bugün
- beni kaybettin diyen erkek13
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- bir sevgiliden beklenen şeyler11
- ekşiye gidiyorum ben10
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı12
- arkadaşlar bir şey danışacağım10
- arkadaşlar yeni işe başladım16
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı15
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- kadikoy psikolog4
- çanakkale kumandanı mustafa kemal paşa7
- sadece filistin'i önemsemek15
- bir erkeğin wp aile grubuna alınma kriterleri6
- sevgiliyi kediye onaylatmak7
- charlie kirk3
- 2019 da doğmak nedir4
- kahve falı bakabilen muhteşem fevkalade yazarlar8
- ona bir şarkı gönder4
- hangi şehrin erkeği meşhurdur5
- iblis'in sesini duymak11
- acemyan ilk dijital naif sanatçı2
- henüz hazır değilim3
- beşiktaş'ın marsilya'yı gol manyağı yapması4
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz16
- reddedilince brad pitt ten neyim eksik diyen erkek3
- bir erkeğe objektif bakma yetisini kaybetmek5
- mazotun litresi 101 lira36
- emma watson hala güzelmi3
- gocu38
- sevgilinin garanti kapsamı dışında kalması4
- mert arslan2
- 28 bine çalışmak8
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek21
- sen bakarken soyunamıyorum2
- allah6
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı7
- kürdü sevin10
- açık oyla başlayan ilişkiyi nikahla taçlandırmak6
- yeni sevgiliye kasko yaptırmak3
- evlenmeden önce kızı tazyikli suyla yıkamak2
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- yaşlılığı kabullenemeyen insan10
- öğretmenler odasında özgür irade tartışması4
- israil11
- anın görüntüsü26
- sözlükteki şeref yoksunu yazarlar7
- okul zilinin pedagojik gereksizliği2
- nervio hamferdinin izmire gelmesi7
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- bik bik'in mutfağına konuk olmak30
sevdiği entry'ler
inanılmaz bir mevzu bu da. Erbakan adamların gözlerinin içine baka baka mevzuyu anlattı. Hiçbiri itiraz bile etmedi. Bunlar hala ecevit diyor.
Kerhanacı şerefsizi, kanı bozuk it herif! Senin dediğin olsun! Avrupa'nın ve hatta dünyanın en ucuz akaryakıtı bizde ve alım gücü en mükemmel ülkesi biziz, tamam. Ağzına Yonan'ın ötürdüğü kepaze herif! Peki millet neden evlenemiyor ya da evlenen duramıyor, boşanıyor? Ahlak denen bir şey kalmamış, zengini de fakiri de şu hayattan bir tat almamış, gün dolduruyor herkes. Hariçten gazel okuyacağına, gel ülkende yaşa it herif! Söz, benzin paranı ben vereceğim.
Başlıktan belli zaten... *
hanımefendi mercimek çorbası ile başlayıp direkt eline bir dilim ekmek alırsa evlenilir. bize gelmez öyle mıyk mıyk süslü yerlerde çatalın ucu ile elma dilimi yiyip "doydum ben ihihih" diye kibarlıktan kırılacak kadınlar bizim atalarımız bir oturuşta bir koyunu yerlermiş karı koca.. tamam bir koyunu yemesin fiziken normal ebatlarda olsun ama yeri gelecek çorba-pilav + kuru fasülye ile de doyacak.
türk erkeği ve türk kadınınca sürekli hor görülen canlı türü. ayakkabısının topuğuna basarak gezen keko da aşağılıyor, yok havalı, yok paracı vs. diye. kendisini iyi, diğerlerinden farklı göstermeye çalışan türk kadını da aşağılıyor. türk kızı iyidir, siz insan değilsiniz, sorun bu. masaya paradan başka şey koyamayacak vasıfsızlıkta, ki o parası da yok tipler sorunu parasız olmak sanıyor. sorun karakteriniz, tipiniz falan amk. parası olan herif dünyanın her yerinde kendine fazla kadını düşürebiliyor zaten, bunu türk kadınını aşağılamak için kullanmak ne? aynı şekilde parası olan kadının peşinde de sevmeseler bile dolanan vampir erkekler de var. siz kendinizi düzeltin, biri sizi siz olduğunuz için sevebilsin. iş para vs. değil, kendinizsiniz.
şaşırtmayan gerçektir. standart bir insan, yani başında hastalık gibi büyük musibetler olmayan insan gayet de parayla saadeti satın alabilir. biner özel uçağıma, dünyayı gezerim amk, ya da mutsuz da olacaksam, miami sahillerinde mutsuz olurum en azından.
onu bilmiyorum da, islam yoksulların, garibanların, yalnız ve kimsesiz kalmış insanların dini, bundan haberdarım ve memnunum.
Koala bunlar komünizm masalları. Herkes aynı şartlarda doğmuyor. Herkes aynı oranda çalışmıyor. Elbet birileri diğerlerine göre daha zengin yada fakir olacak.
taksi plakanı senden daha fakir birine ver Maddi olarak eşitlenme yolunda bir adım at desem vermeyeceğini ikimiz de biliyoruz.
Komünizm en büyük sömürgeciliktir.
taksi plakanı senden daha fakir birine ver Maddi olarak eşitlenme yolunda bir adım at desem vermeyeceğini ikimiz de biliyoruz.
Komünizm en büyük sömürgeciliktir.
benquick misin nesquick misin o ağzını topla pandela niyetine hoplatırım seni.
benden çok seninki oynuyor. at kafası.
benden çok seninki oynuyor. at kafası.
zenginlerin çoğu gizli işsiz ama ortada ciddi bir para dönüyorsa hiç bir kadın bunun kaynağını sormaz..
kadınlar sizi zaten bol bol gömüyor, bir de "işimde gücümdeyim, ciddi ilişkiye hazırım" mesajı vereceğim diye kendinizi iyice bitirmeyin bro.larım.. zaten bu tip argümanların otomatik cevapları vardır ve bizim takım her zaman kaybetmeye mahkum taraftır..
hiç bir erkek de sormaz, bir kız evlendiğinde çalışmak istemiyorsa neden üniversite bitirir, kpss'ye girer, diye..
kadınlar sizi zaten bol bol gömüyor, bir de "işimde gücümdeyim, ciddi ilişkiye hazırım" mesajı vereceğim diye kendinizi iyice bitirmeyin bro.larım.. zaten bu tip argümanların otomatik cevapları vardır ve bizim takım her zaman kaybetmeye mahkum taraftır..
hiç bir erkek de sormaz, bir kız evlendiğinde çalışmak istemiyorsa neden üniversite bitirir, kpss'ye girer, diye..
anon olan her yer. insanlar isim-yaş-şehir gibi tüm özelliklerinden sıyrıldıklarında akıl edemeyeceğiniz her fantezisini yaparlar, seks de dahil.
@uysaljakoben
birbirimizi tanımıyoruz ama belli ki ikimiz de aynı toplumu gözlemliyoruz. o yüzden daha samimi konuşalım. konuşmayı sistem hacklemek ya da isyan gibi laflarla süslendiğinde durumun özü değişmiyor.
özgür irade üzerine kurduğum cümleyi ''eksik okuma'' diye yaftalaman, bir kılıf aradığını gösteriyor gibi. ''ben iradesiz değilim, sistemi hackliyorum'' diyorsun ama dışarıdan bakınca görünen şey, dürtülerini yönetmek yerine, onların bedelini (yapıp yapmadığını bilmemekle) -eskort, kapatma vs.- ödeyerek onları satın almayı seçtiğin. bir şeye para ödeyerek erişim sağlamak, o dürtüyü özgürleştirmek değil, ona fiyat etiketi yapıştırıp hayatında tutmaya devam etmektir. bunun neresi isyan anlamadım? bence bu, dürtülerinle kurduğun bir ticaret yöntemi.
şimdi muhtemelen şunu söyleyeceksin; senin tuzun kuru, sistemin şartlarını bilmiyorsun, irade dediğin şey bir illüzyon… şimdiden cevap vereyim: iradeyi bir illüzyon veya sistem dayatması olarak kodlamak, sorumluluktan kaçmanın en konforlu yoludur. irade, şartlar ne kadar zor olursa olsun, kişinin kendi kararlarının arkasında durabilme kapasitesidir. şartlar zor diye iradesizliği bir hayat biçimi haline getirmek, sistemin kurbanı olmak değil, sistemin içinde kendi kendine yenilmektir.
sistemin dışındayım diyorsun ama nafaka, devlet gücü ve toplumsal baskıdan yakınıyorsun. sen sistemin dışına çıkmaya çalışmıyorsun, sistemin bir ucundan diğerine kaçıyorsun. sistemin dışına çıkmak; bir hack girişimi veya sistemle kavga etmek değil, sistemin korku ve ödül mekanizmalarından sessizce sıyrılıp özgürleşmektir. gerçekten dışarı çıkmayı başarabilen biri, sistemin yasalarından veya ne derler homurtularından korkmaz, çünkü artık o mekanizmanın bir parçası değildir. sen ise hala o mekanizmanın içindesin; sadece oyunun başka bir versiyonunu müşteri olarak oynuyorsun.
karşıt argüman olarak benim ve benzerlerimin ilişkilerini, bazı konularda haklı olsan ve kişiden kişiye değişecek olsa da yalan ya da beklenti içeren diye etiketleyip küçümsemen, ''siz böylesiniz, biz de böyleyiz'' deyip aslında kendi seçimlerini meşrulaştırma çabandan başka bir şey değil gibi. sistemin dışına çıktığını iddia eden biri, başkasının hayatını etiketleyerek meşruiyet aramaz. gerçekten dışarıda olan, içeridekini aşağılama gereği duymaz; çünkü o artık o oyunun bir parçası değildir. eğer gerçekten o hacker dünyasında olsaydın, bizim dünyamız senin için yok hükmünde olurdu. ama belli ki bizim dünyamız senin için hala önemli gibi; bizi küçümseyerek kendini iyi hissetmeye mi çalışıyorsun?
özde diyorum ki; biyolojik zorunluluğu, sistem mağduriyetini veya modern hayatın yalanlarını öne sallayarak, erkeğin iradesiyle yapabileceği tercihleri ''biyolojik bir zorunlulukmuş gibi'' göstermek, en çok yine erkeğin kendisine haksızlık ediyor.
bana eksik okuyorsun demek yerine, gel şunu düşün: eğer tüm bu sistem ve biyoloji bahanesi olmasaydı, sen yine aynı yolu seçer miydin? yoksa bu kadar süslü kelime, sadece vicdanını rahatlatmak için uydurulmuş bir kalkan mı?
birbirimizi tanımıyoruz ama belli ki ikimiz de aynı toplumu gözlemliyoruz. o yüzden daha samimi konuşalım. konuşmayı sistem hacklemek ya da isyan gibi laflarla süslendiğinde durumun özü değişmiyor.
özgür irade üzerine kurduğum cümleyi ''eksik okuma'' diye yaftalaman, bir kılıf aradığını gösteriyor gibi. ''ben iradesiz değilim, sistemi hackliyorum'' diyorsun ama dışarıdan bakınca görünen şey, dürtülerini yönetmek yerine, onların bedelini (yapıp yapmadığını bilmemekle) -eskort, kapatma vs.- ödeyerek onları satın almayı seçtiğin. bir şeye para ödeyerek erişim sağlamak, o dürtüyü özgürleştirmek değil, ona fiyat etiketi yapıştırıp hayatında tutmaya devam etmektir. bunun neresi isyan anlamadım? bence bu, dürtülerinle kurduğun bir ticaret yöntemi.
şimdi muhtemelen şunu söyleyeceksin; senin tuzun kuru, sistemin şartlarını bilmiyorsun, irade dediğin şey bir illüzyon… şimdiden cevap vereyim: iradeyi bir illüzyon veya sistem dayatması olarak kodlamak, sorumluluktan kaçmanın en konforlu yoludur. irade, şartlar ne kadar zor olursa olsun, kişinin kendi kararlarının arkasında durabilme kapasitesidir. şartlar zor diye iradesizliği bir hayat biçimi haline getirmek, sistemin kurbanı olmak değil, sistemin içinde kendi kendine yenilmektir.
sistemin dışındayım diyorsun ama nafaka, devlet gücü ve toplumsal baskıdan yakınıyorsun. sen sistemin dışına çıkmaya çalışmıyorsun, sistemin bir ucundan diğerine kaçıyorsun. sistemin dışına çıkmak; bir hack girişimi veya sistemle kavga etmek değil, sistemin korku ve ödül mekanizmalarından sessizce sıyrılıp özgürleşmektir. gerçekten dışarı çıkmayı başarabilen biri, sistemin yasalarından veya ne derler homurtularından korkmaz, çünkü artık o mekanizmanın bir parçası değildir. sen ise hala o mekanizmanın içindesin; sadece oyunun başka bir versiyonunu müşteri olarak oynuyorsun.
karşıt argüman olarak benim ve benzerlerimin ilişkilerini, bazı konularda haklı olsan ve kişiden kişiye değişecek olsa da yalan ya da beklenti içeren diye etiketleyip küçümsemen, ''siz böylesiniz, biz de böyleyiz'' deyip aslında kendi seçimlerini meşrulaştırma çabandan başka bir şey değil gibi. sistemin dışına çıktığını iddia eden biri, başkasının hayatını etiketleyerek meşruiyet aramaz. gerçekten dışarıda olan, içeridekini aşağılama gereği duymaz; çünkü o artık o oyunun bir parçası değildir. eğer gerçekten o hacker dünyasında olsaydın, bizim dünyamız senin için yok hükmünde olurdu. ama belli ki bizim dünyamız senin için hala önemli gibi; bizi küçümseyerek kendini iyi hissetmeye mi çalışıyorsun?
özde diyorum ki; biyolojik zorunluluğu, sistem mağduriyetini veya modern hayatın yalanlarını öne sallayarak, erkeğin iradesiyle yapabileceği tercihleri ''biyolojik bir zorunlulukmuş gibi'' göstermek, en çok yine erkeğin kendisine haksızlık ediyor.
bana eksik okuyorsun demek yerine, gel şunu düşün: eğer tüm bu sistem ve biyoloji bahanesi olmasaydı, sen yine aynı yolu seçer miydin? yoksa bu kadar süslü kelime, sadece vicdanını rahatlatmak için uydurulmuş bir kalkan mı?
Sokakta pankart açarım daha iyi, Daha az bürokratik. en azından herkes niyetimin ve cinsiyetimin ne oldugunu baştan bilir.
Burada kızım desen Harun abilerin kız ayagına yatan parodi hesabı sanılırsın. Kız olduguna ikna edebildiysen ne ala sıra larissa olmadıgına geldi. Tüm Bunları elediysen eğer kimliğini gizlemediğin için sözlük meydanında teyzeler tarafından aşüfte ilan edilerek taşlanırsın. hemcinslerinle onca küfür kıyamet, saç başa hal vaziyetten sonra geriye kalan özsaygı ve romantizm kırıntılarıyla buluşma kararı verdiyseniz ne mutlu, toplumsal dayanıklılık testini geçtiniz. Artık Buluşup doyasıya nahlaşıyor, sonra da bunu sözlüğe atıyorsunuz. zaten sözlükte flörtün zirvesi de budur: iki insanın birbirine yaklaşabildiği son nokta olan nahı karşılıklı gösterip ilişkiyi resmiyete taşımak.
Ben teyzelerle saç başa olan kısmı henüz egale edemedim, sonraki aşamalara geçenler nahlaşana dek atladıklarım varsa anlatsın aydınlanalım.
Burada kızım desen Harun abilerin kız ayagına yatan parodi hesabı sanılırsın. Kız olduguna ikna edebildiysen ne ala sıra larissa olmadıgına geldi. Tüm Bunları elediysen eğer kimliğini gizlemediğin için sözlük meydanında teyzeler tarafından aşüfte ilan edilerek taşlanırsın. hemcinslerinle onca küfür kıyamet, saç başa hal vaziyetten sonra geriye kalan özsaygı ve romantizm kırıntılarıyla buluşma kararı verdiyseniz ne mutlu, toplumsal dayanıklılık testini geçtiniz. Artık Buluşup doyasıya nahlaşıyor, sonra da bunu sözlüğe atıyorsunuz. zaten sözlükte flörtün zirvesi de budur: iki insanın birbirine yaklaşabildiği son nokta olan nahı karşılıklı gösterip ilişkiyi resmiyete taşımak.
Ben teyzelerle saç başa olan kısmı henüz egale edemedim, sonraki aşamalara geçenler nahlaşana dek atladıklarım varsa anlatsın aydınlanalım.
royall stars.
üşenmeden okudum üstadım.
maalesef bu sözlükteki çoğu insan okuma özürlüsü. sorsan herkes aydın ve sorgulayıcı takılır. ben üşenmedim okudum.
zaten opel'in Fransızlara satılması tamamen mali sebeplerdi.
Sen yazmamışsın ama bir bilgi de ben ekleyeyim *
2008 yılında general motors iflas etmişti. Opel de zarar oluşturan bir diğer firmaydı. General Motors iflas etse de ABD hükümeti yani Obama hükümeti General Motors'u sahiplendi. Hatta General Motors'a Government Motors demişlerdi dalgasına.
2009'da General Motors, Opel'i satmak istedi. Kanadalı bir parça üreticisine. Magna'ya yani. Magna 2009'da Opel'i satın alacaktı. Anlaşmalar imzalanmıştı. Hatta Alman hükümeti bile bu satışı destekliyordu.
Ta ki General Motors geri vites yapana kadar. General Motors Opel'i satmaktan vazgeçmişti. Bir şans daha denemeye çalışmıştı. işte 2012 gibi aslında PSA ile ortaklığı vardı. Platform, Motor vs ortaklığı kurmuştu.
Zaten elde bu ortaklık varken Opel'i de alan PSA oldu.
Opel'in de hızla kara geçmesi PSA'nın kendi mühendislik ve arge teknolojisini Opel araçlarına entegre etmesiyle oldu.
Opel kurtulmuş olsa da şu an Ruhsuz bir marka. Yine Alman hissiyatı veriyor ama. Süspansiyon kalitesi, yazılımlar vs yine Alman. Ama teknik açıdan Fransız markası gibi.
üşenmeden okudum üstadım.
maalesef bu sözlükteki çoğu insan okuma özürlüsü. sorsan herkes aydın ve sorgulayıcı takılır. ben üşenmedim okudum.
zaten opel'in Fransızlara satılması tamamen mali sebeplerdi.
Sen yazmamışsın ama bir bilgi de ben ekleyeyim *
2008 yılında general motors iflas etmişti. Opel de zarar oluşturan bir diğer firmaydı. General Motors iflas etse de ABD hükümeti yani Obama hükümeti General Motors'u sahiplendi. Hatta General Motors'a Government Motors demişlerdi dalgasına.
2009'da General Motors, Opel'i satmak istedi. Kanadalı bir parça üreticisine. Magna'ya yani. Magna 2009'da Opel'i satın alacaktı. Anlaşmalar imzalanmıştı. Hatta Alman hükümeti bile bu satışı destekliyordu.
Ta ki General Motors geri vites yapana kadar. General Motors Opel'i satmaktan vazgeçmişti. Bir şans daha denemeye çalışmıştı. işte 2012 gibi aslında PSA ile ortaklığı vardı. Platform, Motor vs ortaklığı kurmuştu.
Zaten elde bu ortaklık varken Opel'i de alan PSA oldu.
Opel'in de hızla kara geçmesi PSA'nın kendi mühendislik ve arge teknolojisini Opel araçlarına entegre etmesiyle oldu.
Opel kurtulmuş olsa da şu an Ruhsuz bir marka. Yine Alman hissiyatı veriyor ama. Süspansiyon kalitesi, yazılımlar vs yine Alman. Ama teknik açıdan Fransız markası gibi.
Kur'an gayet açıktır. Meal okumayın, demek bile zırvadır. Evladım; sana kendi dilinde tıp kitaplarının alayını verseler, okuyarak ameliyat yapabilir misin? Bu demek değil ki anlatılanı anlamıyorsun. Kendi dilinde yazılmış olmasına rağmen ameliyat yapamazsın. Ameliyat yapmak için ihtisas gerek. Biz ameliyat yapmayacağız sonuçta. Kur'an'ın anlattığı şey tevhittir. Bunun nesini anlamayacağız? "secde et ve yaklaş" dediğinde, gidip Recep'e sokul demiyor herhalde.
royall stars abimizin örnekleriyle sokup sokup çıkarttığı, yazmama gerek bırakmadığı iddia. abi biraz yavaş sen de bunu insan okuyacak.