bugün
- 45 adet kurabiye11
- ikinci dünya savaşına girseydik neler olurdu5
- sevilmeyen yazara pestisitli elma göndermek7
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası12
- kesik at kafası7
- uludede'nin zebraları giyip yatması8
- ismet gurbuz'e kesik at kafası göndermek4
- son okunan kitap5
- sözlük kızlarının kombinleri45
- uludede'ye sorulacak sorular7
- manisalı erkekler6
- herkesin hemfikir olduğu şeyler4
- gece yatağın altında hatay dürüm gömen cin8
- sözlükte çirkin kız olmaması13
- sonbaharda dinlenecek şarkılar4
- kendini türk hisseden arap artığı24
- 12 ekim 2026 eyüpspor göztepe maçı12
- uludede'nin z kuşağı olması4
- firavun haklıydı12
- göztepe3
- dünyanın en çok ihtiyaç duyduğu iş sektörleri2
- yalnızlık2
- sözlükteki ilişki skandalı37
- sözlük yazarlarının dehşetül vahşet kombinleri13
- gece yatağın altından el çıkaran cin5
- manisa tarzanı3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek10
- gece vakti tek başına tepedeki binayı korumak3
- giyotinle kesilen kafa2
- gece sözlükte robdöşambrla gezen uludede görmek4
- gece kapıya dayanan döner bıçaklı at4
- betimlemeyi abartan romanların sinir bozması4
- gece gardroptan fırlayan halay mendilli cin4
- sahte motor yağı8
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- sözlük kızlarının kurabiyeleri5
- arkadaşlar toplanır mısınız konuşma yapacağım8
- elinizde 1 tane nükleer bomba var4
- gammaz sözlük kızları15
- gece saat 2 de damat halayı çeken cin3
- nervio7
- audi a8 long w12 6 3 fsi quattro tiptronic4
- huzursuz bacak sendromu2
- galatasaray4
- sevgiliye at kafası kurabiyesi yapmak3
- onu bana versene bunu bana versene3
- sözlükteki gammaz özelliği11
- hanginiz yaptı bunu6
- hizmet sektörü2
- ortadoğunun yeniden şekillendirilmesi2
bugün izlediğim, aylardır beklediğim, diziye olan özlemden sonra heyecanla gittiğim film.
öncelikle 'her temas bir iz bırakır' ardından 'son hafriyat'ı okumuş biri olarak beklentim tabii ki yüksekti. diziyi de hiç kaçırmadığım için konuya epey bi hakimim. son hafriyattan uyarlanan filmdi bu evet ama behzat ç.'nin kitapta konuşmayıp işaret,mimik ve hareketlerle çok şey anlattığı düşünüldükten sonra behzat amirime iki üç 'haa','huu',birkaç küfür ve cümle verilmesi yani filmde konuşması çok gerekli değildi bence, o gizem, içindeki sarsıntılar, konuşmalar filme çok daha değişik bir güzellik katabilirdi.
sonra ben bu cansu dere olayına pek katılmamıştım 'ya bu kızın ne işi var bu filmde' diyenlere inat izleyelim görelim kafasını yaşayan biri olarak şimdi o arkadaşlara katıldığımı söyleyebilirim. cansucuğum çok da gerekli değilmişsin, olmasan da olurmuş, kitaptaki gibi başka bir adam olsaymış sana uyarlamasalarmış o rolü falan filan.
evet eleştirilerime hız kesmeden devam ediyorum ama yani Red Kit de bir hayal kırıklığı oldu. kitaptaki o psikopat, derin adam gitmiş; sürekli adam gömen, düz bir adam gelmiş arkadaş. o Red Kit ki ne bunalımlar yaşamış ne darbeler yemiş adamdı...
bir de espiriler beni çok güldüremedi, mizah yapacağım diye kasmaya gerek yok ki dizide daha başarılılardı veya filmde daha başarılı olmalılardı...hangisidir doğrusu bilemedim.
kitaptaki cümlelerin birebir aynıları filmde varken bazı iyi bölümler filme aktarılmamış. örneğin Red Kit'in psikologla olan konuşmaları o kadar sağlamken ve filmde çok güzel geçişler yaratabilirken o bölümler, sen git hiç psikologa götürme filmde adamı... bu da olmadı emrah serbes.
iyi şey söylemem icap ederse o da kendini ahmet sanan süleyman -kass- karakteri ve o rolü oynayanın oyunculuğudur. başrolde bulunanlar kadar -belki de daha fazla- etkiliydi.
özetle her halükarda izlememek gibi bir hata yapmayacağım filmdi ama kitaptan sonra beklentiyi çok mu yüksek tuttuk bilinmez biraz zayıf kaldı. -bu yüzden kitabı okumayan arkadaşlara okumalarını öneririm sırf daha iyisini okumak için-
not: salondaki son hafriyat kitabını okumayı geçtim diziyi bile yarım yamalak izleyen arkadaşlar o kadar çok vardı ki küfürlere gülmekten ölmeler, hiç gülünemeyecek sahnelerde manasız kahkahalarla kendilerini belli ettiler -ki yanımdaki çift de aralarında diziyi hiç izleyip izlemediklerini konuşuyolardı, behzat ç. kimdir belki çok sonra öğrenmişlerdir- ve çok iticiydiler bize yazık oldu.
not2: ben sinemayı sadece izlerim. eleştiri falan çok bildiğim bir şey değil sadece behzat ç.' yi ve emrah serbes'i takip etmeye çalışan, seven bi insanım. bu yüzden bunları eklemek istedim buraya, saygılar.
öncelikle 'her temas bir iz bırakır' ardından 'son hafriyat'ı okumuş biri olarak beklentim tabii ki yüksekti. diziyi de hiç kaçırmadığım için konuya epey bi hakimim. son hafriyattan uyarlanan filmdi bu evet ama behzat ç.'nin kitapta konuşmayıp işaret,mimik ve hareketlerle çok şey anlattığı düşünüldükten sonra behzat amirime iki üç 'haa','huu',birkaç küfür ve cümle verilmesi yani filmde konuşması çok gerekli değildi bence, o gizem, içindeki sarsıntılar, konuşmalar filme çok daha değişik bir güzellik katabilirdi.
sonra ben bu cansu dere olayına pek katılmamıştım 'ya bu kızın ne işi var bu filmde' diyenlere inat izleyelim görelim kafasını yaşayan biri olarak şimdi o arkadaşlara katıldığımı söyleyebilirim. cansucuğum çok da gerekli değilmişsin, olmasan da olurmuş, kitaptaki gibi başka bir adam olsaymış sana uyarlamasalarmış o rolü falan filan.
evet eleştirilerime hız kesmeden devam ediyorum ama yani Red Kit de bir hayal kırıklığı oldu. kitaptaki o psikopat, derin adam gitmiş; sürekli adam gömen, düz bir adam gelmiş arkadaş. o Red Kit ki ne bunalımlar yaşamış ne darbeler yemiş adamdı...
bir de espiriler beni çok güldüremedi, mizah yapacağım diye kasmaya gerek yok ki dizide daha başarılılardı veya filmde daha başarılı olmalılardı...hangisidir doğrusu bilemedim.
kitaptaki cümlelerin birebir aynıları filmde varken bazı iyi bölümler filme aktarılmamış. örneğin Red Kit'in psikologla olan konuşmaları o kadar sağlamken ve filmde çok güzel geçişler yaratabilirken o bölümler, sen git hiç psikologa götürme filmde adamı... bu da olmadı emrah serbes.
iyi şey söylemem icap ederse o da kendini ahmet sanan süleyman -kass- karakteri ve o rolü oynayanın oyunculuğudur. başrolde bulunanlar kadar -belki de daha fazla- etkiliydi.
özetle her halükarda izlememek gibi bir hata yapmayacağım filmdi ama kitaptan sonra beklentiyi çok mu yüksek tuttuk bilinmez biraz zayıf kaldı. -bu yüzden kitabı okumayan arkadaşlara okumalarını öneririm sırf daha iyisini okumak için-
not: salondaki son hafriyat kitabını okumayı geçtim diziyi bile yarım yamalak izleyen arkadaşlar o kadar çok vardı ki küfürlere gülmekten ölmeler, hiç gülünemeyecek sahnelerde manasız kahkahalarla kendilerini belli ettiler -ki yanımdaki çift de aralarında diziyi hiç izleyip izlemediklerini konuşuyolardı, behzat ç. kimdir belki çok sonra öğrenmişlerdir- ve çok iticiydiler bize yazık oldu.
not2: ben sinemayı sadece izlerim. eleştiri falan çok bildiğim bir şey değil sadece behzat ç.' yi ve emrah serbes'i takip etmeye çalışan, seven bi insanım. bu yüzden bunları eklemek istedim buraya, saygılar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar