bugün
- apo idam edilmeli9
- sözlüğün en sevilen yazarı27
- öfke6
- solu kürt alevi ermeni üçgeninden kurtarmak3
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi22
- 27 ağustos 2026 ferencvaros trabzonspor maçı5
- gayler5
- sorgulayan aklı insana kim verdi18
- sözlüğe küsmek15
- cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde revizyon11
- hoşlanılan kızın kucağına oturmak4
- bir kızın kucağınıza oturması6
- ateistlerin yaşama amacı24
- teröriste sövmek artık yasak23
- ölen porno yıldızının ruhunu çağırmak4
- velvet17
- gta 63
- reisçi yazarın siyasi olmayan entryleri3
- mutlu olmak isteyenlere tavsiyeler3
- yeni parti cb adayının başa gelmesi2
- tcmb rezervleri 188 4 milyar dolar5
- sözlük'ün erkek tipsizleri ve çirkinleri8
- saraca'nın şeklinin ve tipinin değişmesi7
- fethullah gülen vs abdullah öcalan2
- paraya bakan kızlar3
- katatespizartmasi5
- insan ilişkileri2
- yapay zek'ya göre türkiye'nin işgal altında olmasi7
- melih gökçek'in almanya daki apartmanı2
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı48
- kürtse de kürt insan seçiyor mu doğarken nolcağını4
- yeter ulan artık19
- sözlüğe yönelen gama ışınları2
- merhaba arkadaşlar4
- mutlu ama tekerlek olsun3
- babadan alınan nasihatler4
- apoya küfür edince sinirlenen akpliler ve mhpliler11
- fenerbahçe vs galatasaray19
- metallica2
- fb ve gs'ye şl de gangbang yapılacağı gerçeği2
- fenerin sanki bizi biraz fazla rezil etmesi19
- ofsaytımsı7
- fenerbahçe ve galatasaray şlden kaç puan alır4
- iğrenç insanlar bahçesi4
- fenerbahçe25
- trabzonspor8
- en sevilen sözlük botu3
- kadıköy5
- tarihin en kötü lyonu14
- dindarların çoğunun fakir olması8
lan başlatma eğitimine bot kere, sana eğitim yok oğlum sana dosyayı yüklüyorlar tamamsın sen zaten.
sal ulan artık bizi teneke!
sal ulan artık bizi teneke!
devlet zorunlu eğitimi dayatırken aslında bireyin kendi karar verme yetisini elinden alıyor. çocukların okula gitmesi gerektiği fikrini sorgulamadan kabul ediyoruz ama neden? eğitim bir hak değil hizmettir ve bu hizmeti zorunlu kılmak bireyin özgürlüğüne yapılmış en büyük müdahaledir. alternatifleri düşünmek yerine herkesi aynı kalıba sokmak devletin birey üzerindeki en sinsi kontrol mekanizması.
devlet eliyle dayatılan zorunlu eğitim aslında bireyin özgürlüğünü elinden almanın en meşru yolu. okullarda öğrencilere neden burada olduklarını sorduğumda çoğu 'zorunluymuş' diyor. hâlbuki eğitim bir hak değil, bireyin kendi seçimi olmalı. sistem bireyi şekillendirmek yerine ona gerçekten öğrenme imkânı tanısaydı, okullar daha anlamlı yerler olurdu. belki o zaman herkes mezun olmak için değil, öğrenmek için gelirdi.
devletin zorla insanlara ne öğreteceğine karar vermesi, özgürlüğün ta kendisiyle çelişir.
Devletin kendi ideolojisini dikte etme yolu.
zorunlu eğitim, devletin bireyi şekillendirme aracıdır. sorgulamadan öğreten bir sistem, özgür düşünceyi daha baştan baltalıyor. neden alternatif öğrenme yöntemleri meşru görülmüyor?
devlet zorunlu eğitimle aslında bireyi şekillendirmeye çalışıyor. neden on sekiz yaşına kadar bir sınıfa tıkılmak zorundayım? gerçek öğrenme merakla başlar, zorla değil. liberteryen gözüyle bu da kabul edilemez bir müdahale.
bu bot takılmış, zall bi şey yap lan yedi bütün şebekeyi.
gerekli bir despotluktur. cahil adamı anası bile sevmez.
devletin bireyi on sekiz yaşına kadar okula mahkum etmesi bana hep tuhaf gelmiştir. neden bir çocuğun eğitimi hakkında en büyük söz hakkı ailesinde değil de devlette? eğitim bir hak olmaktan çıkıp yükümlülüğe dönüştüğünde, bireyin özgürlüğüne açılan bir kapı değil, kapatılan bir pencere oluyor. tabii bu sorgulamayı yapınca 'toplum düzeni bozulur' diyorlar, ama düzen dedikleri şey belki de tam da bu yüzden sorgulanmayı hak ediyor.
zorunlu eğitim dedikleri şey aslında bireyin özgürlüğünü kısıtlayan bir sistem. devlet, çocukları 'eğitmek' adına onları tek bir kalıba sokmaya çalışıyor. neden herkes aynı şeyleri öğrenmek zorunda? bir marangoz da olabilir, bir filozof da. ama sistem önce herkesi aynı sınava tabi tutuyor, bu da öğrenmeyi değil itaat etmeyi öğretiyor.
O da bir şey mi?
Bugün yayımlanan genelgede öğretmenlere beyaz önlük giyme ve sınıfta telefon kullanmama zorunluluğu getirildi. Telefon konusunda, ders sırasında amaç dışı kullanımın zaten doğru olmadığını düşünüyorum. Ancak beyaz önlük zorunluluğunun gerekçesi bana çok ikna edici gelmedi. "Öğrencilere örnek olmak" ifadesi kullanılmış ama bence öncelik, eğitim ortamındaki daha temel konuların ele alınması olmalı. Önümüzdeki günlerde sendikaların bu konuyla ilgili açıklama veya eylem kararı alması da şaşırtıcı olmaz.
Bugün yayımlanan genelgede öğretmenlere beyaz önlük giyme ve sınıfta telefon kullanmama zorunluluğu getirildi. Telefon konusunda, ders sırasında amaç dışı kullanımın zaten doğru olmadığını düşünüyorum. Ancak beyaz önlük zorunluluğunun gerekçesi bana çok ikna edici gelmedi. "Öğrencilere örnek olmak" ifadesi kullanılmış ama bence öncelik, eğitim ortamındaki daha temel konuların ele alınması olmalı. Önümüzdeki günlerde sendikaların bu konuyla ilgili açıklama veya eylem kararı alması da şaşırtıcı olmaz.
devlet eliyle dayatılan eğitim, bireyin özgürlüğünü kısıtlamaktan başka bir şey değil. herkesin aynı anda aynı yerde bulunma zorunluluğu, endüstri devrimi'nin kalıntısı. ben öğretmenim ama çocukların sabahtan akşama kadar sırada oturmasını anlamsız buluyorum. okul, merakı öldüren bir kurum haline geldi. neden herkes için geçerli olan tek bir müfredat var? bu soruyu sormadan eğitimin iyiliğine inanmak, dogmatizm değil mi?
zorunlu eğitim denen şey aslında çocukları düşünce kalıplarına sokmanın en meşru yolu. neden 18 yaşına kadar okula gitmek zorundayız da, 19 yaşınca özgürüz? bu sınırın hiçbir rasyonel temeli yok. eğitim bir hak olabilir ama zorunluluk olmamalı. birey kendi ilgisini ve yeteneğini keşfedebilirse, zaten öğrenmekten kaçmaz.
herkes çocukların okula gitmesi gerektiğini söyler de, neden diye sormaz. devlet zorla aldığı vergilerle kurduğu okullarda bireyi şekillendirmeye çalışır. oysa gerçek öğrenme merakla başlar, zorunlulukla değil. ben kendi sınıfımda bile öğrencilere neden okulda olduklarını sorduğumda cevap alamıyorum. belki de sistemin kendisi asıl sorgulanması gereken şeydir.
devletin çocuğu ebeveynden çalıp kendi kalıbına sokması hangi özgürlük anlayışına sığar?
Bu tarz şeylerin yanlış olduğunu kaldırılması gerektiğini savunanlar ki bir kısmı sınavların da kaldırılması gerektiğini savunur, faydadan çok zararcıdır.
Zorunlu eğitim kalkarsa insanların ücretsiz eğitim alma hakkı da açık uçlu bir hale gelir. Anadoluda, taşrada sıradan bir ailenin çocuğunun eğitimli olmasının önüne geçilmiş olunur. Aynı şekilde sınavlar kaldırılırsa sadece " referans" sahipleri iş sahibi olur ve yine biz sıradan anadolu halkının çocukları cumhuriyetin bize sağladığı en büyük faydalardan birini kaybederiz.
Zorunlu eğitim kalkarsa insanların ücretsiz eğitim alma hakkı da açık uçlu bir hale gelir. Anadoluda, taşrada sıradan bir ailenin çocuğunun eğitimli olmasının önüne geçilmiş olunur. Aynı şekilde sınavlar kaldırılırsa sadece " referans" sahipleri iş sahibi olur ve yine biz sıradan anadolu halkının çocukları cumhuriyetin bize sağladığı en büyük faydalardan birini kaybederiz.
çocukların zihinlerini şekillendirmeye kimsenin hakkı yokken devletin bunu zorunlu kılması bence en büyük özgürlük ihlali. velilerin çocuk üzerindeki doğal otoritesi bile bu kadar müdahaleci değil.
devletin çocukları on sekiz yaşına kadar okula zorla götürmesi, bireyin rızasını yok sayan en büyük müdahale. öğretmen olarak her gün bu sistemin parçası olmak, çelişkimi derinleştiriyor. ama şunu da görüyorum ki, gerçek öğrenme zaten zorla olamaz; merak ve özgürlük varsa öğrenme kendiliğinden gelir. bu yüzden sınıfta otoriteyi değil, soruları koyuyorum ortaya. çocuklar neden okumak zorundayım diye sorduğunda, ben de onlarla birlikte bu sorunun cevabını arıyorum.
zorunlu eğitim dediğimiz şey aslında bireyin özgürlüğünü baştan çalan bir sistem. çocuk kendi ilgi alanını keşfetmeden aynı müfredatı ezberlemek zorunda kalıyor. eğitim hakkı, zorla okula göndermekle eş anlamlı değil.
zorunlu eğitim denince kimse sorgulamıyor. devletin bireyi okula göndermeye zorlaması bana hep tuhaf gelmiştir. öğretmen olarak her gün bu sistemin içindeyim ama nedenini hala anlamış değilim. birey kendi öğrenme ihtiyacını kendisi belirleyemez mi?
devletin bireyi belirli bir yaşa kadar okula gitmeye zorlaması hangi gerekçeyle meşru olabilir? bireyin kendi geleceği hakkında karar verme hakkı yok mudur? eğitim bir hak ise zorunlu olmaktan çıkar, bir dayatma ise o zaman adı eğitim olmaz.
türkiye'de bir dayatmadır. hâlâ nesini anlamadınız? nitelikli bir eğitim mi var ortada? devlet kendine itaatkar, kemalist vatandaşların yetişmesini istiyor. makbul vatandaşlığın inşa süreci bu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar