bugün
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası16
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı48
- karanlıkta bi şey var hissi9
- eğer şansınız olsaydı kimleri diriltirdiniz8
- platon un mağara alegorisi7
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- ismail kartal23
- karınızı kucağınızda taşır mısınız5
- üstteki yazar hakkında bir tespit bırak5
- birden akla gelen sözlüğü bırakma düşüncesi11
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı13
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı5
- sözlük sapıkları12
- dünya iyi midir9
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız11
- ilişkide beklentileriniz3
- mutlu musun2
- 6668
- ismet özel der ki5
- ıssız kampta kakiş yapacak yer arayan narin insan4
- jennifer lawrance9
- hayatını garantiye almak isteyenlere tavsiyeler12
- silvermist'in mutfağına konuk olmak18
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- tuğba ekinci2
- siyah şahinde son ses azer bülbül dinlemek2
- dizin2
- crocs3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- kars ağzı2
- flört11
- sözlükteki cinconluların göt olması5
- kiraz cicegi kolonyasi29
- uzun adam4
- kızılay avm11
- tarihin en kötü roma sını yenemeyen takım3
- kalbiniz mesih'in adına tepki veriyor mu4
- deccal'in şu an yeryüzünde olma ihtimali6
- nick vermeden bir yazara seslen2
- yahudilerin hepsi iyi insan değil9
- sözlükte kavga olmayacak hissi13
- alparslan kuytul2
- görümce2
- ağır müslüm gürses sözleri9
- doğaüstüyle dinle kafayı bozan kitle4
- fenerbahçe biraz sert biraz katı16
- kampta tuvalet çukuru açan insan2
- kendini çok önemli sanan yazar14
- allah her şeyi kuşatmıştır7
- isa mesih'in gelişini sevgiyle kucaklamak4
türk-yunan ilişkilerinin anlaşılması açısından kesin suretle okunması gerektiğini düşündüğüm yazardır. ayrıca jön türkler'in siyasal şekillenişi, 1908 burjuva devrimi olmaya çalışan burjuva devrimi * üzerine değişik çalışmaları bulunmaktadır.
zaman zaman zaman'da yazan yazar.*
türk yunan ilişkilerinde yap yapma kılavuzu adlı eseri tarih vakfı yayınları arasında çıkmış yazar.
zamandan bir ses - milliyetçi olmayan yorumlar adıyla kitap yayınlarıdan bir kitabı çıkmış güzel yazar.
"Ben Herkül Millas'ı 1986'da tanıdım; Ankara doğumlu bir Rum idi. Atletizmde Türkiye birincisi oldu. TiP'liydi. Robert Kolej'de okumuş bir inşaat mühendisi. Dünyanın herhangi bir ülkesinde azınlık olan kişi her ülkede azınlık muamelesi görür; "anavatan"ında bile. Türkiye artık gayrimüslimler için yaşanabilecek yer olmaktan çıktıktan sonra Yunanistan'a göçtü. … Herkül çok sıkıntı çekmiş bir Rum olarak, Yunanistan'a gidince birçok benzerleri gibi Yunan milliyetçisi olabilirdi... Huysuz oldu. Her şeye itiraz eden, her şeye mesafeli kalan, doğuştan muhalif, nihilist. Ama hayrettir, bu nitelikleri süblime etmeyi becerdi. Yani çok olumsuzdan kaçabilmek için çok olumluya attı kendini. Bu da onu Herkül Millas yaptı: "Varlığını Türk-Yunan varlığına (dostluğuna) armağan eden." Her türlü milliyetçiliğe, her türlü ırkçılığa, her türlü din ayrımcılığına ve saireye blok biçimde karşı çıkan. Farklılıklar arasında mutlaka bir uzlaşma zemini olduğuna inanan ve onu arayan. Kurbanlarından olduğu ayrımcılığı ortadan kaldırmaya çalışan. Her iki devletin ders kitaplarını röntgene koyup olumsuzlukları teşhir eden. Batı Trakya Türklerine Türkçe ders kitabı yazan. Yunanistan'da yaşayan Marksist kökenli bir Rum olan bir inşaat mühendisinin Mülkiye'de siyaset bilimi doktorası yaparak islamcı zaman gazetesinde köşe yazarı olması, kültürel olarak parçalanmış Türkiye'de parçalar arası ortak bir dil araması bunun sonuçlarından sadece biri olsa gerek. Ve bu sonucun anlamının üzerinde durmak gerek. Zaman'da çıkan yazılardan oluşan bu kitabın ciddi özellikleri var: Hem Türkiye'de hem Yunanistan'da okunacak biçimde yazılmış olması. Hiç taraf tutmadan, her iki tarafın da zülfü yârine dokunması. "Dokunulmaz" temalara saldırması: Tarihin bizi nasıl köleleştirdiği. "Öğrenilen" ulusal/dinsel kimliklerin bizi nasıl birbirimizin gözünü oymaya götürdüğü. Bunları AB felsefesi ve ilkeleri bağlamında mutlaka aşmak gerektiği. Son bölüm, yeni Türkiye'yi tahlil açısından daha da ilginç gelebilir: Milliyetçiliği yermek yüzünden Türk ulusalcılarının kendisine ve yazdığı gazeteye yönelttiği saldırılara karşı solcuların değil islamcıların destek vermesi olayı. Bu husus, daha düne kadar din ile milliyetçiliğin can ciğer kuzu sarması olduğu bir Türkiye'de, islamcı hareketin ekonomik ve toplumsal gelişmeler sonucu nasıl kendi "klasik" kalıpları dışına çıkmaya başladığına ilişkin ipuçları verebilir."
Baskın Oran'ın bu kitaba yazdığı Önsöz'den.
"Ben Herkül Millas'ı 1986'da tanıdım; Ankara doğumlu bir Rum idi. Atletizmde Türkiye birincisi oldu. TiP'liydi. Robert Kolej'de okumuş bir inşaat mühendisi. Dünyanın herhangi bir ülkesinde azınlık olan kişi her ülkede azınlık muamelesi görür; "anavatan"ında bile. Türkiye artık gayrimüslimler için yaşanabilecek yer olmaktan çıktıktan sonra Yunanistan'a göçtü. … Herkül çok sıkıntı çekmiş bir Rum olarak, Yunanistan'a gidince birçok benzerleri gibi Yunan milliyetçisi olabilirdi... Huysuz oldu. Her şeye itiraz eden, her şeye mesafeli kalan, doğuştan muhalif, nihilist. Ama hayrettir, bu nitelikleri süblime etmeyi becerdi. Yani çok olumsuzdan kaçabilmek için çok olumluya attı kendini. Bu da onu Herkül Millas yaptı: "Varlığını Türk-Yunan varlığına (dostluğuna) armağan eden." Her türlü milliyetçiliğe, her türlü ırkçılığa, her türlü din ayrımcılığına ve saireye blok biçimde karşı çıkan. Farklılıklar arasında mutlaka bir uzlaşma zemini olduğuna inanan ve onu arayan. Kurbanlarından olduğu ayrımcılığı ortadan kaldırmaya çalışan. Her iki devletin ders kitaplarını röntgene koyup olumsuzlukları teşhir eden. Batı Trakya Türklerine Türkçe ders kitabı yazan. Yunanistan'da yaşayan Marksist kökenli bir Rum olan bir inşaat mühendisinin Mülkiye'de siyaset bilimi doktorası yaparak islamcı zaman gazetesinde köşe yazarı olması, kültürel olarak parçalanmış Türkiye'de parçalar arası ortak bir dil araması bunun sonuçlarından sadece biri olsa gerek. Ve bu sonucun anlamının üzerinde durmak gerek. Zaman'da çıkan yazılardan oluşan bu kitabın ciddi özellikleri var: Hem Türkiye'de hem Yunanistan'da okunacak biçimde yazılmış olması. Hiç taraf tutmadan, her iki tarafın da zülfü yârine dokunması. "Dokunulmaz" temalara saldırması: Tarihin bizi nasıl köleleştirdiği. "Öğrenilen" ulusal/dinsel kimliklerin bizi nasıl birbirimizin gözünü oymaya götürdüğü. Bunları AB felsefesi ve ilkeleri bağlamında mutlaka aşmak gerektiği. Son bölüm, yeni Türkiye'yi tahlil açısından daha da ilginç gelebilir: Milliyetçiliği yermek yüzünden Türk ulusalcılarının kendisine ve yazdığı gazeteye yönelttiği saldırılara karşı solcuların değil islamcıların destek vermesi olayı. Bu husus, daha düne kadar din ile milliyetçiliğin can ciğer kuzu sarması olduğu bir Türkiye'de, islamcı hareketin ekonomik ve toplumsal gelişmeler sonucu nasıl kendi "klasik" kalıpları dışına çıkmaya başladığına ilişkin ipuçları verebilir."
Baskın Oran'ın bu kitaba yazdığı Önsöz'den.
ünlülerin tanrıların isimlerini çocuklarına koymasıyla ilgili olaraktan...alternatif iki isim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar