bugün
- türklerin başarılı olduğu konular7
- kürtlerin başarılı olduğu konular6
- ispanyolların başarılı olduğu konular4
- 60 kilo üzeri kızlar sözlükten çıksın8
- israil de özelleştirilen f35 adir ler3
- tevratta anlatılan ensest ilişki13
- yahudilerin en iyi olduğu konu teknoloji3
- tayvanın iyi olduğu konular3
- italyanların başarılı olduğu konular4
- roboski3
- hamsili cilt kremi8
- s'i l v'e r m'i s t'in mutfağına konuk olmak7
- sobayla konuşan adama dahi demek3
- yemek yapmayı bilen yazarlar bakabilir mi7
- yahudilerin en iyi olduğu konular3
- bahtı değil iştahı açık olan kız4
- arapların iyi olduğu konular2
- plaza kadınları3
- moğolların başarılı olduğu konular2
- tanrının iyi olduğu konular2
- israil lobisi neden bu kadar çok güçlü2
- akp seçmeni12
- endonezyanın başarılı olduğu konular2
- intel'in israil tesisleri2
- erkek olmasaydın seninle olurdum diyen yazar2
- akp li kadınlar3
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler2
- ingilizlerin başarılı olduğu konular2
- nurcuların biraz şey olduğu gerçeği2
- galatasaray2
- lazların iyi olduğu konular2
- japonların başarılı olduğu konular2
- muzlu fit kek2
- arkadaşlar ben hamaratsız mıyım3
- evrenin neden varolduğu sorunsalı2
- fatma betül sayan kaya ağlıyor3
- sabahları nefret edilen şeyler8
- ahmet san5
- plaza dili ve edebiyatı3
- zorba arkadaşlar3
- anın görüntüsü14
- internet6
- sözlüğün girişine tartı koymak2
- kız troller12
- kalabalığı seviyor musunuz13
- arkadaşlar ne pişirsem2
- fatma betül sayan kaya35
- araba3
- tavuk şiş2
- dağ2
bir saat aralıklarla günde sekiz kere içilirse, insanı hareketlendiren doğal viagra imiş.
reflü, gastrit, çarpıntı ve aneminin en büyük tetikleyicilerinden. tabi biraz fazla tüketildiğinde...
sabah 1 kere, akşam 3 kere tükettiğim bitanesidir. Onsuz yapılmazdır. Doğu Karadeniz de üretilir.
en güzeli bergamutlu olan earl grey'dir.
rusçada çay anlamına gelen bir kelime.*
cola halt etmiş. hayatın tadı çaydır. tek başıma bir demlik içebilirim. nimettir resmen.
hayır diyemediğim içeçeklerin başında gelir kendisi.
hayır diyemediğim içeçeklerin başında gelir kendisi.
Gereksiz içecek. Sırf milletçe alışkın olduğumuz için içiyoruz bu mereti. Hiç bir yararı yoktur. Ayrıca demir emilimini arttırdığı için susuzluk da yaratır. Zaten düzgün bir şey olsaydı içine şeker katılmadan da çoğu insan tarafından tüketilebilirdi. şimdi diyeceksiniz ki çayı şekersiz içenler de var. Ne tad alıyorlar söyleyin bana? Isınmış suyun tadını alıyorlar. başka bir şey değil. Oysa kahve öyle mi? Süt öyle mi? Keza Ayran, mevye suyu öyle mi?
Ayrıca çay içtikçe doğal olmayan şekerleri * * vücudumuza alırız. Bu şekerler vücudumuza başta kilo alımı olmak üzere başka rahatsızlıklara sebep olabilir.
Ha bir de kaçak çay muhabbeti vardır ki içler acısı. Sanki normali çok tatlıymış gibi dışardan gelen çayın tadını öve öve bitiremezler. iki çayı da tadmış biri olarak size söyleyebilirim ki ikisi de ısıtılmış sudur. Ama bunu söylediğinizde sizi tefe koyarlar. inanmak istemezler. Zira hangi eşekoğlueşek inandırmışsa çayın muhteşem bir tadı olduğuna kimse aksine inanmak istemez. Aksini bir türlü kabul edemez.
Çay, ısıtılmış sudur. Bunu kimse inkar edemez. Çünkü çayın %90'nından fazlası demlerken koyduğunuz suya aittir. Yani çay diye bir içecek aslında yoktur.
Toplumsal tiryakiliğimiz olan çayı, Kişi isterse çok rahatlıkla bırakabilir; yeni ve güzel bir hayata adım atabilir.
Ayrıca çay içtikçe doğal olmayan şekerleri * * vücudumuza alırız. Bu şekerler vücudumuza başta kilo alımı olmak üzere başka rahatsızlıklara sebep olabilir.
Ha bir de kaçak çay muhabbeti vardır ki içler acısı. Sanki normali çok tatlıymış gibi dışardan gelen çayın tadını öve öve bitiremezler. iki çayı da tadmış biri olarak size söyleyebilirim ki ikisi de ısıtılmış sudur. Ama bunu söylediğinizde sizi tefe koyarlar. inanmak istemezler. Zira hangi eşekoğlueşek inandırmışsa çayın muhteşem bir tadı olduğuna kimse aksine inanmak istemez. Aksini bir türlü kabul edemez.
Çay, ısıtılmış sudur. Bunu kimse inkar edemez. Çünkü çayın %90'nından fazlası demlerken koyduğunuz suya aittir. Yani çay diye bir içecek aslında yoktur.
Toplumsal tiryakiliğimiz olan çayı, Kişi isterse çok rahatlıkla bırakabilir; yeni ve güzel bir hayata adım atabilir.
bir nevi mazotdur hatta (bkz: ab-ı hayat)
ayrıca bunu sütle mındar eden ingilizleri allah nasıl biliyorsa öyle yapsın.(beğenene lafım yok ama ben ilk ve son içişimde kustum)
ayrıca bunu sütle mındar eden ingilizleri allah nasıl biliyorsa öyle yapsın.(beğenene lafım yok ama ben ilk ve son içişimde kustum)
demlemesinin yerini hiç bir şeyin tutmadığı bergamotlu olursa hele iç iç, kokla kokla doyulmayacak içecektir. yalnız çok sık çişe gidiliyo o kötü.
çay basittir kelime manası ile. genelde karadeniz bölgesinde yetişen çeşitli işlemlerden sonra sıcak su ile etkileşimi halinde aromalı bir içecek haline gelen bitki türüdür. aynı zaman da sabah kahvaltılarının vaz geçilmezidir. sabah olupta yataktan kalktığınızda çay suyunu koymak akla gelen ilk iştir çoğu zaman. o aroma ile birlikte güne başlamak keyif vericidir. bütün gün o sabah kadar keyifli geçse keşke dedirtir insana. hele bir de hafif bergamut aroması var ise tadına diyecek yoktur. dumanı üstünde tüten bir bardak çay; can gibi, kan gibi, tüm günün enerjisi gibi bambaşka bir keyif. hele bir de kahvaltı sonrası içilen keyif çayı yok mu? şarap gibidir. nasıl ki şarap yemekle birlikte içilirse farklı yemekten ayrı içilirse daha farklı bir tat verir çayda öyledir. kahvaltı ile farklı kahvaltıdan sonra daha farklıdır çayın tadı.
(bkz: çölde çay)
sabahları sıcak bir simit ya da poğaça ile iyi giden akşamları da uykuyu önleyen, günde 5-6 fincan içtiğim mükemmel içecek.
ayrıca süt ile de çok güzel oluyor. *
ayrıca süt ile de çok güzel oluyor. *
çay deyip geçme derim, mısır ve buğdayla birlikte toprağın uygarlık tarihini, üstelik tüm dünya coğrafyalarını ama özellikle uzak doğu ve asyayı en derinden etkileyen mahsülüdür diyebiliriz. uzak doğudaki verimsiz topraklar vitamin adına çekik gözlü kardeşlerimize pek birşey sunmuyorken, bu kardeşlerimiz vitamin ihtiyacının neredeyse tamamını bu bitkiden elde ederdi. şu an bu kardeşlerimiz medeniyet ve teknoloji namına bu kadar gelişebiliyorken, çayın bunda etkisi büyüktür diyebiliriz.türkiye olarak fazla çay tüketen bir toplum olduğumuzu düşünsek de, nepal gibi ülkelerdeki çay tüketimi halihazırda bizim ülkemizden kat be kat fazladır.
Çayın bir ilginç özelliği ise, sanırım bu tüm dünya medeniyetlerinde aynı dönemlerde büyük etkisi olmasından ziyade, hemen her dünya dilinde çay (türkçe) , tea (ing ), çi ( çince ) gibi benzer isimlerle anılmasıdır. Sanırım başka bir kelimenin bu kadar farklı dillerde böylesine ortak bir kullanım alanı yoktur.
Çayın bir ilginç özelliği ise, sanırım bu tüm dünya medeniyetlerinde aynı dönemlerde büyük etkisi olmasından ziyade, hemen her dünya dilinde çay (türkçe) , tea (ing ), çi ( çince ) gibi benzer isimlerle anılmasıdır. Sanırım başka bir kelimenin bu kadar farklı dillerde böylesine ortak bir kullanım alanı yoktur.
her ögün içilmesi gereken sıcacık bir içeçek,limon dilimleri ile beraber muthiş tat veriyor.
dumansız kapalı alanda da içilebilen yaprakgiller familyasından biri.
bir ülser, gastrit hastasının çok uzun zaman sonra ilk aşkının gözlerinin içine bakarken yudumladığı çayın damakta bıraktığı tat tarifsizdir. onca zamandır burnunun dibindeyken cok uzağındaymıs gibi hasret kalmak ve yıllar sonra kavusmak buruk, komik, sinir bozucudur. karsıdaki anlayamaz yudumların kıymetini ve o anın değerini. cabuk tüketir. senin duraksamalarını içememene bağlar halbuki doya doya tatmak içindir * *. "boşver zorlama kendini der" bardağını yavasca masaya bırakıp hesabı ister.
Ulkemizde Karadeniz bolgesinde yetisir. Bir cok evin gecim kaynagi, nese kaynagidir. Cunku olmadimi sinir tavan yapar. Zaten gergin olan biz karadenizlilerin sinirleri daha da bir gerilir ve bir yerde kopar. Muptelasi olan bizler icmezsek sayet bas agrisi yapar. 1. gun yapmaz 2. gun yapmaz 3. gun hunharca kemirir kafatasini bunun eksikligi. Eti burcak piskuviti ile tuketilirse bunyeye tarif edilemez bir iyilik yapilir, buyuk sevaplar kazanilir. Fincanla yapmak lazim ince bel ile yapilmaya kalkilirsa piskuvitler sigmaz dolayisiyla parcalanir ve dibine duser. Sinirler yine gerilebilir. Hassas bir icecektir yani her dolduruldugu kapta insana yarar diye bir sey yoktur. Kadehten icmek isteyen sahsiyetler de gorulmustur ve onaylanmistir ki her isin bir rajonu ve stili oldugu gibi cayin da vardir. ilactir ulan!
şimdi, şu an , hemen yapılıp içilmesi gereken güzel içecek. yazın ayrı güzel, kışın ayrı güzel.
eskiler içilen çaydan sonra ev sahibine sadece teşekkür etmekle kalmaz ikram mükemmelliği için '' elinize sağlık, çayınız lebsaz ( çayın ağızda hafif buruk bir tat bırakması ), lebriz ( bardağın ağzına kadar dolu olması ), ve lebsuz ( dudak yakması ) olmuş. '' diyerek ifade ederlermiş.sizin de çay ikramınız lebsaz,lebriz ve lebsuz olsun.*
poşet biçiminin mide bulandırıdğı yurt ortamında, ilkel yöntemlerle demlemeyi başarabildiğimiz, en baba içecek. içmeden derse girmem o dersi anlamamam, dinlememem yahut dinleyememem için gayet sıkı bir sebep.
sabah afyonun patlamadan sigaranın yanında dudaklarını yumuşatan ruhunu okşayan mükemmel icat.
sıkı bir kahvaltı öncesinde ve sonrasında keyifle içilen.
rusya'da da bu isimle bilinen içecek. sakın tea filan demeye uğraşmayın. ben denedim, anlamıyorlar.
mc donalds'ta yemek yedikten sonra arkadaşlar çay içelim dediler, ben de gidip alayım üç tane çay dedim. sonra kasadaki kızla aramızdaki sohbet şu şekilde gelişti;
- hi. three tea please.
+ what?
- three tea.
+ I don't understand.
- three tea! (ama bu arada hesap isterken havaya kalemle yazarmış gibi, kaşıkla karıştırma işareti yapıyorum. hatta ağzımla duman filan çıkararak çay efekti yapmayı bile denedim)
+ ... (cevab veremedi)
- tirinidine tiridine tiridine bandım. (artık o kadar tea dedim ki, bari dedim kültürümüzü yayayım. manda yuva yapmış söğüt dalınaaaaaa, amaan aman!)
+ ha?
bunca uğraşmanın ardından, sıradaki kişiler artık sıkıldı. arkamdan claudia schiffer benzeri bir kız "çay" dedi. ben de döndüm arkamı "vay be, sen de mi türksün? buranın iklimi seni de etkilemiş, türkiye'de yaşasan bu güzellikte olamazdın" dedim. meğer kız da rusmuş. o an anladım ki; ruslar çaya çay diyorlar.
nasıl ki bizim memlekette topa top deniyor, orda da çaya çay deniyor. aklınızda bulunsun.
mc donalds'ta yemek yedikten sonra arkadaşlar çay içelim dediler, ben de gidip alayım üç tane çay dedim. sonra kasadaki kızla aramızdaki sohbet şu şekilde gelişti;
- hi. three tea please.
+ what?
- three tea.
+ I don't understand.
- three tea! (ama bu arada hesap isterken havaya kalemle yazarmış gibi, kaşıkla karıştırma işareti yapıyorum. hatta ağzımla duman filan çıkararak çay efekti yapmayı bile denedim)
+ ... (cevab veremedi)
- tirinidine tiridine tiridine bandım. (artık o kadar tea dedim ki, bari dedim kültürümüzü yayayım. manda yuva yapmış söğüt dalınaaaaaa, amaan aman!)
+ ha?
bunca uğraşmanın ardından, sıradaki kişiler artık sıkıldı. arkamdan claudia schiffer benzeri bir kız "çay" dedi. ben de döndüm arkamı "vay be, sen de mi türksün? buranın iklimi seni de etkilemiş, türkiye'de yaşasan bu güzellikte olamazdın" dedim. meğer kız da rusmuş. o an anladım ki; ruslar çaya çay diyorlar.
nasıl ki bizim memlekette topa top deniyor, orda da çaya çay deniyor. aklınızda bulunsun.
erzurumluların semaverde demleyerek bardak bardak kıtlama içtiği içecek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar