bugün

/13
bana kimseye kızmamayı ve kırılmamayı öğretti. insanı insan gibi kabullendim.
Huysuz ve aksi tiplere dönüşmek herhalde. Yaşı geçen herkes gençlere gıcık olmaya başlıyor.
kontrol edemediğimiz için uyuz oluyorum ipneye fakat bana yaşattığı her an için teşekkür ederim.
Çok zor bir şey. Kabullenmek, benimsemek, bu duruma göre yaşamaya başlamak. Eskiden koşar adım gidilen yerlere tın tın zar zor yürüyebilmek, reflekslerin yavaşlaması, gözlerin zor görmesi, kulakların az duyması.. yemeği ocakta unutmak, bir çok şeyi unutmak, unutkanlık için verilen ilaçları da unutmak. En severek yaptığın şeyleri bırakmak zorunda kalmak (hayvan bakmak, örgü örmek, ekip biçmek gibi)
Hayatla hayattayken yavaşça vedalaşmaya başlamak.
sıkıntı bir durumdur.
Berbat bir şey.
Havluyla kurulanabilirsiniz.
Kendiyle ve rabbi ile barışık olan bir insan için, yaşlanmanin bile ayrı bir güzelliği vardır.
Sürekli engeller çıkıyor karşına. Görme engeli, yürüme engeli, düşünme engeli, duyma engeli, yeme engeli...sapasağlam geldiğin ve ömür boyu aspirin dışında ciddi bir ilaç içmediğin bu dünyada yavaş yavaş ilaçlar etrafını sarmaya başlıyor. Yaşamanın cezasını engelli bir bireye dönüşerek ödüyoruz, insanın aklına "asli günah" gerçekten var mı, hıristiyanlar haklı mı yoksa diye geliyor. Bir günahın bedeli bu kadar ağır olmamalı.
yaşlanmak, yaş almak...

Bugün yıllar yıllar sonra bu sözlüğü açtım, neler oluyor diye. Hatta neler oluyor diye de değil sadece bakmak istedim. Nerden aklıma geldi bilmiyorum, belki de gençliğe özlem. Geçmişte biriktirilen anıları hatırlama ihtiyacı...

ilk etrymi 2012 yılında girdim, kimi zaman farklı hesaplarla çok aktif oldum, güldüm eğlendim, sevdim sevildim. Binlerce entry girdim, çoğu saçma sapan bir çok olaya şahit oldum. Birbirini tanımayan, birbiri hakkında hiçbir bilgisi olmadan seveni de atıp tutanı da...

Aktif olduğunu sanmadığım uludağ radyoda mesela yayınlar yaptım, onlarca insan, winamptan şarkılar açar dinlerdik. Şimdi kim bilir her biri nerede ne yapıyor bilmediğim onlarca insan tanıdım burada. Telefon rehberimde, nickleri olan ama kapatılmış onlarca telefon numarası buldum. Umarım hepsi mutludur.

sözlük sayfalarını gezdim; tanıdık bir yüz bulur muyum diye, buldum 2-3 kişi hala burada ve çok şaşırdım. Eksi kadar aktif değiller ama olsundu.

Eskiden kelimeler ile de çok güzel oynardım, şimdi anlatmak istediğimi yazabildiğimden bile emin değilim.

Tüm bunlara bakarken yaşlandığımı fark ettim. Yaşlandık, zaman değişti. Bir çok şey yok oldu, yerine yenileri geldi. Hayatlar değişti, hayatlar kaybedildi, yeni hayatlar dünyaya geldi. Olan oldu, biz içinde çırpınıp durduk, güldük, eğlendik yerimizi devrettik.

Hatırlıyorum, bir çocuk olarak geldiğim bu mecrada şimdi kocaman saçlarında aklar olan bir adama dönüştüm. o gün yapmaktan utanmayı bırak zevk aldığım şeylere şu an yazmaya çekinir olmuşum.

iyisiyle kötüsüyle bir şeyler yaşamış ve yaş almışım. o günde bana fazla gelen sorumluluklar vardı. Yine var. Tek farkı ise artık aslında o zaman çokta büyük sorumluluklarım olmadığını görmem oldu.

Mutlu olun, mutlu olmaya çalışın. Başkalarını mutlu etmeye çalışmak ile kendi mutluluğunuzu yok etmeyin. Saygılı olun, sevin, sevilin. Eğlenin olabildiğince ama çalışın da aynı zamanda, iyilik uğruna ve kendi hayatınız uğruna.

Zaman çok yavaş ilerliyor sanarken su gibi çektiğini anladığınız zaman; sizde benim gibi oha ne kadar hızlı geçti, oysa daha neler neler yapacaktım dememek için yaşayın hayatınızı. Çünkü her geçen saniye yaş alıyorsunuz. Yaş alırken yaşayın güzel ve tek olan hayatınızı.

Ben bu satırları yazarken bile aklıma burada geçirdiğim onca zamana ait anılar ve isimler gelmeye devam ediyor. Tebessüm etmeye başlıyorum. Aslında geçmişe de hep öyle bakmak gerek.

Selam olsun, buradaki yıllar önceki tüm dostlarıma. Selam olsun, buradaki güzel dostluklarınıza...
© copyright 2005 - 2026