bugün

/381
Bir kadın vardı bir de adam zaten bütün her şey böyle başlardı ama bu sanılan gibi aşk şeysi falan değildi garipti hatun yalnızdı adamsa onun hayatına bir renk geçici bir renk ama belliydi gelip giden ama sarsarak giden çok can yakan adamlardandı adam.. hatun kişi ona aşık değildi ama gitsin de istemezdi işte hem de daha gelmeden.. Yalnızlık bu kadındı biraz da o adam. Yalnızlık biterdi o adam mesajla şenlendirirse kadını. Gene kadın yalnızlık denen olgu içinde iken adam durağan zamanı dalgalandırıyordu mesajlaşıyorlardı.. kadın adama içindeki yalnızlığı şöyle anlattı:
" herkes sarmaş dolaş ama olmuyor yani olan var olmayan var kahrolsun uzak mesafe ilişkisi öyle ilişki mi olur çük gibin bilmem ne gibin sap gibi geziyorum damım ol diyen biri bile yok. Anliyorum seni kalabalıklar içinde yalnızdın sen ya da o tarz. Allah allah nidalari sesli güldüm. Gülüşüm dalga seslerine karıştı kafamı kaldırdım etrafta kimse var mı diye rüzgar saçlarımı uçuşturdu kimse yoktu etrafta benim için bir anlam ifade etmeyen yüzler ve sesler vardı bir genç delikanlı çarptı gözüme sigara tüttürüyordu sonra onun yan tarafında yaşlı bir çift gençleri kıskandıracak kadar uyumlu bir çift. . Sonra iki kadın yürüdü bir adam durdu ben de hep durdum aynı yerimde. . Telefonum bile çalmadı öyle yalnızım işte kafa dinlemek güzeldi ama yeterdi bu kadar diye düşündüm o değil de sen neden yoksun? "

Kadın bu kadar boş betimlemeleri adama yalnızlığımı sen boz diyemediği için kurdu.. Yalnızlık kötü idi ama bozulacaksa da güzel biri bozmalıydı, değmeli idi bozulan her duygu, kötü bile olsa , bozulduğuna. Sonra işte adam çok sevdi kadının ağdalı kelimelerini * bu hikaye devam eder miydi kalabalıklar içinde adam o yalnız kadını seçer miydi , uzun dalgalı saçları vardı kadının adamınınkiler kadar güzel olmasa da seçilirdi işte güneş gözlüğü takardı kadın hem de yağmurda bile.. kolay seçmeli idi adam onu küçük kolyesini tanımalı idi kadının sonra kaçamak bakışlarını da.. bu kadın gelip ona göz kırpamazdı.. adam bulmalı idi kadını. Sonra bulup kaybetmeli idi onu, kendini. . Adam kaybolmayı çok severdi bunu bile öğrenmişti kadın. .
benimle olan dansını bir ömür boyu sürdürmektedir.
yanlızlık... yanlızlık nedir biliyo musun? yanlızlık, yalnızlığın yazım hatalı halidir sadece.
kimi zaman eglenceli fazlasi zarar.

en kotusu Yalniz yapilan kahvalti.
hazirliyorsun guzel guzel mis gibi kekikli domatesini salataligini gemlik zeytinini recelini
bi de 2 yumurtali menemen. ama masada tek bardak.
pek huzunlendim.
yalnızlık öyle şerefsiz bir duygu ki kendi hiç yalnız kalmıyor.
real madrid maçından sonra takıma olan kızgınlığını kumandadan çıkarmaktır. zira içindekini anlatacak birini bulamamak en fenasıdır.
Bazen keşkedir bazen iyi ki.
bazen sanki'dir bazen kanki.
bir bardak su isteyebileceğin kimsenin olmamasıdır yalnızlık.
Başardığım ne varsa ancak yalnızlığımın karşılığıdır, diye franz kafka ile çok güzel özetlenen durumdur.
günler, haftalar ve hatta aylarca telefonunun çalmaması kimsenin sikinde olmama durumu.
bitmeyen varlığıyla sizinle seviştiği an dünyanın en çıplak gerçeği olduğunu gösterir.
geceleri daha bir eksikliği hissedilen bir süreçtir.
ekşi sözlüğe giri girmek, uludağ sözlüğe giri girmek değildir.
geniş ekran tv den internete girip google'da yazacak bişey bulamamaktir.
en iyi arkadaşının müslüm gürses olmasıdır.
geçici olan. geçiyor,hem de en boktan ve kaypak anlarda sıyrılıp bırakıyor sizi.
seviyorum lan yalnızlığı en azından kafan rahat.
Koca kızılayda on tane tanıdık yüz ile karşılaşmak ve sonucunda bir tebessüm bile alamamak.
herkesin yanında olması, ama senin hiç bir yer de olmamandır. evet oradasın dokunabiliyorlar konuşabiliyorlar seninle ama sen başka yerdesin, ama nerede işte orası neresi. işte bu böyle.
ne yalnızlığı lan 685 online yazar varken burda hangi yalnızlık.
insan yapısının gereğidir. yalnızızdır. gerçekten sürekli yalnız.. yanı başımızda onlarca yüzlerce insan olmasına rağmen. soruyorum size kaç tane iyi dostunuz var dostlar? sorun arkadaşlarınıza, kendinize; bir veya iki karşılığını alacaksınız, buna rağmen paylaşamadığımız o kadar şey biriktiriyoruz ki bedenimizde, zihnimizde yalnızlığın etkisi bu şekilde iyiden iyiye daha çok hissediliyor. yani artık bu sorunu dert etmeyip alışmamız lazım. sorun da değil aslında daha önce söylediğim gibi insan yapısının gereği.
bok gibi yani.
''Yalnızlık bir çiçeğin adı olsaydı her yerde biterdi.''
çocuğunun 40'ı çıktıktan sonra şehir dışı göreve gidip, lüksün itici geldiği bir otel odasında teselli bulmak umuduyla sözlüğe girmektir.

hepimiz yalnızız!

güya teselli bulacaktım. daha beter dertlendim amk. dur bi kaybedenler klübü izleyip iyice dibe vurayım.
--spoiler--
Vurmuyor yüzüne eskisi gibi sanki Güneşin ısıtmıyor içini 
Gelmiyor içinden uzatmak ellerini 
Ellerin tutamıyor bir kalbi 
Bir kağıt, bir kalem,
bir yanmış, bir sönmüş, bir bitmiş sigara 
Hayatın bu Sökülmüş, atılmış, kırılmış, dökülmüş hep paramparça 
Yalnızlık Saklandığın o küçük delikte buluyor seni 
Yalnızlık Seviştiğin o kalpsiz bedende uyuşturuyor seni 
Yalnızlık Sıkıştığın o küçük evinde vuruyor seni 
Yalnızlık öldürüyor seni Öldürüyor beni
Yalnızlık çağının kalbi kırık çocukları 
Yalnızlık o simsiyah ellerinde Yalandan ninnileriyle büyütüyor bizi 

--spoiler--
© copyright 2005 - 2026