bugün
- 30 dakika bilgi içerikli entry girelim kampanyası5
- tai lung24
- nickten isim tahmini yapmak29
- kuşların temiz arabalara sıçması6
- diamond bosphorus20
- abberline4
- kavga etmekten korkan erkek7
- en sevilen su markası7
- gel mel mele gel mele bitsin bu gurbet2
- ne olacak bu ülkenin hali4
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı7
- server'ın naneyi yemesi5
- habire12 adamdır37
- gammazlığı alınan yazarın ilk söylemleri2
- habire1259
- yunan adaları5
- kirazın kilosunun 150 tl olması7
- kan sırası4
- tememda kenka nalaka10
- yokuş aşağı yuvarlanmak3
- aldığınız en ilginç iltifat5
- atatürk düşmanı it sürüsü5
- insan kaynakları5
- sözlük kızlarının kombinleri23
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek6
- ipkis efendi2
- sssilvermist19
- mutsuzluğun en büyük nedeni15
- bir bankta akşama kadar oturmak3
- az yakar diye dizel araba alan memur2
- izmirli kızların verici olması17
- robot moderatör3
- ben geldim naneler13
- fil8
- iş bulamamak5
- kaplan7
- otosan p1003
- almanlarin orduya guvensizligi3
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- kartal6
- claudian clouds kadındır12
- mutlu ama uzak olsun4
- aslan8
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- timsah5
- tas kafa traşlı hırt sorunu4
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- çok konuşan kedi2
- cilgincapkin11
genel olarak insana olan güveni azaltan bir eylemdir ancak siyasetçiyseniz bu hiç problem değildir. aksine siyasetçilerin yalanları alkışlanır.
Yalan söylediklerini biliyoruz
Yalan söylediklerini biliyorlar
Yalan söylediklerini bildiğimizi biliyorlar
Yalan söylediklerini bildiğimizi bildiklerini biliyoruz
Ama hâlâ yalan söylüyorlar
ALEXANDR iSAYEVicH SOLZHENiTSYN.
Yalan söylediklerini biliyorlar
Yalan söylediklerini bildiğimizi biliyorlar
Yalan söylediklerini bildiğimizi bildiklerini biliyoruz
Ama hâlâ yalan söylüyorlar
ALEXANDR iSAYEVicH SOLZHENiTSYN.
yalanı hiç sevmem ama bazen sıyrılma anahtarım oluyor.
yalan bile soyleyecek enerjim yok.
dusa girsem cikip yatacagim.
dusa girsem cikip yatacagim.
hoş karşılanmayan bir eylem.
Kimsenin hakkını yiyecek bir sahtekarlık ihtiva etmediği sürece sanıldığı kadar kötü değildir.
Bundan 2-3 yıl önce çok yalan söylüyordum.
Sonra azaldı.
Sonra azaldı.
bir ara çok vardı bende.
Kalp kırmamak içinse iyidir, kendi kıçını kurtarmak içinse söylenmesindir.
cok abartıldıgını dusunuyorum.
cok buyuk yalanlar haric, isin, ailen filan gibi benim hayatımda birkac yalancıya her zaman yer var.
ben 20 senedir yalan soylemiyorum, tovbe ettim, bu kisisel bir secim.
durustlugun cok overratted oldugunu dusunuyorum.
pembe yalanlar her zaman kotu degildir.
cok buyuk yalanlar haric, isin, ailen filan gibi benim hayatımda birkac yalancıya her zaman yer var.
ben 20 senedir yalan soylemiyorum, tovbe ettim, bu kisisel bir secim.
durustlugun cok overratted oldugunu dusunuyorum.
pembe yalanlar her zaman kotu degildir.
-marrion cottiard: o bizim gibi yalan soylemek icin egitilmedi.
allied
allied
yalan söylemek üzerine kriminolojide sık belirtilen bir gözlem vardır. insanlar yalan söylerken, sorulmadığı halde aşırı detaya girerler. zamanlar, mekanlar, plaka numaraları, gereksiz isimler... anlatı bir anda fazla dolu hale gelir.
tabii ki bu her zaman suçluluk kanıtı değildir ama insanın dikkatini çeken bir şey yapar; hikayeyi güçlendirmek, bazen onu sorgulatır. bir noktadan sonra dinleyici, hikayeyi takip etmeyi bırakıp şunu düşünmeye başlar; niye bu kadar çok detay var ki?
olayı direkt ''o akşam yağmur yağıyordu" şeklinde anlatmak yerine, ''saat 22:10'du, arabaya bindim, koltuğa oturdum, sağ bacağımı pedala koydum, duma duma dum'' diye anlatan biri gerçekten anı hatırlıyor olabilir; ya da anlattığını daha gerçek hissettirmek için çabalıyordur. dışarıdan bakınca bu ikisi arasındaki çizgi her zaman net değildir.
fazla detay bazen gerçeğin kendisidir, bazen de gerçeğe benzemeye çalışan bir kurgudur. yalan dediğimiz şey de çoğu zaman burada başlar zaten; tamamen uydurmak değil, gerçeğe benzetmeye çalışmak. ve işin en ilginç tarafı, insan yalan söyleyerek bazen sadece karşısındakini değil, kendini de ikna etmeye çalışır.
tabii ki bu her zaman suçluluk kanıtı değildir ama insanın dikkatini çeken bir şey yapar; hikayeyi güçlendirmek, bazen onu sorgulatır. bir noktadan sonra dinleyici, hikayeyi takip etmeyi bırakıp şunu düşünmeye başlar; niye bu kadar çok detay var ki?
olayı direkt ''o akşam yağmur yağıyordu" şeklinde anlatmak yerine, ''saat 22:10'du, arabaya bindim, koltuğa oturdum, sağ bacağımı pedala koydum, duma duma dum'' diye anlatan biri gerçekten anı hatırlıyor olabilir; ya da anlattığını daha gerçek hissettirmek için çabalıyordur. dışarıdan bakınca bu ikisi arasındaki çizgi her zaman net değildir.
fazla detay bazen gerçeğin kendisidir, bazen de gerçeğe benzemeye çalışan bir kurgudur. yalan dediğimiz şey de çoğu zaman burada başlar zaten; tamamen uydurmak değil, gerçeğe benzetmeye çalışmak. ve işin en ilginç tarafı, insan yalan söyleyerek bazen sadece karşısındakini değil, kendini de ikna etmeye çalışır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar