bugün
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek23
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat37
- dilekçeye nasıl başlanır9
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur9
- açım aç5
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- bir beden küçük kıyafet almak5
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko5
- şu an ne isterdin6
- yapay zekanın kod yazması2
- nas suresini duyunca cinler4
- cin çarpmasına maruz kalmak7
- kaçak çay18
- fon vurgunu54
- galatasaray vs akp12
- bira içerken dinlenebilecek şarkılar6
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması9
- cin düğününde geline takı olarak ne takılmalı5
- borsa istanbul19
- ordu borazanı sesi çıkaran kezo3
- from gold from dust34
- gündüz uyukunun gelmesi gece gelmemesi3
- rivayetlerin sınırsız bollukla sunulması3
- kalvinci misin piskoposçu musun3
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- define videoları izlemek3
- ryan gossling e yakışıklı diyen bana demesin4
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- kürk mantolu madonna6
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- mustafa sarıgül pornosu3
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- birbirinden ilgisiz incil metinleri okumak2
- muslettin amca tarzı entry girmek5
- edep sen ne güzel şeysin2
- hakkı bulut3
- çilekli pasta yiyen erkek7
- cinler3
- çocukluk arkadaşlığı2
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- şabat şalom5
- iltica20
- taksiciyimbebegim5
- en iyi çakmak markası10
- kolye119
entry'ler (182)
kendisi ergenlik parfümüm olur. bu parfümle ilgili olarak gülünç bir anım da vardır aslında. kokusu her ne kadar nostaljiyi tetiklese de, ergenliğimin en depresif en zirvesinde ailemle tartıştığım bir gün, ev ahalisine küsüp evden kaçma planları yapmıştım. sırt çantamı hazırlayıp içine caldion parfümümü de koymuştum. ulan evden kaçıyorsun parfümü napacan? tatile mi çıkıyorsun mübarek.
kendisini inşirah suresiyle tanıdık. çok güzel okuyor gerçekten. inşirah suresi dışında başka sureleri okuduğu videoları da var kendisinin. ayrıca bursa inegöl'de bulunan kuba camii'de imam olarak görev yapmakta kendisi. bir gün inşallah cemaati olarak namaz kılarım orada.
izlediğim belki en kötü dizi. senaryosu kötü, oyunculuk ezbere.. sırf ünlü oyuncular var diye izlendi ama yakında final yapar.
bazen bulunduğum şehri bile terk edesim geliyor, her şeye baştan sıfırdan başlamak istiyorum. ama gittiğimde bir çok şeyin düzelmeyeceğini ve hatta başka sorunların da çıkacağını biliyorum. kaçmak aslında bir kurtuluş değil bunu biliyorum. ama işte insanız ya, umut diyor insan.. bir umut. bazen o kadar fazla üzerime geliyor ki bazı şeyler. iş yeri özellikle. işimi seviyorum ama iş yerimi sevmiyorum. psikologuma da aynı şeyleri anlattım o beni dinledi ve şunu dedi: gittiğin yerde de sorunlar olacaktır.. evet kabul ediyorum olacaktır ama hiç mi unut yok? o kadar iş yerinde mutlu olanlar var mesela. ben de mutlu olmak istiyorum, çok mu şey istiyorum? yoruldum artık, kafaya takmaktan yoruldum, sürekli birilerine açıklama yapmaktan yoruldum, birilerini dinlemekten yoruldum, birilerinin kişisel mevzuları yüzünden iş yerinde çıkan/çıkarılan sıkıntılardan sıkıldım! imdat diye bağırasım var!
yabancı damat dizisinin çekildiği yunan adası.
arka fonda bu https://www.youtube.com/watch?v=pCjFBhQE2ss çalıyor. yabancı damat dizisini yayınlandığı dönem ailecek izlerdik. öyle çekirdek aile olarak da değil, annem, babam, kardeşim, anneannem, dedem, dayım, yengem ve kuzenlerim.. akşam oturmasına dayımlara gitmiştik, televizyonda yabancı damat dizisi vardı. bu aile gibi bizim ailemizde kalabalıktı, bu aile gibi bizim ailenin de telaşları olurdu, sevinçleri olurdu. ama dizi işte. aradan onca seneler geçmiş ne zaman karşıma gökhan kırdar'ın bu şarkısı çıksa aklıma o güzel yıllar gelir. tıpkı bu aile gibi kalabalık ailem gelir. şimdi bu aileden geriye sadece annem, babam, kardeşim ve kuzenlerim kaldı. allah olanlara uzun ve sağlıklı ömürler versin.
ilk gol penaltıyı attıktan sonra kilidi açıldı gözgözümün.
yağsa keşke. toprağa bereket olsa. mis gibi toprak kokusunu çeksek içimize.
izmir bostanlı’da bulunan modern yeni bir camii.
barok mimarisi ile izmir’in belki en güzel camiilerinden birisi.
namaza başladıktan sonra, bulunduğum şehrin ne kadar camiisi varsa hepsinde namaz kılmak istiyorum. özellikle kendine has tasarımı olan, tarihi camiileri tercih ediyorum.
bir insan neden arabesk dinler anlamam. bir insanın kendine acı çektirmesi bu denli bundan zevk alması ilginç. son zamanlarda arabesk müzik dinleyici sayısı artmış durumda. bunun ekonomik koşullar, yaşam şartları ve aile eğitimi ile ilgili olduğunu düşünüyorum.
iş yerimde şeker hastalığı nedeniyle %40 oranında engelli raporu bulunan kişiler var. Günlük yaşamlarına baktığımda oldukça aktif olduklarını ve hayatlarını büyük ölçüde bağımsız şekilde sürdürebildiklerini görüyorum. Elbette şeker hastalığının kişiden kişiye değişen etkileri, dışarıdan görülmeyen riskleri ve komplikasyonları olabilir; bu nedenle kimsenin yaşadığı rahatsızlığı küçümsemek istemem.
Yine de daha ağır sağlık sorunları yaşamış veya kalıcı ciddi rahatsızlıkları bulunan bazı kişilerin benzer haklardan yararlanamaması, buna karşılık bazı şeker hastalarının engelli raporu kapsamında çeşitli hak ve muafiyetlere sahip olması bana zaman zaman düşündürücü geliyor. Sonraki dönemlerde şeker hastalığı için verilen oranın %30 seviyesine düşürüldüğünü, daha önce %40 ve üzeri rapor alanların ise mevcut durumlarının devam edip etmediğinin değerlendirilmesi amacıyla her yıl yeniden sağlık heyetinden geçmelerinin gerektiğini düşünüyorum.
Burada eleştirim hastalığı yaşayan kişilere değil, raporlama ve değerlendirme sistemindeki ölçütlere yönelik. Sonuçta hastalık hastalıktır; Allah bütün hastalara şifa ve kolaylık versin.
Yine de daha ağır sağlık sorunları yaşamış veya kalıcı ciddi rahatsızlıkları bulunan bazı kişilerin benzer haklardan yararlanamaması, buna karşılık bazı şeker hastalarının engelli raporu kapsamında çeşitli hak ve muafiyetlere sahip olması bana zaman zaman düşündürücü geliyor. Sonraki dönemlerde şeker hastalığı için verilen oranın %30 seviyesine düşürüldüğünü, daha önce %40 ve üzeri rapor alanların ise mevcut durumlarının devam edip etmediğinin değerlendirilmesi amacıyla her yıl yeniden sağlık heyetinden geçmelerinin gerektiğini düşünüyorum.
Burada eleştirim hastalığı yaşayan kişilere değil, raporlama ve değerlendirme sistemindeki ölçütlere yönelik. Sonuçta hastalık hastalıktır; Allah bütün hastalara şifa ve kolaylık versin.
pek iştahlı bir konuyu anlatanlarda olur bu durum.
üfff bunlardan o kadar çok varki anlatamam. instagramda takipleşip birbirimize komikli reelsler gönderdiğimiz bir kaç arkadaş grubum var. bunlardan 2 tanesi manita yaptı. adamları görseniz sanki dünyayı fethetmiş gibi havalar. reels atıyorsun görüldü atıyor. amk 7/24 manitasıyla birlikte sanki, arşa çıkmış bir tarafları. ulan sürekli reels atan adam bir an da sessizliğe bürünüyor, sen atınca da ne bir beğeni ne bir tepki. böylelerini yolda görünce selam bile vermemek gerek. sırf bu yüzden instagramdan da sessize aldım hesaplarını, bir dah muhatap olmamak için.
eskiden çok güzel defter tasarımları oluyordu, şuan da var mı bilmiyorum ama çocukluğumuzda mesela resim yarışmaşarında derece alanların çizimleri de olurdu defter kapağında. ayrıca kağıtları gerçekten kaliteliydi. bu arada kareli ve telli defter hep favorimdir.
eğer çilekliyse tadı güzel olabilir aslında.
çayın içine 1 dilim elma konunca boğaz ağrısını alıyor diye bir yerde okumuştum. bakalım deneyelim görelim.