bugün
- yavaş araba kullanmanın daha tehlikeli olması8
- şiir yazan erkek16
- çağla idi19
- kadınları susturmanın en iyi yolu11
- özelden alet fotosu atan erkek yazar8
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz14
- sevişmek istenen ünlüler10
- çok bekar olan sözlük kızı9
- sözlükteki flört listem9
- modacıyım ayağına kız tavlayan sözlük yazarı10
- aynı anda iki kişiye aşık olmak13
- sözlüğe mesaj yazar gibi entry giren tipler10
- sözlük kızlarının siteye fotoğraf atması17
- beni kimsenin gözünde canlandıramaması4
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri24
- beni linç ettiler abi7
- bilinç açık şekilde uyumak3
- 0 0 727
- arkadaşlar özür dilerim11
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak9
- köylülere hakaret eden yazarlar5
- sarapci koala hatayi28
- sözlükte cilveleşen yazarlara eksi oy vermek6
- traveler vs iock6
- kafaya sıkmak4
- neden bu kadar kişi online5
- ne oldu bana2
- uzun saçlı erkek3
- true neden sevilmiyor sorunsalı28
- mesaj alımı kapalı olan yazarın mesaj atması3
- sevgi yeter mi4
- ay takvimine göre konserve yapmak10
- sözlükteki linç kültürü5
- 8 milyar insan aynı anda osurursa ne olur6
- fusya semsiyeli yabanci7
- beybi leydi seksiliği6
- karşı cinse sorulan sorular8
- sözlüğün embesillerle dolu olması3
- köfteci yusuf5
- babaların sorduğu ilginç sorular10
- köylü milletin efendisi midir3
- politize olmuş sözlük erkeği5
- gocu abi7
- köylüyü aşağlayan güruhun aslnda köy çıkşlı olması3
- cilveleşenler özele geçebilir mi sözlük kasıyor3
- sözlük yazarlarının normal kombinleri12
- viski kola15
- doblolu enişte4
- antipanik7
- aleyna tilki seksiliği4
Belki Bir Gün
Sana bu pembe bulutları göstermek istiyorum gecede.
Ama görmüyorsun. Gece olmuş -insan neyi görebilir ki?
Artık senin gözlerinle görmekten öte bir seçeneğim yok,
diyor,
demek ki yalnız değilim, yalnız değilsin. Gerçekten de
bir şey yok sana gösterdiğim yerde.
Sadece bir araya gelmiş yıldızlar, yorgun,
bir kır eğlencesinden kamyonla dönen insanlar gibi,
hayal kırıklığına uğramış, aç, hiç biri türkü söylemeyen,
terli avuçlarında ezik yaban çiçekleri.
Ama ben direteceğim, diyor, görmekte ve sana göstermekte
çünkü sen görmezsen, sanki ben de görmemiş olacağım-
hiç değilse senin gözlerinle görmemekte direteceğim-
ve belki bir gün buluşacağız başka yönlerden gelip.
Sana bu pembe bulutları göstermek istiyorum gecede.
Ama görmüyorsun. Gece olmuş -insan neyi görebilir ki?
Artık senin gözlerinle görmekten öte bir seçeneğim yok,
diyor,
demek ki yalnız değilim, yalnız değilsin. Gerçekten de
bir şey yok sana gösterdiğim yerde.
Sadece bir araya gelmiş yıldızlar, yorgun,
bir kır eğlencesinden kamyonla dönen insanlar gibi,
hayal kırıklığına uğramış, aç, hiç biri türkü söylemeyen,
terli avuçlarında ezik yaban çiçekleri.
Ama ben direteceğim, diyor, görmekte ve sana göstermekte
çünkü sen görmezsen, sanki ben de görmemiş olacağım-
hiç değilse senin gözlerinle görmemekte direteceğim-
ve belki bir gün buluşacağız başka yönlerden gelip.
Yunancadan dilimize çevrilmeyen birçok eseri vardır. cevat çapan ve herkül millas sanırım onu en iyi anlayıp türkçeye çeviren iki isimdir.
2011 yapımı beni unutma filminde geçen alıntının aklımda kalması üzerine araştırdığım ve sevdiğim şair.
--spoiler--
Neredeyse Eksiksiz
Biliyorsun, ölüm diye bir şey yok, diyor adam kadına.
Biliyorum, evet, artık öldüğüme göre, diyor kadın.
iki gömleğin de ütülendi, çekmecede,
sadece küçük bir gül benim özlediğim.
Çev. Cevat Çapan
--spoiler--
--spoiler--
Neredeyse Eksiksiz
Biliyorsun, ölüm diye bir şey yok, diyor adam kadına.
Biliyorum, evet, artık öldüğüme göre, diyor kadın.
iki gömleğin de ütülendi, çekmecede,
sadece küçük bir gül benim özlediğim.
Çev. Cevat Çapan
--spoiler--
(bkz: Görülmemiş Bir Çiçek Açma)
geçen yüzyılın en büyük şairi. şiirleri onlarca kez okunabilir aynı hazla.
20. yüzyıl yunan şiirinin büyük ustalarından ritsos, 1909'da peloponnesos monemvasia'da doğdu. on yedi yaşında atina'ya gitti. ilk şiirlerini bu dönemde yayımlamaya başladı. epitaphios (1936) adlı kitabı, atina'daki zeus tapınağında törenle yakıldı. siyasal görüşleri yüzünden metaksas ve papadopulos dönemlerinde ege adalarında sürgün olarak yaşadı. ayışığı sonatı (1956) adlı kitabıyla ulusal şiir ödülü'nü, 1976'da etna-taormina şiir ödülü'nü ve pek çok uluslararası ödül kazandı.
ritsos, eğretilemelerle örülü şiirlerinde, yunanistan coğrafyasını arka plana alarak, yurtseverlik duygularını işledi. insanın günlük yaşamdaki durumuna yaklaşımı, nesnelere duyduğu sonsuz ilgi, ayrıntıları bütün yalınlığıyla yansıttığı kısa şiirlerinde iyice belirginleşir.
11 kasım 1990'da atina'da öldü.
bir sözcük o
bir şey bilmiyorum - dedi - bir şeyim yok, bir şey değilim
buradaysam, dünyanın içinde, çakılmış bir büyük kanatla göğsüme,
o'dur öğrendiğim tek sözcük, söyler ağlarım-
onu tanıyorum, onunla varım, onu haykırırım rüzgâra-
uykusuz ıssız gecelerde öldürenlerin öğrettikleri
onca taşın taşlanmanın altında - yalnız bir sözcük:
özgürlük, özgürlük, özgürlük.
yavaşça
çukuru ölçtük, kirecin içine attık ölüleri;
sonra en ince ayın altında kayığa bindik,
dördüncü arkadaş demir kutuyu kucağına almış,
sanki içindeki gizli bir ateşten ısınıyormuş gibi
üstüne eğilmişti. duman yükselmedi,
öylece kaldı suların üzerinde.
yağmurda
yağmurda yürüyor. hiç acelesi yok.
islak parmaklıklar parlıyor. gizli bir
kızıllıkla kararmış ağaçlar. ağılın
bir köşesinde eski bir otobüs tekerleği.
mavi ev alabildiğine daha mavi.
hiçlik böyle aydınlanıyor demek. taşlar
düşüyor.
eller kapanıyor. boş bir dosya
yüzerek yaklaşıyor nehirde. ama senin adın
belki de dosyanın öbür yüzündedir.
çiplak
burada, karmakarışık odamda,
toz tutmuş kitaplarla
ölü ve dalgın bakışlar,
bir çelenk
yapraklarla gizlenmişti yüzün.
birer birer kopardım yaprakları sana yaklaşmak için.
son yaprağı kopardığımda, sen gitmiştin. sonra
bir çelenk ördüm kopan yapraklardan. kimsem yoktu
verebileceğim. ben de çelengi alnıma yerleştirdim.
bu duraksayan gölgeler arasında,
bir ışık sızıntısı;
o gece durup
çırılçıplak soyunduğun yerde.
ritsos, eğretilemelerle örülü şiirlerinde, yunanistan coğrafyasını arka plana alarak, yurtseverlik duygularını işledi. insanın günlük yaşamdaki durumuna yaklaşımı, nesnelere duyduğu sonsuz ilgi, ayrıntıları bütün yalınlığıyla yansıttığı kısa şiirlerinde iyice belirginleşir.
11 kasım 1990'da atina'da öldü.
bir sözcük o
bir şey bilmiyorum - dedi - bir şeyim yok, bir şey değilim
buradaysam, dünyanın içinde, çakılmış bir büyük kanatla göğsüme,
o'dur öğrendiğim tek sözcük, söyler ağlarım-
onu tanıyorum, onunla varım, onu haykırırım rüzgâra-
uykusuz ıssız gecelerde öldürenlerin öğrettikleri
onca taşın taşlanmanın altında - yalnız bir sözcük:
özgürlük, özgürlük, özgürlük.
yavaşça
çukuru ölçtük, kirecin içine attık ölüleri;
sonra en ince ayın altında kayığa bindik,
dördüncü arkadaş demir kutuyu kucağına almış,
sanki içindeki gizli bir ateşten ısınıyormuş gibi
üstüne eğilmişti. duman yükselmedi,
öylece kaldı suların üzerinde.
yağmurda
yağmurda yürüyor. hiç acelesi yok.
islak parmaklıklar parlıyor. gizli bir
kızıllıkla kararmış ağaçlar. ağılın
bir köşesinde eski bir otobüs tekerleği.
mavi ev alabildiğine daha mavi.
hiçlik böyle aydınlanıyor demek. taşlar
düşüyor.
eller kapanıyor. boş bir dosya
yüzerek yaklaşıyor nehirde. ama senin adın
belki de dosyanın öbür yüzündedir.
çiplak
burada, karmakarışık odamda,
toz tutmuş kitaplarla
ölü ve dalgın bakışlar,
bir çelenk
yapraklarla gizlenmişti yüzün.
birer birer kopardım yaprakları sana yaklaşmak için.
son yaprağı kopardığımda, sen gitmiştin. sonra
bir çelenk ördüm kopan yapraklardan. kimsem yoktu
verebileceğim. ben de çelengi alnıma yerleştirdim.
bu duraksayan gölgeler arasında,
bir ışık sızıntısı;
o gece durup
çırılçıplak soyunduğun yerde.
bir mayıs günü bırakıp gittin beni, seni o mayısta
yitiriyorum,
o sevdiğin bahar mevsimi, yavrucuğum, çatıya çıkıp
güneşler içindeki damdan insan dolu dünyaya
baktığında,
gözlerin sağamıyordu bir türlü susadığın o aydınlığı.
o sıcak ve yumuşak erkek sesinle kıyı boyunca serili
o çakıllar kadar sayısız neler anlatmıştın bana.
bütün bu güzellikler bizim olacak demiştin,
oysa ışığın yok artık, parıltımız karardı, ateşimiz
söndü.
yannis ritsos
yitiriyorum,
o sevdiğin bahar mevsimi, yavrucuğum, çatıya çıkıp
güneşler içindeki damdan insan dolu dünyaya
baktığında,
gözlerin sağamıyordu bir türlü susadığın o aydınlığı.
o sıcak ve yumuşak erkek sesinle kıyı boyunca serili
o çakıllar kadar sayısız neler anlatmıştın bana.
bütün bu güzellikler bizim olacak demiştin,
oysa ışığın yok artık, parıltımız karardı, ateşimiz
söndü.
yannis ritsos
Bu pembe bulutları göstermek istiyorum gecede diye başlayan,müthiş güzel eserlerin sahibi yunan sair.siirin devamini yazacak mecalim yok fakat okunmasini tavsiye ederim.
'Demekki yalnız değilsin yalnız değilim.. '
'Demekki yalnız değilsin yalnız değilim.. '
Sözlükte bu saatte böylesi güzel başlık duygulandırmıştır.
" Biliyor musun ölüm diye bir şey yok diyor adam kadına .. biliyorum evet artık öldüğüme göre diyor kadın "
karanlık bir gecede, yolunu kaybetmiş yaralı bir karıncaya yolunu gösteren bir adam. çok eski zamanların, gecelerin, gelmeyen sabahların arkadaşı.
bak bana:
ne kadar çıplak ve suçsuz
duruyorum önünde.
üşüyorum, bacım.
kim getirecek bize
ellerimizi ısıtacak güneşi?
susuyorum. dinliyorum.
kimseler geçmiyor
gecemizin karanlık sokağından.
yıldızlar kazaya uğramış
karanlık surların
ucunda sendelerken
koparıp alınan bir kartalın
paslanmış gözlerinde.
bağlı ellerin
kapıyor çıkış yolunu.
yalnız senin sesin
adımlıyor gecenin dehlizini
çarparak taşlara
uzun kılıcını.
vakit geç.
ölüm geri çeviriyor beni.
hayat istemiyor.
ben şimdi nereye gidebilirim ki?
(bkz: kız kardeşimin türküsü)
bak bana:
ne kadar çıplak ve suçsuz
duruyorum önünde.
üşüyorum, bacım.
kim getirecek bize
ellerimizi ısıtacak güneşi?
susuyorum. dinliyorum.
kimseler geçmiyor
gecemizin karanlık sokağından.
yıldızlar kazaya uğramış
karanlık surların
ucunda sendelerken
koparıp alınan bir kartalın
paslanmış gözlerinde.
bağlı ellerin
kapıyor çıkış yolunu.
yalnız senin sesin
adımlıyor gecenin dehlizini
çarparak taşlara
uzun kılıcını.
vakit geç.
ölüm geri çeviriyor beni.
hayat istemiyor.
ben şimdi nereye gidebilirim ki?
(bkz: kız kardeşimin türküsü)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar