sayısı olarak 93 ün rakibi.
(bkz: jorge lorenzo)
(bkz: muğla)
uludağ üni - heykel arasında mekik dokuyan her daim dopdolu, hastaların şifası, öğrencilerin çoğu zaman kaçış aracı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar