bugün

erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği

@uysaljakoben

birbirimizi tanımıyoruz ama belli ki ikimiz de aynı toplumu gözlemliyoruz. o yüzden daha samimi konuşalım. konuşmayı sistem hacklemek ya da isyan gibi laflarla süslendiğinde durumun özü değişmiyor.

özgür irade üzerine kurduğum cümleyi ''eksik okuma'' diye yaftalaman, bir kılıf aradığını gösteriyor gibi. ''ben iradesiz değilim, sistemi hackliyorum'' diyorsun ama dışarıdan bakınca görünen şey, dürtülerini yönetmek yerine, onların bedelini (yapıp yapmadığını bilmemekle) -eskort, kapatma vs.- ödeyerek onları satın almayı seçtiğin. bir şeye para ödeyerek erişim sağlamak, o dürtüyü özgürleştirmek değil, ona fiyat etiketi yapıştırıp hayatında tutmaya devam etmektir. bunun neresi isyan anlamadım? bence bu, dürtülerinle kurduğun bir ticaret yöntemi.

şimdi muhtemelen şunu söyleyeceksin; senin tuzun kuru, sistemin şartlarını bilmiyorsun, irade dediğin şey bir illüzyon… şimdiden cevap vereyim: iradeyi bir illüzyon veya sistem dayatması olarak kodlamak, sorumluluktan kaçmanın en konforlu yoludur. irade, şartlar ne kadar zor olursa olsun, kişinin kendi kararlarının arkasında durabilme kapasitesidir. şartlar zor diye iradesizliği bir hayat biçimi haline getirmek, sistemin kurbanı olmak değil, sistemin içinde kendi kendine yenilmektir.

sistemin dışındayım diyorsun ama nafaka, devlet gücü ve toplumsal baskıdan yakınıyorsun. sen sistemin dışına çıkmaya çalışmıyorsun, sistemin bir ucundan diğerine kaçıyorsun. sistemin dışına çıkmak; bir hack girişimi veya sistemle kavga etmek değil, sistemin korku ve ödül mekanizmalarından sessizce sıyrılıp özgürleşmektir. gerçekten dışarı çıkmayı başarabilen biri, sistemin yasalarından veya ne derler homurtularından korkmaz, çünkü artık o mekanizmanın bir parçası değildir. sen ise hala o mekanizmanın içindesin; sadece oyunun başka bir versiyonunu müşteri olarak oynuyorsun.

karşıt argüman olarak benim ve benzerlerimin ilişkilerini, bazı konularda haklı olsan ve kişiden kişiye değişecek olsa da yalan ya da beklenti içeren diye etiketleyip küçümsemen, ''siz böylesiniz, biz de böyleyiz'' deyip aslında kendi seçimlerini meşrulaştırma çabandan başka bir şey değil gibi. sistemin dışına çıktığını iddia eden biri, başkasının hayatını etiketleyerek meşruiyet aramaz. gerçekten dışarıda olan, içeridekini aşağılama gereği duymaz; çünkü o artık o oyunun bir parçası değildir. eğer gerçekten o hacker dünyasında olsaydın, bizim dünyamız senin için yok hükmünde olurdu. ama belli ki bizim dünyamız senin için hala önemli gibi; bizi küçümseyerek kendini iyi hissetmeye mi çalışıyorsun?

özde diyorum ki; biyolojik zorunluluğu, sistem mağduriyetini veya modern hayatın yalanlarını öne sallayarak, erkeğin iradesiyle yapabileceği tercihleri ''biyolojik bir zorunlulukmuş gibi'' göstermek, en çok yine erkeğin kendisine haksızlık ediyor.

bana eksik okuyorsun demek yerine, gel şunu düşün: eğer tüm bu sistem ve biyoloji bahanesi olmasaydı, sen yine aynı yolu seçer miydin? yoksa bu kadar süslü kelime, sadece vicdanını rahatlatmak için uydurulmuş bir kalkan mı?
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026