bugün
- travesti uzaylılar var mı4
- özlale'nin fon krizinde gönüllü iade eleştirisi6
- fatma betül sayan kaya12
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı19
- tantuni3
- sözlük erkeklerinin bicepsleri34
- kısa boylu olup uzun palto giyen erkek2
- kokoreç7
- arap kahvesi2
- kanada başbakanı'nın türkiye ziyareti2
- ilişkide kıskançlık ve mülkiyet2
- victor osimhen8
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı22
- sözlük yazarlarının tatlıları17
- memeleri ile gündeme oturan yazar15
- kale'nin sözlük erkeklerine kötü örnek olması15
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması12
- fon vurgunu43
- from gold'un bicepsleri10
- fiziğiyle gündeme gelmek istemeyen yazar14
- kolye140
- cedidacer6
- uludağ sözlüğe ilk üyelik yılı7
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak20
- sözlük erkeklerinin adonisleri11
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması12
- antipanik'in sözlüğe vedası18
- sözlük erkeklerinin gluteus maximusları6
- hayatın anlamsızlığını bir cümleyle anlat7
- kolpa insanlar6
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
- özelden gelen saçma mesajlar12
- anın görüntüsü21
- sergen yalçın10
- beni geçmişimle yargılama diyen erkek6
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı22
- bir gün öleceksek niye yaşıyoruz sorunsalı5
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- clemence baptista13
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- kası olmasığı halde aşkı arayan erkek6
- kale'nin bicepleri altında güvende hissetmek6
- sözlükte edebiyat istiyorum felsefe istiyorum5
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata18
- ismail kartal14
- bicepsleriyle gündem olmak isteyen erkek yazar6
- kim bu erzincanlı9
- fiziği kötüyse yüreği güzeldir5
perde kapanır ve ışıklar yanar. evet bir şey yanlış gidiyor ama ne.
ÖLÜM" ölene Bayram, Bayrama sevinmek var. Ohh ne güzel, Bayramda Tahta Ata binmek var.
necip fazıl kısakürek. o manayı anlayabilmek için yaşıyorken ölmek lazım, yunus dergahından yel değirmenlerini dinlemek, mevlana ağzından ney işitmek, biz böyle cürüm dolu kalplerle, ancak ölürüz. arkamızdanda bilmeden, iyi bilirdik derler.
necip fazıl kısakürek. o manayı anlayabilmek için yaşıyorken ölmek lazım, yunus dergahından yel değirmenlerini dinlemek, mevlana ağzından ney işitmek, biz böyle cürüm dolu kalplerle, ancak ölürüz. arkamızdanda bilmeden, iyi bilirdik derler.
korkutucu valla. aklıma gelmesin hele.
bazen kara kara düşündüren..
her bir ölümün ardından anlıyorsunuz ki yaşayanlar daha ölü.
mutlak sondur fakat asla yakıştırılamayandır... ister genç olsun, ister yaşlı olsun ölen kişi!
hiçbir yere gittiği yok, hep orada bir yerde. sadece kendini çok güzel unutturuyor. hani defansın arkasına sarkan forvet tek dokunuşla topu ağlara yolluyor ya ölüm de böyle işte; top ağlardayken dank ediyor, ağlıyoruz. sonra neyse diyip çayımızı yudumlamaya devam ediyoruz. insanız abi lanet olsun.
duyulduğunda bile içinizde bir boşluk yaratır. kocaman bir boşluk, hiç anlamasanız da. bir dahada hiç dolmaz o boşluk, acı ve soğuk.
hayatdolu olan insanların karşısına erken çıkandır.
ne zaman olacağı bilinse de kötü, bilinmese de kötü olan bilinmezdir. aniden çıkıverir insanın karşısına, sevenlerine, ailesine karabulut gibi çöker.
bir insana ölümden bahsetmek çok da iyi değildir, çünkü elbet o insanın da kaybettiği çok insan, unutmak zorunda olduğu çok anısı vardır.
bir insana ölümden bahsetmek çok da iyi değildir, çünkü elbet o insanın da kaybettiği çok insan, unutmak zorunda olduğu çok anısı vardır.
bir seri katil gibi, her an aramızda kol geziyor ölüm.
her saat her dakika her saniye alıyor birilerini içimizden...
biliyoruz, görüyoruz, duyuyoruz ama hiç birşey yapamıyoruz. bir seri katili aramızda besliyoruz. işte insanoğlunun çaresizliği, acizliği...
her saat her dakika her saniye alıyor birilerini içimizden...
biliyoruz, görüyoruz, duyuyoruz ama hiç birşey yapamıyoruz. bir seri katili aramızda besliyoruz. işte insanoğlunun çaresizliği, acizliği...
bu aralar nedense sıkça aklıma gelen durum. bir anda geliveriyor aklıma son zamanlarda sıklaşan dejavularımı ölüme yaklaştığıma yorduğumdan kaynaklı olabilir fakat artık eskisi kadar uzak olmadığını düşünüyorum bu soğukluğun.
bütün hırsların, çabaların, mutlulukların bir nefeste bittiği noktadır.
madem uyku yarım ölüm ise ölüm uykunun iki katıdır.
ilk nefesi aldığın andan, son nefes alışına kadar geçen zamanda, gerçekleşeceği kesin olan tek eylemdir. bunu bildiğin halde, ölüm karşısında üzülürsün, korkarsın, yas tutarsın. halbuki farklı bir yaklaşım içerisinde olunsaydı, ölü arkasından kara kara giyinip yas tutulmasaydı, farklı bir algı olsaydı, olmaz mıydı? ölüyü bir daha göremeyecek olmak mı mesele ? böyleyse eğer ne bencil yaratıklarız. degilse eğer ne saçma yaratıklarız.
insanlar, ölümden tıpkı çocukların karanlıktan korktukları gibi korkarlar ve çocuklardaki bu doğal korku anlatılan masallarla artar tıpkı diğerinin artışı gibi. (bkz: francis bacon)
ölümü düşünmek ciğer ve akıl ister .
kapıyı bazen erken bazen de geç çalan tatsız, kalıcı misafir.
" Herkes cennete gitmek ister ancak kimse ölmek istemez " cümlesini akıllara getiren kavram.
bütün günler ölüme gider, son gün varır. (bkz: montaigne)
merakla beklediğim son. (bkz: coming soon)
yaşamaya programlı olan insan için, ölmedikçe üzerine bir şey söylenmesi imkansız bir durum.
rüyanın bitişi,sonsuzluğa ilk adım.
her bakışta o mana öleceğiz ne çare... *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar