bugün
- beni kaybettin diyen erkek14
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- bir sevgiliden beklenen şeyler11
- ekşiye gidiyorum ben10
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- arkadaşlar yeni işe başladım16
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı15
- arkadaşlar bir şey danışacağım10
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı12
- saddam hüseyin3
- sadece filistin'i önemsemek15
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması3
- sevgiliyi kediye onaylatmak7
- bir erkeğin wp aile grubuna alınma kriterleri6
- kanadalı ünlüler3
- çanakkale kumandanı mustafa kemal paşa7
- kadikoy psikolog4
- beşiktaş'ın marsilya'yı gol manyağı yapması5
- kahve falı bakabilen muhteşem fevkalade yazarlar8
- mazotun litresi 101 lira36
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz16
- hangi şehrin erkeği meşhurdur5
- 2019 da doğmak nedir4
- iblis'in sesini duymak11
- ona bir şarkı gönder4
- amerika2
- charlie kirk3
- gocu38
- roblox2
- bir erkeğe objektif bakma yetisini kaybetmek5
- 28 bine çalışmak8
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek21
- iyi geceler2
- henüz hazır değilim3
- sevgilinin garanti kapsamı dışında kalması4
- mia khalifa denince akla gelen ilk şey2
- reddedilince brad pitt ten neyim eksik diyen erkek3
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı7
- emma watson hala güzelmi3
- allah6
- kürdü sevin10
- acemyan ilk dijital naif sanatçı2
- yaşlılığı kabullenemeyen insan10
- açık oyla başlayan ilişkiyi nikahla taçlandırmak6
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- israil11
- anın görüntüsü25
- mert arslan2
- sözlükteki şeref yoksunu yazarlar7
@uysaljakoben
birbirimizi tanımıyoruz ama belli ki ikimiz de aynı toplumu gözlemliyoruz. o yüzden daha samimi konuşalım. konuşmayı sistem hacklemek ya da isyan gibi laflarla süslendiğinde durumun özü değişmiyor.
özgür irade üzerine kurduğum cümleyi ''eksik okuma'' diye yaftalaman, bir kılıf aradığını gösteriyor gibi. ''ben iradesiz değilim, sistemi hackliyorum'' diyorsun ama dışarıdan bakınca görünen şey, dürtülerini yönetmek yerine, onların bedelini (yapıp yapmadığını bilmemekle) -eskort, kapatma vs.- ödeyerek onları satın almayı seçtiğin. bir şeye para ödeyerek erişim sağlamak, o dürtüyü özgürleştirmek değil, ona fiyat etiketi yapıştırıp hayatında tutmaya devam etmektir. bunun neresi isyan anlamadım? bence bu, dürtülerinle kurduğun bir ticaret yöntemi.
şimdi muhtemelen şunu söyleyeceksin; senin tuzun kuru, sistemin şartlarını bilmiyorsun, irade dediğin şey bir illüzyon… şimdiden cevap vereyim: iradeyi bir illüzyon veya sistem dayatması olarak kodlamak, sorumluluktan kaçmanın en konforlu yoludur. irade, şartlar ne kadar zor olursa olsun, kişinin kendi kararlarının arkasında durabilme kapasitesidir. şartlar zor diye iradesizliği bir hayat biçimi haline getirmek, sistemin kurbanı olmak değil, sistemin içinde kendi kendine yenilmektir.
sistemin dışındayım diyorsun ama nafaka, devlet gücü ve toplumsal baskıdan yakınıyorsun. sen sistemin dışına çıkmaya çalışmıyorsun, sistemin bir ucundan diğerine kaçıyorsun. sistemin dışına çıkmak; bir hack girişimi veya sistemle kavga etmek değil, sistemin korku ve ödül mekanizmalarından sessizce sıyrılıp özgürleşmektir. gerçekten dışarı çıkmayı başarabilen biri, sistemin yasalarından veya ne derler homurtularından korkmaz, çünkü artık o mekanizmanın bir parçası değildir. sen ise hala o mekanizmanın içindesin; sadece oyunun başka bir versiyonunu müşteri olarak oynuyorsun.
karşıt argüman olarak benim ve benzerlerimin ilişkilerini, bazı konularda haklı olsan ve kişiden kişiye değişecek olsa da yalan ya da beklenti içeren diye etiketleyip küçümsemen, ''siz böylesiniz, biz de böyleyiz'' deyip aslında kendi seçimlerini meşrulaştırma çabandan başka bir şey değil gibi. sistemin dışına çıktığını iddia eden biri, başkasının hayatını etiketleyerek meşruiyet aramaz. gerçekten dışarıda olan, içeridekini aşağılama gereği duymaz; çünkü o artık o oyunun bir parçası değildir. eğer gerçekten o hacker dünyasında olsaydın, bizim dünyamız senin için yok hükmünde olurdu. ama belli ki bizim dünyamız senin için hala önemli gibi; bizi küçümseyerek kendini iyi hissetmeye mi çalışıyorsun?
özde diyorum ki; biyolojik zorunluluğu, sistem mağduriyetini veya modern hayatın yalanlarını öne sallayarak, erkeğin iradesiyle yapabileceği tercihleri ''biyolojik bir zorunlulukmuş gibi'' göstermek, en çok yine erkeğin kendisine haksızlık ediyor.
bana eksik okuyorsun demek yerine, gel şunu düşün: eğer tüm bu sistem ve biyoloji bahanesi olmasaydı, sen yine aynı yolu seçer miydin? yoksa bu kadar süslü kelime, sadece vicdanını rahatlatmak için uydurulmuş bir kalkan mı?
birbirimizi tanımıyoruz ama belli ki ikimiz de aynı toplumu gözlemliyoruz. o yüzden daha samimi konuşalım. konuşmayı sistem hacklemek ya da isyan gibi laflarla süslendiğinde durumun özü değişmiyor.
özgür irade üzerine kurduğum cümleyi ''eksik okuma'' diye yaftalaman, bir kılıf aradığını gösteriyor gibi. ''ben iradesiz değilim, sistemi hackliyorum'' diyorsun ama dışarıdan bakınca görünen şey, dürtülerini yönetmek yerine, onların bedelini (yapıp yapmadığını bilmemekle) -eskort, kapatma vs.- ödeyerek onları satın almayı seçtiğin. bir şeye para ödeyerek erişim sağlamak, o dürtüyü özgürleştirmek değil, ona fiyat etiketi yapıştırıp hayatında tutmaya devam etmektir. bunun neresi isyan anlamadım? bence bu, dürtülerinle kurduğun bir ticaret yöntemi.
şimdi muhtemelen şunu söyleyeceksin; senin tuzun kuru, sistemin şartlarını bilmiyorsun, irade dediğin şey bir illüzyon… şimdiden cevap vereyim: iradeyi bir illüzyon veya sistem dayatması olarak kodlamak, sorumluluktan kaçmanın en konforlu yoludur. irade, şartlar ne kadar zor olursa olsun, kişinin kendi kararlarının arkasında durabilme kapasitesidir. şartlar zor diye iradesizliği bir hayat biçimi haline getirmek, sistemin kurbanı olmak değil, sistemin içinde kendi kendine yenilmektir.
sistemin dışındayım diyorsun ama nafaka, devlet gücü ve toplumsal baskıdan yakınıyorsun. sen sistemin dışına çıkmaya çalışmıyorsun, sistemin bir ucundan diğerine kaçıyorsun. sistemin dışına çıkmak; bir hack girişimi veya sistemle kavga etmek değil, sistemin korku ve ödül mekanizmalarından sessizce sıyrılıp özgürleşmektir. gerçekten dışarı çıkmayı başarabilen biri, sistemin yasalarından veya ne derler homurtularından korkmaz, çünkü artık o mekanizmanın bir parçası değildir. sen ise hala o mekanizmanın içindesin; sadece oyunun başka bir versiyonunu müşteri olarak oynuyorsun.
karşıt argüman olarak benim ve benzerlerimin ilişkilerini, bazı konularda haklı olsan ve kişiden kişiye değişecek olsa da yalan ya da beklenti içeren diye etiketleyip küçümsemen, ''siz böylesiniz, biz de böyleyiz'' deyip aslında kendi seçimlerini meşrulaştırma çabandan başka bir şey değil gibi. sistemin dışına çıktığını iddia eden biri, başkasının hayatını etiketleyerek meşruiyet aramaz. gerçekten dışarıda olan, içeridekini aşağılama gereği duymaz; çünkü o artık o oyunun bir parçası değildir. eğer gerçekten o hacker dünyasında olsaydın, bizim dünyamız senin için yok hükmünde olurdu. ama belli ki bizim dünyamız senin için hala önemli gibi; bizi küçümseyerek kendini iyi hissetmeye mi çalışıyorsun?
özde diyorum ki; biyolojik zorunluluğu, sistem mağduriyetini veya modern hayatın yalanlarını öne sallayarak, erkeğin iradesiyle yapabileceği tercihleri ''biyolojik bir zorunlulukmuş gibi'' göstermek, en çok yine erkeğin kendisine haksızlık ediyor.
bana eksik okuyorsun demek yerine, gel şunu düşün: eğer tüm bu sistem ve biyoloji bahanesi olmasaydı, sen yine aynı yolu seçer miydin? yoksa bu kadar süslü kelime, sadece vicdanını rahatlatmak için uydurulmuş bir kalkan mı?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar