bugün
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- gece uyurken bacağa kramp girmesi6
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması6
- uludede'nin cenaze eventi7
- pick me girl5
- uludede'yi karıya götürmek7
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması7
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- 3 kere üst üste 31 çekmek9
- uludede nim mirası4
- gunluklerim aylik olmus3
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek7
- sarma3
- gecenin köründe aniden gelen türklük atakları6
- queen ravenna olarak aranızdan kopuyorum4
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- mini şortla kapıya gelen hanım komşu6
- sürekli özür dileyen insan5
- yaygın olmayan bir isme sahip olmak5
- ekmeğe çikolata sürmek7
- bana ayrılan sürenin sonuna geldik4
- ortaçağda cadı avlamak3
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı5
- gece kapıya dayanan zombilere lahmacun ısmarlamak4
- arkadaşlar3
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- uludede'ye sahip çıkalım2
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi4
- uludede'ye sabun büyüsü yapmak2
- kızlar başlığa gelin bi sorum olacak5
- eyeliner çekme yöntemleri7
- robotların insanlara baş kaldırması5
- aniden gelen titreme3
- azrailin uludedeyi unutması2
- ağzı mantarlı ayak fetişisti3
- çocukluk yanılgıları2
- kömbe6
- kahverengi göz kalemi6
- nervio yu mancınıkla avrupaya fırlatmak3
- 82 musul 83 kerkük4
- yasin kol4
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- aniden ayağa kalkınca oluşan baş dönmesi2
- makyajın ciltte pütür durması5
- yarragi olan adam4
- inci sözlük8
- fatma betül sayan kaya64
- ciğer yiyen midesizler10
- ciğer vs kokoreç8
- yunan adalarına gitmek20
on parmağında on marifet olan insanlar vardır ya, bu adam öyle biri işte. total futbol'da yorumculuk yapıyor, 1903 radyo'da pascal nouma ile program yapıyor, four four two dergisinin yazı işleri müdürü. ayrıca çarşı'nın resmi sitesi olan forzabesiktas.com forumuna da üye.
her şeyden önce beşiktaşlı. manyak bir futbol bilgisi var. her şeyi önceden çok iyi görüyor, futbol geçmişini acayip iyi biliyor. 2010 dünya kupası öncesi "fransa galibiyet alamaz, uruguay ve şili'den turnuvada yıldızı parlayan takımlar olur" demişti.
fransızca ve ingilizcesi yok iyi. üstelik 16 yaşına kadar kekemeymiş bu adam.
29 haziran 2010 ispanya portekiz maçından önce yine skyturk'te total futbol programındaydı. pascal nouma konuktu, oturdum maç öncesi izlemeye başladım. küçükken annesi kansermiş bu adamın, onu anlattı ve gözleri doldu. benim de annem kanserdi onun annesinin kanser olduğu yaşlarda, benim de içim bir fena oldu. onun sesi titriyor, gözleri doluyor, benim de ekran başında içim parçalanıyor. neler çektiğini anlayabiliyordum azbuçuk.
herkesin bildiği gibi kendisi fanatik bir beşiktaş taraftarı'dır. bunu öğrendiğim zaman zaten adama kanım kaynamıştı. pascal programa konuk olur da 28 kasım 2002 beşiktaş dinamo kiev maçı konuşulmaz mı? adam maçı anlatmaya başladı. o gün staddaymış, ben de staddaydım. hatta benim gittiğim ilk maçtı. maçı bir anlatmaya başladı, pascal'ın uzun zaman sonra beşiktaş'ta oynayıp gol atmasını, o stadın atmosferini... yine yaşadım o günü. ikinci golden sonra "üç üç üç üç" seslerini duydum, resmen stad uğulduyordu. "neden daha önce ben buraya gelmedim?" diyerek pişmanlığı yaşıyor, "bundan sonra hep geleceğim" diyerek kendime söz veriyordum. mükemmel bir gündü. herkes "pascal gol gol gol" diye bağırıyordu. kartal gol gol gol vardı o zaman ama insanlar pascal nouma'nın gol atmasını istiyordu. pascal nouma kırar mı Beşiktaş Taraftarı'nı? öyle bir gol attı ki, ömer üründül bile sadece oooooooo diyebildi. herkes staddan çıkmıştı, beraber gittiğim arkadaşla maç bittikten sonra en son biz kalmıştık nerdeyse. hala seviniyor, hala halay çekiyorduk. üstümüzden formayı çıkarttık, onu filan sallıyorduk. öyle bir gündü.
işte o gol: http://video.google.com/v...ocid=-9138448512655949276#
ali ece her zaman kafasına bandana tarzı bir şey takar. ayrıca giydiği tişörtlerle de ünlüdür. geçen gün çıktığı o programda bir tişört giymiş. hayatımda şu ana kadar üzerinde söz yazılı olan baskılı tişört şeklinde en beğendiğim tişörttü. eric cantona'yı öven tişörtte şöyle yazıyordu: "1966 ingilizler için önemli bir yıldır. çünkü o yıl eric cantona doğmuştur.". tişörtteki olay şu; 1966 yılında ingiltere dünya kupası'nı aldı ama asıl önemli olan, eric cantona doğdu ve manchester united'ta oynadığı için, ingilizler onun gibi bir futobolcu izledi. mükemmel bir söz. zamanında halı sahalarda sürekli formamın yakasını kaldırıp top oynadığım için, bu söz benim acayip hoşuma gitti. sonrasında baktım yaka boğazıma batmaya başlıyor ve rahatsız oluyorum. ben eric cantona gibi olduğumu farklı şekilde göstermeliyim dedim. attığım golden sonra sol elimi ve işaret parmağını yukarı kaldırıp "ben tekim" anlamında bir mesaj veriyordum. ondan sonra baktım ki her maç sadece bir gol atıyorum. insanlar "başka gol atmayacaksın herhalde yine?" diye sormaya başlayınca ondan da vazgeçtim.
konunun dışına sapmış olabilirim ama asıl olay şu: bu adamın yaşadığı her şey ve her yönü benimle bağdaşıyor. ondan daha bir seviyorum bu adamı. umarım her zaman çizgisini korur da kendi kafa dengim olan birinin yorumunu her zaman izleme ve dinleme fırsatına erişirim.
her şeyden önce beşiktaşlı. manyak bir futbol bilgisi var. her şeyi önceden çok iyi görüyor, futbol geçmişini acayip iyi biliyor. 2010 dünya kupası öncesi "fransa galibiyet alamaz, uruguay ve şili'den turnuvada yıldızı parlayan takımlar olur" demişti.
fransızca ve ingilizcesi yok iyi. üstelik 16 yaşına kadar kekemeymiş bu adam.
29 haziran 2010 ispanya portekiz maçından önce yine skyturk'te total futbol programındaydı. pascal nouma konuktu, oturdum maç öncesi izlemeye başladım. küçükken annesi kansermiş bu adamın, onu anlattı ve gözleri doldu. benim de annem kanserdi onun annesinin kanser olduğu yaşlarda, benim de içim bir fena oldu. onun sesi titriyor, gözleri doluyor, benim de ekran başında içim parçalanıyor. neler çektiğini anlayabiliyordum azbuçuk.
herkesin bildiği gibi kendisi fanatik bir beşiktaş taraftarı'dır. bunu öğrendiğim zaman zaten adama kanım kaynamıştı. pascal programa konuk olur da 28 kasım 2002 beşiktaş dinamo kiev maçı konuşulmaz mı? adam maçı anlatmaya başladı. o gün staddaymış, ben de staddaydım. hatta benim gittiğim ilk maçtı. maçı bir anlatmaya başladı, pascal'ın uzun zaman sonra beşiktaş'ta oynayıp gol atmasını, o stadın atmosferini... yine yaşadım o günü. ikinci golden sonra "üç üç üç üç" seslerini duydum, resmen stad uğulduyordu. "neden daha önce ben buraya gelmedim?" diyerek pişmanlığı yaşıyor, "bundan sonra hep geleceğim" diyerek kendime söz veriyordum. mükemmel bir gündü. herkes "pascal gol gol gol" diye bağırıyordu. kartal gol gol gol vardı o zaman ama insanlar pascal nouma'nın gol atmasını istiyordu. pascal nouma kırar mı Beşiktaş Taraftarı'nı? öyle bir gol attı ki, ömer üründül bile sadece oooooooo diyebildi. herkes staddan çıkmıştı, beraber gittiğim arkadaşla maç bittikten sonra en son biz kalmıştık nerdeyse. hala seviniyor, hala halay çekiyorduk. üstümüzden formayı çıkarttık, onu filan sallıyorduk. öyle bir gündü.
işte o gol: http://video.google.com/v...ocid=-9138448512655949276#
ali ece her zaman kafasına bandana tarzı bir şey takar. ayrıca giydiği tişörtlerle de ünlüdür. geçen gün çıktığı o programda bir tişört giymiş. hayatımda şu ana kadar üzerinde söz yazılı olan baskılı tişört şeklinde en beğendiğim tişörttü. eric cantona'yı öven tişörtte şöyle yazıyordu: "1966 ingilizler için önemli bir yıldır. çünkü o yıl eric cantona doğmuştur.". tişörtteki olay şu; 1966 yılında ingiltere dünya kupası'nı aldı ama asıl önemli olan, eric cantona doğdu ve manchester united'ta oynadığı için, ingilizler onun gibi bir futobolcu izledi. mükemmel bir söz. zamanında halı sahalarda sürekli formamın yakasını kaldırıp top oynadığım için, bu söz benim acayip hoşuma gitti. sonrasında baktım yaka boğazıma batmaya başlıyor ve rahatsız oluyorum. ben eric cantona gibi olduğumu farklı şekilde göstermeliyim dedim. attığım golden sonra sol elimi ve işaret parmağını yukarı kaldırıp "ben tekim" anlamında bir mesaj veriyordum. ondan sonra baktım ki her maç sadece bir gol atıyorum. insanlar "başka gol atmayacaksın herhalde yine?" diye sormaya başlayınca ondan da vazgeçtim.
konunun dışına sapmış olabilirim ama asıl olay şu: bu adamın yaşadığı her şey ve her yönü benimle bağdaşıyor. ondan daha bir seviyorum bu adamı. umarım her zaman çizgisini korur da kendi kafa dengim olan birinin yorumunu her zaman izleme ve dinleme fırsatına erişirim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar