bugün

Sevginin de yetmediği anlar, ilişkiler vardır elbet.
Öyle bir vardır ki üstelik… Yemyeşil bir ormanda kupkuru bir ot gibi hissettirir.
Dünyanın en güzel ve birçok koşulda yaşamaya elverişli çiçeği de olsan temel gereksinimlerinden biri bile karşılanmadığı sürece bir hiçsin.
Belki ışığın, toprağın, suyun ve sana güzel sözler söyleyen, seni seven birisi vardı ancak uygun bir mevsimde değildin.
Uygun zamanda olmadıktan sonra ne kadar kötü bir durum olursa olsun diğer şeylerin ne gibi bir önemi kalabilirdi ki?
Kuruyup gidecektin…
Eksikler ve canlı farklılık gösterse de aslında her şey benzerdir.
Anlayış yok.
Saygı yok.
Düşünce yok.
Dinlemek yok.

Gerçekten seven kuruyup gitmene göz yumar mıydı?
Her gün bir dalını kesip heba eden o kişi… Bu hatalarını gerçekleştirdiği güzelliklerin arkasına, halının altına süpürülen bir toz gibi saklayabilir miydi?
Gerçi saklasa ne kadar sürerdi?
Nihayetinde öleceksin.
Eğer sevgi varsa yaşatmak vardır; öncelik yaşatmaktır, eksik ve yaşatılan şeylerle benim olsun değil.
Mutlu ve iyi olmasını sağlamaktır.
Sırf yanında değil diye mutsuz ve kötü olmasını istemek değildir sevgi.
Bir lotussan gölde, kaktüssen çölde yaşaman gerekir. Yerini değişmeye zorlanıp çürümemelisindir.
“Sevgi varsa var, teşekkür ederim ancak önce sağlıklı ve mutlu bir şekilde yaşamalıyım.” Unutulmamalıdır.
Tüm bunlar konuşulduğu hâlde bir şey düzeltmeyen ancak sadece seviyorum diyen insan da muhtemelen yerinizi değiştirmek için bırakın şefkati kökünüze bile dikkat etmeden gövdenizden koparıp peşinde götürmeye çalışıyordur.
Bir çocuk gibi, sanki “Bak, benim oyuncağım.” dercesine.
Kapının dışına kadar itip kaktıktan sonra kapıyı kapattığınız için size kızan insanlardan uzak durun.
Evet, belki sizi seviyor olabilir ancak siz de bir çiçeksiniz.
Unutmayın.
Yetmiyo, yetmedi ama bitmiyo da.
sevgi karşılıklı verilen emektir. tek başına yetmez eylem gerektirir.
Sevgi tek başına yetmez. Saygı şart.
© copyright 2005 - 2026